www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mazlum Zengin (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135345)

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:03 PM

Bir çığlık sesi

Bir çığlık sesiyle uyandım
Işığı yakıp saate baktım
Sabaha karşı dört gibi
Birbiri ardına çığlıklar,
Devam etti kulaklarımda.
Dışarıda korkunç bir fırtına
Üzerime doğru geliyor
Salondan hâlâ sesler, çığlıklar yükseliyor
Tanıdığım sesler bunlar
Aynı anda balkon kapısı tekmelendi
Fırtına salona girmiş
Saksıdaki güzelim çiçeklerimizi,
Buğday tarlasındaki kasırga misali,
Yerle bir etmiş
Balkon kapısı hâlâ tekmelerde
Japon gülü kafasını vura vura,
Tüm yaprakları uçmuş.
Balkonda unutulmuş bir çiçek
Açık unutulmuş bir pencere.
Saksılardaki tüm çiçekler,
Biri birilerine sarılmışlar korkudan.
Sokakta unutulmuş bir çocuk
Dağ başında,
Yüzü güneşten yanmış bir çoban
Yalnızlığa terkedilmiş bir ülke.
Cumhuriyet milim milim,
Bir tarafa doğru eğiliyor Piza gibi
Fırtına, yalnız evde değil tüm yurtta
Laiklik, her gün bir köşesi tırtıklanıyor
Açık açık, gerici, yobaz sürüleri,
Gözlerimizin içine baka baka
Demokrasimize kin kusuyorlar
Basın sessiz suskun
Bir ilerici gazete bombalanıyor
Bir daha bombalanıyor kimseden ses yok
Eyyy güzel ülkemin güzel insanları
Uyanın artık uyanın
Neredesiniz, Neredesiniz?
Güzel ülkemin yürekli Şairleri
Neredesiniz?

17.05.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:03 PM

Bir dünya istiyorum

Bir dünya istiyorum
Kurtla, kuzusu yan yana
Ve hükümranlık karıncada
Yüreklerde ayrılık acısı olmayan.

Bir bahçe istiyorum
İçinde her türden meyvesi olan
Altın çapalı,kazmalı Bahçıvan,
Gözlerinde sis perdesi olmayan.

Bir gökyüzü istiyorum
Serçeyle, şahin yan yana uçan
Yıldızlar kıpır, kıpır göz kırpan
Kara kapkara bulutları olmayan.

Bir gezegen istiyorum
Dil,din,ırk,mezhep farkı olmayan
Kavgasız kardeş,kardeş yaşayan insan,
Cehennem tozları,gazları olmayan.

Bir umman istiyorum
Tüm balıklar tempoda halayda
‘Büyük balık,küçüğü yutar’ kaygısı asla
Denizleri nehirleri kirli olmayan.

Ve bir dünya istiyorum
Sınırıyla,sömürüsü olmayan
Zalimleri, Mazlum’ ları ezmeyen
Kan kusan silahları olmayan.

02.01.1989

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:03 PM

Bir Eylül günüydü

O gün
Kocaman seslerle uyandık tüm ülkede
Çığlıklar yayıldı kara bulutlara
Güneş doğmadı utancından
Yaşanılan aşklar bitiverdi birden
Gözyaşları aldı gülmeleri
Umutlar gitti geri gelmemecesine
Büyük homurdanan makinelerle.

O gün
Birden mevsim kışladı
Karalar her yeri kapladı
Analar bacılar hep birlikte karaları bağladılar
Ve düşen, kırılan fidanlara ağladılar
Ak güvercinler şehirlerden yabana döndüler
Umutsuzca gözlerdeki parıltılı bakışlar,
Rutubet ve sidik kokan hücrelerde söndüler

O gün
Homurtulu ve kara makineler
Ayırdılar aşıkları birbirinden
Yüreklerden vuruldu güvercinler
Ve en mahrem yerlerde postallar iz yapmış
Demokrasisi zincirlere vurulmuş bir ülke
Ki kurulmuş darağaçları şafakla beraber,
Güneşi asmak için karanlıklara.

12 09 2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:03 PM

Bir gül

Bir şahin pençesindeki serçe misin?
Yoksa nehirdeki;
Kuru bir yaprak üzerindeki karınca mı?
Okul yolundaki,
Ayakkabıları yırtık,üşümüş öğrenci mi?
Bence, balkondaki saksıda
Susuzluktan kurumuş,bir gül sün

24.04.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:04 PM

Bir ninni söyle

Bir ninni söyle bana Anne
İçinde rengârenk kelebekler olsun
Bir bahar sabahında uçuşsunlar özgürce
Ben, sırtındaki beşikte tarla yolunda olayım
Ilık esen bir rüzgâr getirsin kokularını çiçeklerin
Ama Anne, senin kokun en önde olsun

Bir şarkı söyle bana Anne
İçinde Deniz’deki bir sandal olsun
Ve iki sevgili el ele, gözler gözlere kilitli
Yosun, balık kokusu, birde martı çığlıkları
Dalgalar kayalıklara vursun tüm gücüyle
Ama Anne, senin gücün en önde olsun

Bir türkü söyle bana Anne
İçinde, gökyüzünde özgürce uçan kuşlar olsun
Ve bembeyaz bulutlar, yağmur tohumları ekilmiş
Göz kırpan yıldızlar, ağlayan Ay, gülen Güneş
Yüreklere dalga dalga vuran sıcaklığı
Ama Anne, senin sıcaklığın en önde olsun

Bir şiir oku bana Anne
İçinde sevgi, saygı ve hoşgörü olsun
Savaşsız, sömürüsüz bir ülke, bir Dünya
Gözlerinden ışık fışkıran, yüzleri gülen çocuklar
Ve tüm yüreklerde katmer katmer sevgiler
Ama Anne, senin sevgin en önde olsun

19.01.2007 saat 08, 40

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:06 PM

Bir pazar

Bir Pazar sabahı,
Balkon sefasındayım
Her yanım beton denizi
Güneş kifayetsiz
Güvercinler taklada
Kargaların eğreti sesleri
Uçakların,arabaların,
Halı çırpanların,
Yorgan silkeleyenlerin,
Sesleri birbirine karışmış.

Hava puslu,
Uzaktaki seçilemeyen evler,
Bazen Çamlıca ‘kurşun atımı’ olur.
Bugün bulutlar şemsiye bize
Sıcaklık otuz beş
Piknik hazırlıkları
Kahvaltı telaşları başlamış.

Ailede herkeste bir telaş, ama
Bünyami’nin horultuları duyuluyor
Pazar günleri dokunulmazlığı var
Kimse uyandıramaz,kaldıramaz
Bünyami, bilgisayara kelepçeli
Saat dört,beşlere dayanır.

Bünyami, isim fakiri bir genç
Nüfus memuru düşmanı gibi,
Bir harf eksik yazmış kafakağıdına,
Araştırıyor nüfusçuyu,
Hesap sormak için.

Mutfaktan güzel kokular geliyor
Kahvaltı saati yaklaşıyor
Güvercinler, hünerlerini,
Kargalar seslerini sergiliyorlar.
Ve bir ses yankılanıyor
‘Kahvaltı hazır ’ diye!
Bünyami hala uykuda
Ve rüyalarının orta yerinde

24.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:06 PM

Boyundan böyyük laf etmek

Toprakları verimli ürünü gümrah,
Bir ülke vardı bir yerlerde
O toprakları ‘yan gelip yatmakla’ kurtarmışlardı,
Dedelerimiz, emmilerimiz, ve dayılarımız.
Gözler üzerimizde, salyalar akar ağızlarından
Büyük bir iştahla şapırdatıyorlar,
Dört yanımız ateş ve dumanlar gökyüzünde
Yurdum işgal altında, Analar durmuşlar sözünde
Her biri bir dağ yürekli doğurmuş tez elden
Ve her biri elleri tüfekli
Durmuşlar kardaş son sistem silahlara karşı
Ve o yiğitler ‘yan gelip yatmak’la,
Güneş’e dikmişler ay yıldızlı bayrağımızı.

Ve gelinmiş bu günlere
Her gün sel olmuş gözyaşımız derelerce
Her gün düşmüş mehmedim karanlıklara ecelsiz
Analar isyanda, bacılar feryatlarda
Aktı aktı senelerce göz yaşlarımız
Her gelen bitecek sözü verdi
Ve her gelenin özlemi yurtdışındaydı*
Gömdük kendi yüreklerimizle onları toprağa
Gömdük tırnağımız bile etmeyenlerin yüreklerinide
Yan gelip yattığımız yere
Mehmedim nereye böyle nereye?
Onlar öyle istedi diye mi?
Vatanındaki yangını söndürmeden gidiyorsun
Bekaa da ektikleri tohumları
Ve emperyalistlerin sofrasını gözetmeye mi?

Bu gün toprağımız çorak kardaş
Topraklara ortaklarımız var
Ve ülkemde düşmanlar el ele vermişler
Bölme, parçalama peşindeler
Ooy kurban yanmışım ben sana
Beş şehitli bir ailedenim kardaş
Gerekirse on şehit daha veririz, ama toprağımız için
Nifak tohumları ekilen Bekaa ya değil
Gelirsin elbet sana verilen görevin üstesinden
Ve ‘yan gelip yatarak’ alnının akıyla
Ahh mehmedim kirpikleri harman tozlum
Elleri orak, tırpan nasırlım
Bir fabrika çarkındaki dişli mehmedim
Haritada bile görmediğiniz Avrupa, Amerika değil,
Öz vatanın öz evlatlarısınız.

Bilirim mertliğini gözü karalığını
Ve bilirim yürek yangınını, fukaralığını
Tıka kulaklarını duyma kem sözleri mehmedim
Sen şanlı bayrağımızı yüce dağlara asmasını da bilirsin
Sen ‘yan gelip yatma’sını da bilirsin
Mehmedim otursunlar ceylan derisi koltuklarında
Yatsınlar kuştüyü yataklarında
Sen toprağı yatak, taşı yastık yapmasını da bilirsin
Yürü üstüne üstüne zalimin, hainin, fırsatçının
Seni barış için sürüyorlar mehmedim ama,
Çelik yelek aramaktaymışlar sana
Uzaklardan gelen sesler eğlemesin seni
Kervan durmasın, durmaz kana susamışlara.

*çocukları

06. 09.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:06 PM

Bu bacak kimin?

Önce bir gök gürültüsü duyuldu
Gecenin karanlığını yırtan
Sonra yer yerinden oynadı
Ve evler çığlıklarla yıkıldı
Bir toz bulutu ve tekrar gürültüler
Bir biri ardına bombalar
Ve kadın ve erkek ve çocuklar
Yıkıldı dünyaları
Yıkıldı hayalleri
Yıkıldı evleri başlarına
Gün ışıyana kadar yağdı bombalar
Ve korkunç bir tablo, yürekler yakan
Analar ve bacılar
On yıllardır yüreklerindeki bitmez acılar
Enkazlara bir koşuşturma başladı
Ve çıkarıldı
Canları bedenden ayrılan,
Ve kadın ve çocuklar
Alnından akan kanı eliyle silen bir kadın,
İki eliyle kavradığı,
Bir çocuk bacağını havaya kaldırıp haykırıyor
Bu bacak kimiiiiiinnnn?

Kanlı savaşın tozları çöktü ortalığa
Saldırı, katliam birinci ayına girdi
Ve Filistin’de açlık ve hastalık ve salgın
Tüm yollar, köprüler havaalanları vurulmuş
Yardımlarda engelleniyor
Ve çocuklar hâlâ ellerinde sapanlar direniyorlar
Her bir yandan ve denizden,
Bomba yağıyor üzerilerine
Dünya suskun insanlık suskun ve uykuda
Bu topraklarda gül bitmez kardaş
Büyütmezler fidanları, gülleri
Büyümezler çocuklar ve umutlar
Çocuklarda,
Yaşam devam ediyor ölmeyenlerde
Birkaç çocuk çukurdaki,
Patlamayan bir bombayı çıkarıyorlar
Ve kucaklarında
Ve sokaklarda bağırıyorlar
Bu bomba kimiiiiiinnnn?

Savaşın otuzuncu günü
Dünya’nın en büyük ekranlı,
Televizyonu kuruluyor kral dairesine
Dindaşlarından dökülen kanları,
Ölen kadın ve çocukları,
Daha iyi görmek için.
Klozet dahil her şey değiştiriliyor,
İsteklerince ve yakışırcasına.
Bir gök gürültüsüyle uyanıyor Ankara
Esenboğa doluyor uçaklarla
Yirmi yedi uçak iniyor peş peşe
Herkeste bir heyecan ve herkes el pençe
Yerlere halılar
Ve kokular serpiliyor bir güzel
Güleç, tombul yüzlü
Ve yürüdüğünde yerler sallanan
İnsanlar iniyorlar uçaklardan
Limuzinler sıralanıyor
Bine yakın insan doluşuyorlar
Alkışlar ve bükülmeler eşliğinde,
Otele doğru yol alıyorlar
Eşyaların uçaktan indirilmesi
Ve kamyonlara bindirilmesi
Saatler alıyor
Son bavulu indiren birinden
Bir haykırış bir çığlık sesi
Havayı yırtarcasına
Bu bavul kimiiiiiinnnn?

Günler, aylar ve yıllar geçer
Saldırının üçüncü yılın da,
Ve yıllar belki de on yıllar öncesinden,
Yapılan plan gereği,
Her şey çok iyi gitmektedir
Masadaki haritaya göre mutlu yüzler,
Orta doğudaki toprakları bölmüşlerdir
Halklarıyla beraber paylaşmaktadırlar
‘Yeni bir oluşum’ dedikleri
Ve yaşlı Dünya’nın emperyalistleri
Kadın ve çocuk kanları üzerinde
Gezinirler bir o yana bir bu yana
Ve paylaşmışlardır
Paylaşmışlardır orta doğuyu
Tüm petrol ve zenginliklerini.
Bir kadın belirir uzaktan
Elleri yumruk dişler hınçla kilitli
Bir hışımla girer emperyalistlerin sofrasına
Ve eğilip yerden avuçlar kendi toprağını
Defolun defolun ülkemden
Ne işiniz var burada,
Bu topraklar kimiiiiiinnn?

10.08.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:06 PM

Bu gün geceye akacağım

Bu gün geceye akacağım
Gündüzü çekerken içine karanlıklar,
Kepenkler tek tek indiğinde,
İlk gördüğüm,
Bana gülümseyen, bir gülü bir güzeli,
Koluma takacağım,
Ve tüm günahların tadına bakacağım.


Bu gün geceye karışacağım
Çıkıp Beyoğlu’na,
Renk renk, tat tat,
Bütün içkileri karmalayıp,
Hayatımdan yeni bir sayfa aralayıp,
Dağıtacağım her yeri, her mekanı
Ve, kırdıracağım kafamı.


Bugün, dönünce vakit geceye
Ben benimle,
Karanlıkların yüreğine dolacağım
Tüm geçmişimi unutup
Parlak ışıklarla beraber,
Kulak tırmalayan müziklerin geldiği,
Loş bir bara, tüm hızımla dalacağım


Bugün geceye adım atacağım
Tıpkı otuz yıl önce olduğu gibi
İçip içkileri, çılgınca
Tüm barları dağıtacağım
Kendimi karanlıklara bırakıp,
Ve gecenin bitiminde güneşin ışıklarıyla
Gözlerimi, Beyoğlu karakolunda açacağım

20.11.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:07 PM

Bu memleket bizim

Duyduğuna sakın inanmayasın
Bu memleket bizim kimsenin değil
Sana dost diyene güvenmeyesin
Bu vatan bizimdir kimsenin değil.

Enflasyon sıfırda beli kırıldı
İşsizlik yok artık ülke duruldu
Tez zamanda uzak yere varıldı
Bu memleket bizim kimsenin değil.

Ülkemde yoksul yok fakirlik hani
Herkesin evi var araba yeni
Yüzlerde güller var güleç insanı
Bu vatan bizimdir kimsenin değil.

Doğuda teröre anda vuruldu
Kardeşçe yaşamda ülke duruldu
Savaşın, terörün beli kırıldı
Bu memleket bizim kimsenin değil.

Herkesin işleri başından aşkın
Trafik hep açık ben oldum şaşkın
Millette para çok yok artık düşkün
Bu vatan bizimdir kimsenin değil.

Topraklar bizimmiş hiç satılmamış
Emperyalist’lere el açılmamış
İşçiye köylüye yan bakılmamış
Bu ülke bizimdir kimsenin değil.

Politika temiz mafya artık yok
Sağlık, eğitimde problem hiç yok
Mazlum rüya görmüş uyandı artık
Bu memleket bizim kimsenin değil.

07.08.2006

Mazlum Zengin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:27 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.