www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Arzu Altınçiçek (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132798)

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:27 AM

Aşk perisi
Şahin yuvasında
Kuru bir dalım
Kırık
Güçsüz
Ölü

Bir gün ışığı düşse
Bir buse kondursa yaşam
Filizlenirim

Sevda verir tomurcuğum
En güzelini açar rengim
Aşkın kokusunu üfler rüzgarım

Dipsiz kuyularda
Yosuna dolaşmış taşım
Karanlıkta
Çıkmazlarda
Bağlı

Bir gün ışığı vursa
Bir el dokunsa
Parlarım
Rengarenk ışık saçar damarlarım.

Gördüğün ya da görmediğin her yerde
Varım aslında
Duyarsın adımı
Bazan bir şarkı anlatır beni
Bazan dolan gözlerde ki suskunluk

Ezik yüreğin kaleminde ağlar şiirler
Bir demet gülüşte dirilir sevinçler

Gün gelir
Tırmansanda ulaşamadığın dağ
An gelir
Elinde ufalanan toprak
Benim

Sen yeter ki sevmek iste
Sevilmeyi beklemeden
İçinde belirse o heyecan
Seslenmesen de duyarım
Ben aşk perisiyim


Şiir Peri 'sine hediyemdir... Yüreği ve gülüşü 'şiir' insan


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:27 AM

Yaşamın sesleri
Gecenin nabzını ölçüyor
Duvarda camı kırık saat
Tik-tak

Ve bir çatlak yürüyor
Kapının pervazından
İnce ince sızıyor
Harabelik
Çatır-çutur

Ayak izlerimin ardından
Ses veriyor
-ne olduğunu- unutan
Tahta döşeme
Garç-gurç

Ve sessizlik içinde
Yankılanıyor göz yaşımın düşüşü
Tıp-tıp

Küçük bir serçe
Sığınmış pencereme
Yağmurdan
Tir-tir

Solmuş tülün ardında
Belki de kiri camımdan
Pis bir sokak
Toz-duman

Kulağımda onca ağır aksak ritm
Yaşam şarkısını söylüyor
Gece..uzun hava
Oy-oy

Ve nefessiz kalan yıldızlar
Sönüyor
Tek-tek

Yüreğim içli
Yağmurlar mı damlayan
Eriyen hayalin mi
Ah-aaahhh

Tik-takların ritminde
Çatırdayan bir duvar
Gacırdayan geçmişe
Yaşlarım..kuru kalabalık
Titrerken küçük şahidim
Toz duman oluşuma
Ahhhlarla- ooyylarla
Veriyorum nefesimi.

Ve son bir ses mezar taşımda
El-fatiha..

Ekim-2004-İzmir


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Aşk ruleti
Sabahın kaçıydı bilmem nöbet bitti
Tüm gece bekledim yalnız ruhumu
Öylesine tutundum ki hiçbir yıldız kaymadı
Dolunay hala güneşe inat tepede

İlk ekmek kokusu doluyor sıcak sıcak
Ufak ufak adımlar siliyor sessizliği
Yalnızlık biraz daha kalabalıklaşıyor
Durdurduğum dünya elimden kayıyor yavaş yavaş

Bu kaçıncı çiy düşen dizelere
Ayaza çalan kaçıncı tutuşmuş kalmış gecem
İhanetlerin bestesi dilimde
Savaş açıyorum her seferinde gönlüme

Oysa hep yorgun
Son savaşında bu kalem
Namlu ağzında
Sekmeden vuruyor
Yaralıyor
Rulet hala dönüyor
Son mermi ‘AŞK’
Candan can alıyor
Öldürmüyor.
13/4


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yaşasaydım
Yaşım yedi olacaktı anne
Bu yaz sünnet de olacaktım
Kardeşimle el ele
Okula başlayacaktım

Siyah önlük almayacaktın
Sözün vardı bana
Kararmasın diye içim
Mavi giyecektim, umut olacaktım

Büyüyecektim
Asker olacaktım
Baba olacaktım
Yurdum toprağına, yarın olacaktım

Yaşım yedi olacaktı anne
Dağıttıklarımı toplayacaktım
Hafta sonları babamla gidip
Para kazanacaktım

Olmadı anne!
İki dünya arasında kaldım
Burası da kalabalık ama
Sıkılıyorum işte

Özledim sizi
Hem de çok özledim anne
Ayaklarım altında, hayal denizi
Balık yerine kuşlar geçiyor anne

Bakıyorum,
Elimi uzatsam dağılıyor bulut dalgaları
En derinde siz varsınız da
Kalkıp gelemiyorum anne

Üzerimde hala yıkıntılar
Gözlerimde hala odamın tozları
Ayaklarım yok anne
Sol gözüm yok

Oğlun yarım anne!
Sol göğsünden kopardılar beni
Sütün son damlası boğazımda
Bebeğin, canınım hala değil mi anne

Ben yüreğinde büyüyorum
Sen gözlerimde
Ağlama sakın ardımdan
Benim için de dua etsin babam
Duvarlara teslim ettim diye oğlunu
Yakmasın sigarasını

Yalnız değilim
O kadar baba var ki
O kadar ana var ki
O kadar çocuk var ki......

Burada insan çok da
Orada insanlık ölmüş anne
Biz ağlıyoruz ardınızdan
Siz avuçlarınızı açın anne...


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yaşlı çitlembik
Çitlembiğin yaşlı gölgesinde kambur anılarım
kan ter içinde misketlerim...kiremit tozu ellerim
Parmak ucumda seksek çemberim
tek ayak üstünde oyunum, bir yanıp hep yorgun

Aksak, huysuz mısırcının kazanında haylazlığım
Kokusunda köşe kapmaca oynar göz yaşlarım.
Bir çatapat sesinde hükmederim bayramlara
Bir top patlağında bombalanır şehirlerim.

Renkli kibrit kutularını basarım kaldırıma
Beş taşın hep siyahı ben
Bir uçurtma gülüşünde asılır baharlarım
Kuyruğunda dağılan kelebekler ben

Koluma sildiğim ağlayışlarım aklımda
Kumbaramda salkım söğüt dut lekeleri
Mendil kaparken döküldü, ağız dolusu nisan taneleri
Yüksek bahçe duvarlarında masum küfürlerim

Bir çitlembik gölgesine yaslı kırgın kadınlığım
Daralan sokakta ip atlar kısa etekli hayalim
Bir tokmak öperken dilsiz kapıyı, elleri uzanır dedemin
Bir file bayram uzatır, yaldızlı kâğıtta bir parça sevinç

Sabundan balonlar salarım Afrika çocuklarına
Kırmızı etekliğimden gelincikler dikerim
Yiter gider ellerimden hayat, çekip gider küçük adımlarım
Çocuk ellerim siler güne solan yüzümü

Bir çitlembik dalına asılır komşu çocuğu
Yeni yetme bir son bahar kapıyı vurur
Bir yaz daha katlanır sandık arası
Ruj izimde büyür bez bebeklerim.

Bir çitlembik ağacı devrilir
Çilli bir tane düşer avucuma
Gölgesinde kalır kanatsız kelebeğim.

- Ne zaman bir çitlembik ağacına kaldırsan başını
Tuz buz ederim güneşi bakışlarına ki; gölgesinde uzun durursun

2007 21 08 / Kumbaramdaki harfler


..:: RadyoMedcezir ::.. Kültür Sanat Edebiyat & Webkure Hosting Yönlendiriliyor Lütfen Bekleyin.. & www.siirinebi.com


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yaşlılığın Sonu
Gözlerinde gördüğüm dipsiz kuyuydu
Ne karası vardı bakışların
Ne mavisi
Ne yeşili
Perdesi vardı önünde buğulu
Ardı koyu gri *******
Donuk
Beliren çizgiler
Öylesine içiçe
Hangisi önce çizilmiş
Belli değil en sonu
Yıllar çökmüş üzerine
Kimi pamuk tarlası saçları
Kimi tekir kedim gibi alacalı
Onu bile kaybedenler vardı
Başında yemenisi teyzeler
Ya da kasketi konduran dedeler
Dökük dişleriyle konuşurken
Utangaç halleri
Eliyle ağzını kapatmaya kalkan
Yıllara meydan okuyan nice çehre
Aralık dudaklarda
Yılların götürdüklerinden kalan boşluklar
Sır dolu tebessümleri
Elleri çatlak toprak sertliğinde
Bir deri bir kemik
Ama sımsıcak, içten
Sohbete susamış kulakları
Neler yaşadılar
Kaç yürek hoplattılar zamanında
Geçmişin delikanlıları, genç kızları
Bilirlermiydi bir gün burada olacaklarını
Hasret kalacaklarını sevdiklerine
Unutulacaklarını
Hayırsızlığı görmek için mi büyüttüler çocuklarını
Sefalet içinmi çalıştılar, didindiler
Ödedikleri hangi suçun cezası
Yaşlılığın sonu
Yalnızlığa müebbet mi olmalı


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yaz Aşkım
“ Başlarım, biteceğini bile bile
bu aşka başlarım…
Hem seni, hem de kendimi
Ateşe atarım…
Sokul bana yaz aşkım”

Gidişinin üzerinden dört gün geçti
Dört duvar sanki şehir
Bir köşede dörde katlı sevişmeler
Biraz rutubet var üzerinde
Ve yokluğuna
Hazandan düşen sarı lekeler

Çürümüş duyguların kokusu sarmış
*******ine ördüğüm saçlarımı

Sana kilitlediğim dudaklarım
Rengini atmış teslim oldukça hasretine

Bir ah! kalmış
Boynu bükük yaseminlerden

Bıraktığımız kıyıda ıssız ayak izlerimiz
Direniyomuş dolunayın gölgesinde

Islak da olsa
Gözlerimde titriyor gülüşün

Gidişinin üzerinden dört gün geçti
Dört kapı açtım umutlara
Sensiz karanlığa dört mum yaktım
Kırmızı lekeler var üzerinde
Ve kanayan suskunluğumda
Ağustos’dan kalma sıcaklığın

Gidişinin üzerinden dört gün geçti…
Bıraktığınsa özlemin …ve gözlerin


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yazık olmaz mı?
Ölüme bir adım daha kaldı
Gözlerde buğu
Nefesimde darlık
Ya omuzlarımda görmediğim
Onca ağırlık

Yaşam mı zor geliyor bana
Yoksa ben mi fazlayım hayata

Yalnız denizlere bir kulaç daha
Tenimde ayaz
Batan binlerce çakıl ayaklarıma
Ya kanatmadığı halde çektiğim
Bunca acı

Sevmek mi zor geliyor bana
Yoksa ben mi fazlayım aşk a

Sensizliğe bir sabah daha
Hala uyku yok gözlerimde
Az önce yıkıldığım andı sesinle
Her şey bir nefeslik sanki
Onca biriken özlem

Ölmek mi zor geliyor bana
Yoksa sensiz yüreği taşımak mı

Ah olmasan bu yürekde
Çoktan... çoktan ölmüştüm ya

Ölümden korkmam da
Ya bir sabah uyandığında
Yenilirse içindeki öfke
AŞKım kazanır...da
Ben olmazsam hayatta

Yazık olmaz mı?

Not: Süresini bilemiyorum ama bir müddet aranızda olamayacağım. Şimdiden tüm paylaşımlarınız ve yazdıklarımı okuduğunuz için teşekkürler. Kendinizi sevmeyi ihmal etmeyin!
hoşçakalın.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:28 AM

Yeni adın
Soğuk bir toprağa bıraktık ılık bedenini
Bilmediğim bir karartıydı üstüne örtülen
Sonsuz bir yalnızlıktı dört duvarın
Ölü-ydü yeni adın.

Serilemediğin çimleri serptik üzerine
Kürek kürek savurarak
Kardık toprağına hayatını
Kefendi sana sarılan kol.
Ölü-ydü yeni adın.

Seni bırakıp dönmek zor olan
Özlesem,duyacağım ölümün sessizliği
Dokunmak istesem, bir avuç toprak
Buram buram hasret kokan

Ninnilerin olacak dualar
Gece yorganın
Küçük küçük böcekler dokunacak sana
sakın korkma
Karanlıkta kalacaksın,
Yalnızım diye sakın ağlama
Ne yaşayan ölüler var hayatımızda
Sen, ölüyken yaşayacaksın.


Dün toprağa bıraktığımız Aslan amcaya armağanımdır.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:29 AM

Yeter mi?
Yanında olmak vardı.

Teninde
Tutuşmak,
Gözlerinde
Erimek.

Sevişmek utançsızca.
Susuyorum
Sesine
Öpüşüne
oldum olası açım

Seni seviyorum
Yeter mi sevmene.

Yanında olmak vardı.

Dilinde
Aşk
Bedeninde
Aşk

Sevişmek utançsızca
Düşünüyorum
Dokunuşlarını
Dokunuşlarıma katıp

Seni istiyorum
Yeter mi istemene


Olduğum yerde yaşamak kaldı
Sen yoksulu gerçeğimde

Seni çok özledim desem
Yeter mi gelmene

‘Denizleri aş da gel...kurbanın olam
Kurtar beni buralardan, ne olur ’


Arzu Altınçiçek


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:59 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.