www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Arzu Altınçiçek (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132798)

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:30 AM

Her yakınlık aşk değildir
Sakın titremesin dudakların
ve sakın aşağıya kıvırma onları
Gözlerin buğulanmasın
Kirpiklerini ıslatmasın yaşların
Sakın bebeğim hüznü çökmesin hazanın yüreğine
Yüreğinde bahar coşkusu olsun
Saçlarında ilkbahar kokusu
Çocukken yediğin pamuk helvaların pembesini çalsın yanakların
Elma şekerinin kırmızısıyla bulanmış dudakların
Misketlerimin rengi gözlerine vurmuş
Çocukluğun kadar saf gülüşün
Sen hep gül bebeğim
Karnı doyan bir bebek gibi mutlu ol
Yada kucağında ilk yavrusunu taşıyan baba gibi heyecanlı
Ama sebebi olmayayım üzüntülerinin
İstediğin yerde durdur elindeki oyuncak treni ineyim
Çocukluğunla teslim et beni geçmişe
Ben olmasam da olur yarınlarında
Mısralarım değmese de gözlerine
Yüreğinden eksik etme dostluğumu
O çocukluğun gibi saf gelmişti yüreğine
Oysa farkın yok nice canım dediğimden
Hatır sorduğum nice gönüllerden
Yüreğim sadece dostluğa köle...


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:30 AM

Hercai mi bahar?
Şehrin
Koyulaşan uzantısında
Kara kalem anılarda
Seyirdeyim

Dilsiz dört duvarda
Geveze yalnızlığım
Pişmanlıklarım sağır
Yarına kapalı kapılarım

Sızardı, sızlardı
Anahtar deliğinden
Odama düşen ışık
O bile kör

İzdi
İzledim
Takıldım
Kirpiğimde hayaline

İpeksi sevişmelerle
Düşlerine ortak olduğumu
Bilmedi yorgun kelebek
Söylemedim de

-Halsizliğini
Varsın bahardan sansın-


Söylemedim de
Kirpiğimde hayaline
O bile kör
Yarına kapalı kapılarım
Seyirdeyim.
-Kelebek kanadında
Daldan dala sevişmelerine-

Çiçekler de hercai nasılsa
Böcekleri göre göre


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:30 AM

Hiçmişsin
- Saldım seni -

Zifiri anların son damlaları,
Bahçemde ölüm sessizliği!

İntihar eden yıldızların
Duasında günebakanlar

Güneşe teslim oldukça ay
Küstüm çiçekleri barışır dalıyla

Aramızda kalsın da
Bir ben saklıyorum sevincimi

Sinsi gülüşle seyrediyorum
Dünün bitişini

Bitişler mi güzel
Başlangıçlar mı

Düşünmedim
Gülmek yetiyor zamanı tiye almaya

Yalancı yıldızlardan mı bilmem
Samanyolunu sevememem

Gökyüzünden mühür düşer
Karanlık sularına şehrin

Bir ben saklarım sevincimi
Ölümüne gecenin

Parmak aralarımda saçlarım
Saçlarımdı sahi bende sevdiğin

Avuçlarım parmak izlerini
Tutam tutam dokunurum

Saçlarımda kayarken gözlerim
Yok olursun ucunda

Ellerimdeki boşluk gibi
-boş- oluşuna şahidim.

Üflediğim avucumda
Hiçmişsin!


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:53 AM

Hoş Geldim Ben
arzum çiçek açtı yeni bir aşk mı yoksa bu?
savruldum, sendeledim, yenilendim..

dolunayın yansımasında kırıldı soğuk düşler
unuttum
ya da bitti işte ege’den kalan ne varsa
nefesim tutuldu zemheride
küllendim kavruldum yenilendim

pencereye düşen güneşin saçlarına
sakladım
uykusuzluğun saman yolunu
karanlığa
gömdüm kardelenlerin gölgesine
çok ağladıydım işte yeniden gülüyorum

arzum çiçek açtı
-vaftiz edildi düş kırıklarım-

hoş geldin yeni aşk!
hoş geldim ben!


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:53 AM

Hoş geldin
Geldiğinden beri,
Çiçekler açtı penceremde
Denize çoktan düştü hayallerim
Haziran ‘sen’ oldu
Sense bahar.

Geldiğinden beri,
Huzur çöktü uykularıma
Kabus yerine rüyalar kapladı *******imi
Yastığım hasret koktu
Sense yıldız.

Geldiğinden beri,
Gülüşün düştü fırçama
Hayalin yerine, resmin kapladı bakışlarımı
Renklerim ‘sen’ dolu
Sense gökkuşağı.

Geldiğinden beri,
Bir başka şakıdı kuşlar
Dalgalar bir başka vurdu sahile
Yağmurlar ‘sen’ düşürdü toprağa
Sense bulut.

Geldiğinden beri,
Aşk başka düştü dizelere
Notasında ‘sen’ vardı şarkıların
En güzel bestem oldu gülüşün
Sense düş.

Geldiğinden beri,
Hayat zaten vardı ya
Yaşam yokmuş gibi geldi öncesi
Nefesimde ‘sen’ vardı
Sense can.
Hoş geldin sevdama.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:53 AM

Hoş Geldin Sen
Rüzgarın yönünü değiştiremez herkes
Geldin de tozuna katıp süpürdün yaşanmışları
Gülüşündeki kıvılcımdı
Geceye serili anıları kurutan

Şehrin tepesinde ışıldayan gece
Kaça bölündü bilinmez
-Aşk- yapılanı yansıtan ay/na

Birbirini ağırladı kırılmışlıklarım
Gözyaşıma usulca dokunduğunda.
Asılı kaldı yangın
Savurduğun yalnızlığımda.

Suyun yönü de değiştirilir elbet
Ten kıyısında
-Bulutlar kaydıkça gözlerimizde-

Sen miydin? Dalgalar yarattın kimsesizliğimde
Kuraktı düşlerim
Çiçekler açtırdın kırık dallarımda
Yeşerdi aralık yaprağı
Düşen zaman mıydı avucuma
Yoksa hazan mı

Zamansız gidişlerin ardında
Mevsimsiz doğdu kış güneşi –iyi oldu-
Zemheri sarkıtlarda
Çiçeklendik
Çözüldü yalnızlık
Eridim, arındım, yenilendim

Hoş geldin sen.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:53 AM

Hoşçakal
Dün gece, tüm ben’i topladım bavuluma
Koca şehiri katlayıp.
Lacivert akşamı doldurdum kalemime.
İlk yazdığım alfabeyi gömüp satırlara
Çocukluğumu,
Tozlu ayakkabılı fotoğrafımı aldım duvardan.
Çerçeve hizası sararmış
-ortası temiz badanalı yoldaşım- ortada kaldı
Bazan gözlerim dalardı leylak avucuna
Bazan öfkem inerdi bir yumrukta taş göğsüne.

Beyaz beyaz kanadı gözlerim
Toprağına bıraktığım canlarımı
İşimi, dostlarımı, yatağımı, masamı
Beni ben yapan tüm yanımı
Sıkıştırdım sol yanıma.

Eski bayramlardan kalan mendilimin arasına
Öptüğüm elleri koydum.
Avucuma sıkışan paraların terini kokladım
Yılların çizgilerinde

Koca gövdemin ne kadar da çelimsiz ruhu varmış
Çocuk olmak istiyorum..
Büyümenin gölgesinde
Sobelenmek istiyordu göğsüme sıkışan çığlık
Eteklerine saklansaydım annemin.
Günün yorgunluğunu anlatan babama özenmeseydim keşke

Misket yuvarladığım arnavut kaldırımlarını düşünüp
Mırıldanmaya başlıyorum radyoda sabah 7’de
Köyümüz köylümüz programının türküsünü
Arkasını yarını beklerdik kahvaltı sofrasını hazırlarken
Siyay beyaz ekranda ki insanlar beni görüyor mu acaba diye
Dibine kadar yaklaştığım televizyonsa kimbilir hangi hurdalıkta.

Dün gece tüm yıllarımı topladım bavuluma
Yazdığım şiirleri astım yıldızlara.
Kırdığım kalplere yandım,
Sevildiği halde yanımda olmayanları yerdim.

Çekmecede naftalin kokuları arasında bulduğum
Nakış işli gömleğimin üzerinde
Bizi biz yapan parçalarını yapıştırdım
Yırtılan geleneklerin
Ne kadar liğme liğme olmuş oysa.
Çatısı çatlamış memleketimin.

Ninnilerimi duymak istedim küçük beşiğimi görünce
Büyüdüğümü hatırlattı bana masamda ki diplomalar
Sahi nerden mezun olmuştum
Hayat okudum oysa
Diploması olmayan…
Mezuniyet kıyafeti -kefen paramı- saymak istedim
Rafta eski bir kitap arasında biriken.
Derin bir nefesin soluğunda farkettim ki
En iyi dostum, en kötü düşmanım yine benmişim.

Sırlarımı, acılarımı, sevinçlerimi kattığım kağıtları aradım
Özlemleri, tükenişleri
Sabah olmadan toplamalıydım herşeyi
Beni ben yapan ‘ben’i.

İşte başladı İstanbul uyanmaya
Ezan sesleri içinde son huzurum koca şehirde
Göğüne yandığım koca şehir
Ben mi fazla geldim sana
Yoksa sen mi çekemedin beni.

İşte gün ağrımaya başladı solmuş perdeler ardında.
Birazdan beni uğurlayacak ezanlar
Sırf seni uzaklarda yaşamak için ektiğim tomurcuklara
Düşecek gözyaşların.

Ve ben uzaklarda gözlerimi yıkayacağım
Son vedamı yapacağım bahçemde ki güllere
Onlar koca göğüne bakacak ömrünce
Ben göğe bakıp seni yaşayacağım başka kıyıda
Gül kokusunda ki yanımı sana bıraktım
İyi bak İstanbul’um tüm kalanıma
Gölgemi cebime koydum,
Bavullar kapıda
Her gün hoşgeldin diyen anahtar sesi
Son uğurlamasında….
Hoşçakal ….
20/5


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:53 AM

Kaybolacaksın gözlerimi açtığımda
Gün doğumuyla kararacak düşlerim.
Ağır aksak ilerleyecek zaman
Zaman ki sana aç

Kokuşacak caddeler
İhanetlerin leşiyle
Dört ayağı titrek köprüler
Tepe taklak denizde
Deniz ki sana susuz

Takvimler dalgasında mevsimin
Son mayısı koparacağım bu gece
Bir kıvılcım daha düşsün
Kızışan hazirandan

Sen denizde ıslak
Ben kuyuda ateş
Ne kadar daha yanar aşk...

İs kokusuna özlemim
Gül yaprağında küller
Küller ki hala ateş
Güller ki hala kırmızı

Şehir onca kalabalıktan
Yorgun, çaresiz
Onca gürültüsünde
Her taşı dilsiz.
Çığlık çığlığa bir ben miyim?

Aksak bir saatin adımlarında
Karanlık sulardasın şimdi
Tek tük kalmış deniz yıldızları
Onlar da kırık.

Boncuk boncuk tutulmuş deniz tenine
Benimse her damlam sen....

Kurumadan sen
Erimeden ben
Gel...


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İbrahim Ethem Bingül
Delice aşk nedir dedin bana
-İNANAMIYORUM-

Sen ki
Hayatı saklamışsın saçlarına
Yaşadıkça
Aşka yön vermiştir yüreğin
Yıldızlar ne ki gözlerinin yanında
Deniz ne ki
Yağmur ne ki
Sen Nisan çocuğusun ben gibi
Umutlar kurusa da
Sularız gözlerimizle mevsimleri


Sen ki
Gülüşünde depremler yarattığında
Ellerinden tutarken bir bebeği
Çocukluğu en iyi bilensin
Toprağa katarken sevdiklerini
Bilirsin yarın başkalarının geleceğini
Sabır taşı nedir ki senin yanında
Şefkat nedir
Can nedir
Sen yürek adamısın -adam gibi-
Geçse de ellerinden takvim yaprakları
Ömür nedir
Yıllandıkça ölümsüzleşensin

Koca yürekli adam
Sesinden şiirleri
Yüreğinden sevgiyi
Yüzünden gülümsemeyi eksik etme....

Bir daha da sitem etme

ne diyeyim ki abi yaaa sitemli sesinden korkudan, al bak sana da yazdım NİCE YILLARRRRRR


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İki renklim
Birikti uzaklığınla suskunluğun
Biriktikçe ağırlaştı...
Önce gözlerin uzaklaştı benden
Sonra sesin
Ve şiirlerin
Ben seni bilirdim
Etindendim diye dokunmadın tenime
Canındanım ya, hep uzak kaldın benden
Kadınım dedin, çocuğunla sevdin
Ne yaşıma dayanırdın
Ne sessizliğime
Uzak kaldıkça düştüm sana
İki renginden birini bana bulaştır dedim
Gömleğimin bir düğmesi açıktı hep
*******i kıvrıktı yorganın diğer ucu
Usulca sokulursun...bekledim
Ay oldun sadece izledin
Güneş oldun sildin karanlık korkuları
Pul oldun saklı kaldın rafımda
Çiçeklerin kurudu,
Yine de sen kokar kırmızılar
Madem uyandın mevsim gibi
Zaman sevişme vakti
Bir sevişme alacağım var senden.


Arzu Altınçiçek


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:56 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.