www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mazlum Zengin (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135345)

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çınar ağacı

Çınar ağacı, neden üzgünsün?
Neden gözyaşı döküyorsun?
Bir-bir gelip geçenlere,
Mahzun mahzun bakıyorsun.

Üzülme, yine yaz gelecek,
Yine çocuklar salıncak kuracaklar dalına,
Sevgililer buluşacak gölgende,
Yine aşıkları duyacaksın hasretle.

Kuşlar yuva yapacak dallarına,
Çocuklar salıncakta,
Kuşlar yuvada sallanacaklar.
Sevgililerin öpüşmelerine tanık olacaksın.

Üzülme, güzel çınarım üzülme,
Her kışın bir yazı,
Her gecenin bir sabahı,
Her kara günün bir aydınlığı var, üzülme.

23.06.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çiçeksin

Sen bir kardelensin güzelim
Bembeyaz bir gelinlik gibi,
Güneşi görmek için yukarılarda
Karı delip yürürsün güneşe doğru, tek bir adım.

Sen kırlardaki papatyasın güzelim
Bir devedikeninin yanında boynu bükük
Toprak kızgın, toprak çatlak çatlak
Bir damla su beklersin bulutlardan, tek bir damla.

Sen kaya çatlağındaki bir nergissin güzelim
Ulaşılamayacak çıkılamayacak bir yerde
Yüksekteki, zirvedeki ayrıcalığınla,
Etrafına gülücükler saçarsın, tek bir gülücük.

Sen bir mor menekşesin bir parkta güzelim
Etrafındakilere göre mağrur ve gururlu
Sana dokunmak istiyorlar gelip geçenler
Bende dokunabilsem sana, tek bir dokunuş.

01.03.2002

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çocukluğum

Akşamüstü parktaki banktayım,
Salıncaktaki, kaydıraktaki
Çocuklara bakıyorum saatlerdir,
Mutluluk,sevinç,
Gözlerinden fışkırıyor.
Bir o yana, bir bu yana koşan,
Çocuklara bakıyorum saatlerce.

Bunlar, çok şanslı çocuklar,
Bunlar, bilgisayar çocukları,
Kendi çocukluğuma gidiyorum birden,
Kıl topu, bez topu, mazı,
Ekene çocukluğuna,
Cır, ara kesme, uzun eşek, çocukluğuna.

On yaşında, sürü peşinde,
On iki yaşında, eli,saban üstünde

On üç yaşında,elinde orak,tarlada sıcakta.
Biz çocukluk görmedik ki,
Okulda, kız arkadaşımız olmadı ki bizim.
Köyde, kırsal kesimde,
Çocukluk yaşanmaz,
Böyle çocuklukta olmaz ki.

27.05.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çocukluğumdan kaldı

Bendeki, çiğdem, nergis kokuları
Çocukluğumdan kaldı dostum
Örselendim toprakla, tabiatla
Gömdüm yüreğime dağ çiçeklerinden.

Bendeki, Keven, Gıngıl kokuları
Çocukluğumdan kaldı dostum
Emdim özlemi, hasreti mevsimlerce
Dağlarında çiçekle oynamamdan.

Bendeki kayısı, badem kokusu
Çocukluğumdan kaldı dostum
Şirin görünmek için sevdiğime
Yakama taktığım çiçeklerden.

Bendeki güneş yanığı kokusu
Çocukluğumdan kaldı dostum
Tarlada aç, susuz, yalınayakla
Kızgın toprakla öpüşmelerden.

Bendeki nem ve rutubet kokusu
Seksen’ den kaldı dostum
Bedenimi güneşe serdim
Çıkmadı Eylül kokusu üzerimden.

El ve ayak bileklerimdeki izler
Pranga, kelepçeden kaldı dostum
Bu berbat şairliğim, duygusallığım
O Günlerden gelir derinden.

17.01.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çocukluğumdayım

Çocukluğumu yaşıyorum bugün
Tek tek adımladığım topraklarda
Bağ ve bahçelerimizde her köşe, anı dolu
İlk giydiğim iskarpinin çamur olduğu yeri
Dut ağacından düştüğüm
Yediğim sarı kiraz
Karanlıkta el yordamıyla bulduğum kayısı
Havuzunda kurbağalarla birlikte yüzdüğümüz
Dedem ve babaannemle
Anılar tazelendi bellekte
Her santiminde izler var
Ve her ağaçta bir yaramazlığımız
Ama, o zaman fark etmediğim bir şey var
Sessizlik ve huzur
Sessizliğin güzelliği
Kuş seslerinin, cırcır böceklerinin
Uzaklardan gelen horoz seslerinin güzelliği
Şimdi yeni keşfettim
Seksenlik delikanlıların saf ve samimi sevgileri
Ve her zaman insanlarının içten ve candan sıcaklığı
Büyükşehirlere, kentlere inat
Sevgilerini, karşılıksız paylaşmalarını fark ettim
İmecenin halâ var olduğu
Çocukluğumdayım birkaç gündür
Kırkbeş sene öncesindeyim
Karanlıkta yürüyemediğimiz köyüm
Şimdi ışıl ışıl karalara inat
Şehirleşmesine, modern görünümüne
Ve örf ve ananelere bağlılığına çok sevindim

01.10.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çok oldu

Çok oldu, gideli çok oldu,
Kalbimin sıkışmasını,
Memedeki sütle gidişini,
Böğrümdeki bıçak yarasını,
Ve
Kalbimi kırdığını unuttum.
Gelmiyor musun?

Çok oldu, gideli çok oldu,
Yarların yanı başında
Tetikteki ceylanın ürkekliğini,
Seni anıyorum, seni
Derdim büyük ince, ipince
Ve
Senin yüzünden yataklardayım
Sormuyor musun?

Çok oldu, gideli çok oldu,
Yaralarım kapanmaz,
Çaresi sensin.
Doktorların işi değil,
Seni özlüyorum, seni
Ve
Gönül gözün açık değil mi?
Görmüyor musun?

09.06.2005

('ŞİİR HARMANI'ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Çöpcü ağabey

Ağzında sigarası
Portakal rengi üstlüğü
Lacivert pantolonlu ve şapkalı
İri yarı
Elinde yeni çıkan plastik süpürgesiyle
Hızlı hızlı yerleri taraklıyordu
Ve toz boran etraf
Bazen toz alttan gelir
Bazen üstten eser rüzgâr
Ama her seferinde tozlanır
Bizim dışarıdaki sehpalarımız, mobilyalarımız.
O kadar hınçla ve hırslıydı ki
Süpürgenin yerle temasını görmelisiniz
Alttaki asfaltı sökercesine
Ve kanını dökercesine.
Bunu gören mobilyacı
Yerleri bir güzel suladı
Ve adama yanaşıp,
‘Ağabey bu süpürgelerin su püskürtenleri çıkmış
sizde yok mu’? dedi muzip bir şekilde.
Yok dedi adam ‘bize daha vermediler’
Ağabeyin takatı
Ağabeyin sabrı
Ağabeyin sigarası bitmek üzere
Güneş yükseldi tepeden
Çok sıcak olmadan
Amirleri gelmeden
Bitirmesi lazım işlerini
Aceleciliği bundandır
Bundandır sigarasını hırsla çekişi
Bundandır asfaltı sökercesine süpürgesine asıldığı.
Yüzünde boncuk boncuk terler
Ve tertemiz oluyor yerler.
El arabasına asılı poşetten çıkardı
Güneş’ten ılımış şişedeki suyunu
Dikti kafasına yorgun bitap
Her gün aynı görüntü
Her gün aynı icraat.

15.06.2005

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Damlalar Deniz’e yürüdü

Damla damla toplandılar bir yerde
Çeşme olup yürüdüler Denize
Işıklandı gözlerdeki o perde
Bir sel olup yürüdüler Denize.

Bir mayıs sabahı yere düştüler
Anaların gözlerinde yaştılar
Nice nice barikatı aştılar
Dere olup yürüdüler Denize

Halkının elinde üç tek gülüsün
Deli deli esen bahar yelisin
Yüreklere akan sevgi selisin
Irmak olup yürüdüler Denize

Damlalar, çeşmeler, dere birleşti
Derelerde ırmakla bütünleşti
Yoldaşların meşalesinde ateşti
Nehir olup yürüdüler Denize.

Mazlum’un yürekten sevgisi taştı
Aşılmaz dağları kolayca aştı
Nehirlerle Deniz can kucaklaştı
Sevgi olup yürüdüler Denize.

14.05.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Darağacı,yım ben

Bir ağaçtım ben
Başı karlı dağların eteklerinde
Çocuklarım ve torunlarımla yaşayan bir ağaç.
Bir seher vaktinde,
Yankılandı balta sesleri orman Deniz’imizde
Kestiniz kol ve bacaklarımı,
Geçirdiniz işkence dezgâhlarından
Size göre biçim ve ebatladınız
Vakitlerden bir vakit,
Diktiniz üç ayak üzerine beni
Zirveme bir yağlı urgan taktınız
Ve ucunu da ilmek yaptınız.
Kan akıyor gözlerimsen, kan
Bir ağır koku var yakıyor geniz
Süzülüyor gözyaşlarım yanaklarımdan
Derelerce, ve oldu Deniz.
Ve üç fidan gözüktü uzaktan
Ak giysiler içinde prangalarla.
Önce birini
Sonra ötekini
Daha sonra diğerini getirdiniz
Getirdiniz üç ayağımın arasına
Taktınız yağlı urganları boğazlarına
‘Dışarıda delikanlı bir bahar’
Çiçekler açıyor dışarıda Mayısta
Ve
Ve siz gül goncalarını soldurdunuz
Adımı da siz koydunuz.
Ağlıyor Anne, Baba, Kardeş Bacı,
Sayenizde adım kaldı DARAĞACI.

26.04.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:08 PM

Değdirememiş

Karagözlüm yüreğinde yangın var
Aşkını kimseye söyleyememiş
Korlanmış sineye sığmamış çok dar
Seni seviyorum diye söyleyememiş.

Aylar, yıllar oldu bitmedi mi yas?
Çıkar yüreğini sev olmasın taş
Gül artık gözünden akmasın yaş
Gözünü gözüme değdirememiş.

Gözünden kalbine bir girebilsem
Deste deste güller bir derebilsem
Elleri korkusuz ben tutabilsem
Beni sevdiğini söyleyememiş.

‘Korkunun ecele faydası yoktur’
Seni doyuracak sevgim pek çoktur
Senden başkası da kalbimde yoktur
Kalbini kalbime değdirememiş.

Sevdiğim yükünü dağlara yığmış
Cihan’a sığmamış da yüreğe sığmış
Fazla naz, da aşık usandırırmış
Mazlum’a sevdiğini söyleyememiş.

29.06.2006

Mazlum Zengin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:35 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.