![]() |
Umutların önümde yürür
Umudum gözyaşımı kucakladığında Dünler arkamdan ağlıyorsa Gözümden bir damla yaş düşer denize Alt kirpiklerimi yalarcasına. Deniz, hissetmese bile damlamın derdini hissetmese bile düştüğü yeri.. Yüklerim umutlarımı bir kısrağın sırtına. Diyar diyar koştururum ordan oraya. Yılların köşebaşlarında düşmanlar birer birer çıksa da üzerlerinden atlarım kısrağımla dörtnala.... Sırtıma yüklerim umutlarımı bir hamal gibi. Ben durdukça durur ben yürüdükçe yürür. Kaybetmek istemiyorsam eğer ki, Ben gölgesi olurum umutlarım önümde yürür... |
Umuttu onun adı...
Kilitlenmiş gözleri buz gibiydi elleri Omuza alınınca kar gibiydi kefeni Umuttu onun adı yarına az kalmıştı Davasının uğruna canı çıkarılmıştı Sağa sola sordular anasını buldular Sahip çıkan olunca tabutunu koydular Umuttu onun adı yay misali kaşları Yerinden bir kalkınca tay gibiydi adımı Anasının feryadı yıktı dağları taşı Evladın acısıyla aktı gözünün yaşı Umuttu onun adı güneşine az vardı Zapdetmek zor olsa da içinde umut vardı Söğütlerin yanında yatırdılar toprağa Umudun yollarında dostları çıktı yola |
Unutamazsın...
Beni unutmak kolay değil, yıllar bir bir geçse de Hatıralarım bırakmaz ki, sen hiç istemesen de Vebalim peşini bırakmaz diyarlara gitsen de Sen bir beni unutamazsın, başkasını sevsen de Sevdamı kazıyamazsın, istesen de o kalbinden Maziler peşini bırakmaz, koşarlar hep gölgenden Unutmak o kadar kolay mı, silemezsin içinden Silemezsin atamazsın sen bu aşkı yüreğinden Senin peşin sıra gelirim, ben kabusun olurum Kaçma kurtulamazsın benden, gece düşün olurum Nereye baksan ben çıkarım, senin aynan olurum Yüzünü yıkamak için su, baktığın göz olurum |
Unutma ha! ..
İnsanların satıldığı Kahrolası şu dünyada Mevlana'yı, Pir Sultan'ı Unutma ha, öğren yavrum Dürüstlüğün, iyiliğin Kaybolduğu bu ortamda Bilmediğin cahaletin Düşmanındır, unutma ha Dürütlüğü gül yapıp da Yağmur gibi gökyüzünden Gülerek dök başımıza Unutma ha güzel yavrum Güneş gibi gökyüzüne Aydınlığı getirecek Senin gibi ezgilere Gebeyiz biz unutma ha Halkımızın yüreğinde Kalemlerin dillerinde Sazımın şu tellerinde Tezene ol, unutma ha |
Unutmadım unutamam...
Zor günümde kucak açan Bir sevdalım bir de anam Bizi vuran kahpe düşman Unutmadım unutamam Bizi bizden alanları Üç kuruşa satanları Emekleri çalanları Unutmadım unutamam Ozanları yakanları İnsanlıktan çıkanları Dini alet yapanları Unutmadım unutamam Yoksulluğuna çaresiz Ondan bundan daha temiz İnsan gördüm elbisesiz Unutmadım unutamam Yusuf Ziya görür gözün Kurda kuşa değer sözün Allahsıza yetmez gücün Unutmadım unutamam |
Usta...
Umuda yolculuk nereye kadar be usta Git git bu yollar bitmiyor ki Gökyüzünü kulaçlamak, Denizi adımlamak gibi Kör bir yarasa misali Gözleri bağlı gidiyoruz yarınlara. Sen bunları aşmışsın be usta... Dününe mazi, yarınına kimbilir diyorsun Umudun bittiği yerde, Başka umutlara yürüyorsun... |
Uyan adamım
Tut ki; Soluduğun nefesi çaldılar Alın, sizin olsun mu diyeceksin. Sübyan yaşta, gelin oldun diye Kocamış bir katıra, nal niyetine çakacaklar Töredir diye boyun mu eğeceksin... Tut ki; Eline bir silah tutturacaklar Namustur, kandır diyecekler. Kendini düşmanlığa köle mi edeceksin. Uyan adamım uyan kör uykulardan Cehalettir seni senden çalan. De ki; Bize bu katı kuralları koyan kimlerdir yarınları karartan. Kimlerdir saman altında öküz arayan. Yaşasalardı, araçların inadına eşekle mi gezeceklerdi. Yıkanmak için hamamın zıttına mil dolu dereye mi gireceklerdi. Torunu yaşındaki nalına karım mı diyeceklerdi. Yaş kemale dayandığında gencecik çiçekleri nasıl gizleyeceklerdi... Uyan adamım uyan çocuk doğurmak varken düşman doğurmak neyine. Dost katmak varken yüreğine kısır kalmak niye. Uyan adamım uyan, boşa geçiyor zaman... |
Uyan ülkem insanı
Bir özgürlük türküsü / Sızdı camdan dışarı Uyan diyordu rüzgar / Uyan ülkem insanı Baharları görmeden / Görme kara kışları Uyan diyordu dağlar / Uyan ülkem insanı Zincirler vurulurken / bizim kollarımıza İşkence taşır paslı / kapkara halkaları Köpekler takılmışken / sokakta ardımıza Omuz omuza dayan / Dayan ülkem insanı Bir özgürlük türküsü / Akar Kızılırmakta Seninle gülüp ağlar / Şu Çeltik tarlaları Diren der dizeleri / Umut var her şafakta Emeklerin senindir / Uyan ülkem insanı Bizi bize kırdıran / oyundur planları Dinlerken masalları/ Uyan ülkem insanı Kitlenen umutları / Zincirlenen yarını Açıp da kırmak için / Uyan ülkem insanı Senin silahın yürek / Mermilerin dürüstlük As omzuna mavzeri / Çıkart artık kafanı Diren namussuza / parçala bölük pörçük Haykırmak zamanıdır / Uyan ülkem insanı |
Uyu bebeğim uyu
Zalimlerin belalı mermileri sıkılır Haklı insanlar ölür ağıtları yakılır Aradığımız haklar biz doğarken çalınır Uyu bebeğim uyu, güzel günler yakındır Terimizi dökeriz emekçi katındayız Hakkımızı isteriz, hak arayan yoldayız Ezenleri sevmeyiz, ezilen saftayız Uyu bebeğim uyu, biz hak'kın yolundayız Acıların içinde yaşamaya alıştık Sazların eşliğinde türkülerde yaşadık Umudumuzu gökteki yağmura bağladık Uyu bebeğim uyu, rahmete şartlandık Yusuf Ziyam, çiçekte tohumlara benzedik Aydınlığın nuruyla beynimizi besledik Yarınlarımız için hep sizleri bekledik Uyu bebeğim uyu, umudu köreltmedik |
Üç-beş kadeh atınca...
Üç-beş kadeh atınca bir de yalpalamaya başlarsam Dede Efendi'de bile zeybek oynarım anlamasam da, nara atarım her mızraba... Kaldırımda hangi taşı gözüme kestirsem gittiğin her gün için kafana basarım aslında hiç basamasamda sokaklar dar gelir küçücük dünyama... Biz iki diktatörüz seninle sen, yüreğimi eştikçe ben asi olurum avarece. Döktüğün her yaprağı peşinden toplasam bırak kesemin dolduğunu yollara saçarım yaprak dediğin o yılları. Her zerresinde benim olduğum damarlarında, dertlere meydan okuduğum o yaprakları yol tutarım içki masama... Üç-beş kadeh atınca karıştırırsam anyayla konyayı ekmeği şaraba batırıp da yerim sen diye, gözümden döktüğümü içerim. Siz bana ayyaş deseniz de ben, ayyaşlığı sevdalara eş bilirim adımlarıma emredemeyip yalpalasam da bu kör umuda yürümeyi ben isterim... |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:00 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.