![]() |
SEN ROMANıMSIN
Sen yazacağım romanımın Kapak resmi İlk sözü Giriş'i Tek kahramanı Dip notlarısın… Sayfaları çevrilmeye kıyılmayan Harfler, kelimeler, satırlarımsın… Son sözü, finalini Okurlara bırakacağım romanımın İçindekiler bölümünde Dizgi dizgi, satır satır Romanımı işgal edenimsin… Satırlarım Sayfalarım Roman'ımsın… 22 / 07 / 2005 - Adana Olgun Ekinci |
Sen Benim Ülkemsin
Vatanım, memleketim Karış karış Anadolu'msun Sınırlarıyla bizim olan Halkımın henüz göremediği Issız bakir deniz kıyılarımsın Ege'm, Akdeniz'im, Karadeniz'im Marmara, Adalar, Boğazımsın Cunda'm, Datça'm, Çıralı'm Köpük köpük, dalga dalga Denizimsin denizlerce... Kapadokya'yı sulayan Kızılırmağım Bereketli topraklar oluşturan Seyhan'ımsın Gözelerden fışkıran Munzur'um Dersim'imin en güzel konuğusun... Kahta'dan güneşin en güzel doğuşu Peri bacalarında en güzel batışısın Her sabah uyanışlarım ******* uyuduğumsun sana doğru Ülkemsin... Vatanım Memleketimsin... Köylerim Kasabalarım Kentlerimsin… Karış karış toprağımsın… 14.02.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Sen En Sonuncusun..Son'sun
Altın vuruşum Alın yazım, krizantem çiçeklerimsin Umuda yolculuğum Çocukluk düşlerimin Altın yürekli meleğisin Son şansım Son umudum Son sevdiğimsin Son gülüşüm Son çiçeğim Son durağım, son mola yerimsin Mola verdiğim sevdan dayım İlk suyumu, yüzümü yıkayışımı İlk çayımı, mola sigaramı Sende içtim, içmekteyim, kana kana Doya doya, yudum yudum Kar, fırtına, tipi, boranlar Her yer kapandı, açılmamak üzere Ben molamda kaldım Sen de kaldım Hiç gitmeyeceğim... 27.01.2005 - Adana Olgun Ekinci |
SEN GİDiNCE…
Sen gidince / güneş batıyor apansız Sabah olmuyor, saatler on yedi / otuz hep Ay şavkını gizliyor, Yıldızlar medyanın yitik ilanlarında… Sen gidince / görmüyor gözlerim Sağır, dilsizim, tükeniyor nefesim Terkedilmiş sevgilinin suskusundayım Çaresiz, umarsız tek başına Sen gidince / bağlanıyor yollarım Kayboluyorum, çıkmaz sokaklardayım Hangi sokağa girsem kör kuyu Dipsiz kuyularda sessiz çığlıklardayım... 23.9.2005 - Adana Olgun Ekinci |
SEN HASRETiMSİN
Sen, dizelere dökmediğim şiirim Satırlarına başlamadığım öyküm Demleyip henüz içmediğim çayım Dumanları tüten ıtır kokulu çorbam Sabah keyfim Gece yıldızım Kara kartalımın kanatları Che Guevera'mın dişi bakışı ve O'nun beresindeki yıldız Ulaş'ımın duygusal yüreği Hazal'ımın sert sözleri Delikanlı'mın şişmanı Benim ise…Neyimsin? ___Nelerimsin ______Biliyormusun? Hasretimsin… Özlemimsin… D-O-Y-A-M-A-D-A-Ğ-I-M-S-I-N- 9.8.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Sen Hayatsın…
Sevmek hayat, hayat sen Ellerin cennet kokulu, anne dokulu kızıl gül Volkan, söylemlerinden yansıyan sevdan, tende ateş Türkü, gülüşlerine eklenmiş sessiz tını Aşk'ın varoluşum, yaşama tutunduğum yansıma Pembe tabloya kazıdım __ ''Anlamı Sensin Hayatımın'' 5.3.2007 - Adana Olgun Ekinci |
Sen Ne Güzel Bir Kadınsın
Seni kırdım, üzdüm, yaraladım Gitmedin küsmedin direndin Direnen arkadaşlar gibi Hatalar yaptım utandım Yüzüne bakmaya yüzüm Gözlerine bakmaya gözüm kalmadı Sen direndin… Boşver hadi unut Bugün miladın olsun Yaşam senin yeniden başla Dedin… Direndin… Damla damla Çağla çağla su verdin Dirilttin dirildim arındım Direnen yüreğinle dirildim Ve bilki 'Onurumuza hiç zarar vermedim' deyişin Yeni bir günün Filizlenen sevdamızın Miladı oldu… Ve o deli ben Onurumuza zarar vermeyen Aslan yürekli meleğimin Alnından hasretle onurla öptüm Sen ne güzel bir kadınsın Alnından öpülesi Ve bir ömür tapılası Sen ne güzel bir kadınsın Elleri ellerimde Serçe parmağı dilimde Sen ne güzel bir kadınsın Gözleri gülen sevecen Sen sen sen En güzel kadınısın ülkemin… 12.11.2004 - Adana Olgun Ekinci |
Sen Sustukça
Sen sustukça ____Daha çok gelmek Sende olmak ____Senin olmak istiyorum Sen sustukça ____Sana gelmek Hiç gitmemek ____Sende kalmak istiyorum _____Çünkü EN _BÜYÜK __AŞK ___EN ____SON _____YAŞANAN ______AŞKTIR Sen Benden Hiç gitmedin ki… 06.03.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Sende Gittin Ya
**Levent'e** Hani ansızın gittin ya kara adam Hani içtiğimiz rakılar öksüz kaldı ya Masamızda bomboş ve anlamsız şimdi Hani mezesiz biraya vururduk ya Hafta sonları kabak çekirdeğinin beyazıyla Dekoratif sehpa-masamızda boş kaldı Seni, beni, bizi sorar gibi öksüz şimdi Hani attığımız golden sonra Karşı takımın kardeş ama düşman taraftarına Gözlerimle küfrederdim ya Sen deli olur gözlerinle kızardın ya bana Şimdi yoksun, yanlızım diye Öpücükler yolluyorum aynı taraftarlara Serde erkeklik var hani ya Yarım bırakıp maçları Sallana sallana, yeni öğrendiğim küfürlerle Ay ışığında evin yolunu bulmaya çalışıyorum Hani sen siyasalcısın ya Kürt kimlğini sorgulayıp Kaymakamlık hakkını gaspettiler ya Yedi cedlerine öpücükler yolluyor Güneş yüzü görmemiş küfürleri savuruyorum Sonra da sana öyle gülüyorumki kaymakam ya Siyasalı bitirip güney doğuya Bira satmaya giderdin ya Gaziantep pavyonları Ş.urfa barajda seminer kaçakları Nizip bağevinde mangal çiğ köfte muhabetleri Diyarbakır Selim amcada yediğimiz kaburgaları Önden aldığımız terbiyeli işkembeleri Ve daha niceleri düşünüyor gülüyorum Hani kahkalar atardım ya gülerken Gözlerinde döver gibi bakardı bana Yine öyle gülmek istiyorum Gülemiyorum… Sende gittin ya Sıkılıyorum Yanlızım Gülemiyorum… 5 Nisan-Adana Olgun Ekinci |
Seni Sevdiğimi Tekrarlıyorum
Bazıları gece yattığında dua ederken Kimileri sabah uyandığı için seviniyor Bazıları yemekten önce dua ederken Kimileri karnı doyduğu için seviniyor Ben gece yattığımda Ben sabah kalktığımda SENİ SEVDİĞİMİ TEKRARLIYORUM Ben yemekten önce / sana acıkıyorum Ben yemekten sonra / sana doyamıyorum SENİ SEVDİĞİMİ TEKRARLIYORUM Bazıları *günaydın* derken sabahlarda Kimileri *iyi akşamlar* derken çıkışlarda Ben her sabah Ben her akşam SENİ SEVDİĞİMİ TEKRARLIYORUM Günaydın'ım, İyi akşamlar'ım, Sen oluyorsun / acıkıyorum / doyamıyorum SENİ SEVDİĞİMİ TEKRARLIYORUM 30.9.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Seni Sevmeye Nereden Başlasam?
Saçların, gözlerin, ay'a benzeyen yüzün Itır kokan tenin, yüreğin, ellerin, yürüyüşün __Söyle nereden başlasam? Saçlarından başlasam sevmeye doyumsuz Kısrak atların yeleleri gibi süzülüp, yürüdükçe dalgalanan Cunda'nın, Datça'nın denizi gibi serinleten Her mevsim bahar kokan saçların Gözlerinden başlasam ya da… Denize hasret tutsakların Özgürlüğüne kavuştuğu an gibi Baksam, kaybolsam, özgürleşsem göz bebeklerinde Yüzün…Ya da yüzünden başlasam sevmeye… Mona Lisa'yı izleyen bir sanatçının Kendi sanatıyla iç hesaplaşması sanki Ve henüz doğmamış kutsal bir din'e İlk ibadet eden mürit gibi Tenin… Keşfedilmemiş, el değmemiş… Başak taneleri bereketinde uçsuz bucaksız Yüreğin… En güzel yerin, anne yüreğin Bütün annelerin sevgi toplamına denk Ve melek ve bebek ve masum yüreğin… Ellerin… O ak pak parıldayan ellerin… Dışı öpülesi, kutsal, içi okşanası, sevilesi Yürüyüşün… Keklik gibi sekerek Yürü be güzelim yürü, yerküre güzel görsün Bastığın yerler sarsılsın, kıskansın çiğnediğin topraklar Ya da… Ya da… Ya sen karşıma otur veya ben oturayım karşında Dünyanın sekizinci harikasını keşf etmenin tadı Ve Mozart'ın son senfonisini ilk ben dinler gibi Doyumsuz, eşsiz, sadece seyredeyim seni Geceden sabaha, sabahtan yıldızlı *******e… Söyle bir tanem _Seni sevmeye __Nereden başlasam? 25.08.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Seni Soldurmayacağım
Dağ çiçeğim, bahar dalım, Seni kırmış, üzmüşler Susuz bırakmış, Dallarını kırmışlar Toprağın çatlamış susuzluktan... Ben, Dallarını sardım senin Yüreğimle aşıladım Toprağını suladım İçimdeki serseri ırmakla Yeşermeye başladı tomurcukların Gövden gülümsedi Toprağının özlemi dindi Coşkun ırmaklarımın serin sularıyla Sen, Şimdi yeniden yeşeren Tomurcukları dağlara gülümseyen Kökleri ırmaklarımla beslenen Adı yer yüzünde olmayan Doğanın en güzel çiçeğisin... Seni Soldurmayacağım... Pozantı - 12.09.2004 Olgun Ekinci |
Seni Yavaş Yavaş Unutuyorum
Seni Yavaş Yavaş Unutuyorum Önce saçların düşüyor aklıma Ordan başlamalıyım unutmaya Gördüğüm hiçbir kadın Bahar esintili saçlarını çağrıştırmıyor __Unutamıyorum Gözlerindeki Hüzün ve sevginin sıcaklığı geliyor usuma Lacivert çizgili gözlerimden gidemiyorsun __Unutamıyorum Saçların gözlerin dudağının kıvrımı Serçe parmağının sıcaklığı düşüyor içime İçim ısınıyor, yanıyor, yüreğim tutuşuyor __Unutamıyorum Keklik gibi sekerek yürüyüşün gözlerimde Podyumdaki mankenleri izliyorum sızılarla Fark yaratıyor, kuğu gibi süzülüyorsun en önde __Unutamıyorum Seni yavaş yavaş unutuyorum __Unutamıyorum Mart - 2005 - Adana Olgun Ekinci |
SENiN
İstermiyim seni ağlatmak, güneşimsin.. Günaydın'la gülümserken sabahlarımız Dün'ümüze uymalı dizeler Dün'e, gün'e uymalı, hadi umutlan.... Bugünü yaşatmalı sorgusuz ____ Seni, Hayatımda olduğun için ____ Seviyorum…dedin.. ____ Ben, Hayatımda olduğun için ____ Seviyorum Seni ___ 19.10.2005 Olgun Ekinci |
SENiN GÖZLERİNDE AĞLADIM___
Gözlerime _________Ağlamayı __________________Değil… Hüzün bakışları öğrettim Bu yüzden Sert bakar susarım Çığlıksız *******imde… Hüzün ağlar gözlerim Yaşsız ıslaklığında.. Bir sana ağlar Senin gözlerinde susarım. 3.3.2006 - Adana Olgun Ekinci |
Sensizken….
Sensizken isyanlar büyütüyorum yüreğim de Deli boranlar yükseliyor içimden dışıma doğru Fırtına öncesi sessizlikleri yırtıyorum Eksilmesin alnımdaki isyan ateşim diye... Kağıttan bir gemi yapıyor Yüzdürüyor Kağıttan bir uçak yapıyor Uçuruyorum Kağıttan bir uçurtma yapıyor Rüzgarsızlığa bırakıyorum... Kağıttan bir resim yapıyorum Sen beliriyorsun karşımda Önce hüzün dolu gözlerin, ay yüzün Sonra diğer siluetlerin… Kağıdı yırtıyor, Seni kalbimin yarısına ekliyorum Tüm bir kalp olsun diye... 20.07.2005 - Adana Olgun Ekinci |
Sesin Gelince Bana…
Azgın deli ırmak olur coşarım yatağımda, _ Sesin gelince bana… En çok *bebeğim* demenin özlemindeyim Emme saati gelen aç bebek Nasıl saldırırsa memeye kundağını parçalar, Aynı saldırı hazırlığındayım aç, susuz, sütsüz Sesinin geleceği anlardaki beklentide... Nasıl sürüklenirse köksüz masum yosuncuk Okyanuz diplerindeki alaboralarla, savunmasız Yabancı sokaklara sürüklenirim yosunlarca _ Sesin bana gelince… Damarlarımdaki magma kütleleri Püskürmeye hazırlanır ağır ağır Susmuş yanardağ nöbetlerimdeyim dingin _ Sesin bana gelince… Şelalelerce kratere doğru yol alırım İçimin tünellerinden deli ırmak gibi Kayarak tepeden aşağılara önce usul, Akarken sessiz, kızıl ve kızgın Asi canavar olurum / lav'larım, ırmaklaşır... Tüm ova, delta, vadiyi kaplar Yakıcı, kızıl sevdaya dönüşür yeryüzü _ Sesin bana gelince... 13.9.2005 - Adana Olgun Ekinci |
SEV-mek ve TAP-manın İZM'i…
Denizce kabaran sevdam Yakamoz ışıltılı dalgaların raksında, Heyamolan aldığın sevgiden. Ömrüm, göğsünde ki yitik mutluluğum Sevdam sığ suların mavisi Sunulan yaşamın labirentlerinde, Bir güne denkliğin mutluluğuydu..aldığın.. Gülümsemelerim, Kanatsız havalandığım rüzgardan Poyraz, sevişirken lodosla.. Gülüşün, Yansımasıydı binlerce aynadan. Her yıldız aşk.. Ve Gökyüzü aşkın yüzü Gecede aşk kokulu yıldızlar, Yağan yağmur mudur sence şimdi? Ufacık kırıntısıydı aşk'ın Ceplerinden asi yüreğine yüklediğin. 23.1.2007 - Adana Olgun Ekinci |
Sevdalar Değildir Yaşlanan…
Sevdalar yaşlanmaz, Yaşamın umut terkisinde Oluşturmadığımız ütopyadan Yaşanmışlıkların an be an Soluklanmaya iz düşümü Kesilen nefeslere açtığımız yelken.. Bakire ruhların Tensel olmayan randevularında Aşktır yaşananlar, yaşanacaklar.. Biriken anılardır albümlerde, Ki çoğaltılacak olan.. Uzaktı kentler Ayrı bedenlerde, aynı yüreğe düşen Ateş parçasıydık Sen bana, ben bize doğarken.. İkimizdik büyüyen, genç l e ş e m e d e n Umutlarımızdı çizdiğimiz, genciz biz Şimdi ve her an.. Yaşlanan, içimizdeki sonsuz zaman Sevda, umutlarımızdır yaşlanmayan.. Mart - 2007 - Adana Olgun Ekinci |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:12 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.