![]() |
Sitem
güneş! bir daha doğmayacakmısın penceremde? nedir bu apartopar gidişin? sözün mü var başka alemlere? hep böyle ben *******de mi kalacağım? sırdaşmı olacağım *******le? kuş sesi kalmadı deniz sesi kalmadı insanlar kalmadı hiçbirşey kalmadı senden sonra ne halt edeceğim şimdi ben... Bahadır Karaağaçlı |
Solan Bahar
ağlamak istiyorum boynuna sarılarak. bırakarak gururumu güllerin utangaç boyunlarına öylece kalmak istiyorum başucunda..solan baharımla... Bahadır Karaağaçlı |
Son Sözüm
bu şarkı dilinde bir ağıt olsun dinledikçe kalbin hasretle dolsun uykudan uyanıp sarıldığın yalnızlık senin de sırdaşın olsun hani hata benimdi? (yalan yalan) hani günah benimdi? (yalan yalan) tek suçlu sensin bu aşk oyununda özlemek seninde kaderin olsun seninde ayrılık sırtından vursun seninde gözlerin yaşlarla dolsun isteme ömrünce sevilip sevme bu da benim sana son sözüm olsun Bahadır Karaağaçlı |
Sonbahar Rüzgarı
ne zaman seni düşünsem bir şeyler kopuyor içimden. dökülen sen yaprak yaprak ben bir sonbahar rüzgarı keşkelerle biten bir aşkın adaletsiz tanrıçası... Bahadır Karaağaçlı |
Söz Vermiştin
bir gece buldum seni bir gece kaybettim sanki bir çocuktum dizinde uyuduğum masallar anlatırdın rüyaya dalardık söz verdin gitmeyecektin! söz vermiştin sen gece gitmeyecektin söz vermiştin sen beni hep sevecektin... Bahadır Karaağaçlı |
Sus Ağlama Sevdiğim
sus ağlama sevdiğim böyleymiş yazımız hasrete yenik düştü bu en güzel çağımız ayrılık acısı mı hayata küstüren? yoksa sevmek mi yaşamaktan eden? hayatın anlamı artık yok sevdiğim sen olmazsan çekilmez aldığım her nefesim sus ağlama sevdiğim böyle yazılmış yazımız meğer karatoprakmış alnımızdaki yazımız... Bahadır Karaağaçlı |
Sus Pus
bir ekim akşamıydı sokaklara matemmi çökmüş ne ay bile bulutları üstüne örtmüş hüznünü saklar gibi. devriyeler bir kenara çekmiş bulaşmak istemezmiş gibi sana.. bana... neyse! sesin güzelmiş hadi şenlendir masamızı bir şarkı söyle fasılından ben adına şiirler yazayım tokuşturalım kadehlerimizi hadi bir şarkı daha söyle gitmeden ben yalnızlığına alışayım.. Bahadır Karaağaçlı |
Suskun Düşler
bir adım ötemizdeymiş gibi bahar ha açtı açacak daha yeni filiz vermişti içimdeki yumurcak. çok değil anlık asır olmuştu tanışalı davet etti yüreğine hiç gitmeyecek gibi muhabbete daldık gözlerinde. biraz ordan biraz burdan bahsettik birden! bende anlamadım aniden! sustu sözlerini başka odaya serdi güneşini açmama ramak kalmıştı sonra sustum bende düşlerimi... Bahadır Karaağaçlı |
Sürgünlerdeyim
bir papatya yaprağında ararken seni incinen gururum olur ele düşürünce sevgimi hasreti zor yalnızlığı kor sevda nöbetindeyim sefası yok cefası çok sürgünlerdeyim kırdın kalbimi ölesiye severken aşkın yalanmış ellerle gezerken dönüşü yok çaresi yok hasretlerde yüreğim umudu yok yarını yok sürgünlerdeyim... Bahadır Karaağaçlı |
Şimdi Sen Yoksun
şimdi sen yoksun hayalin var masamda. ve ben seni içiyorum elimde kırık bir şarap şişesi ve eski bir plaktan çıkan bir sevda türküsünün melodisi var dudaklarımda gözümde ise donuk bir sevda kalıntısı sen hala yoksun... Bahadır Karaağaçlı |
Tomurcuğunda Bahar
bir bahar gerekliydi yeni bir sevda için daha tomurcuğunda bir gül'e bir avuç su hiç bu kadar aç olmamıştı bu gönül böyle salmazdı kendini dikiş tutmaz gülüşlere hep korkulansa yalın ayak kızgın kumlara basmak ne olacağı bellirsiz anlık sözlere kapılmaksa varsın bu mevsimde kış geçsin varsın eşgalim hasretlerde belirsin Bahadır Karaağaçlı |
Tükeniş
seni anlatmak başka türlü olmalıydı aslında seni yaşatmak sensiz olacak iş değildi aslında seni tamamlamak bende şimdi ona tükeniyordum aslında Bahadır Karaağaçlı |
Umurunda Olmaz...
bir kancık pusunun girdabına düşmüş yüreğim. ben tetiğinde yollarının sen üstüne basa basa geçersin yarım kalan sevdanın. umurunda olamaz bilirim umurunda olmaz Bahadır Karaağaçlı |
Unut! Ben Sarılmayacağım Artık O Vefasız Tenine
aşkın hasretinle yağdı her gece gözlerimden yaş oldun her gün bin parça çaldın hayallerimden yalnızlık kaldı bana bu koskoca alemden unut, ben olmayacağım artık gözlerinde bir karar veremedin ben mi o mu diye? yalanlara sarıldın hayırsız sesinle yağmurlar yağsa da her gece bu şehre unut, ben sarılmayacağım artık o vefasız tenine... Bahadır Karaağaçl |
Unutsam Seni Ben Gibi
unutsam seni,ben gibi anmasam seni hiçbir acınla söküp atsam kalbimdeki izlerini aklıma gelmese beni kahreden hayalin yanmasa kalbim umutlanmasam bir gün geleceksin diye her adımım çıkmasa yollarına. sokağına varamadan kör bir kurşuna hedef olsam. unutsam seni,ben gibi Bahadır Karaağaçlı |
Unuttum Bende
bir gece alıp anıları dayanacağım kapına yıkılmış bu bedeni çarpaçağım suratına bundan sonra ne halin varsa gör diyeceğim çıkartıp hayatımdan mahşere kadar seni gömeceğim şaşırdın mı? takıldın mı? unuttum bende anladın mı? Bahadır Karaağaç |
Ümit Kes Benden
aşk bu hesabı sorulmaz kimseden affet karşılık bulamadıysan benden ilk zamanlar gençlik ateşi gibi sıcaktı ayaz vurdu geceme ümit kes benden aşka aşık bir kalbim var benim nerde bir güzel görsem sobe ederim sıkılınca hemen kaçmak isterim işine gelirse...ben buyum güzelim Bahadır Karaağaçlı |
Vakti Geldi Ayrılığın
vakti geldi ayrılığın ve sen dönmemecesine kapıyı çekeceksin yüzüme biliyorum duvarlar susacak ağır bir karanlık çökecek geceme benzim açmayacak unutacak ötmeyi kafeste kuşlar sağır sessizlik hapsolcak tüm benliğime şarkılar kesilecek radyolardan sol yanım hep yarım kalacak Bahadır Karaağaçlı |
Ya Muhammed Mustafa(S.A.V)
gözümü açsam seni görsem sünnetinle ömür sürsem şefaatinle şereflensem Ya Muhammed Mustafa(S.A.V) çok şükür ki Allah(c.c) 'a ümmet etti bizi sana ne mutlu yolundan ayrılmayana Ya Muhammed Mustafa(S.A.V) Bahadır Karaağaçlı |
Ya Resulallah
Ya Resulallah Ey Peygamberlerin en güzeli,ey güzel ahlakın tamamlayıcısı, ey Nebi'ler Nebi'si,isimlerin en şereflisi,doğruluğun El_Emin'i güzel insan güzel Peygamber,Allah(c.c) 'ın sevgili kutlu kulu, yaratılmışların en faziletlisi Ya Resulallah canım feda yoluna. ne kalem anlatır seni ne de seni anlatmaya yürek dayanır sevgililerin en sevgilisi seni anlatmada zaman aciz kalır. Ey iki cihan Peygamberi sultanlar sultanı sensiz hayatın tadımı kalır. susar gönüller susar sözler utanır sünnetini hakkıyla yaşamayan bedenler halimiz nice olur şefaatinden yoksun olunca yürekler (Hamd olsun er-Rahmân (c.c) 'a Hamd olsun er-Rahîm (c.c) 'e es-selamu aleykum Ya Resulallah) Bahadır Karaağaçlı |
Yağmur
yağmur yağıyor yine aklımda hep sen yine sen üşüyorum sokaklarda ağlayan kaldırımlarda düşüyorum yolllara çıldırmış yokluğunda ararım sokak sokak ne zaman yağmur yağsa kaybettim seni bir yağmur akşamıydı karanlık sokaklar bu şehrin ayıbıydı ne zaman yağmur yağsa,bir dilek tutarım seni kaybettiğim bu sokaklarda güpegündüz ağlarım. ne zaman yağmur yağsa,pencereye koşarım ututtuğum kendime mazime ağlarım.. Bahadır Karaağaçlı |
Yalan Dünya
kendimi arıyordum gökyüzünde dalıp gitmiştim bir yaz akşamı yine. bir yıldız kayıyordu sessiz sedasız bulutların arasından ağlayarak akıp gidiyordu,karanlığın içinden bir meçhule. kimbilir! nice insanların umudunu beraberinede götürüyordu belki de bir dua bir ümitti, belki de! ışık saçıyordu kararan hayallere, biten sevdalara. bir dua idi yıldızlar medet bekleyen insanların dillerinde kimbilir! belki de gökyüzünden süzülen bir candı bırakmıştı gerisinde ağıt yakan diller ve zor geliyordu bize,bu rüyadan uyanmak alışmıştık bu dünyanın sahteliğine riyakarlığına ve unutmuştuk bizde şu yalan dünyada ölüm diye acı ama gerçek bir şey olduğunu Bahadır Karaağaçlı |
Yalancı Ayrılık
buruk ama çocuksu sevinçtin gülüşlerde yasak olsa da gözlerin rüyalara kimi zaman adın karşırdı dost muhabbetlere sonra bir fırtına ve gözyaşı kabusa dönüşür kimi zaman sensiz hayal kırıntıları kimi zaman da arayış olursun soluk soluğa ve biz bu sevda trenini çokta kaçırmışız diğeri ise bir başka yalancı zamanda Bahadır Karaağaçlı |
Yalanmış Aşk Sende
dermansız derde düştüm bende soldu gençliğim bir zalim elinde umut bağladım belki sever diye yalanmış sevgisi yalanmış sözleri kahrettim senin için yıllarca kendimi anmayacağım dünde kalan maziyi hainsin zalimsin sen ecel gibi yalanmış sevgin yalanmış gözlerin bir zaman peşimden koşan sen değilmiydin? bu kalbi ben sana öldür diyemi verdim? sevdiğim derdim sen bana çok çektirdin yalanmış sözlerin yalanmış gözlerin Bahadır Karaağaçlı |
Yalnızlığımda Sen Acısını Sorma!
sorma bu halimi yokluğun esti öyle bir ömrümden dağılmış gördüğün gibi içimdeki sen hadigelde topla toplayabilirsen. ellerede madara olduk şimdi hadi gelde düzelt fiyakayı düzeltebilirsen. bendeki bu yalnızlık dünyaya sığmıyor yalnızlığımda sen acısını sorma... Bahadır Karaağaçlı |
Yalnızlıklar Rıhtımı
ben yalnızlığın rıhtımına demir atmışım. hiçbir siren sesi duyulmaz kıyılarımda. her giden pay çıkarmış kendine, her beklenen saltanat. avutmaz beni bu tenha gecede bir kuru düşsel iltifat .. bak! gün bile çekmiş elini eteğimden tenim ayazlarda, bir cigara alevi avucumda artık o da ne kadar dayanacaksa .. kıyılarım derindir gecem zifiri; bekleme yakamozu! bu kıyıda hayale yer yok ne de umduğun biri... |
Yanımda Sen Olsaydın
bu kadar yıkılmazdım belki sende sevmiş olsaydın sararıp solmazdım yanımda sen olsaydın aramazdım *******de kaybolmazdım meçhullerde yıkılmazdım depremlerde yanımda sen olsaydın Bahadır Karaağaçlı |
Yaprak Dökümü
çırılçıplak yalnızlığın koynunda korkutuyor beni sensiz doğacak güneş. ölümü ensesinde kurak bir çöle büründü bedenim adını bilmediğim bir türkü var dudaklarımda heceleri isminle başlayan. ve bir yaprak dökümü kasıp kavururken ülkemin dört bir yöresini ben sana şiirler biriktiriyordum konusu olmayan saçma sapan şiirler ve bu saatten sonra kimin umurundaki bu yaprak dökümü... Bahadır Karaağaçlı |
Yasaksın bana..
yasaksın bana yasak çıkış yok aşkın tuzak yollarında uçurumlar yasak sevdan bana yasak hani herşey tozpembeydi hani bensiz hayat geçmezdi hani aşkın dağları delerdi nerde o vaadler ölürüm diyen diller masallarda kaldı aslı ile şirinler yasak sevdan bana yasak umut yok aşkın tuzak yollarında uçurumlar yasak senle olmak yasak Bahadır Karaağaçlı |
Yaşamaksa...Yaşıyorum
yaşamaksa eğer bunun adı yaşıyorum. hangi pencereden baksam acı ve nefret var söylenen her sözde. kahpelik alçaklık sarmışsa her yanımı evet yaşıyorum yaşamaksa. gençliğime hasret çekip sakallarımı ağartmışsam boş bir ranzanın üstünde, bir izmarite hasret kalarak ve küfürler yağdırarak her yana. korkusuzca yaşamaya yalnızlık çekmeden yaşamaya hasret duyuyorsam lanet olsun böyle yaşamaya lanet olsun Bahadır Karaağaçlı |
Yaşanabilir Türkiye Adına
.Türkiyeyi ancak milli ve manevi değerlere sahip bir gençlik koruyabilir .Türkiyeyi ancak milli ve manevi değerlere sahip bir gençlik yaşanabilir Türkiye yapabilir .Türkiyeyi ancak milli ve manevi değerlere sahip bir gençlik yeniden büyük Türkiye yapabilir .yeni bir dünya ancak yeniden büyük Türkiye nin öcülüğünde kurulabilir .ya yeniden bir silkenişle ayağa kalkacağız; yani bir dünyanın öncülüğünü yapacağız; ya da dünyayı bush.blair.şaron ve benediktus un katliamcı zihniyeti devam edecek islam dünyasını papaya vereceği en büyük tepki şöle olmalı: .ingilizce bilenler yabancı dış yerlere güçlü broşür,güçlü bildiriler,metinler yayınlamaları gerekir .katoliklerin tarih boyunca soykırımları vahşetleri anlatılması gerekir .kataloğin Hz.İsa(r.a)) ın dini olamdığı,Tarsuslu Pavlos tarafından çıkartıldığı,daha sonra birtakım kilise papazları tarafından bozuk bir din haline getirldiği gerçeği,batılı araştırmacıların çalışmaları örnek gösterilerek anlatılır . islam ile katolik arasındaki tek fark Hz.Ömer(r.a) Kuduse girerken kimsenin burnu kanamamıştır.haçlılar kudüsü aldılar tüm müslüman ve yahudiler kılıçtan geçirilmiştir.Selahaddin Eyyübi tekrar geri aldı kimseye zarar gelmedi .bu yazılar bilinçlice anlatılmalı broşürlerle bulvar gazatesi uslubuyla'hain.dengesiz.alçak'gibi tahriklerle papaya cvp vermiş olunmaz. İSLAM İLİM,İRFAN,HİKMET,EDEP,ERKAN,ASALET,KİBARLIK DİNİDİR. İSLAM BEDEVİLİK DEĞİLDİR.EN BÜYÜK MEDENİYETTİR. Papaya düşünce ve edebiyat tarihine geçecek YAZILI cevaplar farzdır.Nasıl farz oluyor? Yüce Dinimizde emr_i maruf nehy_i münker farzı yokmudur? (alıntıdır) Allah(c.c) emanetsiniz Bahadır Karaağaçlı |
Yine Mi Gitmeler
elimi uzatıyorum dokunamıyorum yenik düşüyorum bakışlarına yine bir gitme mi olacak apansız yine mi bekletmelerde sabahsız yine de yaşamak vardı seni acıtsada yalnızlık... Bahadır Karaağaçlı |
Yoksun
öyle sesiz kapıyı kapatmadan yaralı bir çocuk yüreğinde her sabah yolcu ediyorum seni bir ırmak akıntısında İstanbul,a vakitsiz düşlerin türküsünü çalıyor radyolar sen her gidişinde kucağımda hüzünlerin birikintisi çağlarken yıllar boyu, seni her yolcu edişlerimde İstanbul an ve an ölüyor gözlerimde. baharını üstünden yeni çıkarmış bir mevsim bir daha giymemeye yemin edercesine yaprağını döküyor ömrümden birer birer. günün ardına gizlenmiş sinsi bir bıçak gibi ey İstanbul! ne güzel sırıtıyorsun sende yosmalar gibi. üşüyorum kapatsam gözlerimi riyakarlığına dalıp biliyorum bir daha uyanamıyacağım. sen bir daha olmayacaksın diye ödüm kopuyor, ya da öylece bırakayım diyorum kendimi sonunda gelecek o deliksiz uykuya, ha öyle de yoksun ha böyle de öyle sessiz kapıyı kapatmadan yaralı bir çocuk kalbiyle... Bahadır Karaağaçlı |
Zalim
bir şarkı yazdım bu sabah yine sana tutuştum özleminle zor çıktım sabaha belki dönersin diye belki seversin diye bekledim sevmedin zalim içime bir haller oldu anlayamadım güllerim zamansız soldu koklayamadım hasretin ağır geldi alışamadım bekledim gelmedin zalim... Bahadır Karaağaçlı |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:52 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.