www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mazlum Zengin (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135345)

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Demirtaş usta

Usta, ben seni çok geç tanıdım
Yürekli, cesur kalemini
Sen bizim lokomotifimiz oldun
Demir, taş kalemini geç tanıdım.

Meraklanma sen Metin usta
Sevimli tonton Nasrettin*
Yatar şimdi yorgan, döşek
Ve şimdi bulmuştur onlarca eşek.

Che Guevera gibi yalın delikanlı
Peşinden gelir, yüzlerce binlerce
Türkü soluyan Şairleri var ülkemin
Sen rahat ol Metin usta rahat uyu.

30.10.2005

* Can Yücel

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz'de dalgayım ben

Kapkara bir gecede
Denizde dalgayım ben
Bir avuç pırpır atan yürekte
Tükenmez sevdayım ben
Benim karasevdam
Kıyıdaki dalgakıranlara,
Çekicin örsü dövdüğü dibi
Korkulu rüyasıyım ben
Sevdam düğümlenmiş yüreğimde
Sevdam idam sehpasında
Benim yüce sevdam,
Önce doğdu, emekledi, yürüdü
Yürüdü adım adım düşe kalka
Dağlarda çığ oldum denizde dalga
Kıyılara vururum kafamı çarpa çarpa
Benim sevdam bir gemici fenerinde
Kocaman gemileri, şilepleri,
Bir yaprak gibi tutarım ellerimde.


13.05.2006 S. 00.20

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz çağırıyor seni

Şafakta,
Şafakta çağırıyor, Deniz seni
Ak kanatlı ak martılarla
Elleri nasırlı yürek işçilerini
Deniz çağırır seni kendi derinliklerine
Bir, Mayıs şafağına tutunda gel.
Ulaklar,
Ulaklar dağılmış tüm yurda
Bir turna çığlığıyla
Bir çoban ıslığıyla
Şafakta çağırır seni deniz
Meydanlardaki işçilere tutunda gel.
Deniz,
Deniz çağırıyor seni Deniz
Gemerek’te bir motosiklet üzerinde
Bir çukur veya bir hendekte
Okulda öğrenci haykırışlarıyla
Etrafı kuşatılmış Umutlara tutunda gel.
Darağacı,
Darağacı çağırıyor seni, Deniz
Daha yapacak çok işimiz vardı,
Bizi bırakıp nereye gidiyorsun?
Yusuf, Hüseyin ve prangalarla
Altı mayıs şafağına tutunda gel.

26.04.1981

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Deniz fenerim

Onlarca metre yükseklikte,
Mağrur ve her zaman heyecanlı,
Bir trenin lokomotifi,
Bir çobanın,
Sürüsündeki kılavuzu gibi,
yol gösteriyor.

Gemicilerin dostudur.
Gözleri şimşek gibi,
Binlerce metreden görülür
Benim deniz fenerim.
Dil, din, ırk, mezhep gözetmeden,
yardımcı olur insanlara.
Işığının düştüğü sudaki balıklar,
Halay çeker, horon teperler,
Sabahlara kadar.
Geçen gemilerden yüzlerce el,
Teşekkür için havalanır.
Yağmur, tipi, boran,
Fark etmez onun için,
Hep ayakta dimdik,
Yüzlerce senedir uyku yok onda,
Ve yorgunlukta yok.
Işığını,
Aşktan ve sevgiden alır,
Sevincim, kederim,
Benim deniz fenerim.

26.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Derinlikler

Zamanı geldi artık.
Dalacağım derinliklere,
Misafirliğe gideceğim,
Balıklara, midyelere,
İstiridyelere,ve tüm canlılara.

Keşfedeceğim derinlikleri,
Göreceğim güzellikleri,
Gerdanında inci olacağım.
Yakamozlarda,
Işıltılarda,
Bir trolde,
Bir balıkçı oltasında,
Arayacağım seni.

Engellemeyin beni,
Dalmak istiyorum derinliklere.
Engellemeyin beni,
Gitmek istiyorum uzak ülkelere.
Önce dereler ırmaklar,
Göller, denizler ve okyanuslara
Gideceğim uzaklara.

Artık şiirlerimi
Derinliklerde yazacağım,
Artık buralarda değil.
Bilinmeyenlerde arayacağım seni,
Artık arabamla değil,
Denizatımla arayacağım seni.
Ve derinliklerde
Yazacağım şiirlerimi.

09.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Dertlerim kapıda

Dertler sıralanmış benim kapıda
Her birine ayrı bakasım gelir
Hepsi ayrı huylu, ayrı yapıda
Feleğin evini yıkasım gelir.

Kimi benden ister iki gözümü
Kimi unutturur bana sözümü
Kimi defter kalem yazmış yazımı
Şu yalan dünyadan bıkasım gelir.

Emir büyük yerden yazılmış ferman
Dizlerimde sızı bırakmaz derman
Alem kurulalı dönüyor devran
Dünyanın evinden çıkasım gelir.

Kulağıma girmiş duyurmaz sesin
Bırak ellerimi varsın titresin
Ararım çareyi derman nerdesin?
Tabibin elinden tutasım gelir.

En kötüsü kalpte aşkın yarası
Dertler sıralanmış yürek arası
Çaresiz yüzdeki ar,ın karası
Bendeki dertleri yutasım gelir.

Ölümden gayriye çaresi vardır
Mazlum’a bu dünya oldukça dardır
Yürekte yangın var çaresi kardır
Aşık yürekleri yakasım gelir.

31.08.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:09 PM

Doğa aşkı

Doğa ile barış, barışık yaşa
Doğayı sevmeyen insanı sevmez
Aç gönül gözünü bak kurda kuşa
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

Dipsiz gölün güzel suyu kara,dır
Bunu görmeyenin yürek yaradır
Büyük kentler bitmiş yaşam buradadır
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Bir yayla ki bize moral topladık
Atlara bindikte sevinç katladık
Çocuk olduk taştan taşa atladık
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Rehber önde bize yolu açıyor
Ağaçları sevip öpüp okşuyor
Suları dişlere keman oluyor
Suyunu sevmeyen insanı sevmez

Şelale altında grup dur dedi
Buz gibi suyuna herkes gir dedi
Manzara doyumsuz burdadır dedi
Toprağı sevmeyen insanı sevmez

Soğuk suya şifa diye girenler
Burdaki güzellik nerde diyenler
Saç kavurmayla parmak yiyenler
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Bütün gün yürümek bizi yormadı
Sevgi, kardeşliğe nifak girmedi
Yürekler güzeldir fire vermedi
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Gün bitmesin burdan ayrılmayalım
Sevgiyi dostluğu unutmayalım
Güzel ormanları yaktırmayalım
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

Dere boyu ayak suyun içinde
Elli değil yaşım on sekizimde
Asırlık ağaçlar can evimizde
Ağacı sevmeyen insanı sevmez

Akşam oldu evin yolu gözüktü
Ayrılmak ne mümkün yürek ezikti
Doğanın sevgisi bir bilezikti
Doğayı sevmeyen insanı sevmez

Mazlum’un peşine takılın dostlar
Doğa,dır herkesi birden kucaklar
İşimiz yok silah ile bıçaklar
Ormanı sevmeyen insanı sevmez

14.08.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dostlar Muhabbeti

Muhabbet dediğin dostlarla olur
Kalbi karalarla yola gidilmez
İrfan meclisinde akıl yön bulur
Kalbi karalarla dile gidilmez

Can ile cananı dost dergâhında
Yürek bahçesinde güller bağında
Çırak ustasıyla uz erbabında
Kalbi karalarla yola gidilmez

Zemheride açar aşığın gülü
Yürekte yangın var bülbüldür dili
Baharda zapt olmaz dağların seli
Kalbi karalarla dağa gidilmez

Tipi, boran ile çık gel köşküme
Adil misin canan kula düşküne
Yürü hak Muhammet Ali aşkına
Kalbi karalarla bele gidilmez

Elinde asa var yollarda mısın
Gözünde nazarla dillerde misin
Sen tanımadığın ellerde misin
Kalbi karalarla ele gidilmez

Sakın ola bana şair demeyin
Yürek yaralanmış siz ellemeyin
Mazlum’un bağından güller dermeyin
Kalbi karalarla güle gidilmez

09.08.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dostum

Biz yaşamı yarınlara sakladık,
Gömdük, mavzerlerimizi yüreğimize.
Kavgayı,
Sevmeyi,
Aşkı,
Kısacası yaşamayı erteledik dostum.

Biz yaşamaya yarın başlayacağız,
Kahpesiz,
Yalansız,
Sömürüsüz bir dünyada,
Yaşamaya yarın başlayacağız dostum.

Evet,biz,yarın başlayacağız yaşamaya,
Dalga dalga,
Öbek öbek,
Bir kara buluttan boşanırcasına,
Biz, yaşamaya yarın başlayacağız DOSTUM.

05.05.1984

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:10 PM

Dört çivi

Hazırlık, üç gün önce başladı,
Sessiz,ve gizliden,
“sehpanın ayaklarını kontrol et”
Diye bağırdı.
Öteki ağır, aksak,istemeyerek,
Elinde bir keser
Birkaç büyük çivi.

“birer çivi daha çak” dedi öteki
Çiviler çakıldı gürültüyle,
“ipi de kontrol et’ dedi öteki,
En küçük detayına,
En ince ayrıntısına kadar kontrol etti beriki.

Saat, sabahın dördü,
Büyük bir gürültüyle açıldı,
Demir kapılar.
Açlık,ve uykusuzluktan bitkin,
Ak giysiler içinde
Ağır adımlarla, koltuğuna girmiş biri ile beraber
Yürüdüler darağacına.

Ayakları, götürmüyordu vücudunu
Üç merdiven çıkıp,
Ayaklarına,birer çivi daha çakılmış sehpanın,
Önünde durdular.
‘çıkar sehpanın üzerine’
‘Tak ipi boynuna ’diye bağırdı.

Emir veren, yavaş adımlarla yürüdü,
Birer çivi daha çakılmış sehpanın
Üzerinde duran delikanlının yanına.
“son isteğin var mı? ”dedi.
Sehpanın üzerindeki,
On yedi yaşındaki genç,
Emir verenin suratına;
Okkalı bir tükürük savurdu.
Sol eliyle suratını sıvazlarken,
Sağ elini havaya kaldırıp işareti verdi.

Cellat,ayaklarına birer çivi daha çakılmış
Sehpayı çekti altından.
Birkaç saniye sonra,
Havada beyaz bir güvercin göründü.
Daha sonra da, birkaç tur atıp,
Kayboldu gökyüzünde.

11.06.1980

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:35 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.