![]() |
Yansıma
Hazan rengi yüzüm Ve düşen bir yaprağın Acısında dudaklarım Güneş, kızıl maskeli ecel Ölüm soğukluğunda Suskun acımın çığlığı martılarda Mevsim hüzün Can dökümü …..aşk dökümü Saçımda bulut kırıkları Hazan rengi yüzüm Ve düşen bir yaprağın Yansıması yokoluşum Ay, dokunuşlarının gölgesinde Tenimde titreme Yanağımda can kırıkları Hazan yaprağı hışırtısında Şiirlere sardım yalnızlığımı Düşüyor yapraklar.. Ten can dökümünde Gözlerim aşk… Gidişin...ölümün yansımasıdır mevsime Arzu Altınçiçek |
Annem'e / Ölüme kafa tutan dünyam.
Hüzün geçti mutluluğun önüne Günlerdir Umutsuzluk serpilmişti yüreklere Güneş hiç doğmadı ay vardı her saatte O kadar uzak kaldı ki sabahın Bir o kadar çaresiz Bir o kadar ürkek O kadar yorgundu ki bedenin. Duymadın haykırışlarımı Sen hissederdin Yanağımdan süzülmeyen yaşımı Göğsüme ağır gelen acıları Bilirdin sana doğmayan güneş Isıtmazdı dünyayı Sesini duymadan Cıvıldamazdı kuşlar Yüzüne düşmeyen su Arındırmazdı ayazı Sensiz dünya neye yarar.. Hoşgeldin aramıza Yeniden belirdi dağın ardında rüzgar Sonbaharın tomurcukları açtı gözlerimde Yüreğimde nice fırtınalar Dualarla aramızdasın biliyorum Kardeşlerimin yalnızlığına Bizi sensizliğe terketmedi Ana yüreğin Hoşgeldin canözüm Seni seviyorum Arzu Altınçiçek |
AR(ındı) & GÜL(ler)
Tırnaklarım geçerken avucuma İnleyen bir serçenin gözyaşıydı Şakağımdam süzülen damlalar. Düştüğünde toprağa Toprak ağardı yeryüzünde Beyazın da, baharın da rengi kaçtı. Bildiğim bir sessiz tını gibi şimdi gün Ve dilsiz rüzgara teslim olmuş şimdiden yarınlarım. Son barutumu serptim güne, Yıldızlarla kaplayacak yanık kokusu düşlerimi Ve tenimin sızısında koklayacaksın tüm evreni Ve tüm evrende bırakacaksın izini, dokunacaksın. Dokunduğunca ağlayacaksın Ve ağlatacaksın kör bakışları Sonra gidip hiç bilmediğin bir kör yazgıya vurulacaksın. Ölmeyeceksin ama defalarca öldüreceksin Akıttığın her bir damlaya isyan edercesine. Tenindeki boncuk boncuk terlere dizeceksin kabusları. Bilmediğin, yalnızlığım, Arındığım yarınım İsmimle çatlayacak dudaklarında Çakıllara gömülmüş bir sevdayım Aralık Sonu, Gece Yarısı, 2005 Gülay Yıldız & Arzu Altınçiçek ortak çalışmasıdır. Arzu Altınçiçek |
Yanılgı
I Ben seni ağlıyorum gün bitiminde Akşam sefalarında ihanet kokuyorsun İsmin bıçak kesiği, bitkin martı soluğum Kırmızı öpüşlerinde hercaim oluyorsun Zaman bana yaralı gül bitiminde Parmak izlerinde dikenim oluyorsun Yalancı gölgeler üstü intiharda saçlarım Mavileri dağıtan bileğim sanıyorsun Şehir utancına yanmış bu akşam Kapıda kalanlara kör kilit vuruyorsun Aşk sana tutunmuş can yitiminde Adını yasakların başına taşıyorsun II Ben seni ağlıyorum müptela sevişlerde Sen başka yataklarda depremler çiziyorsun İsmin günaha kesik, ismim adınla çentik Sıvanmış dizlerimde, yakarış oluyorsun Zaman sen kadar şeytan, aşk ben kadar çıplak Parmak diplerimde pişmanlık oluyorsun Yalancı gülüşler üstü iftiharda yaşlarım Beyazımda lekeyi utancım sanıyorsun Nehir sancısıyla kıvranır bu akşam Kıyıda dalgalara ten duvar oluyorsun Aşk sana tutulmuş an bitiminde Suskumda alevli bağırışım oluyorsun III Sen beni boğuyorsun bu şehrin boğazında Ben sularında hap sana doğuyorum Yalancı maskelerde her rengim yüz karası Kırmızıda namusu kayıptan sayıyorsun Zaman yağlı ilmek, boğazım gelincik dalı Parmak uçlarında yarınım bilmiyorsun İsmin esmer akşamların buselik makamı Adınla adımı yalandan şakıyorsun. Zehir gözlerimde arınır bu akşam Başaklar gölgesinde gürgenim oluyorsun Gül sızısında leylak düşlerim Aşkına kızgınım, ölüme salıyorsun. ___ Sen yağmurlarımın efendisi, şiirin mürekkebi Ben kirpiğine zincirler vuruyorum Yalancı tenlerde bitir şu ihaneti Aşk aşk diye toprağı soluyorum. Ben seni ağlıyorum gün bitiminde Kıyıda dalgalara ten duvar oluyorsun Aşk sana tutunmuş can yitiminde Kırmızı öpüşlerinde morlarım oluyorsun. Zaman sen kadar şeytan, aşk ben kadar çıplak Parmak izlerinde dikenim oluyorsun Şehir utancına yanmış bu akşam Sıvanmış dizlerimde, yakarış oluyorsun İhanet akrep gibi ateşe sönüyor Aşkı tene salalım güller soluyor Biz bize yanalım ömür geçiyor Ne sabah, ne şiir bizsiz olmuyor İhanet dikenlerinde gül açsa ellerin Çiy olur yangınım sende dinerim Gül sızısında leylak düşlerim Ne aşk, ne ölüm sensiz olmuyor. Arzu Altınçiçek |
Ardından
Gittin gideli hala güz kokar yastığım Hazan sabahlarla başbaşayım Hayalinle kaldığım gibi.. Kasım gülleri açar *******imde Katmer katmer yalnızlık kokar Gittin gideli hasret rüzgarı eser kapımda Ne gelen dosttur, ne giden tad bırakır Uğurlardığım sevdalar gelir aklıma Katmer katmer bulutlar dolar gözlerime Kurur yağdıramadığım yağmurlar Gittin gideli sevda bir başka görünür odamdan Daha soğuk ve kasvetli yeditepe Ruhu yok neonlu caddelerin Gün bile kararmış ufukta Oysa gökyüzüne güneşi boyadım Gece gündüz ışığımı bul diye Şehir ‘sen’ bakar Güneş ‘sen’ yakar Kasım gülleri ‘sen’ açar.. deniz bakışlım Ay tenine yangın bu canda GÜZ, ‘SEN’ kokar Arzu Altınçiçek |
Yar
Gecem kalem, günüm kağıt olsa Yirmi dört saat seni yazarım yar Suyum yağmur, yaşım şarap olsa Tüketmemek için, kururum yar. Yokluğun ömür, aşkın ölüm olsa Senden gelen ecele razıyım yar Gölgen, kokun tenimde olsa Hayaline kanar, doyarım yar. Arzu Altınçiçek |
Yaramazdım bu gün
Siyah çarşafını çıkarırıken şehir Işıl ışıl deniz Sabah ezanında uluyan köpek kayıp Kaldırım kenarında tinerci Hayalleri doldurmuş torbasına İçimde mayıs Kıpır kıpır Sahte sevişler sonrası İniltiler kalmış yorgan altında Düş yastıkları düşmüş Çarşafta yalnız ruhların resmi Seni çiziyorum Gökkuşağında Başak boylarında İçimde nehir Kıvrım kıvrım Gidişler sonrası gelişler Gülüşler sonrası yaşlar Yosun tutar kirpiğimde Çürür / çürütür Küf kokar Şehir koca gün Makyajlar kostümler aynı tonda insancıkların Akşam sefaları İnadına renk vermeye başlar pencerede bir güne daha saklar ustalıkla kahpeliğini yedi tepe açar avuçlarını Kara lekesini güne sıvazlar Ama ben Yaramazdım bu gün Bir parça çaldım güneşten Eledim kirpiklerimde Şişşşttt sakın beni şikayet etme... Kararınca şehir Eleğim tavanda Gece kimse yokken bak Kırpıntıları savuracağım Aydınlansın yalnızlar ...... İçimde sen gözlerinde ben Işıl ışıl... Arzu Altınçiçek |
Artık/lar vaktindeyim
I akşam sofrası kurulurken yorgunluğunu atar yaseminlerde gün çatısız odalar küçük kilimlere sarılır uğur böceklerine ısmarlanır kırmızı bisikletler şaşkın gülüşlerimiz ateş böceklerine II Şehrin yok olan sokaklarında ip atlayan çocukluğum gibi sihrini kaybetmiş midir avuçlarımda salyangoz yaldızları Aşırdığımız kirazlar boy vermiş midir asma gölgesinde bana umarsız çocukluğumdan kalma böğürtlen lekeli mevsimler ağaç gövdesine yumsam gözlerimi mendil kapmaca oynayan küçük ellerden kapıversem sevinçleri göz kıyılarımın dikenli tellerinde mavi çizgili defter kağıdı uçurtmam bundandır düşlerimin kesikliği III ve yıllar parmaklarımdan da çok ruhuma sığmaz yorgunluğum (a r t ı k) Arzu Altınçiçek |
Arzu
Ne oldu Arzu sana Neden suratın asık Neden gözlerin hep dolu dolu Neden keder denizinde yüzüyorsun Kurtulmaya çaba sarfetmiyorsun Neden Arzu böyle yapıyorsun Biliyormusun sen çok değiştin Bunu kimse farketmeyebilir Ama ben herşeyin farkındayım Sen böyle değildin bir zamanlar Hep gülerdin.. Dert nedir…tasa nedir bilmezdin Hiç gözyaşı dökmezdin *******i uykusuz geçirmezdin Boşluktaki izlere takılmazdın Cıvıl cıvıldın Arzu, hayat doluydun,neşeliydin Bir de şimdi! Bak aynaya da gör halini Göz gözlerindeki feri giden umut ve neşe izlerini Morarmaya yüz tutmuş halkalarını Ve teker teker say Genç yaşta aklaşmaya başlamış saçlarını O gül dudaklarına bak nasılda titriyor Gözlerin yuvalarından fırlamış sanki zayıflıktan Yanağımdan ardarda yaşlar nasıl da süzülüyor Yüreğin küt küt atıyor Söylesene neyin var Arzu Hiç kimse seni benim kadar tanımaz Benim kadar kimse anlamaz Oysa farkındayım sendeki değişikliğin Susma, söyle nedir değişme sebebin Sen umutlarını yitirmezdin bir zamanlar İnsanlara güvenirdin Severdin onları Fakat şimdi hepsinden kaçıyorsun Herşeyden korkuyorsun Tüm dünyadan elini ayağını çekmiş halin var Arzu Neyin var Bir ses ver Bir ümit ver Susma! konuş Yalvarırım konuş Arzu. Sevmiyorum Sevmiyorlar bu halini Eski haline dönmek bu kadar zormu Arzu Bir kere iste, dene Kimbilir tekrar açar umut çiçeklerin Başarabilirsin yeniden sevmeleri Kimbilir…. Şu an yüzündeki tebessüm Yalnızca bir maske seni perde arkasına saklayan At o maskeyi suratından At düşüncelerini Kederi, tasayı, suskunluğu at! Biliyormusun herkes soruyor birbirine sana ne olduğunu Herkes düşünüyor seni Biraz anlayış göster onlara Kırma kalplerini Yıkma güzelim ümitlerini Bilki onlar senin iyiliğini düşünüyor Eski seni istiyorlar Ve bende istiyorum o halini Çokmu canını sıktım Arzu Öyle düşünüyorsan tanımamışsın beni Ben… Şu an aynanın karşısında oturmuş Gözlerinin içine bakarak konuşan Baktığın ama göremediğin senim Benliğini bulamayan yüzün Ben senim Eski ve yeni Arzu Ve şuan benliğimi bulma hevesindeyim. Arzu Altınçiçek |
Arzu Altınçiçek hakkında / vekaleten gönderimdir
Merhabalar, Öncelikle Arzu'dan önce kendi adıma gönderilen tüm geçmiş olsun ve şifa temennileriniz için teşekkür ederim. Okumak saygısızlık olur diye okuyamadım ama başlıklarından yeterince belli. Eminim Arzum bile bu kadar sevildiğini bilmiyordur. Varlığınız, maillerinizdeki temennileriniz için sonsuz teşekkürler. Arzu'ya internet hepten yasaklandı ve ameliyat tarihlerinde de değişiklik olduğu için bu maili size yazmamı rica etti. Ayrıca mail sonunda iki de ricası var. Arzu bu huylu huyundan vazgeçmiyor. Sizlerle yıllardır beraber olduğunuz için size gönderdiği gözyaşlarım hellalik olsun şiiri siz de takdir edersiniz ki, psikolojik çöküntü sonrası yazılan bir şiir. Oysa Arzuyu şimdi görseniz inanılmaz pozitif ve umutlu. O nedenle size borcunu bir şiiriyle selamlarıyla ve öpücükleriyle, büyüklerine saygıyla göndermemi istedi. Çarşamba günü olacak ameliyat 7 Nisan sabah 08'de olacaktır. 5-6 saat gibi sürecekmiş tahmini olarak. Reelden tanıştıkları dostları belki ziyaretine gitmek ya da çiçek göndermek isterse ki o ayıcıklar istemişti....insan ne kadar büyürse büyüsün içindeki çocuğu yaşatabilmeli- der hep. seni seviyorum çatlak meleğim. Medical Park Hastanesi Saraçhane Parkı Yanı Fatih-İstanbul (Beyin Cerrahi) Allah hepinizden razı olsun. Borcum var aydınlığa Aydınlığa gömüyorum kendimi Çiçeklerin renklendiği, Kozalarında kımıldayan kelebeklerin, Kıyısında kumların üzerinden kalkan, Mevsimlerin bitimindeyim. Yüce dağların eteklerine inen soğuk Beyazlarında çırpınan son kar çiçekleri Gülüşümdeki gamzeler belki de. Semasında bir kibrit çakımında Isınan güneşin doğuşundaki ipte boğazım Bir avuç toprak ellerinde Ya karanlık düşürecek saçlarıma Ya savrulunca ellerde Güneş doğuracak beni Bir nisan damlası olacağım gözlerde Bahar kokacak gülüşümde Biliyorum! Gidişimin dönüşü olmak zorunda Bunca açık ellere borcum var benim. düşeceğim maviye cemreden önce.... Düşlere dalacağım beyaz martılarla ve uyandığımda kaldığım yerden Yeniden başlayacağım hayata, Her sabah doğan güneşin peşi sıra takılan GÜN GİBİ Arzu Altınçiçek 1) van bölgesinde 7 oku projesinde ortalama 650 çocuk için iç çamaşırı, defter ve kalem gerekmektedir.Kitap, ikinci el giysi vs. 2) 7 ecza dolabı temin edildi fakat içindeki malzemelerimiz eksik 3) Harita ve Atatürk resmi 4) 60 fakir aile için kumanya ve hijyen malzemeleri Bunların teminlerinde destek olmak isteyen arkadaşların Penta Ajans-Arzu Altınçiçek Fatih Sultan Mehmet caddesi No.240 Okmeydanı-İstanbul adresinde Ajans tarafından Arzu'ya tahsis edilen ofisinde muhafaza edilecektir. 15-18 nisan arası en son gönderim tarihidir. Şirket olarak bağışta bulunacaklara Kamu yararına ayniyat makbuzu kesilmektedir. İrtibatlar: 0532 233 60 21 Arzu, 0552 233 60 21 Mediha, 05322709980 5) 19 Nisan 2006 da time Out da Bowling turnuvası olacaktır. tek oyun-cola Finalli 15 YTL'dir. Katılımlar bireysel olacaktır. Bununla ilgili daha sonra tekrar geniş bilgi verilecektir. Küçük ellere uzanan büyük yürekli Arzum 'a acil şifalar dilerim. Saygılarımla Simlâ Giray Arzu Altınçiçek |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:10 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.