www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Arzu Altınçiçek (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132798)

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İki şehir arasında
Bir avuç Ege getirdim
Biraz da Efe yüreklerden yanık türkü

Beyaz yelkenli çıktı kayaların ardından
Mektubunu tutuşturdu gözlerime
Foça’da ki beyaz kuğu

Bir avuç yasemin getirdim
Sevda salıncağında
Başım göğsünde uyurken
Pembe düşe sinmişti kokusu

Bir yıldız kaydı bulutların ardından
Karanlık bir el uzandı hüznüme
Sen yerine
..karataş düştü bu şehirde göğsüme

Bir avuç anı getirdim
İçinde sen olan beyaz anları
...Düş kelebeğimdin
Kayboldum sensiz zamanlarda
...Yaralar zaman
Karalar yüreğimi
Dön gel

Bir avuç yürek getirdim
İçinde sana aç nefes
Ve dolu can kırığı
Uzun, tozlu yollardan
Taaaa senli sabahlardan
Güneş getirdim sana gözlerime saklayıp
Biraz soğuk
Ve kırgın
Bak gözlerime de
Isıt dünyamı

2004-Ekim-Ayvalık


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İki ucu...
Ben kadar yorgun
Başak tarlalarında ayak izlerim.
Ardımda ölüm
Sırtımda korkunun terleri
Anılarımda pranga
Dört duvarımda çentik.
Hep hayaller biriktiriyorum
Küçük bir fare deliği girişinde
Anahtarı kör.
Kaçıyorum...

Sıcak bir şarkı güneşten yana
Önümde özgürlük
Gözlerimde başak tarlaları
Dudaklarımda uçurtma gülüşleri
Mayıs çığlığında yarınlar
Duvarları yok.
Tıka basa umutlar
Mavi bir koku ciğerlerimde
Kilitler yok
Kaçıyorum...

İki ucu da sen...

Sen yoksun
h a y a t
s u s t u
Kaçmıyorum!


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İkilem
Yaz seherinden kalan ter
Ya da
Nefesinin buğusu
Damlayan dudağıma

Tenimde ikilem

Hayali gölgende
Düş sevişlerin -kırmızı-

Gidişin
Güneşin ortasında yangın
Zifiri alevlerle

Ardında kara duman
Sol yanım soluksuz
İsyanım suskun
İse bulanık şiirlerde
Düşen bir ağıt ismin

Göçmen sevdaların izinde
Ay yıldıza astığım geceden
Resimler düşüyor
tek
tek
Rüzgarına kapılmış renkleri
Duruşun gibi soluk

Tenimde ikilem

Harlanan döşümde
Boncuk boncuk terin -buz beyazı-

Ekim-2004-İzmir


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İkinci Bahar
düş çiçeğim
gülüşlerdeki tomurcuk sevdam

baharın avucu açık
benim yeşil gözlü sığınağım

yakar gelişi
çiy gölgesinde beni bulur
bölüşür soğuk uykuları

ne elleri tutar
ne konuşur dilleri

düş çiçeğim
tomurcuk sevdam

yarin göğsü açık
saçları dağınık hayalleri hoyrat sarı

yakar gelişi
susamış *******de
susarmış arzuları

ne tenin kanar
ne terin susar

aşkın rengi kırmızı derler
değil mi ki
kırmızı öfke damlar

aşk yeşil açar
mavi bakar

değil mi ki
her aşk ikinci bahar

'Aşka düşmeye gör! '


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İplerimi verin bana (Düz yazı)
Gece hilalini çatmış soğuk caddelere. Yalnız ruhların kadehleri devrilmiş sokaklara…sokaklar ıslak. Adımlar düştükçe yollara, korkudan tek tek saklanıyor yıldızlar ve haykırdıkça haykırıyor güneş sevda yangınını.

İstanbul gölgesinde çizdiği hayali bir şehirde atıyor kalbi genç kızın. Suskun caddelerde küt-küt bir avuç yürek. Kırmızı dudakları ve beyaz hayalleriyle harmanladığı düşleri pembe-sıcak. Oysa üşüyordu rüzgara takıldıkça saçları. Elleri değdikçe kıyısına kayıp şehrin, sabah serinliğinde çiy düşüyordu gözlerinden, sevdası kadar saf.

Kırık onca umut döşeli kaldırımlara, onca ayak izi geçmiş yorgun yıllardan. Ağaçların üzerine kazılı isimler kurak toprak görüntüsünde…çatlamış anılar. Ya kazıyanlar sevdayı bu gövdeye? Ölümsüzleştirmek için öldürenler dalları, x, y’yi seviyor derken sevilenlerin gidişi neden?
Bir kalp çizgisi kadar mı aşk?

Halbuki, yirmidört saat yaşıyor genç kız, kayıp kentinde, kayıp sevdayı. Her yeni doğan güneşin kızgınlığına soğuk *******ini seriyor ve kimsesiz sevişmelerini. -Belki bugün-lere bel bağladıkça küçülüyor odasına sızan aydınlık ve bir göz kapamasında kararıyor hayat.

Bir oyun yazıyor, küçük bir sahnede iki kişilik. Aynadaki “o”, başkasındaki “o”. ve düşünüyor hangisi daha zor diye. Bir bakıyor ki perde açık. Nefeslerini duyuyor yanıbaşında kimliksiz ruhların. Alıştıkça karanlığa, gözler beliriyor tek tek, yanında olmayıp da varlıklarını sergileyenlerin. Asan, kesen, beğenen, yeren ve eller uzanıyor. Kimi şakşak, kimi tokat, kimi bildiği sıcaklıkta. Hangisi diyor gerçek, ya da hangisinde -ben- gerçeğim?

Fonda akortu bozuk bir gitardan öfkeli notalar düşüyor.

Susuyor genç kız. Gözlerinde çiy, yüreğinde kayıp kentin kayıp sevdası…

Sahne ortasında dizlerinin üstüne çökmüş ve çıplak. Dilindeyse sadece son perdenin doğaçlaması;

- Ben maske takmak istemiyorum. Çekin ellerinizi, dilinizden düşen rolleri ezberleyemem. Sadece oyun yazmak istedim ' Gerçeklik' di adı.. Oysa ipler taktınız ellerime, dudağıma, ayaklarıma. Bir avuç yüreğimi liğme liğme etti kaleminiz. Suskunluğuma ses oldunuz, duruşuma hareket.

Görmek istediğiniz oyun burda açmıyor perdelerini. Herkes kendi sahnesinde yönetmen, oyuncu.
Oynatamadığınız kuklanın ipleri dolaşmadan toplayın bir köşeye.
Ruh kattığınız kukla olmaktansa… kırık kol, tek bacak ve boyanmış gülüşümle küçük bir çocuğun oyuncak sepetinde kalmak istiyorum...
Yalnızlığını ve mutsuzluğunu paylaştığı, korkularında sarıldığı, en saf öfkesinde elinden fırlattığı...


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:54 AM

İptali mümkün mü
İptali mümkün mü bu hayatın!

Sordular mı gelmek ister misin dünyaya diye!
Yaşamak ister misin? Kadın ya da erkek.
Cebine para ister misin dediler mi?
Rengin sarı ya da siyah olsun diye...sormak geldi mi akıllarına!

İptali mümkün mü bu hayatın!

Şehit kanı düşen toprakta dalgalanırken bayrak
Tırnak söker gibi çalarken cumhuriyeti
Esaret ister misin dediler mi?
Sınırlar çizilsin, toprağın satılsın mı diye...sormak geldi mi akıllarına!

İptali mümkün mü bu hayatın!

Bir yanıma yaslatırken ağlar başı
Yüreğinde aşk ister misin dediler mi?
Bir evlat sevdasında aramak hayatı
Gurbet acısı çekmek ister misin koşullar uğruna...sormak geldi mi akıllarına!

İptali mümkün mü bu hayatın!

Manşetlerde sona erişler
Görmek ister misin? Kurşun, eroin, alkol, cehalet.
Küfür etmek ister misin dediler mi?
Kahpe sabahların, kalleş *******in şahitliğine...sormak geldi mi akıllarına!

İptali mümkün mü bu hayatın!

Körpe bedenlerde akarken sapıkların salyaları
Kör bir kurşun saplanırken penceredeki kadına
Devrik şişeden sürülünce lastik izleri
Ölmek ister miyim yol kenarında...sormak geldi mi akıllarına!

İptali mümkün mü bu hayatın!

Taş taş üstüne koyarken işçi, yıkılacak duvarlar diye
Depremlere bırakmak ister misin canlarını dediler mi?
Sular altında kalırken evler, ormanlar kavrulurken izmarit peşinde
Tabutum olurken bir uçak dağın eteğinde...sormak geldi mi akıllarına!





İptali mümkün mü bu hayatın!

Bir kalemde kırılırken hayat, asalım mı keselim mi diye,
Ağlayışıyla duyuruyorsa terk edilmiş bebek varlığını, nereye dediler mi?
Vitrin camlarına yapışırken kol bacak, koparılırken gül dalından,
Yolunurken papatya sevda uğruna...sormak geldi mi akıllarına!

Var; yaşamdan alacağım, biliyorum!
Nasılsa sormadılar gelirken
İzin almama da gerek yok gitmeye
Ama bir şans varsa hani öğrensem diyorum

Iptali mümkün mü bu hayatın! ! !



..:: RadyoMedcezir ::.. Kültür Sanat Edebiyat


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:55 AM

İsmin -O- olsa da
Benim sayfamda
Doyabilmek için sevdaya
Katıksız yutmalısın şiiri


Bir adını yazmamış olmalı kalem
Ama herkes bilmeli
Şiirin sana olduğunu
Hatta aşkın
Sen olduğunu
...herkes bilmeli

Katıksız kullanacağım harfi
Noktası, virgülü bolca olanlardan
Bir şiir olacak işte
Yirmi dokuz harfin
Sen olduğu

Burası fazla olmuş-diyenler
Dökecek kendi noksanlarını
Böyle de şiir mi olur diyenler
Desinler... bana ne!

İçimden geldiği gibi yazıyorum
Ve içimden geldiği gibi atlıyorum
Bir satırdan diğerine
Kime ne!
Şiir benim değil mi!

Sustuğum noktada konuşanlar
-konuşsunlar
Konuştuğum noktada
Zaten hep susarlar
Her nedense?

Olmadığım yerde
Meydanı boş bulduğunda
Atıp tutanlar
Nerdesiniz olduğum yerde?

Neyse...

Bir şiir yazacaktım
İçinde
Dolu dolu sen
Yine boş bırakmadı
İşte
Dilimin sivrisi


Boş kalan yere yazsam
İlgisiz dudaklarda dolaşacak nasılsa
Aaaaaaa
Arzu O’nu seviyormuş...

İsmin -O- olsa da
'O'nlara ne

-Yirmi dokuz harf bende sensin...


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:55 AM

Gözlerin
Gitmek isterse gözlerimden
İstediğin uykularda
Rüyalar senin

Dudakların
Susmak isterse kulağımda
İstediğin sessizlikte
Çığlıklar senin

Ellerin
Bırakmak isterse ellerimi
İstediğin gülllerin
Dikeni senin

Tenin
Geçmek isterse tenimden
İstediğin tende
Gece senin

Yüreğin
Çıkmak isterse yüreğimden
İstediğin bedende
Düştüğün yar senin -olsun-

Dudakların tenimde
Ellerin yüreğimde
Gözlerin gözlerimde
Olduğu kadar varsın bende...
bil yeter

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:55 AM

İstesem de
Kal de
Bana kal de
Gitme kal de
K a l a y ı m


Gitmek
Bırakmak seni
Soluksuz
Başı boş
Kalmalardır

Kim
Kimim
Kim ki -lerde
hep S E N
Ağız dolusu

Gitmek
Bırakmak beni
Cansız
Tutsak
Kalmalardır

Ben
Benim
Benim ki-lerde
Yine S E N
Yürek dolusu

Gitmek
Gidememektir aslında
Çalmaktır
Yaşamı
Umuttan


Ne
Neden
Neden ki –lerde
Bir daha S E N
Ağız dolusu

Gitmek –kim
Ben - kim
Gitmek – ne ki
Yürek SENken
Kal de
Kalayım.

Tek tek dökülürken
Gidiyorum-larım
Parmağının ucunda
Kilitle dudağıma
Sus de
S u s a y ı m.

Kal de
K a l a y ı m.

S E N ki vazgeçilmezim
S E N ki tenim
S E N ki benim
istesem de...g i d e m e d i m.
p o r t a k a l ç i ç e ğ i m.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:55 AM

İstedim
Seni,
bende yarattığın yeni 'ben' için sevdim...
Kalemi elime alıp kendimle konuşmamı sağladın
*******e gözlerini çizmeyi öğrendim
Mavisine güneşi damlattım
Bir şiir yazdım, şarkı oldu rüzgarın ıslığında
Seni böyle sevdim.. 'adam gibi' derler ya hani...
Şu kücük bedendeki bir avuç yürekte
Dörtnala koşan atların yelesine kardım saçlarımı..
Tüm gücümle asıldım yıldızlara...
Seni kendim için sevdim
'Ben' varsam dünyanda,
...sende 'adam gibi adamsın'...adamım ol istedim..


Arzu Altınçiçek


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:32 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.