www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Melih Coşkun (https://www.cakal.net/showthread.php?t=143931)

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sarsıldık

Sarsıldık
Derin yarıklar böldü
En derin uykularımızı
Çıldırdı dünya
Yeryüzü öfkesini kustu
Atmak istercesine hepimizi üzerinden

Düştük yere
Beton bloklar altında kaldı bedenimiz
Ağlayamadık
Sustuk
Sadece sustuk

Baktık
Yıkılan beton blokların altına
Ses soluk çıkmıyordu
Enkaz altında kalmak mı
Yoksa dışarıda olmak mı
Hangisi daha zor bu gece
Yukarda kalanlar
Asıl ölen onlardır bu gece

İnsanca yaşamak istediler
Olmadı
Bari insanca ölelim dediler bir gün
İnsanca ölmek bile zordu bu diyarlarda

Bir ılık su değildir
Ezilmiş bedenime döktükleri
Su değil
Bembeyaz kireçtir bedenimdeki

Toprak olmak istedik biz sadece
Toprak
Beton değil
Dostlar sevgiyle indirsinler istedik
O ebedi çukura
Bir dozer kepçesi değil
Biz insanca ölmek istedik sadece
Yaşayamadığımız gibi insanca...

13 Kasım 2002
01: 53

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sebepsiz Değil

Sebepsiz değil,
Midende kramp,
Sol kolundaki dinmeyen sancı,
Damarlarını hırpalarcasına coşan kan

Ve tüm gördükleriniz koskoca bir yalan
Bildiğinizi sandığınız
En büyük yanılgınızdır aslında.

Sebepsiz değil
Mavi rengin daha da güzelleşmesi
Yükselen nabız
Alevlenen ten

İçindeki bu titreme soğuktan değil
Yorgunluktan değil tutmayışı dizlerinin.

Tüm yaşanılan
Koskoca bir yalan.
Aşk gerçek...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sebepsiz Yere Yazılan Şiir!

Sessizlik çoğalıyor gitgide arayarak sesini
Tüm gürültüsünü yayıyor ortalığa dinginlik

Sebepsiz yere şiirler yazılıyor
Aşık olmadan da yaşanabilen mahallelerde
Aşık olmadan da yaşayabilen adamlar
Kaplıyorlar koskoca bir ülkeyi baştan başa

Her şeyin sahtesi bulunabiliyor artık tezgahlarda
Sahte romanlarda dünyayı kurtarıyor sahte kahramanlar
Sahte marşlar söyleniyor
Sahte devrimlere

Bak işte çoğalıyor sessizlik sesini çağırarak
Avaz avaz susuyor kalabalıklar
Acı çekenler dillerini ısırıyorlar bağırmamak için
Çocuklar bile artık yalnızca sessiz sinema oynuyorlar

Ve ben susan bir ülkede
Konuşmayı öğreniyorum kendi başıma
İşte bu sebeptendir ki
Ödüller konuyor başıma...

Ve o aşık olmadan da yaşanabilen mahallelerde
Sevmeyi öğreniyorum
Hem de sevilmeye bile ihtiyaç duymadan...

2004

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sen Benim Yorgun Bir Sabah Başkaldırışımsın

Yine yorgun bir sabaha merhaba diyecek gözlerim
Cesur bir gecenin sabahına uyanacağım
Bitkin ve çaresiz
Oysa dün gece yine avcumun içinde sıkıp bunaltmıştım evreni
Öyle başı dik
Öyle yenilmez
Ve öyle gururlu

Kıpkırmızı gözlerle gülümseyip hüznün yüzüne
Dünyanın ötesinde bir yoldaşa merhaba dedim
Belki ruhsuz beton yığınları arasında dolaşıyordu
Belki Konya’nın sonsuz sarıları içinde bir beyaz mendildi

Öptü usulca beynimde dolaşan
İnce ayaklı evcil geyiği gözlerinden

Belki şu anda kan ve ter içinde bir gecenin sabahına uyanmaktadır
Karlı tepeler ardında ışıl ışıl gözleriyle ışığı beklemektedir
Yanı başımdadır belki de
Soluğumun sıcaklığını alnında hissedecek kadar
Gözlerimin içine bakmaktadır

Yıldızlar kadar uzaktadır
Veya nefesin sıcaklığı kadar yakın
Nerede olursa olsun
Beynimde yanandır o benim
Ruhumda yanan

Alevler içinde koşuyorum
Yıkıyorum zulmün harcıyla örülmüş duvarları
Koşuyorum
Çünkü
Ruhumda alevlenensin sensin benim
Hücre hücre
Organ organ örgütleyen bedenimi

Sen benim yorgun bir sabaha başkaldırışımsın...

25 Şubat 2003
01: 59

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sen Bir Şehrin Gözyaşlarını Saydın mı Hiç?

Sen bir şehrin gözyaşlarını saydın mı hiç
Esmer yüzlü bir direnişçi gezinirken uykularında

İçimde talan edilir bir şeyler
Ve her zamankinden beterdir
Tepemdeki gri bulutların hıncı
Her yürekte üç kuruşa satılmış olmanın kederi
Üç beş kelimelik muhabbetlerin
En yavanı kahvehanelerde

Tadına baktığın oldu mu hiç yağan yağmurun
Böyle tuzlu oluşu nedendir hiç sordun mu kendine?

Kırmızıya boyanır bütün yol kenarları
Bir adam alnından kan sızarak
Yürür daha yeni açılmış sıcak yarasıyla...
Ölüm bir on dörtlünün namlusundan çıkan kurşunun
Bir saniyede kat ettiği yol kadar hızlı
Ve zamanı hor kullanan saatli bomba kadar duygusuzdur

Sen hiç şehrinin gözyaşını saydın mı?
Yahut görülmemiş kederlerle yüreğini sınadın mı?
Yağmalanırken en mahrem duyguların
Hiçbir şey olmamış gibi devirip başını yattın mı?

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sen Ey Yiğit Çocuk

Sen ey yiğit çocuk,
Bu toprak gözlerinden almıştır rengini.
Bu tarih,
Kıpkırmızı kanınla yazılmıştır senin.
Depremler yaratır yeryüzünde
Kalbinin her çarpışı.
Heyecanın delikanlı bir bıçaktır
Durmaz asla kınında.

İşte kabarıyor deniz
Gitgide yaklaşıyor o zalim fırtına
Korkma sakın
“Sen ki ustasısın vatan sevmenin”
Ve bir karış toprağı için
Seve seve can vermenin.

Bıyıkları yeni terlemiş daha
Kendi küçük ama
Yürekleri yüzlerce yaşında
Yüz binlerce çocuk.

Sen ey yiğit çocuk,
Kahraman olunmaz elbette
Kahraman doğulur anadan.
Senin marifetli parmaklarınla
Yoğrulur bütün destanlar.
Göğsünde coşan fırtınalarla
Dalgalanır kanınla boyanmış bayrağın.

Ardında bırakmış
Nazlı yarini
Ve yaslı yüreğiyle anasını
Ve daha doğmamış çocuğunu,
Cehennem yüreğiyle Ahmet Çavuş
Ülkesinin bütün cehennem yürekli çocukları gibi.
Yattığın yer sıcak döşeğin değildir
Uzaktır sana yarin susan dudaklarında sabahlamak.
Başını koyduğun yer
Şefkatli göğsü değildir ananın
Kanınla sulanmış toprağıdır vatanın.
Şimdi gözlerini her kapadığında
Sıra sıra kavakları gelir aklına memleketinin
Unutur midesini kemiren açlığını
Hissetmez her hücresini donduran
O amansız soğuk geceyi.

Gitgide yaklaşıyor fırtına
Çelik canavarlar sarıyor deryamızı
Susuyor gökyüzü çığlık çığlığa.

Onur;
Süngü takıp yattığın yerdir artık senin
Ve ölmek
Çok sevdiğin bir türküyü söylemek kadar güzeldir.
Çünkü bir vatanı sevmek;
Fedayı kabul etmektir.
Sefa süremeyeceğini bilerek
Ve bundan en ufak bir pişmanlık duymamak.

Sen ey yiğit çocuk,
Unutma sakın
“Sen ki ustasısın vatan sevmenin”
Ve bir karış toprağı için
Gözünü kırpmadan
Seve seve can vermenin…

15.03.2005
Şırnak

(18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü için yazdığım ve Şırnak/Milli Jandarma Komando Taburunda düzenlenen törende okuduğum şiirimdir.)

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sen Gülersin...

Sen gülersin
Bahçelerde ilk yazdan kalma tatlı bir rüzgar
Sonra çok uzaklarda
Bir kelebeğin kanat çırpışı değiştirmeye başlar dünyayı
Adını çağırdığında bahar çiçekleri
Gökkuşağına bürünür titreyen ellerim

Sen gülersin
Caddelerde ilkbahardan kalma ipince bir yağmur
Ağzımdan çıkan tek bir sözcükle
Dolar bütün boşalan meydanlar yeniden
Taze karlar yağar dağbaşlarına
Beyaza boyanır bütün karanlıkları yeryüzünün

Sen gülersin
En güzel cümleler kurulur sevdaya dair
Ve yeniden gülmeyi öğrenir seninle tüm dünya...

2006

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:53 PM

Sen Hiç Ay Işığında Şiir Yazdın mı?

Sen hiç ay ışığında şiir yazdın mı?
Belanın tam kıyısında
Korktun mu hiç ölesiye
Alırlar diye elinden kalemini?

Öyle bir akşamdayım ki şimdi
Bütün hiçlerimi uçurumlara bıraktığım
Sanma ki hep sıcak odalarda
Cevizden masalarda yazılır tüm şiirler
Bir gün elbet şairlerinde yolu düşer dağlara
İşte o zaman yazılmaya başlanır
En gerçek türküleri hayatın

Baykuş ve çakal sesleri boğar sessizliğini gecenin
Çığlık çığlığa susar gecenin karanlığı

Sen bilmezsin
Yalnızlık soğuk bir namlu ağzıdır bu şehirde
Derim ki sana
Şairlerde bir gün çıkar dağlara
İşte o gün yazılır
En gerçek türküleri hayatın...

Otlutepe/ ŞIRNAK

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:54 PM

Sen ki İnsansın

Sen ki insansın
Yaratılmanın en uç noktası
En muhteşem
Ve en korkunç yanısın

Sen ki insansın
Tanrı’nın yeryüzüne yansımasısın yani
Olamazsın bu kadar kötü yürekli
Bu kadar adaletsiz

Sen ki insansın
Topraktan yaratıldı senin kalbin
Taştan demirden değil

Sen ki insansın
Harcında isyan ve gözyaşı
En tehlikelisisin düşüncenin

Merhametle zulmün arasındaki
İnce çizgide yürümektesin
Elindeki çelik canavar değil asıl kan kusturan
Ona yön veren parmakların
O beynin sahibisin sen.

Sen ki insansın
Karaya boyansa da kalbinin her yanı
Beyaz bir yer kalmıştır mutlaka
Dünyaya ayıracak

Çünkü sen bir insansın hala...

30 Aralık 2002
01: 34

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-09-2009 03:54 PM

Sen Maviler Biriktir

Sevdalanmak değildi istediğin
Çok doluydu yüreğin
Bölmek istedin sadece ikiye
Aynı yolları yürümek
Bastığı yerlere basmak
Güldüğü yerde gülmek
Öldüğü yerde ölmek

Anlamadı seni sonbahar akşamları
Anlamadı dostun
Senin mavilerin az gelmişti bir sevgiye
Oysa istese bütün mavileri getirebilirdin dünyadaki

Sen beceremezsin ki sevmeyi
Bu çocuk yüreğinle
Oyuncağını kaybetmiş bir çocuk gibi
Ağlardın yitirdiğin zaman bir aşkı

Bakalım bölebilecek misin bu yüreği
Taşmadan içini dolduranlar
Üzülme daha zamanın var
Sen maviler biriktir yeter ki
Bir sevgiye yetecek kadar...

2 Kasım 2002
00: 15

Melih Coşkun


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:47 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.