![]() |
Bir Harami Baldıran Kusacak 2
1a/: Eyvandır ki... Ehli Suffa oturur. Ve şiir okur enfusi bir hançereden. Ardıç sütunlarla desteklenmiştir ya, Benzemez Şehinşah saraylarına. Yani bilin ki, Bir tarafı açık galeridir sevda. O yüzden açıktır her vurguna. Yel eser mesela, su üfürür. Ferisiler tarihi yeniden kazır. Ya Yakhya! ... 'Eskiye ait ne varsa yanmalı der,' bir harami. Durur da yol başında. Yanmalı bence de soğuk yürekler. Ya da zemheride türkü çığıran ozanların dudakları. İşte o zaman... Paralı askerler son kuruşlarını da alırlar Dara'dan. Yani vekilharçlar işlerini başarmışlardır defteri icmalde. Sen de... 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. De biçimciliğin zararını şakirtlerine. Ve tutuculuğun ziyankarlığını. Bir mezhep kurmaksa tuluemlin kur haydi. Tarikatsa tarik... Fısıkh bayramını kutal Ey Begler oğlu Beg Yakhya. Mayasız Ekmek bayramını tavsiye et açlara. önder olarak da ilk sen ye o ekmeği. Geğir. Her acıktığında çekinme. De yöre çiftçilerine. Toprağı derin kazsınlar daha... 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Anılan adına bir takı daha kat. Bu bayramda öptürme eteğini. Lejyon metreslerini de yadsıma. Onları da kat mayasız törenlerine. Önlerine etek kapat. 'Hu! ' de ve kapaklan... Ahmet Yozgat |
Bir Palaska Deliğidir Yaşamak 1
1/: Ya Yakhya! Dokunma Meryem'ine Yarusalem'in... Umuduna eğilmek zordur harp yetimlerinin. Zamanın tek çıkar yoludur, Kurumak gün ışığında. Dilekler tuttuğumuzda ölüm üstüne, Bileklerimiz utanır ya intiharından. Umutlarımız varsa eğer dillenir çiçekler, Can suyu umar bizden diktiğimiz fikirler. Oysa hiç bitmeyen ve solmayan, Bir koygun ağıttır, Zalimin ve Kara Ali'nin anıları... Pencere köşelerinde yer tutan suret, Utanır içten içe... Düşler kaç gece, Saklı kalabilir ki uykunun meydanı siyasetinde? Dalar ve yanarız deneyimsiz hayallere, Daldığımız yer bir yaşanmamış yaşamdır, Bir palaska deliğidir ya da... Veya ateş fışkıran kuyu-yu gayya... Ey Yakhya... Ahmet Yozgat |
Bir Palaska Deliğidir Yaşamak 2
1a/: Kimdir adil olan? Salayım kendimi onun adaletli çayırlarına. Put yontucusu Harentik'e uğrayayım. Son putunu da kırayım. Aklamak nedir kirli nehirleri? Ve avlamak ebabilleri, anlayayım. Nasıl olur dans etmek zamanlarla? 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ey Yakhya sana göre neye denir kıyamet diye? Tüm insanlar günah işlemiş midir mesela? Ve ilahi gazaba uğrayıp mahkûm olmuşlar mıdır cehennemde gayyaya? Ne var ki şu anda ellerinde zaafiyet. Kazan kaynatmada canibi kumkumaların? Sorarım hep kendime: Kendileri uğruna uğuldayan dağların, neden ağlamaz bulutların uğruna? Bu bir sorunsa... 'Hu! ' de ve kapaklan... 1b/: Ya Yakhya! ... Kim bakar bu konuya? Çöl ağlar kendi bahtına. Annelerse ağlar kendi Yakhya'sına. Ya Yakhya Beg, günahsız bir yaşam sürmüşse havariler öperim ellerinden ve kertenkele dilli kemerlerinden. Çünkü cezalarını çekmek için Kenan'da ölmüş olan, bilirim böyle ister. Şarap sıkıcısı iman ederse eğer... Ne olur dersin? Şıra sirkeye döner Ya Yakhya. Belki de bu cezayı çekilmiş sayar sahibi zaman. İman edenleri doğru ve suçsuz kabul eder mi onu bilmem. 1c/: Başka bir deyişle Yakhya, sen sen değilsin Cehennem söner mi mesela duysa adını? ... Unutma ki denizler de ölür. Tuzlu ve acı Lut olur yalvaç pınarı. Ancak denizler ölse de su umut olur. Ne olsun daha? 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ahmet Yozgat |
Boşluğa Dökülür Ölüm 1
1/: Ya Yakhya! Dokunma Meryem'ine Yarusalem'in... Gözlerimizin sessizliğindendir, Su içmezliğimiz sevdakar tandır odlarında. Öfkemizin zehri de akar sukunetin damarına, Karar vermişse zadegan harbe... Sonra bir karanlık yalazdır kentte, Ve dam başlarında kendi türküsünü ırlayan. İşte o an, Her beyitte yuvarlanır göklerden zilzal, Boşluğa dökülür ölüm zenaatkarının, Sabaha karşı etkinliğinin hışmı. Yıldızlar kar topu gibidir Ya Yakhya, Ve sonra ben diz çökerim aşk ile, Topun ulaştığı vadinin zeminindeki vahaya. Kendi kader harmanıma halay kurarım. Tutun halakanın ucundan Havariler, Sizedir ağız dolusu daveti gök ehlinin. Ve bir gün hepimiz yanarız alaycı aşklara. Nefes dileneceğimiz günlerin ayak sesidir, Kurt uluması sandığımız sedalar. Ve ölüm denen atlı kadar, Zalim ve de büyük değildir illet, Zenaatkarın darağacında okuduğu türkü ise, Başardığımızı göreceğimizin muştusudur. Ve göreceğimiz zilletin varsayımıdır. Yakındır yeniden doğumumuz, Ya da anamızın haznesinden içeri, Yani kutlu rahme tekrar huruç edişimiz. O huruçtur belki de tek kurtuluş Ya Yakhya, Ya da ateş fışkıran kuyu-yu gayya... Ey Yakhya... Ahmet Yozgat |
Boşluğa Dökülür Ölüm 2
1a/: Otur. Bağdaşını yay. Bir dost dize daya dizkapağını. Sonra o kişinin üzerine ellerini koy. En Kutsala ant ver. Yeri tanık tut hakikata. Gökleri serin tut yatağında... Önceleri ve sonrayı sor bir bir rastladığın herkese. Tanıklık çadırında ağırla düşlerini. sonraları da en sona bırak. Kediler babalarının kentindeki tapınakta yer al. Yer alanlarla kaynaş etle tırnak olarak. ve yalnız baş kâhinin yanına sokul. onun yılda bir kez girebildiği en kutsal bölmelere uğra. Eski Antlaşmaları tara sedef tarağınla. Tozlarını serp ölü denize. Ey Yakhya... Aslan yeleli savaşçılar serdarı... Kralın aracılığıyla kır putları. Ki dirilmesinler bir daha. 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Filist halkıyla yaptığın düğünde raks etmek isteriz biz de. Kutsal Yasaya uymak ya da. Küpeşteye dayanan her antlaşma Karsanya ülkesinin tanığıdır. Çıkış yoksa ya? Put yontucusu Harentik'ten önce yazılmış olan Karsanya ülkesi tarihi bağlamaz bizi ama mevcut bağı çözecek olan sensin. 1b/: Ya Yakhya! ... Kıptilerin kitapları açıklar her sırrı. Onu kim okur? Eski Ahit ya da Ahdi Atik... işte bütün mesele bundan ibaret. Eski Antlaşma neden eskidir peki? Hala geçerli midir eskimişse? Veya... 'Hu! ' de ve kapaklan... Filist Kitabın ilk kısmıysa senin öykün... Ya bizimki nereye kazınır Hamurabi? Yer mi kaldı ki daha? 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ahmet Yozgat |
Budur Gök Coğrafyası 1
1/: Ya Yakhya! Dokunma Meryem'ine Yarusalem'in... İki aşk ehlinin toprağı örülür buralarda, Şakaklarda ter çiçek toplaması zangoçların, Oyalanmasıdır kıyamet kilisesi tarihinde. Bir zafer kuşudur yürekler avlamak kadar, Köpüklü savaş kanı daisterler. İnanılmazsın Ya Yakhya, Ve 'seviyorum.' demek kadar ırmak suyu. Anlamsızsa yaşamsa havari dışı yaşam, Bir daha mavi semalara çıkıp izleme bizi. Temaşa eyleme kendini çimenlerin dibinde, Çırp tependeki tozları ki yıldızlar ışılasın. Düşüncen arı duru balkasın kitabında, Sevdaların zifafında terlesin. Rüzgarlarla dansa kalkarsa ölümün zenaatkarı, Ya yok olmaya namzettir saltanat, Ya da şefkatli duygular ağlamaya. Denize serpiyorsa şimdi bir anka, Kaf dağında bile güldüğü anıları, Ve kişioğullarının yasını, Belki de dumanlı öyküleri yiyemediğindendir. Rüzgarlar dağıtır ya semaya bir atlı, Kalır ya gerilerde saman ve kül, Ve bir tutam kahır... İşte öyle bir coğrafyadır bize kalan, Ya da mirası ankanın Yakhya'ya. Veya ateş fışkıran kuyu-yu gayya. Ey Yakhya... Ahmet Yozgat |
Budur Gök Coğrafyası 2
1a/: 'Hu! ' de ve kapaklan... Budur gök coğrafyası. En hası budur güneş kültünün. Bütünün peşinden koşan ayrıntıyı kaçırır. Ya Yakhya demem sen değil tabii. Herkes torun değildir dedesine. Oğlunun soyundan gelen albız da çıkar. Melekül tavs da... İsmail'de... Şahittir tarih. Tevarih tanık... Yansın yıldızların saltanatını bilemeyen. Evlat da olsa. Yani yanan müneccim çıkarsın külahını. Sarkıtmasın yıldız ışığı püsküllerini yüreklerin sahillerine. Onlara inanmasın uluslar. Son gemiye binsinler tufanda. Kahır demleyen keşişler otursunlar seyyarelere. Yudumlasınlar kendi kanlarını. Ve kahırlarını... Burada olmayanlar, olmadıklarına yansınlar yarının erkeninde. Dillerde bal ıslansın. Konuşmak ihtiyacıdır ya kişinin. Bir cümle kursun herkes. Kutsal ruhun etkisiyle hiç öğrenmediği bir dilde konuşma yetisi kazansın lal diller. Din bilginleri kutsal metinleri ırlasınlar ağır aksak ve usuldan. Ağlasınlar. 1b/: Ey Yakhya sen de bize. Günah mıdır kutsal yazıları kopya etmek? Ya da yorumlamak? Ve sihir öğretmek şakirtlere. Tılsımla uğraşmak Babil'e mi hastır sadece? Mor zülflü amazonlar neden keserler göğüslerini? Bilmeli mi bunları din adamları? Veya kahinler? 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ahmet Yozgat |
Bulanık Akar Siriderya 1
1/: Ya Yakhya! Dokunma Meryem'ine Yarusalem'in... Kentin kulaklarında üreyen, Meryem'e dair utangaç iftiralardır. Bir fidandır işin aslı, İlahi bir eski zaman musikisi gibi, Ağır ve aksak ve usuldan ilerler çölde. Dalarsın ya kendi gözlerime, işte öyle. Aşkın ayak ucunda damla damla sevinç, Kesme taşlarla örülen bir dudak evi... Yüreğimdeki devi bir dalga koparır da, Döver ya boğazını coğrafyanın Ve serin dalgaları Lut'un, Korkar küçük bir türkü o an, Ve kaçar gider dağlara, Ya da ateş fışkıran kuyu-yu gayya... Ey Yakhya... Ahmet Yozgat |
Çöl Ağlar Yakhya'sına 2
1a/: Umman ölür. Lut olur. 'Hu! ' de ve kapaklan... Deniz ölse de su umut olur. Tuzdur kavuran izanı, Kazanı kaynatan diyarı Kenan'da. Bir yanda yazar enfus bir kalem. Bulunmaz diğer yanda senaryosu yazgının. Kaderi yazanı telaş almaz hiçbir zaman. Çünkü sona çok zaman vardır daha... Artık sen de 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. 1b/: Ey çölün atası. Gözü alaca. Hazinedarın zeheb tası... Ya Yakhya! ... Yası asırlar sonra tutulan ins. Yani tek cinstir tedirginlik. Ölümse, yalnızca bizim başlık paramızdır Yakhya Beg. Düğünüzse şahinlerden sorulur gökyüzünde. İşte tam bu sırada ünler bir şahan gözlü kız: 'Abba! ... Hey! ' Duyulur. Anlaşılmaz. Bir yıldız kayar suların yüzünde. Acaba abba da nedir? Aramice midir? Keldanice mi ya da? Bir hitap mıdır mesela Ya Yakhya? Kitap mıdır? Baba mı demektir sizin diyarda veya? Öyle ise ben de babayım kendi kutrümce. Ya da ak pürçekli bir ananın oğluyum. Ve baliğim. Ve de reşitim diyarı yaşamımda. Ondandır boyumu aşan işlerle hemhaliyetim. Aciliyetimse ipek yolumun uzunluğundan. İşte o kervandır beni de avlayan harami diyarında. Ama gaddaredir ki şu yanımda kıyama durur. 1c/: Kudurur harami başı. Su uyur düşman uyumaz. Durun daha... 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Çünkü çöl ağlar kendi bahtına. Annelerse ağlar ancak yürek sızısına, Yani kendi yüreğinin flu Yakhya'sına. Artık sen de 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ahmet Yozgat |
Çöl Ağlar Yakhya'sına 2
1a/: Umman ölür. Lut olur. 'Hu! ' de ve kapaklan... Deniz ölse de su umut olur. Tuzdur kavuran izanı, Kazanı kaynatan diyarı Kenan'da. Bir yanda yazar enfus bir kalem. Bulunmaz diğer yanda senaryosu yazgının. Kaderi yazanı telaş almaz hiçbir zaman. Çünkü sona çok zaman vardır daha... Artık sen de 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. 1b/: Ey çölün atası. Gözü alaca. Hazinedarın zeheb tası... Ya Yakhya! ... Yası asırlar sonra tutulan ins. Yani tek cinstir tedirginlik. Ölümse, yalnızca bizim başlık paramızdır Yakhya Beg. Düğünüzse şahinlerden sorulur gökyüzünde. İşte tam bu sırada ünler bir şahan gözlü kız: 'Abba! ... Hey! ' Duyulur. Anlaşılmaz. Bir yıldız kayar suların yüzünde. Acaba abba da nedir? Aramice midir? Keldanice mi ya da? Bir hitap mıdır mesela Ya Yakhya? Kitap mıdır? Baba mı demektir sizin diyarda veya? Öyle ise ben de babayım kendi kutrümce. Ya da ak pürçekli bir ananın oğluyum. Ve baliğim. Ve de reşitim diyarı yaşamımda. Ondandır boyumu aşan işlerle hemhaliyetim. Aciliyetimse ipek yolumun uzunluğundan. İşte o kervandır beni de avlayan harami diyarında. Ama gaddaredir ki şu yanımda kıyama durur. 1c/: Kudurur harami başı. Su uyur düşman uyumaz. Durun daha... 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Çünkü çöl ağlar kendi bahtına. Annelerse ağlar ancak yürek sızısına, Yani kendi yüreğinin flu Yakhya'sına. Artık sen de 'Amin' de ve çekil Ya Yakhya. Ahmet Yozgat. |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:28 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.