- -
MeraL Vurgun
(
https://www.cakal.net/showthread.php?t=97045)
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:37 PM |
Düş Yarım Kaldı
bilemezsin
içimde bir İstanbul nasıl kanar
o halaya durduğum meydanlar ağlar
vatansız kimliğime vatanım yasak
gelemem...
oysa içmek vardı seninle zamanı
kara bulutlar kaşlarını kıskanır
ha boşaldı, ha boşalacak sağanak
seninle
çağlamak nehirlerce
akıp gitmek *******ce
okyanuslara karışmak, kaybolmak
dağların dumanı olmak
çoğalmak türkülerce
hesapsız-kitapsız
doğrudan ve dobra sevmek
sınırsız paylaşmak ömrü
şarabı yudumlamak aynı kadehten
aynı sigarayı nefeslemek
kah çocuk olmak kollarında
kah ana olup şefkate sarmak seni
dudaklarında nefessiz
bir yastıkta karşılamak güneşi
ilk kahveyi gözlerinde içmek
bölüşmek zeytin tanesini
namusunu tutmak ellerinin
dökülmek gözlerine pervasız,
ilham almak bakışından
ve yazmak seni
okumak sayfalarca
yarım kalan ne varsa çekip almak
sınırsızca yaşamak.....
uyandım
düş yarım kaldı....
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:37 PM |
Düşlerde Kalan
aynalarda gördüğüm al kadife yüzün
hayatın özsuyudur
her gün hayatın yaralarına
melhem gibi sürdüğüm
her gün düşlerimde büyüttüğüm
o şaşmaz o kirlenmez ruhundur
bir çiçek gibi kopartıp kendimi
göz bebeklerine dolmak
bütün soluk renkleri boşaltmak isterim
gülüşlerimin yarısı alnına nakışlı
yarısı dudaklarımda mühürlü
bütün boşluklar kristal mavi
-bir başka boyuttan gelmiş gibi-
ve şuramda ölümüne bir sevda saplı
çivileyip gözlerimi geceye
sorup durdum
-şu parlayan yıldızlardan hangisisin
içinde yudum yudum dilimi gezdirdiğim
şarap kadehinde misin yoksa
üstümü mavi ile örten bu gök
bakışınsa niye görmüyorum-
bir istiridyenin kabukları arasında
bir inci tanesi gibi
kendimi sunduğum bu hayat
bana yabancı şimdi
boğulmuşum kösnül sularında
bir ben vardı, benden önce
–düşlerimde kalan-
aramızda bir aşk vardı
çok eski çağlardan bu yana
sürüp giden ve sürüp gidecek olan
onu da alıp gittiğinden beri
yok saymışım yaşamaya dair
ne var ne yoksa
sen yokken
erguvan kokularına bile kar yağıyordu
tanrısal yüzler, tanrısal adlar
sahte ve sahtekar melekler
caniler, katiller
“insan hakları”ına soyunmuşlardı
insan soyarak, insan yakarak
karanlık mahzenlerinde
hala kitaplar yağıyordu gökten
ve peşi sıra da kötekler
sonra uranyum
ölüm tüccarları barış elçisi kesiliyordu
Musa’yı Nil’e daldırıp daldırıp aklıyordu
kendi elleriyle Firevun
ve Roma’da tarih oluyordu
son tanrının miladi elçiliği
tabusuz başıma yemin olsun ki sevgilim
dişlerinin arasından kan sızarak
onlar yine “barış” diyecekler
ve biliyorlar ki onlar da
biz bize hiç küsmedik
ve devri alem
çırılçıplak insanlığı evrenin
deri ile kemik arası isyan sıcaklığı
fırtına öncesi durgunluğu gibi denizin
ve sel gibi akarak söylenecek şarkılar
ve kalabalıklar, kalabalıklar
susmayın artık
söylenecek çok sözümüz var
ve aşk
yani sen ay can
ve can ötesi
aşkla sen ve ben
durma öyle mahzun
bu yol çok uzun
yaşayıp yaşatacağımız
daha paylaşmaya başlamadığımız
kendiyle tanışmamış bir ömrümüz var...
del gel sisleri, gör ellerimi
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:37 PM |
Düşün
gün akşama değerken usulca
yarasından kan damlayan
denizine küsmüş
ak martılar geçir düşlerinden
yaralı turna sürülerini
çılgın kırlangıç göçlerini
bu uçsuz bucaksız everene yaz
kirpiklerinin ucundan
çiy damlalarıyla adını özgürlüğün
tabu gölgelerinin yuttuğu karanlıkta
düşün denizin kızını
bu köhne dünyada
yiğitlik ve itlik
dostluk ve puştluk
korku, cesaret ve esaret
kavga ile ihanet
ateş ile su koyunkoyuna iken
can içinde can ile
düşün denizin kızını
oba türküleri
metropol yozluğu
aşk ile yıkım
kir ile pak
nasıl iç içe yaşıyor bak
çam kokularıyla
mavi yosun saçları
acının en inadıyla
küsmeye bile hakkı olmayan
direncin tüm hoyratlığıyla
düşün denizin kızını
öfkenin kınında sevda ile umut
delindikçe daha derine inen
indikçe daha da delinen yarasıyla
gül ile dikeni sarmaşıklayan teniyle
düşün denizin kızını
bulutların ve hatta mavi göğün
kuşlarının kanadının bile kirlendiği
çocuk ellerinin dahi kanlandığı
bu katil dünyanın ortasında
kendi özsuyunun
özünün hüznüyle an
gözünün aşı ve yaşıyla
düşün denizin kızını
masallara toynak vuran gizemli deli taylar gibi
hangi çağ, hangi çığır, kaç fetih, kaç süngü yarası
kaç kanlı savaştan çıktığı bilinmeyen bir kale
hangi tapınakta, hangi Tanrıça’nın gözlerinde
yağmalanmış, linç edilmiş, gömülmüş
kaç aşkın kaç masum izi kalmışsa öyle düşle
fırtınası dinmeyen deniziyle
düşün denizin kızını
düşün ki
bağrından kanlı pençeli kartallar havalansın
ve başımıza örülen örümcek ağları dağılsın...
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:37 PM |
Eksik Kalmış Bir Masal
bezgin düşler bırakıyorum sana giderken
hiç gelmedim say
küflü anılar gibi kaldır
tozlu raflarda sakla yaşanmamış *******imizi
suskularıma inat
yeni bir aşk yarat
ay Tanrı’sı ol benden sonra
Tanrıçalar güneş doğursun sana
Ilgaz’dım başı dumanlı, hırçın
nergizler açardım her bahar
saçlarım sümbül
Rize yeşili bir tutam umut olancası
karanfil katardım sabah çayına
sigaram gül tadı
mahmur sabahlara uyanmadık seninle
vakur ve mağrur oturmadın karşımda
bu muydu aşkın adı?
eksik bir şeyler mi kalmış bu masalda
yoksa biz mi unuttuk yıllar yoruldukça? ...
istersen anma hiç, unut gitsin
iki eli kanda bırak anıları
balta girmemiş orman olsun
kurda kuşa yem et sevmelerimi
o delicesine sevda
unutulmuş bir efsane kalsın
ben toplayıp kırıntılarını yüreğimin
gidiyorum şimdi...
gayrı yeni bir rüyan olsun
her sabah anlat güvercinlere
-alnı al pürçek
yana taramış kakülü
on parmağı kınalı bir gelin
kahve sunar gümüş tepside
nazlı nazlı salınan bir deli gülüş
bir hayal kaldı gidenden geride-
ben yine sürgünüm
hiç bir tapınak almaz içeri
bir kaç damla düşer
göl olur yalnız kalışlarım
heybem rüzgar dolu
güneşli baharlardan kalma
ellerim yıldız
yeni şafaklara gebe
şimdi gidiyorum
yine savaşçı olacağım
gül pembe değil ayrılıklar
sana susmalarımı bıraktım
haykıracak sevmelerimi
unutamıyacaksın biliyorum...
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:37 PM |
Elden Ele
akşam alaca kara
serin ve selin
dağ yamaçlarına düşerken doğmuşum
bundandır hüzne tutkum
belki gün dorukları aşarken ölürüm
bu yüzden en çok maviyedir utkum
pıhtı pıhtı kan’mışım karnında anamın
bin yıllardan beri düşmanımdır savaşlar
kopuk kol, kopuk bacak, ellerimde kafa tasım
bin yıllar önce de gelip geçtim o meydanlardan
dost yarası kanarken içimin derinlerinde
ben bayraklar boyardım tuvalime
al kızıl salınırdı gönderinde ufkumun
sonra bırakıp bırakıp gitti biri diğerine
birinden ötekine, ötekinden bana
elden ele akıp gitmede bu sevda
beni yarınlara götür güneş
sonra ay
ay öyle gülsün ki yar yüzünde
dere kenarında bir söğüt dalı gibi uyansın
ve o şafak vakti o dere kenarından
kanatları gümüşi turnalar kavislenip havalansın...
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:38 PM |
Ellerin
sol yanımda durmalı bedenin közü
en yakınında seni sakladığım yerin iremi
öyle dokunmalısın ki ellerime
ateşi tutmalıyım parmak uçlarında
gül gibi
ve gözlerimden akmalısın yüreğime
Zemheri ayında çiçek açmalı saçların saçlarımda
her bakışta
senin mavi gökyüzünde dolaşmalıyım
bir hamlede
içinin deryalarında çalkalanmalıyım
damarlarında bulmalıyım yitirdiğim beni
ben diyorum ki sana
al senin olsun sol göğsümdeki cevahir
sen ellerini ver bana
ellerin ki
kalem ucunda şiir çiçeği
usul bir dokunuş
bir titreşim, bir varoluş
yani ben buralara geldiğimden beri
yüzümde beliren en içli gülüş
sen içimde yücelen bir dağ gibisin
yasla başını göğsüme
yaşamadan ölmek yok kitabımızda
yani ellerin sen
sevgilim, sen ellerin
deli ediyor beni
kah çözdüğüm, kah çözüldüğüm o dilin...
hadi gülümse gülüm
ne ben sana el
ne sen bana yabancı
yani bütün renkleri insalığın
çiçekte arı
dalda yaprak
öyle cömert ki bizi yaratan ana toprak
bu köhne dünya
bu kahrolası devran
hangi güne ışır ufukta güneş
kuşlar ne yana uçar bilir misin? ...
alıp başımı giderdim ya ben
deli başımda bu ağrı
yürekte bu yangın
gözlerine karşı böyle baygın
ve olmasa her yangında bir deli aşk…
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:38 PM |
Ellerin Munzur Koksun
ölüydüm senden önce
baykuş gagasında kan
çığlık çığlıktı *******
geldin
sarılıp öptüm dudak ucundan
arıydın kovanda
oğul oğul bal
geldin bir hırçın zamanda
içimde bir deli çocuk haykırdı
vurdu ayaklarını yere
başa çıkamadım
teslim oldum aşka
iç bir işgal bu
devrildi bütün dağları yüreğin
çığ gibi düştü aşk vadilere
ay doğdu can yarim
ay doğdu
yıldız topla bu gece dök gözlerime
maviye boya düşlerimi
ayaydın gülümse
ellerim yanıyor bak
hayra alamet değil bu gel git’ler
belli ki kış erken gelecek bu yıl buralara
ah etmem bilirsin
bir gün kim bilir
belki öyle bir gün
yarıp kozayı
uçup giderse ipek böcekleri bulutlara
perde perde gölge düşerse yüzüme
ellerin Munzur koksun
gözlerin Karadeniz baksın
ne küs bana
ne de ıra benden
kesme dost selamını
varsın ölüm erken gelsin...
Meral Vurgun
|
| F.S.Mehmet1453 |
10-21-2007 05:38 PM |
es
hangi dağdan esersin ey deli rüzgar
fırtına ol da gel
es savur beni
es ve del geç bedenimi
iç içe geçen gölgeler gibi
sar ruhunu ruhuma
es deli rüzgar
es süpür bu kirli yapışkanlığını dünyanın
es süpür tatlı dilinin kelamıyla
söylenmemiş sözler söyle
söyle ne söyleyeceksen
nasıl söyleyeceksen
es de yak bakalım
ne kadar ateş olur cürmüm sana
ey deli rüzgar
bir ferman çıkar hükmüne yasakların
gökten mi yağar bu tabu sağanakları
al yüreğimi avuçlarına
bak içine
ne bir zerre duman izi
ne İblis’in kalesi
es deli rüzgar
es geç
savur beni düşler ülkesine
bir parça Ilgaz’ın boranı
bir parça Munzur’un isyanı
ille de hırçın dalgaları Karadeniz’in
seni görüyorum
bak aynamda gökyüzü
bak
gözlerine bak çocukların
toplamış çölleri dağlara yaslamış
kirpiği kaşı sevda pınarı
es deli rüzgar
gece yarıları devrilirken sabaha
gel yokla sol yanımı
bilirsin bekler seni o dağların maralı
şimdi hoşum ve sen varsın
sen varsın içinde derimin
gözlerimin
yani sen
arama seni sende
sen ben’im
bana dairsin sen
tam şuramda sakladığım küheylan
es deli deli
sana kim benden başka deli derse desin
bilmez
bilemez seni benim kadar
es deli deli
kırmadan yelkenleri
kırmadan fora et
zulana al
alda beni gidelim
uçalım evrenin derinlerine
bak senin için yaktım bu elleri...
Meral Vurgun
|
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:57 AM |
|
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.