www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Adult eski arşiv (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=376)
-   -   Ahmet Yozgat (https://www.cakal.net/showthread.php?t=120028)

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

Uzak Düştü Tuzağa
1/:
De bana Cemal dede...
Ne kadar uzak, uzak?
Yakalar mıyım acep?
Uzağa kursam tuzak.
2/:
De bana Cemal dede...
Meraktır bu ya işte,
Ne var şu dağın ardında?
Kaç gün sürer gidişim?
Kuşların kanadında.
3/:
De bana Cemal dede...
Bir mancınık mı kursam?
Atılmak için ufka,
Ben korkmam, sen de korkma,
Değil yüreğim yufka.
4/:
De bana Cemal dede...
Keşfe çıksam ırağı,
Atlasam bir buluta.
Bir yıldızla beraber
Kuyruğu tuta tuta...
5/:
De bana Cemal dede...
Yok mudur hiçbir yolu?
Uzağa taşınmanın.
Çaresini de bu gün,
Yarını yaşamanın.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

Yedik Kudret Helvasını
1/:
Akşam olur, gül açar,
Pencereme konan kuş.
Binerim kanadına,
Tüm düzler olur yokuş.
2/:
Bu yolculuk rüyaya,
Gider sultan kızile.
Geçerek yedi göğü,
Dolu dizgin hızile.
3/:
A kuşum ağzı nurlum,
Takıldım oyununa.
Padişah fermanıyla,
Geldik yolun sonuna.
4/:
Burası düş diyarı,
Burda her bir şey mübah.
Yedik kudret helvası,
Dönelim oldu sabah...


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

Yetmiş Başlı Ejderha
1/:
Bir değil,
İki değil,
Üç değil koca başı...
Kapıştım bir ejderle
Tam yetmiş tane başı...
2/:
Bir değil,
İki değil,
Üç değil uzun yaşı...
Hesaplattım Kaf dağında katibe,
Tam yetmiş binmiş yaşı...
3/:
Bir değil,
İki değil,
Üç değil çatık kaşı...
Sinirden mosmor yüzü,
Nal gibi kızarmış başı...
4/:
Bir değil,
İki değil,
Üç değil arkadaşı...
İndiler saraylarından,
Yetmiş bin arkadaşı...
5/:
Bir değil,
İki değil,
Üç değil kanlı taşı...
Dolu gibi yağdı gökten,
Vuruştuk karşı karşı...


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

Yürek Adlı Bir Köçek
1/:
Nah şuramda oynaşır,
Yürek adlı bir köçek.
Geldi sürgün ayları,
Ha göçtü, ha göçecek.
2/:
Dokuz ay karanlıkta,
Tuttu gün gün çetele.
Dedi bir usta ebe,
Bir gün ona: 'Gel hele! '
3/:
Ha geldi yürek oğlan,
Ha geldi, ha gelecek.
Döşümün harmanında,
'Tıp tıp tıp...' yürüyecek.
4/:
Keloğlanla arkadaş,
Yaşayacak masalı.
Bir gün çatı saçağı,
Öbür gün ağaç dalı...
5/:
Sonunda yorulacak,
Oyunlar harmanında.
Bir yanında anılar,
Düşler öbür yanında.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

1/:
Bizim elin soğuk olur son güz ayları.
Tarlalarda anızlar üç günlük sakal gibi
Buz tuta tuta ellerimiz toplamak bize düşmüştür
Üşüşmüştür tüm horanta zemheride ocak başına
Dibi tutmuş helle çorbası sabahları tek keyfimiz
Emmimiz, kuzenlerimiz kılıç kalkan ekibi gibiyiz
Bazen dar gelir sofrada kaşık sayımız
Bir dayımız alır, bir biz alırız bakır tabaktan.
Kabaktan sütlü borani
Çökelekten höşmerime dalarsak bazı bazı
İlle de arabaşı ayazlı havalarda
Kendi kabuğuna büzüşmüş ölü sıcak odalarda
Koysalar da cevizden gelin sandıklarının en dibine
Hastalanınca karakışta babamız
Buluruz
Sarı saman kokan güz ayvalarını.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

1/:
Bizim elin soğuk olur akkefenli kış ayları.
Karlar ak kanat takar ve uçuşurlar
Her biri bir başka parmak izi
Çevrelerini tecrit edip hemcinslerine
Ve çil keklikler uçar yuvaları dağılmış
Arabaşı çorbasına iniş yapıp mecburen
'Açık, tokuz.' demeden Sülo ağanın odasındayız
Sayın ki Hilton'da krallar sofrasındayız
Kuşluk kahvaltısında çökelekli bazlama baş konuk
Donuk donuk bakarken biz yanık 'gilik'lere
Şükrederdi ebelerimiz ellerini kaldırarak göklere
Bizim elin soğuk olur kürtük kürtük kış ayları.
Ah turşu, cayır cayır lahana turşusu
Yemek niyetine küllerdi öğlen öyünümüzü
Bir baştan bir başa tüm köyümüzü
Dolaşsan da bulamazdın başka kayıntı
Ha, bir de pekmezli yoğurt yerdi göbeller
Bizim eller israfı sevmezdi canım!
Evlerdeki her hanım kırk bir çeşit aş kotarırdı
Bir tek sarı bursa buğdayından
Arpadan, yulaftan, çavdardan kırk birer kere daha
Varın hesabını siz yapın zengin soframızın
Oğlumuzun, kızımızın onun için kan damlardı yanaklarından.
Dudaklarından bal akıtırdı Mahinur ninelerimiz
'Congoloz' sesimizi çalmasın diye zemheri ayazında
Yaşlı masallarımız gencecik masallar doğururdu.
Yoğurdu üfleyerek yerdik de karakışın ayazında
Ağustosun sarı sıcağında çayın en kaynarını içerdik.
Sonra neden arardık yana yakıla:
'Ağzımıza niye eşki sular yürüyor? ' diye.
Bizim elin soğuk olurdu hastalıklı kış ayları.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

1/:
Bizim elin soğuk olur ak kadifeli kış ayları.
Burunlarımızdan akan sümüğün nedeni başkaydı
soğuktaydı bütün kabahat karakışta iliğe işleyen
Bayat haberli gazetelerden elinin hamuruyla analarımız
Yamardı kırık camını pencerelerimizin oysa
'Güz soğuğu eyseridir.' diyerek.
Aydınlığa kapatırda evimizi
Ve dünyaya tıkardı bizi.
Kendimizi suçsuz mahpuslara düşmüş sanırdık.
Babamızın Peyik pazarından aldığı soğukkuyulara nasıl da aldanırdık
Ya cızlavet olurdu, ya da canik
Giyindiğimiz ilk milli markalarımız
Ayağımızı Gıslavetten daha sıcak tutanı yok sanırdık
Bizim elin soğuk olurdu kütür kütür kış ayları.
2/:
Bizim elin karlı olurdu kütür kütür kış ayları.
Saçaklardan sarkardı birer kulaç uzunluğuyla
Şeytan sidikleri Arabi hançerler gibi.
Çok korkardık,
Günlerden bir gün başımıza düşecek diye.
Düşecek de bedenimizi yere çivileyecek diye.
Ya yağan karlar? ...
Yeni dağlar,
Ve yesyeni vadiler oluştururdu
Göz alabildiğine uzanan ovamızda.
Bir kar deryası ki kütür kütür diş…
Bu gidiş hazirana kadar sürerdi.
Kükrerdi her gece doğa
Sabaha kadar esen tipi, bora fırtına
Bir dağ daha yüklerdi ölü dağların üstüne.
Bizim işimizin adı ne kış boyu:
Binlerce kez günde, burnumuzu çekmek,
Ve iliklerimize kadar üşümek tabii.
Yani,
Bizim elin karlı olurdu kütür kütür kış ayları.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

1/:
Bizim elin soğuk olur saman sarısı güz ayları.
Sümüklü çocukların babaları
Her 'hak pazarı' ertesi Peyik pazarına inerlerdi.
Onların en sevgilileri çelik burunlu karasabandı.
'Kapandı' dediler günlerden bir gün
Ermeni Hamparsun ustanın demirci dükkanı
Yandı babalar: 'Kime burunlatacağız sabanı? ' diye
Ama hayat bu durmaz ki, akar
Köye 'pulluk' diye bir gavur icadı getirdi
Ali Osman emmimiz asri adamdı vesselam
Onun sevgilisi de üzerine yattığı hayalleriydi
Ve tüm serüveni evlek evlek hicranlı tarlalardı.
Sümüklü çocukların babaları
Bir elleriyle Kartal koruluğundan kesilmiş mesesi
Öteki elleriyle yaylaları kavrarlardı.
Korlaşmış yüreklerinde sadece sevdiklerine
Bir de mor öküzlerine veya doru atlarına yer vardı.
2/:
Bizim elin soğuk olur sarı samanlı güz ayları.
Sümüklü çocukların babaları
İlerlerlerdi ağır aksak kendi yaşamlarının ipi üstünde
Ellerinde kırık terazileri
Şahsi kurallarının.
Bir kefesi ter dolu öteki gözü toprak
Bir öne bir arkaya bakarak
Denkleştirilmeye çalışılırdı değneğin iki ucu
Çifter çifter çifte koşulurdu atlar
Pullukların bıçakları çizik çizik ederdi tarlaları.
Tayları eylülde yılkıya salardı zavallılar.
Dalardılar karıncalar misali tarlalara
Kış 'hazınını' derlemek için tüm horanta
Bizim elin soğuk olurdu sarı saman güz ayları.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

1/:
Bizim elin yaman olur acar gençlik ayları.
Düğün aylarında halaya dururdu paşalarımız
Poşuları kızların al yanaklarına dokunurdu
Her 'ağırlama zortlatması' çektiklerinde
Baş kaldırırdı yanaklarından ak uçlu ergenlikler
Siyah saçları üzüm moruna çalardı
Ve tütün tütün kokardı ince bıyıkları
Horozlu aynaları ve tarakları iki uzak akraba gibi
Yatardı koyun koyuna ıslık ceplerinde
'Pınare' diplerinde ışıl ışıl yansıtırlardı gün ışığını
Pınara giden yavukluya mesaj çekerlerdi bir bakıma
Ağız dolusu türküler akardı Erzurum dağlarından
Biterdi gırşeherin bozkır kokan gülleri yanı başımızda
Aklımız başımızda pek eğlenmezdi de
Eğlenirlerdi keyf ehli delikanlılarımız 'yusük oyununda'
Bizim elin yaman olurdu delidolu gençlik ayları.
2/:
Bizim elin yaman olur acar gençlik ayları.
Dam başılarda volta atardı yaşı yetmiş gobeller
Aynalarının parlaklıkları düşerdi ta pınar başlarına
Kızlar kaşlarına çıra isi çekerlerdi
Bükerlerdi zülüflerinin ucunu
Bürüklerinin yanından hilal gibi görünsün diye
Bir kucak sarı Bursa ekini gibi dökerlerdi
Mora çalan kaküllerini alınlarının harman yerine
Gerine gerine gezerdi eşi güzel olan delikanlılar
'Ah allılar allılar! '
Şimdi nerelerde kaldılar?
Bizim elin yaman olur acar gençlik ayları.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 08:23 AM

Boyfulta'nın Seğirir Sağ Gözbebeği
(Bu bap 'süt rengi şiirleri' tekellüm eder.)

1/:
Ah deli kız, ah deli Khudar
O gün çılgındın coğrafya kadar.
2/:
Boyfulta'nın seğirir sağ gözbebeği kızıl kıyamet...
Sütunun gölgesi ne kadar uzundu? Veya ne kadar kısa idi o mermer sütun? Bir nazar taşı takılıydı başucumuzda. Avucumuzda bir miktar baldıran... Murdalha devam etmişti: 'Ağacın üstüne çıkan ebabil ise, altta bekleyen de avcıdır unutmayın. Her anne yavrularını bereketsiz görünce yok etmeye mi kalkışır? Onları ve saray bekçilerini ölmüş sanıp ağlaşmak Daureto'nun aklını çelmez. Geri gelmez damarlardan içilen baldıran. Çünkü o Boyfulta'nın sağ göz bebeğidir Koldarran ülkesinde. Bir kadere teslim esir Ahmetyozgat adında,
Ve bir amazon kız esire Khudar...
3/:
Boyfulta'nın seğirir sağ gözbebeği kızıl kıyamet...
Yanar ve söner.
Ağdan dışarı atılmış av yeniden sorabilir kendi sorusunu. Tek canlı kendisidir çünkü. Bu günkü av işlevini yapmıştır. Önünüzde duran anne, eline almışsa yüreğini sarılın ona. O sırada Şorguman akıncıları geçebilir saçlarınızın arasından dışarı çünkü. Severler süt rengi şiirleri. Elleri cavidan mavisi. Yürekleri dehşet şahidi...
4/:
Boyfulta'nın seğirir sağ gözbebeği kızıl kıyamet...
Hava soluk bir kız döşüdür. Süt rengi sevdalar sağılır yaraların üstüne. Gözlerine kükürt sarısı... Ortalığa atılan bıldırcın yavruları hep birlikte gökyüzüne havalanırlar. Ya avlanırlar ya da koyulurlar vahalardan süt rengi şiirler derlemeye. Afdalmük avcıları bu duruma çok öfkelenirler: 'Ne kadar aptal davrandık farkında mısınız? Para edecek her şeyi yedik.' diyebilirler. Aldırmayın.' Evet böyle demişti müneccim Murdalha'nın ağzından Murdalan.
5/:
En harbiden ağırdı ay.
Beyaz bulutlar sağırdı.
Araf silme Çerkez güzeli ya da gürcü. Bir sürücü kantarmasını kasardı merhametinin. Ve keklikler birer palaz kıvamında... Sürmeli ve ürkek...
Güzel gözün kör müydü ki görmedin? ...
Kahin başı dedi bir bir, saklı aşkları duymadın Khudar.
Seferde, at sağrısında yazdı Tarihi Gılman...
Ama O gün deliydin sen coğrafya kadar.
Ah hırçın kız, ah çılgın Khudar...


Ahmet Yozgat


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:41 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.