![]() |
İrfan Bakırcı
Adı Yok
umman bir yalnızlığı daracık bir oda içinde teksir kokulu bir yatak ve aşk şiirleriyle bezenmiş bir tahta masayla yaşamaktır gurbet ve ölmektir bir memleket kartpostalının yalçın dağlarında.. şahsi çıkarlarını hiç düşünmeden hiç hazzetmeden kişisellikten sırf duru kalsın için kardeşlerin hippi kılıklı yosmalar içinde bir yurdum üniversitesinde mesleğini özgürce icra edemeyeceğin bir bölümde üç yada beş yandaşınla okumaya çalışmaktır inanç.... ve de yazmaktır umudu alacakaranlık akşamlarda bir sahil kenarı bankında simidini bölüştüğün bir martı kanadına... yılgın bir okul çıkışı elele yürürken cebindeki son parayla bir kağıt helva alıp; her ne kadar yarısını yemek istesende ucundan biraz koparıp diğerini ona vermektir aşk.... yada son paranla yar gönlünü almaktır istiklalde bir çukulatayla. her öğlen yemeğinde yemekhanede o kimin eli kimin cebinde karmaşada olup veya olmadığı fark edilememektir kimsesizlik.... yada filistinli bir mülteci olmaktır adı yok kendi var memeleketinde adı vur emrinin baş nüshasında... İrfan Bakırcı |
Adım Hüzzam
bir daha asla yaşayamayacağım sevdaları siliyorum birer birer belleğimden. soyut sevdalara sürgün ediyorum gönlümü. adım hüzzam. gönül yarası dediklari hazin ayrışma benim. ve sonu baştan belli sükutlara önde gidenim. İrfan Bakırcı |
Adın Ölümdür
bir gün son olarak vurulduğumda bir köy meydanında yada bir eşkıya baskınında. dudaklarımdan sızan sondamla kanımla adını yazacağım. adını yazacağım zebun adımların başkoyduğu dağlarımıza eli nasırlı yayla kızlarımızın senlediği billur sularımıza son olarak adın gelecek çatlamış, kanlı, kuru dudaklarıma adın ölümdür... İrfan Bakırcı |
Adil Bir Ayrılık
başımı önüme eğişim adabımdandır. eğer bizimki adil bir ayrılıksa, öyle bir gitki, beni buna inandır. her seferinde geri dönüp, el edip, gül edip kandırma beni. tabiki hüzünlüyüm, her veda acılıdır. ama sen bana aldırma. sadece git, kurtar beni bu acımtrak ayrılık seremonisinden. el sıkışmak kafi, korkarım ben öyle veda busesinden. git... adil bir ayrılık bu. başımı önüme eğişim adabımdandır. gerçekten bittimi diye sormak zorundamısın? giderken bile bir daha vurmak zorundamısın? ... İrfan Bakırcı |
Ağlama Çocuk
daha vaktin çok, acele etme. ağlama çocuk. aşkın bütün kahrı aşk olmasında. yapış yakasına hayatın, bir tekmede sen at konserve kutusuna. İrfan Bakırcı |
Ağlamayacağım
ardına ve gözlerimin içine son defa bakmadan git... nedenini sormadan, maziye aldırmadan, ve ağlamadan git. farzetki hiç tanımadın beni. hiç masallar anlatmadım sana sonu mutlu biten. hiç okşamadım saçlarını gün batarken. yada hiç sarılmadın resmime yokluğumda üşürken. dışarısı soğuk, pardesünü al istersen. git artık... elveda demeden git. ayrılıkları sevmem bilirsin. zaten vedalardan sende nefret edersin. bulutlar her ne kadar sevsede yağmuru; ayrılmak zorundadır vakti gelince. git artık. delikanlı bir ayrılık olsun bizimkide, bize liyakatince. erkekler ağlamaz söz, ağlamayacağım sen gidince. İrfan Bakırcı |
Ağlamıyorum ki
adın. hala sert bir rakı kıvamında boğazımda. hani unutursun demiştin. kolay olur demiştin. adında silinmedi hayatımdan. sızında. bu yazı sensiz geçirmek. ve bütün yazları baharları gelecek. yoook.. yok oluşum olur bu benim. zaten tüm yok oluşlarda bilirsin, önde gidenim. bütün çatışmalarda ilk kaybedilenim. yitik bir sayfayım zaten hep ben yazılamadan yaşanmadan bitenim. giit. ağlamıyorumki hıçkırık değil bu. ismin bu dilimdeki. İrfan Bakırcı |
Ah
ah delikanlım. ah haylazım. ah vurdumduymazım! uğruna döğüşmedinmi aşk neye yarar. leylam sen isen eğer; bilki mecnunun etmedi zarar. İrfan Bakırcı |
Ah Yar Sana Kıyamam
elini çekipte ayrılma benden. bu yılların verdiği sızının kuraklığı. öyle sönük bir yıldız misali kayma ömrümden. ah yar sensiz olamam. kor misali düşsede zulmün üzerime ah yar yanarım ben seni yakamam. yüzüme bakıpta çekinme benden. bu yılların verdiği acının soğukluğu. öyle amansız bir sızı misali kopma yüreğimden. ah yar sana kıyamam. mermi misali patlasada bakışların göhsümde. nefsi müdaafa olsada seni vuramam. İrfan Bakırcı |
Aklıma Düşmesin Gözlerin
git geldiğin gibi aydınlığına. uzundur *******i gönül evimin. belki artık sabah bile olmayabilir. son tren kalkmadan var git. zaman kalmayabilir... sende kalamazsın diğerleri gibi. yani her giden, her yara her salkım saçak tebessüm gibi. hani şu dudağımla duran. hani şu ödünç hani soğuk ölüm kadar. hani şu asılı darağacında. hani şu hep rutubetli bir soğuk zemin kat mizacında.... tam ısınacakken çek bakışlarını gülüşümden. çek ellerini yüreğimin o en acıyan köşesinden. ama istersen daha fazlasını da perçinle göhsüme. hani o Amed de çektirdiğimiz fotoğraftaki, ürkek ama sevecen bakışlarını da götür giderken. aklıma düşmesin gözlerin gecem güverirse aydınlığa,bir bakışta bir sabah erken... git geldiğin gibi aydınlığına. uzundur *******i gönül evimin. belki artık sabah bile olmayabilir. ama gözlerini de götür giderken, bakarsın dayanamaz gönlüm kal diyebilir. İrfan Bakırcı |
Alaycı Gülüş
hep böylemi bakarsın sen hep böylemi yakarsın yürekleri gözündeki karada. birazcık ümit veremezmisin tebessüm edemezmisin aşkıma arada sırada. dağları yıkarsın üstüme kaşlarınla söküp alırsın yüreğimi, kahır verirsin yerine bin yığın. sen güler geçersin ben darmadağın... hep geceyi beklerim hep bir düş umarım senle dolu. bir düş umarım mutle, umutlu... başımı yastığa koyar; sonra adını söylerim yüzlerce kez. ve hayalinle yatarım düşüne. ama lanet olsun, düşlerimde bile bir çare bulamam alaycı gülüşüne İrfan Bakırcı |
Altı Üstü Bir Resim Değil mi?
sana tarifsiz sendromlar içinde yazılan son şiirim bu.... artık paralamayacağım kendimi, ıssız *******in mum ışığı yalnızlığıyla. bir soysuz hüznü geride bırakacağım, adı adına yeksan. bir kara leke diyeceğim. düşün birazcık. anlıyorsan! ! ! bunlar son soluklanışlarım senli hislerle son kalp atışlarım duvara karşı. altı üstü bir resim değil mi? yakıyorum be maziyi. senden silik bir iz bile kalmasın. varsın sen çok uzaklarda ol. varsın haberin dahi olmasın. siliyorum belleğimden tüm varlığını. bu aralar yine işsizim. kusura bakma resmin için. daha iyi bir iş bulamadım yapacak. ama biliyorum ki bu yakım ömrümün en büyük yatırımı olacak. sen, geldiği gibi yad olan muhanetsin. sen ömrümün tek yakılası şiiri. ve yaşadığım yaşayabileceğim en büyük ihanetsin. sen artık; içinde hiç bir hissemin bulunmadığı boş bir senetsin. yakıyorum seni be! ! ! altı üstü eski bir resim değil misin? İrfan Bakırcı |
Anneye Mektup
bu hayatı ben istemedim... mutlu olmak benimde hakkımdı. ben istemedim böyle uzak denizlerde, adını dahi duymadığım definelere kulaç atmayı. istemedim faili meçhul sokaklarda, aşina olmadığım suikastlerde yıldız uçurtmayı. ve kan bulanık akan nehirlerde, cesedi teşhis edilmemiş balıklar tutmayı. istemedim... ben istemedim böyle yaşamayı. zeytin güzeli akşamlarda, sevgiliye umut olmak varken yıldız yıldız; ben istemedim kalakalmak, çatışmalar ortasında pusatsız, duldasız. irin değmemiş, kan değmemiş bir tülbent gibi, sarılmalıydı gönül yaralarıma oysa hüzün. şiirler yazmalıydım yüzü suyu hürmetine, kar beyaz, ap ak bir yüzün. ben istemedim, geceyi iki kara kaşının ortasından vurmak; ve her daim kanayan yaralarını sarmak gündüzün. sanki gece kifayetini yitirmiş, gündüzler hüzün türküleri söylüyor kime dert. ne yürekler yitti bu yaşam işgalinde. ne ağıtlar yakıldı matem tutan ana evlatlarına, haşin, hoyrat, mert. sana yüzlerce kilometre öteden yazıyorum anne. yüreğim bir çocuk hala, masallar dinliyor dizinin dibinde. sabahın selası verilmeden, ruhumun acımasız istilası gece, henüz güneşe gebeyken, şafak karanlığın esmer göhüslerinden, aydınlığı kana kana emmeden, belki, dökülür kanım toprağa damla damla. bağışla, cesedim, içinde iyi bir iş yapmanın gururuyla gelmez kapına. belki yüzüm olmaz giderken öz vatanıma. ben istemedim, kader böyleymiş demek belki kurtarmaz beni o zaman. affet beni anne, önce sen affet. bak işte af diliyor senden can parçan. döndüm işte. belki sağ selamet gelemedim ama; neylersin, böyle olacağını bilemezdim bu hayasız işte. kusura kalma, bir küçük armağan getiremedim sana bu gelişte. hep sen gel yeter derdin ya; bak geldim işte. sakın ağlama. yanaklarından süzülüp akmasın, acılı, tuzlu damlacıklar. bak bitermiş sonunda tüm yalan ayrılıklar. yine gidiyorum belki, ama gitmeden önce geldim ya sana, ne olursun hakkını helal et, ve kızma bu vefasız yavruna. gidiyorum anne elveda. bak melekler beni bekliyor kapıda. tek ve son isteğim senden; dua etmen evladına hepsi o kadar. çünkü senin dualarına inan nefes kadar ihtiyacım var İrfan Bakırcı |
Arabesk
arabesk şarkılar, ve arabesk maceralar dinleyerek yeşermiş bir gençliğim var benim. can çıkmayınca huy çıkmazmış, bu yüzden biraz arabesktir sevmelerim. bir bakıma eski türk filmleri tarzında. eski türk flmlerinin demode olmaya başladığı doksansekizden itibaren(o zaman askerden gelmiştim) benim sevme tarzımda demode olmaya başladı. ve oldu. o yüzdendir artık sevemiyorum. işin aslı beceremiyorum öyle batı usulü sevmeceleri. ve iki eskiyi getirene yeni bir sevgili vermeceleri. kabullenemiyorum. benim tarzım biraz Orhan Gencebay belkide biraz Ferdi Tayfur'ca. tek eksiğim yetmişsekiz model bir minibüs, onuda alacağım param olunca. İrfan Bakırcı |
Arama Boşuna
arama boşuna. yok artık dudağımda ne tebessüm nede o ömrümün sebebi adın. sana yaşadığım günler geride kaldı. artık kendime ölüyorum. bakma öyle sana değil bu tebessüm meleklere gülümsüyorum İrfan Bakırcı |
Arefe
gölerim takılı kalmış bir hüznün ufkuna içini döker umut denen açlığın avuçlarına. karabasanlar sarmış daracık zindanımı, mahpusluk beter acıtıyor canımı. vakit burada sanki hep gece yarısı, gün işlemez içeriye kat-a öyle darki iki parmaklık arası. son gecemmiş ranzam, yarına yokmuşum buralarda. bitecekmiş bu esaretlik belası. sabaha kurtulacakmışım karanlıklardan. öyle dedi Cemil gardiyan. saçlarıma güneş değecekmiş altın sarısı. söyle be Cemil gardiyan! peki ya silinecekmi alnımdaki mahpusluk karası. İrfan Bakırcı |
Asil Çingenem
sen kartanem, gönülsızım. haylazım, vefasızım. yorgunum gittiğinden beri. kırgınım hayata. ve ölümüne yanlızım. ne kadar uzaksın öyle. haykırsam duyamazmısın? saramazmısın yine karsoğuk sıcağına, dön ne olur artık kartanem; dön ne olur asil çingenem... İrfan Bakırcı |
Aslında Ağlıyorum
ben yokluğunla sevişirim her gece koynumda bir intihar boşluğu. bakma tebessümüne gözlerimin. göremezsin ardını aslında ağlıyorum ve her sabah koynumda bir tiksinti her sabah başka bir istila sensiz, sevinçsiz uyanıyorum... İrfan Bakırcı |
Aslolan Ayrılıktır
hep vuslata kurulur saatler. yürek atışları saniyelerle yarışır. özlenir o an, beklenir vuslat. ilk buluşmada başlar ayrılık oysa,bilinmez. hep ayrılığı gösterir saat. gitmek gibi, vazgeçmek gibi, ölmek gibi ayrılıktır aslolan. ve bir aşk biterken bu gerçeği kabullenemeyendir kahrolan. İrfan Bakırcı |
Aşk
aşk seninle sabaha ermek... yıldız kayıyor geceden gözlerine düşüyor. oturuyor orada salınıyor. ses veriyorum.... suskun kalıyor. sonra yıldız oluyor geceme düş kırıkları. uyanınca yitiriyotum gece seninle yaşadığım hayalimsi tüm mutlulukları aşk.......... seninle gece... aşk......... hiç...............bir.....şey.... sen yalan... *******... riya... aşk.... tatlı bir rüya. İrfan Bakırcı |
Aşk Bu mu Yoksa?
yanımda yoksun ama, canımdasın... her anımda sen varsın. aklımdasın. her nefesim seninle. hasretinden bir ah çekerim içim yanar. bak kaç gün oldu görüşmeyeli, neredesin yar? ne kadar uzak olsak ta. her ne kadar gecikse de vuslat, gelecek o gün. zaten; hep sendeyim. ve sen yanımda olmasan da canımda benimlesin. inan can kadar yakın yüreğimdesin. korkuyorum bu hasrete iç çekmeye. istemem kahrım sana deysin. benim iç çekişlerim kahırlıdır. istemem incinesin. içimdesin... İrfan Bakırcı |
Aşk Kırıntısı
korkuyorum... hayır ölmekten değil; silah sesinden. korkuyorum. hayır ayrılmaktan değil; hüzün pusundan. korkuyorum. hayır gitmekten değil; gönül pasından. korkuyorum. hayır unutamamaktan değil; aşk kırıntısından. korkuyorum. ayrılırken bir parçanın; canımda kalmasından. İrfan Bakırcı |
Aşk,Gurur,Umut ve Yalnızlığımız....
ikimiz de, kurmaya çalışsak ta beceremeyiz aşka dair cümleleri. ancak bakışırız öyle uzaktan. gözlerimiz yüreğe akar orada kalır öylece, her ne kadar deliler gibi sarılmak istesek te; her zamanki gibi payımıza düşer sessiz bir gece. ve biz kalakalırız karanlıklarda. suskun,mağrur,zebun ve aşık kendince. yan yana yürüsekte seninle tutuşamayız, ne biz aşk ateşiyle ne de ellerimiz buluşur gizlice. candan bir ılıklık dolaşır içimizde ama ne tutuşur nede ceplerimize girer ellerimiz. kalakalır donar öylece. ne tutuşur nede saklanır gurur yapar kendince... hep aynı kavşakta ayrılırız... sen sağa gidersin ben sola. doğru gidemeyiz bir türlü aynı istikamete çekinmeden yürüyemeyiz kol kola. ardımıza bile bakmaktan korkarız. dönüp koşacağımızı çılgınlar gibi sarılacağımızı bildiğimizden. ve belkide öyle bir aşkın, artık kalmadığını düşündüğümüzden. mişli geçmiş zaman aşklarını düşünür yol boyunca, söz veririz kendimize söz deriz,yarın deriz, sarılacağım,ağlayacağım. hatta bağıra bağıra seviyorum diyeceğim. deriz... ikimizde aşkın mişli geçmiş zamanda kaldığını bilir. ama kabullenemeyiz... yine bir iş çıkışını, yine bir yan yana,ayrı ayrı akşamı kararsızca bekleriz... İrfan Bakırcı |
Aşkı Sorma
hasreti sor bana bitmek bilmeyen *******in sabahını um udun yasaklandığı gönüllerin ahını kahrı, hüznü, hüzzamı, gamı sor aşkı sorma erirsin. gözyaşını sor bana uzayan yolların afakını ayrılıkmı ölümmü nifakını özlemeyi, beklemeyi sabretmeyi bulupta kaybetmeyi sor gülmeyi sorma delirirsin. ölmeyi sor bana onun için her gece yalvarmayı hayattan zıkkım gibi bir tadalmayı zehri, ağuyu,zemi içinde bulunduğum cehennemi sor. yaşamayı sorma komaya girersin. en iyisi hiç bir şey sorma beni kendi halime bırak benim hayatım ölüm benim hayatım zulüm benim derdim muzdarip. sen ızdırabı ne bilirsin! sarılmayı bırak, dokunma bile kahırdan geberirsin... İrfan Bakırcı |
Aşkı Sorma Esmer Kız
beni sorma esmer kız. nereden geldiğimi, nereye gittiğimi sakın sorma. sadece bilki amansız bir yaşam işgalindeyim. sırtımdaki hançere muhalefet, hayata direnişlerimin semere verememesi derdindeyim. mücadelelerimin beni tüketen noktasında, vuslata eremememin kederindeyim. bir haya bilmez savaştan çıkmışçasına, yara bere kan ter içindeyim. derman olmaz bu hale, yok işte çare ben ne bileyim. aşkı sorma esmer kız. vakit bulamadım sevmeye, kimsem olmadı sevilmeye. aşkı beceremem, aşkı bilemem. sırtından vurulmaları iyi bilirim. yürekliyim, iyi avga ederim. kırılırsam dilim tutulur. bir şey diyemem, ya yerle bir eder ya çeker giderim. işte öyle usulsüz, sıradan, belkide kalpsiz biriyim. aşkı sorma, aşk nedir, sevda nedir, ben ne bileyim. bakma öyle esmer kız. manasını bilmem derin bakışların. sadece gözlerin karasını severim. bir şey diyemem. konuşursan dinler, gülersen tebessüm ederim. ağlarsan ağlayamam, sadece gözyaşını silerim. bakma öyle yalvarırım, öyle bakışlardan haya ederim. lakin arıma muhalefet, mecnundanda beter deliyim. uzatma sakın ellerini, yalvarırım uzak dur esmer kız. ben kor olmuş bir yangın yeriyim. insanı küleden sade aşk mı ki; ben bir ihtilalden kalan azap külleriyim. mecnun leyla bir masal. masalı hikayeyi ben ne bileyim. başını önüne eğme esmer kız. manasız sükutu hayalin. gamlanma hemen kırılma, ümit vermedim biliyorsun, öyle hiç sebepsiz darılma. hem iyi dost oluruz, birer çılgın aşık olamasakta. üzülme, her daim yüreğimle yanındayım. yine dostuz, canız. ama bana sakın aşktan söz etme. sonra hiç sebepsiz darılırız, ayrılırız esmer kız. İrfan Bakırcı |
Aşkımı Sulara Yazacağım
aşkımı sulara yazacağım, yok oluşunu görüp ağlayacağım. bakışları sürgüne gönderecek beni, savrulacağım. dönmeyişlerin kahredecek, yıkılacağım. avutacak beni o yırtık resmin, teselli bulacağım. bizim şarkımızı yokluğuna, sensiz efkarımın çokluğuna uyarlayacağım. kadehim boşalırken; bir yudum hüzün geçecek yine boğazımdan. yine içeceğim sensiz akşamlara, komalık olacağım. yine düşeceğim karakollara, bu defa üniformalılardan korkmayacağım. yine mahpus damlarında, adımın yanına adını yazacağım. havalandırna sıram yasaklanacak yine, ranzamla, efkarımla, ve boş çay bardağımla başbaşa kalacağım. yine param olmayacak, kader arkadaşlarımdan utanacağım. lakin, yinede içinde aşkı, sevdayı seni barındıran hayaller kuracağım. kısacası hiç bir şey değişmeyecek hayatımda, yine hasret çekip, yine ağlayacağım. İrfan Bakırcı |
Aşkından
değil bu bir yalan sevişin hikayesi ellerinin ılıklığı hayalim belki rüyalarında olmak temennim değil ama yar yanında olmak istiyorum,tut aşkından sürünüyorum İrfan Bakırcı |
Aşksal Umutların Tükenişi
azı karar bir yalnızlık içindeyim yine, sonu baştan belli sükutlar, sade kelimeler, ve bastırılmış sızılar içinde, olası bir intihar biriktiriyorum gözlerinin gizeminde düşsel istasyonlarımın boşalan vagonları umutsuzca seyir hali kimsesizliğinde çoğu zarar bir yalnızlık içindeyim yine. parmağa hazır tetikler şakağa amade namlular ve bir çelik soğukluğunda kahrolası bir ömrü yitiriyorum sözlerinin sessizliğinde aşksal umutlarımın kibrit alevi tükenişi çaresizliğinde... İrfan Bakırcı |
Ayrılık Kadar Hüzünlüyüm Şimdi
uzar yollar akşamlar çekilmez olur hasretinden. asfaltlara kahrolsun yazarım umut kırıklarımdan asfalt uzar gider tek ben kahrolurum birde çakıl taşları el ele koşuştuğumuz. ayrılık kadar hüzünlüyüm şimdi. coğrafyalar ayrı olsada ne olur bitmesin aşka umudumuz. İrfan Bakırcı |
Ayrılık Notu
bahtiyar yaşadığımız uzun yıllardan sonra bak, istemesekte ayrılıyor yollarımız gel dostça ayrılalım bakınca tebessüm olsun dudaklarımızda o acemice yaşadıklarımız inan böyle olsun istemezdim böyle veda etmek istemezdim iki satırla çünkü vuslatta unutulmaz, ayrılıklarda. sende her saadetinde, her acında, iki satırla beni hatırla. birazcık gamlıyım üzdü birazcık beni bu zamansız acı inan sevdiğini söyleyen ben değil söyletip ayıran kader yalancı. İrfan Bakırcı |
Bağışlayın Bu Defa
bağışlayın bu defa. gidin hüzünler. bir kerelik gelin insafa... istila etmeyin yine tatlı düşlerimi. almayın dudağımdaki kırık dökük gülüşlerimi. hani şu ödünç, hani asılı duran hani şu gebe hıçkırığa. hani şu lanet olası paramparça var ya çatlak dudağımda bilinçsizce sırıtan. hani bölüşülmemiş duygular misali sancıtan. kanatan.... varım yoğum bi o ne olur almayın. sehpasındayım zaten bir onulmaz sevdanın. ecelim olmayın.. İrfan Bakırcı |
Bari Boşa Gitmesin
suskunmuyuz bu akşam. peki konuşmayalım. küskünmüyüz yoksa; tamam sigaranı bitir. ama öyle savurma dumanını küfredercesine. peki konuşmayalım. öyle bakma... hem birde gözlerini sigorta ettirsene sen! bu bakışmalarda bir kazaya gelmesin. dalma, çek sigaranın son nefesini, aşkımız gibi son deminde bitmesin. İrfan Bakırcı |
Başaramadık
her yiğide leylamı bulmak gerekir aşk destanları yazsın. her gönüle mecnunmu olmak gerekir, seher vakti yollara baksın. mümkünü yok. sen leyla olamazsın bu nazla. galiba banada mecnunluk fazla. ne ben yaş döktüm sevdanın ahına. ne sen karalar bağladın bu aşkın günahına. ben üzülmedim, ağlamadım. sadece anladım ki; mecnun bir masalmış, leyla bir rüya. hiç ağlamadım, aşk, acı çekmekmiş güya. biz seninle bir aşk yaşamadık. istesekte olmadı yaşayamadık. ne sen leyla, ne ben mecnun olmayı başaramadık. İrfan Bakırcı |
Başkoydum
Korku ve endişelerimi sırtıma vurup; başkoydum bu davanın yoluna. kan gövdeyi götürene dek savaşacağım sevdanla. ümit bu; olurya bir sabah, benim için açılır o kurban olduğum gözlerin, ve omuzlarımda kapanır umutlu hayallere. masum titrek ellerin kaybolur avuçlarımda. kalplerimiz kanat çırpar belki semaya. darmadağın bir gecenin çıldırtan yanlızlığında. İrfan Bakırcı |
Başlamadan...
umurumda değil artık aşkmış sevdaymış nasılsa sonu hicran değilmi sende git benden geldiğin gibi sonuçta kırdığın bir can değilmi. dert etme sanma ki üzülürüm unutamam adını başlamadan doldurmuştuk zaten bu aşkın miadını ikimizde biliyoruz, her acı bir öncekinden daha acı hasret hakikat, vuslat yalancı. ben; vuslattan eli boş dönen talihsiz. sen, heran biraz daha unutulan, yüzü hayal meyal tarifsiz İrfan Bakırcı |
Başlamayalım Bitmesin
iki kelime ki müebbetler yeriz uğrunda, iki kelime ki; çıkıverir ağzımızdan olamadan farkında. yürek yangını telafisizdir aşk vurgunu çaresiz, derin mavisizliklerde. artık sözlerim dilsiz gözlerim fersiz, yılgın güneşsizliklerde. son sözler ki ilkinin aynı aslında her başlangıç bir bitiş her bitiş bir başlangıç sonuçta. başlama......yalım ............................... ............................... ............................... bitmesin................ İrfan Bakırcı |
Batık Sevda
bir sabahın selasıydı düştüm yola revan oldum. açık bıraktım evimin kapısını, geriye dönmeyeceğimi biliyordum. en çok kuşlarıma üzüldüm, sonrada menekşeme. yanıma hiçbirini alamazdım. hepsinde senden bir hatıra vardı. dayanamazdım... adımlarım ürkekti yüreğim titrek. gün savuşturuyordu beni gözyaşı dökerek. güneş şahit olduğu aşktan utanıyordu. utancından bulutların ardına saklanıyordu gökten delice bir yağmur yağıyordu. gökyüzü ağlıyordu, yüreğim kanıyordu. ıslanıyordu... geride bırakmıştım yoktu şemsiyem. her doğum günün gibi bu günde yoktu param. ve bir yaz yağmuruydu sana yine hediyem... bir sabahın selasıydı. sokak lambaları yeni yeni sönüyordu. ve lambaların ışığına pervane olan gece kelebekleri, bir sabahın, bir ayrılığın, ne kadar acılı olduğunu tahmin bile edemiyordu. hele doğan gün, batık bir sevdanın muştusu olduğunu tahmin bile edemiyordu. sokağını çoktan geçmiştim sevdanın vede ayrılığın, bir tren çığlığı duydum sonra sesin sandım aldandım. rayları uzayıp giden bir tren garındaydım. zaten gitme dersin diye dönüp, hiç ardıma bakmadım. batık bir sevdaydı bu, geriye döneceğim bir ümit bırakmadım. İrfan Bakırcı İrfan Bakırcı |
Bedava Şiir
artık senden hiçbir şey istemiyorum. gelme sevme seni sevdiğimi bile unut artık bilme. soran olursa hatırlma. yada eski bir dost de benim adıma. verdiğm hiç bir şeyi istemiyorum senden geriye. yüreğim bile kalsın sende. müşterek kullanılan herşeyimiz senin olsun. hatta içtiğimiz su, soluduğumuz hava. bu son şiirim sana yazılan ha unutmadan bu da bedava İrfan Bakırcı |
Beklenen
aşkın seyir defterinde mevsim hep ilkbahar değildir. bazen rotayı şaşırır başka istikametteki kavuşmazlık rüzgarı. göze alarak yola koyulmak gerekir, ansızın patlak verecek, hiç umulmadık fırtınaları... aslında aşka ikimizde profösyönel birer aşıktık. lakin yanlış zamanda, yanlış bir mekanda karşılaşmıştık. belki benim manalı bir bakışım, dizlerimin dibine getirirdi seni. ya senin o siyah saçlarını savuruşun, nasılda bitirirdi beni. yinede, gelirsen bana bir seher vakti; umurumda değil dünya yansın. eğer bu zayıf bir ihtimalse; hasretinede razıyım, yeterki canım senden yana acısın. sen ömrümün çok bilinmeyenli denkleminin, benimsediğim, çözebildiğim tek yanısın. tahmini hasret sürecim ne kadar artsada, sen ömrümün beklenen en güzel vuslatısın.. İrfan Bakırcı |
Belki
belki karşılaşmışızdır bir iki durakta lakin aynı otobüste aynı havayı teneffüs etmediğimiz kesin. okuldan eve gittiğim otobüsler kar soğuk oysa ateş kadar yakıcıydı nefesin... İrfan Bakırcı |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:15 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.