![]() |
Yokluğunda2
Yokluğunda beni hiç tanıyamaz kimseler Kimseler saramaz ki makaramın ipini Boşluklara savrulan meyillerin ritmine Bulmak imkansız olur görünüşün dibini Sözde bir ahenk gelir ruhun iliklerine Bir aciz çırpınışın eli tutar elimi Soyut bir gölgeliğin tülden tazeliğine Muhafaza zor olur kalb-i akl-ı selimi İsyan eder bir sızı hissiyatla yadıma Bir sızı bana senden mağfireti müjdeler İlk çiğ tanesi serin yoldaş olur kanıma Yokluğunda hiç beni tanıyamaz kimseler Hacer Esma Yüksel |
Yolculuk
Titreyişin ritmini yüreğime kondurdum Adımlarım evreni güç alıp sancılardan Yolculuk zaman içre tebdil- i mekan Talihi yok cismimin gurbette hancılardan Hacer Esma Yüksel |
Yoldaşım
Bana dert midir yoldaş Daim yolumu bağlar Hicranla gülen yanım Yine hicranla ağlar Hacer Esma Yüksel |
Yollar
Yollar ki geçitlere bazı bazı açılır Yollar ki ırağından usul usul kaçılır Yolculuk çilesine ağıtlar yakılırken Yollar ki ardlarından uzun uzun bakılır Onlaradır bütün bir ömrün yükü Arşınlanan mesafe hatır gönül tanımaz Kavuşmak içinken kıvrılıp bükülmeler Vuslatla kanatlanan menzil durak tanımaz Kimi bir garip olur misafiri yolların Kimi bir soylu düşer uzun kıvrımlarına Bir adım bin adıma döner iken hasretten Yolların musikisi koşar imdatlarına İnsaflıdır yolların o çilekeş ahengi Şevkat ile avutur hasret yolcularını Ninnisiz beşiklerin yavanına sapmadan Tıngır mıngır götürürür bütün yolcularını Hacer Esma Yüksel |
Yollar2
Hüzüne bağlarmış yollar insanı Uzayıp gittikçe yürek dağlarmış Gözyaşı lütfuyken bir de ihsanı İnsan bu ayrıldıkça ağlarmış Uzun kıvrımlar boyu uzayan düşünceler Kesintisiz çizginin nihai kanadında Yollar ki döşekleri gündüzler ve ******* Yollar ki ruhların geçmişinde yadında Bir garip burarmış yollar insanı Tutarak elinden özlenenlerin Hüzün alfabesinden olan lisanı Veda busesiymiş hep gidenlerin Bazı geçit vermeyen bazı düzleşen yollar Bazı vuslata meyyal bazı da isyan yollar Görünmeyen ufuğun esrarlı noktasında Var mıdır bir durağın içimden giden yollar Hacer Esma Yüksel |
Yorgunluk Çilesi
Yorgunluk bir çiledir Unutulan gözlerde Bilinmeyen emele Başlar burda yolculuk Gidenin ardı gelir Kapılıp gider sele Gerisi meçhullerde Derinlerde bir boşluk Ben de gitmek isterim Bırakmazlar nedendir Oysa kalan hüzünlü Mutlu olan gidendir Çeker durmaz ipini Sardığım makaralar Manasızca göz süzen Boşla dolan aralar... Hacer Esma Yüksel |
Zalim Sultan
Ah öyle bir uzakmış ki gözlerin benden Arşınlara küsmüşüm,küsmüşüm millere Yokluğunla gelirken lal olanlar dile Meğer yokluğundanmış yine her çile Her sabah taptaze gülüşünü saklarmış Gözyaşımmış seherde sümbülündeki çiğ Yıldız çiçeklerinden sabahlıklar yaparmış Kıpkızıl bir şafağın ellerindeki iğ Saçlarında taçlanan kristalmiş kederim Parça parça inermiş süzülerek boynundan Süt beyaz gerdanında belirginleşince sim Kristal kederimi çıkarmışsın koynundan Sana gelen yollarmış ruhumun tuzakları Batan dikenler olmuş hepten ekmeğim aşım Mevsimlerin yittiği noktanın bitiminde Vahaya kaynak imiş dinmek bilmeyen yaşım Senle giden yıllarmış benim naçiz sermayem Bir hazine, içinde çeşit çeşit inciler Zümrüt altın köledir,incidir asil Kösem Gözyaşı ki o bir tek asil sultanı diler Onunla gidivermiş zalimin kapısına Sandığında bin çeşit inciden mücevherler Zalim sultan ki çıkmış heybetle karşısına Boynunda hep altınlar,yakutlar,zümrütler... Hacer Esma Yüksel |
Zaman
Kaynayan bir kazanda buhurdangemi zaman Nereye yolculuğu,hiçliğin ötesine Yükselişin ritmini yakaladığı an Titreyen halelerle varlığın gölgesine Hacer Esma Yüksel |
Zaman2
Eski bir kristalin kırılışında zaman Mekanı yok eden tuzla buzun yankısı Dinmez bir melodiyle ince ince çalınır Ta ezelden bilinir sarhoş eden çağrısı Hacer Esma Yüksel |
Zangoç
Siz küçük çıkarların küçük insancıkları Haydi toplayın artık etraftaki çanları Belki dilinizde bir çalacak bulunur Belki çıkarlarınız hava olur su olur Hacer Esma Yüksel |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:54 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.