![]() |
Dün Gece Ben Düşümde Babamı Ağlar Gördüm
Dün gece düşümde babamı ağlar gördüm saçlarımı okşarken yüzbin kere öldüm erkekler ağlamaz diyorlar babacığım kokumu mu özledin seni kaybettiğim gün çocukluğumu gömdüm hırçın çocuk dediler İnanmadım sensizliğe en zor günlerimde uzandım ellerine çocuk kalbimin sevgilisi seslensen duyacağım bu gece düşümde elini tutacağım yanında olacağım Güzin Eye Dündar |
Dünya’ya sürgün
Adem / Havva soyu dünya’ya sürgün onca sevgi / birkaç gün… zaman süzgecinde eriyor geçmişimiz rüzgar sesinde hüküm görkemli giysi büklüm, büklüm üç günlüktür / dünya günlüğün küçük bir kafeste özgürlüğün puslu pencerelerde ilk insanlık düşü suskunluk utançtır gömdüğün bir boyun eğiş ki varlık içinde yokluk ‘’biz huzur ararken dışımızda yorgun gecede…ateşi bulduk.’’ Güzin Eye Dündar |
Dürüldü Defterimiz..
Önce... yalnızdık çoğaldık küllendi zamanla duygularımız yanlış adreslerde kaldı hayatımız... ne kadar kalabalık yalnızlık bir o kadar büyürdü içimizde... Yalanla tütsülenirdi yalanlarımız konuştukça bilendi yalnızlığımız Beş kuruşluk dünya terkisinde bizden habersiz iğdiş edilmiş hayatımız sevdikçe taşındık içimize dışladık yalanları duvarlar yıkıldı üstümüze utandı arından gözlerimiz gölgesi olduk yıldızların sonra çalındı benliğimiz kaç kez korktuk ölümden kim bilir kaç kez budandı çaresizlik küçüldükçe hayat karda kışta gün ışığı beklerdik cam kafeslerde tutsak kaldı sevgimiz ne biz çözebildik hayatı ne hayat bizi azaldıkça kirlendi ellerimiz son yaprakta dürüldü defterimiz.. Güzin Eye Dündar |
Düş
Kapılar kapanır ışıklar söner altın ışıklı taçla süslenir ruhum sevgilerle donanır düşlerle gezer eski anılarla titrer vucudum.. Güzin Eye Dündar |
Düş Gezgini
Eşsiz bir güzellik çizdim içine saldım gün ışığını her parmağım on renk bir düş gibi dokudum sevdanın anlamını sessiz göl kucaklarken ormanı alnında günün ışığı gözlerinde hayat cennetten ölümsüz tat düş gezgini koydum adını.. Güzin Eye Dündar |
Düşler
Dolaşır ışıksız evleri cam, cam bir geçit açılır değişir yaşam en güzel düşlerde ne tasa ne gam biter tutsaklığı esirse adam ne yollar engeldir ne zalim zaman ne bir umutsuzluk içi kuşatan içimdeki çocuğu baştan çıkaran sessiz bir dost gibi güvenli her an düşlerdir zamanı çaresiz kılan. Güzin Eye Dündar |
Eller
Eller vardır dostça uzanır sevgi taşır eller vardır insanca yaşatır yaratır biçare eller bilmez alın yazısını avuçlarında taşır Güzin Eye Dündar |
Ellerim Özlemişse
Ellerim özlemişse şakaklarındaki beyazları bilmez yolların bir ömür uzadığını düşlerimde sen varsın dersem her an inanma yalan senin benden uzak güzelliğini düşlerime koyamam Güzin Eye Dündar |
Erik ağacı
Kişiler gibi yapraklarında kimi aydınlığa koşu tutturmuş kimi küçük / kimi büyük kimi koyuluklara gizlemiş kendini biri benim gibi kara düşler içinde tomurcukluğunu özlemiş. Güzin Eye Dündar |
Eski Ev
Yıllar sonra bu suskun köşelerde neler var renksiz duvarlarında çocuksu kahkahalar hiçbiri anlatamaz şu kırık ayna kadar tozlu ışıklarında kaybolan gençliğim var sevinçten rüzgar gibi esip geçtiğim yollar kollarına uzanıp dost olduğum ağaçlar parmak uçlarımda ki renkli o küçük dünya rüya gibi akşamlar baygın rüzgar nerede nerde tutuşan tenim gözlerdeki ışık renk sönüyor yavaş yavaş hergün veda ederek. Güzin Eye Dündar |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:10 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.