www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yasemin Sezer (https://www.cakal.net/showthread.php?t=133924)

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:47 PM

Cici

Kelimelerin cicileriyle bezeli şiirlerdi beklediğiniz
Cici acılar, cici isyanlar, cici aşklar...

Gemilerdiniz rotaları belli
Cici tersanelerinden imal...

İlkokulda;
“Yirmiüç Nisan Kutlu Olsun” diye bağrışan
____Ki ne güzel...
Bazen;
“Yandım Allah” diyen inleyenlerdendiniz

Peki;
Siz bunları neden öğrendiniz?
Siz hiç içinize
Dönemeyenlerden miydiniz?

“Akıl sır ermiyor” cümlesinde
Sınırlarınızı aradınız mı hiç?
Merak ediyorum;
Kaç mil gidebildiniz?
Limitleriniz ki;
Düş ve düşün deryasında,
Kimlerden/neden çekindiniz?

Sanrılarla yoğruldunuz,
Hatta çok da yoruldunuz
Sonra büyüdünüz birden...

“Amcalar... Teyzeler...”
“Beyler.. Bayanlar...”
Aman ne güzel! ! !

Hele bir de eskimişse
Taban zoru yolunuz
Tamam
“Oldunuz! ! ! ”

Asmak, kesmek
Sorgusuz infaz
Kabil.

Kabiliyeti biçmek,
Edimler ardından
“Kafi(r) ” demeler
Caiz.

Oysa
Üç yaşındaki bir adamın
Dökülen saf terinden
Sınırları sınırsız gülümsemesinden
Resimleri düşündünüz mü hiç?
Kırmızı dalgalar
Mavi güneş
Çöp adamların dahi uzatabildiği eller...

Bilemediklerinize gömülmeyin artık
Ne olur?

Düşünün...


Cici;
Bizim bakkalın kızının elinden düşürmediği ağaç dalının ismi şimdilerde...

Hey! ! !
Sınıra bakın..! !

Peki ya sizinki
Nerede?






05.11.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:47 PM

Cihan

Cihan cihan dedikleri
İki delikli koca göbekli
Ateş topuna ayar çeperi
Uz mabedi denge seli
Topraktan seyrüseferi
Cüz bağrından kül ile
Vardın mi
Dönmek zaruri

21.11.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:47 PM

Ç/özüm

Us/anmadan gelir
Em/eksiz
Tiryakinin nefsine
Aşktır ç/özüm

21.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:48 PM

Çay Bardağı

.

Bildiklerimi anlattım bir çay bardağına
Şekerlenmiş hasretim
____ dem tutmadı geçmişim

Kaynatan ocağın köpüren suyu oluduğumu
Buhar inancımla
Demlenemeden bardağa dolduğumu...

Çatlamış cam yüzeyin candan kaçışıydı bu
Dağıldı....

Ne çay anladı...
____ne bardak...

03.09.2005


.

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:48 PM

Çekin İpimi

En ölü uykudan
Mucize çeşmesine akan
Ölüye kan saran
Irmak

Soruyor

Narin tende
Yaşam
Nefesi’n

Neden
Soluyor?

Çekin (i) pimi

Hadi!


Eylül 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:48 PM

Çilingir Sofrası

.

Eksiksiz 'çilingir' sofrasının
İlk kaidesi 'anahtar'
Olmayınca ne eylesin,
Zeytin karası yar/a(ğ) lar

Çağrım olsun;

Yasaklara yol ver,
Aklansın adına yazılanlar

29.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:49 PM

Çin Gülü’m

Perdesi aralanmaz köhne evin bahçesinde
Usulcacık yaban otunun cılız köklerinde uyku
Salınmazdan önce veresiye gönlümüze
Titrek bekleyişlerden feyiz ile
Çiçekler açar
Kırmızı, mor, pembe
Aralanırken perdeler
Hatta çürümüş ahşap kepenkler
İçeri mis girer
Mis kokar küflü entariler
Doğa alkışlar kendini
Gürler şimşekler
Yaban, yaban değildir artık
Bahar bahçenin Çin Gülüdür
Gülümser


11 09 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:49 PM

Çok Zor

Şehrin tüm ışıklarını söndürebilir miydik?
Bir mum olsun yanmaksızın
Bedenimin ışıkları söndü sanki
İnsancıllığımı da aldırdım
Hoyratım, savruğum
Senli nefes alırken
Yavaş yavaş daralıyorum
Sessizliğine alışamıyorum
Enerjim de kalmadı
Karar verdim
Bugün ölmek istiyorum...
Çok zor

Verdiğim sözler
Aklın menteşelerini yağlar gibi
Kayganlaşıyorum
Savunularım da yok artık
Serseri mayın derler ya işte öyle
Çarpan kendine gelemiyor bir daha
Virüs gibiyim
İyileşemeyiz de artık
Biliyorum...
Çok zor

Sokağa çıkıp gördüğüm ilk kediye anlatacağım
Çocukken de öyle yapardım
Onlar öyle bel bel bakarlardı suratıma
Gözleri elimdeki yemek kasesinde
Anlatırdım, dökerdim içimi
Dinlemenin mükafatı koca kase dolusu yemek olurdu
Artık büyüdük de, olmuyor öyle
Delilik oluyor adı
Doğru ya akıl lazım bize
Nedense?
Anlatamıyorum artık...
Çok zor

Penceremin önünde oturuyorum
Mis yağmur, toprak kokuları süzülüyor odama
Ilık nefesini, sıcak kucaklayışını yeniler gibi
Hatırlıyorum tek tek...
Tüm anlar ki
Ne kadar az..
Az çoktu, bildik/sustuk
Susmadan mütevellit yazdık da doldurduk boşlukları
Aşıktık biz adam, hem de çok aşık
Öylesine nefes almak gibi değil
Ciğerlerini orman kokusuyla harmanlı soluyan bir nefesle
Öylesi aşıktık ki korktuk/kaçtık
Şimdi biz olmak...
Çok zor

Sensiz eğlencelerden dönüyorum
Bedensel varlığın anlamındaki sensizlikten
Senli düşüncelerle kıvrılıyorum ritmik namelerin içine
Bir kadeh dikiyorum kafama, vakur şerefine
Gülümsüyorum dolunayın gülümser silüetine
Yineliyorum sessiz haykırışları
Cevapsız mektupların adını sen koyuyorum
Vaadedilmemiş tebesümleri sıralıyorum peşisıra
Böylesi olmalıymış kabulleniyorum
Anlamak mı?
Anlamıyorum...
Çok zor

Bir çocuğumuz olsa nasıl olurdu dersin?
Güzel olurdu, iyi olurdu, çokça şaşkın, üretken olurdu
Kendi ruhunun rüzgarını dinleyebilen bir çocuk
Masal kahramanlarına bürünmez, kendi kahraman olurdu
Düşüncesi bile bu kadar güzel
Gerçeği nasıl olurdu?
Cesur çocukları bırakalım cesur ebeveynler doğursun, değil mi?
Olurdular olmaz
Olması...
Çok zor

Matematiksel işlemlerin hareketi oynak
4 işlemde saklıymış hayat
Topla mutlulukları, aşkları, başarıları
Çıkar nefretleri, hataları, pişmanlıkları
Çarp zaferleri, cürretli başkaldırışları
Böl yıllara, günlere, anlara
Son aldığın nefese neticen düşer
Elde var bir, o da sensindir
İki kalmak...
Çok zor

Paylaşımların zaferleri eksikse hayatta
Varsın günahın elması da sallansın dalında
Nesillere vesile olamamak kadar eksik kalırsın
Bir başına
Çift şeritli bir yolun gelen ve giden yolcusu
Yolları bitiren varışlarsa
Devamlılık aynı şeride yolcu olmak değil midir?
Varışın, başından beri yanındaysa
Yolculuğun bir ömür boyu değil midir?
Aynı sularda yıkanmak, aynı göğün altına uzanmaksa
Damlaların kaçı sana, kaçı bana düşer saymak niyedir?
Paylaştığımız gökler bizi harmanlamak için değil midir?
Avucunu sıkıp da şah damarını onun damarına vurmadan
Aklını alıp da onun aklıyla katık, alim olmadan
Her uyandığında burnunun ucundan onun nefesini solumadan
Geçecekse bir ömür, yaşamak niyedir?
Hayat anlamlı paylaşımlarla yaşamak için değil midir?
Yoldaşım
Sensiz...
Çok zor

Arsız gerçekler var hani kuralsız
Kahve bahane muhabbet şahane der gibi
Sen bahane, aşk şahane sevgilim
Yoksun ya artık yarınımda
Garantisi aşkın canımda
Aşk eskimez, yıpranmaz, devrilmez
Özlemler sevişir en şiddetlisinden
Yanındaki en sevilesi, aşık olunasıdır belki
Olamazsın
Yanındayken...
Çok zor

“Tesadüf yoktur”
Bakışmalar, tartışmalar
Anlaşmalar, karışmalar
Yenilikler, kadimlikler
Tatlı tatsız atışmalar...
Dengeyle serpiştirilmiş lekeleri gibi tuvalin
Adı konmazdan önce
Sebepli yolculuğumuzun boyaları tükenmez
Bizi biz yapana
Tesadüf demek...
Çok zor

Yakalamak parmak ucundan
Olta ucunda balık
Ağaç dalında yaprak
Alnından bir perçem saç
Yakalanmışların hatırına salınır aşkın
Eskicinin yalpalayan arabasından
Tutamacı kalmamışların pazarına yolcu
Avaz avaza bağarır
Eskici...
Yenilenmek...
Çok zor

Sabahlara sırılsıklam ayarım
Başucumda günaydın mesajın
Avuntuya mecali kalmamış, yorgun
Tekele teslim acım
Yastıkla flörtüm sonlanır
Yarınların rüyalarına dolarım
Dolandığım telefon kabloları da iletmiyor
Gelmiyor artık mesajın
Bu bekleyiş...
Çok zor

Devlet adamları kıskanır
Böylesi adil kaypaklığı
Ve baltasını saplayan
Yaraladıktan sonra geri kaçan
Bir daha aslaları
Tomruklarla nehirlerde yüzen baltacıları
Üzerlerinde çocukları oynar
Babaları kaypaktır
Sözünden döner
Oyunlara vesiledir
Umursamazlar
Ve bilmezler
Kesilen dev bir sekoyadır.
Pişmanlık/Geri dönüş...
Çok zor

01.09.03
Ben de acıdım
Doğarken batan güneş
Kaderin demi
Yakındır vuslatın gömü
Tahta kültablaları gibi
Söndür sigaranı
İzsiz kalmak...
Çok zor

Ot bitmez topraklara
Bahar gelmez yaşamlara
Düşen ilk damlayla
Çoşan taze aşklara
Sormak lazım
Su nedir?
Çöllerde filiz vermek...
Çok zor

Kaygı teknesine yolcu
Çizgisi silik ufuk adlı kadın
Dongun denizde saçlarım çizgi
Salınır, süzülür
Gözlerine bakar arkadaş
Sırtın dönüktür
Yolcuya yer sormak...
Çok zor

Pürüssüzdü tende dokun
Yalansızdı uykuda kokun
Zafersizdi ayık şafaklar
Kalabalıktı ölüm
Yalnızdı doğum
Şifalar saklıdır
“C” diyen sesinde
Aydınlanmak gözde
Yalvarmak dizde
Savaşın değil cephe
Yüreğinin siperinde
Kazanmak...
Çok zor

Oyalı örtüleri tığlar
Destansı masalları babaanneler
Koca duvarları ustalar
Verimli toprakları köylüler
Bir de beni şiirler işler
Şiirsiz kalmak...
Çok zor

Buz mavisi adında
Tadın da canımda
Çok zor diye diye
Bugüne de vardım
Yarınlara ne kalır
Sensizim...
Sensizim...
Sensizim...




Mayıs 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:49 PM

Dam/ar

meneviş bakışlı felek şaşırtanım
takatli yolların ardında
gülüm(seyen) de titrer

hordur çapasında dolanan yosunlar
gömüldüklerine ağlar
nice ölü doğan yarınlar

al yuvarlar
şahımda akan
deli/kor
fırtınalar

ezerim başını
ak tohumların
çok gördüğümüz
kan tarlalarındadır
acı filizler
fokurdayan

öylesi tıkırında
on parmak
içi boş sesi yalan
nafile
duyursam
gelmiyor nefesi


kabul bu usta
yol uzun da
tıkandığım yollar
kırmızı/kan


22:35

20 09 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 03:49 PM

Damla

şu havanın sakin duruşuna
aldırmadan
yağmur yağsa diyorum

sema irtifadan
burnuma çarpan
bir damla olsan




.

28 09 05

Yasemin Sezer


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:31 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.