![]() |
Can Yerimde
Varlığın kanımda kodlanmış, Deliliklerim de korkulu bir anımda nüksediyor hep, Bundan sebep iliklerimde ve derimde taşıyorum seni, Senden öte seni yaşıyorum can yerimde..... Yusuf Şans |
Çıkmaz Sokak Sakinleri
Bıcakla kesilebilseydi ağrılar, Kasaplara bez bağlar, Mum dikerdik, Ağlamazdık çizgi filmlere, Çıkar bir yol sağlardık en azından, Çıkmaz sokak sakinlerine, Yusuf Şans |
Çınar
Sen çiğ tanesi, Gül yaprağında, naif ve kırılgan Yaprak denize düşmüş, Bir zerre yok arada ama, deniz sana hasret, Sen denize, Fırtınaya ne hacet, Bir meltem esintisi yeter, Yaprak alabora, sen denizde, deniz sende, ve sen kardelen, cesur ve cüretkar sert dağlarında memleketimin, kardan beyaz patiskalar örtmüş üstünü, sen havaya hasret hava sana, meltem neylesin, fırtınalar çaresiz, bu zinciri kırmaya, ve sen sarı sarmaşık, hırslı ve kararlı yüreğinde gökyüzü, sarılmışsın papatya ya, o bir mevsim oysa, çınar sana hasret, sen çınara, gökyüzünü düşlemek güzel ama, yürek ister çınara tırmanmaya........ Yusuf Şans |
Dayan
Yettim dayan, Yalanı olmayan bir yolculuğa çıkaracağım seni, Yollarca dargınlığını unutacak, Yorgunluğunu omuzumda uyutacaksın, Hadi dayan, Dünden kalmayan bir gün yaşatacağım sana, Taş atacağım, durgun sularına hüznün, Yarından ilham almayan, özgün yollarda seyredeceğiz, Yusuf Şans |
Deniz Feneri
Bana da yol göstersene, Deniz feneri, Denizi istiyorum hepsi bu, Bu o kadar zor mu? Zor mu baharın ilk güneşiyle yanmak, Kadehleri, Şerefe tokuşturmak bir akşamüstü, Tabelalara bakmadan yani, Birkaç yüreği harmanlayacak, Bir yer bulmak, Ve savrulmak, Nereden nereye bilmeden, Huzur kumsalında, Çakıltaşlarına karışmak, Kumlara adını yazmak mesela, Ya da uçsuz bucaksız ufuklara, Oldu olası başka şey görmemiş, Bir mendireğin gözüyle bakmak, Ağların kokusuna ağlamak, İçin için, Yollarca yol, Dağlarca dağ, Saatlerce zaman olmak, Sönme! ..yolumu aydınlat, Susma! söyle; Sevmek bu kadar zor mu ha? Bu kadar zormu be deniz feneri? Yusuf Şans |
Deve
Ya kaçıncı deve bu? Kaçıncı hendek? Katır kere satır....eyvallah! ... Hatır, kaç fincan kırana dek.... Yusuf Şans |
Doğduğun Gün
Her sene, Doğduğun gün, Sarı güller dökülür saçlarından Mum ışığı damlar, Kar yanığı yüzüne, Böyle *******de seni en çok, Kalp atışından tanırım, Muzırlıklar gelir de aklıma, yerli yersiz, Utanırım! ... Yusuf Şans |
Doğum Gününe
Gün doğar, güneş doğar, Karanlıktan aydınlığa, Gün gelir sen doğarsın, İyi ki varsın aşkım, iyi ki aşkımsın, Yusuf Şans |
Dokun! ..
Bitmeyesi gecenin, Sönmeyesi ayı, Doğmayası güneşi, Olmayası sabahı, Sevgilim! ... Omuzlarımdan sırtıma, Dökülebilir yaz gecesi ateşi, Teninden hırka giydim, Sırtımı sen kaşı, Ve hep böyle sarıl bana emi, Hep böyle uyandır uykularımdan, Iramasın burnumdan kokun, Sokul sımsıcak hep, Hep böyle dokun, Yusuf Şans |
Dolunay
Gece ışık tarlasıdır, İstanbul, Sabah hasat vaktidir, Toplayıp bir bir hepsini, Yerine güneş ekerim, Ve ne zaman sevsem istanbul’u böyle, Ne zaman aşkla ansam adını, Doğan sensindir içimin içine, Ve de ay “dolunay”dır, Yusuf Şans |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:36 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.