www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Kalender Sever (https://www.cakal.net/showthread.php?t=134954)

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:14 PM

Kalender Sever
 
1 Mayıs 2008

Bütün gün
Pirüpak bulutlar
Yerde yaşanan çirkinliği
Görmesin diye
Güneşin yüzünü kapattılar

Ne ay doğdu o akşam
Ne de yıldızlar ışıdı

.......................

Ve kimileri
O gece yeniden
Bin yıllık karanlığın uykusuna yattılar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:14 PM

Abeceden Önce

Abeceden önce öğrendim ekmeğimi kazanmayı
Sonra seviyi
Ve şimdi anlıyorum ki
Bu durumu şiir anlatabilir
En iyi

Abeceden önce öğrendim varlık-yokluğu
Sonra nesneyi
Ve şimdi anlıyorum ki
Bir şair anlatabilir bu felsefeyi
En iyi

Abeceden önce öğrendim
Güneş'i,ay'ı, geceyi
Ve şimdi anlıyorum ki
Yıldız kayarken
Tuttuğum dilekleri
Koca bir hiç anlatabilir
En iyi

Abeceden önce öğrendim, sevişmeyi
Sonra seviyi
Ve şimdi anlıyorum ki
Bu durumu bir çocuk anlatabilir
En iyi

Ben
Abeceden önce öğrendim, herşeyi

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:14 PM

Ağıt Yükü Türküler

Bazan acısı yüreğe ağıt yükü olur
Bir insandan geriye kalan bir türkü
Yüzünü karıştırmaya yeter de artar
Bir bulut nasıl karıştırmaya yeterse göğü
Ve damar damar
İçine akar hüzün
Dönüşü başka yazgıda geçen
Başka mevsime uçan bir kuştur
Artık güldüğün

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:14 PM

Akar Gider Arsız Hayat

Bir damla yaş durur gözünde
Acır damağında her tat
Ölüm gelir başım üstüne
Akar gider arsız hayat

Bir buluttun gökyüzünde
Bindiğin rüzgardan bir at
Mevsim mevsim ülke ülke
Akar gider arsız hayat

Yarin yattığı o dizde
Romatizma sızlar şu saat
Bir parıltı yanar söner gözünde
Akar gider arsız hayat

Yemişi bin bir biçimde
Her biri bir giz taşır içinde
Bebek gibi sallarken dizinde
Akar gider arsız hayat

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Akşam

Akşam
Büyük bir gemi gibi yanaşır evine
Bütün gece yükünü boşaltır yüreğine
Ay dolanırken günyayı
Bir yolculuk başlar ta içine

Dünya döner
Ay tepeleri aşar
Her tavşan yazgısını koşar

Akşam
Büyük sessizliğini yığar kapına
Ay un eler pencerede ince ince
Bir yıldız kayar ansızın
Bir sızı düşer ta içine

Gece döner
Gün ağarır
Güneşten ışık sağılır

Yine
Akşam yanaşır evine

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Alık Yarim

“k” Benim
Alık yarim
Dağdağasız
Balık yarim
Ben deniz seni
Arar dalgalarım

“a” Benim
Alık yarim
Sen güneş
Ben karım
Sen gül
Ben ağlarım

“l” Ellerin
Kırmızı benim
Gül goncası
Kan tükürür leblerin
Beni öldürme
Kalbindedir yerim

“e” Benim
Ay aşığım
Sen güneş
Ben sıra dağlarım
Sen yoksan
Ben kara bağlarım

“n”
…………..

“d” Benim
Bağ benim
Sen bağbanım
Bir yanım yeşil yaprak
Bir yanım çağla benim
Dalıma yarin eli uzandı
Çiğ tanesi ağlama, sevin

“e” Benim
Seller benim
Gözyaşım göller benim
Ben bir kara bulut,
Sen okyanus
Koynunda mavi gülerim

“r” Benim
Gün benim
Gece benim
Üstüme yıldız düşer
Bir kuytuda *******im
Bir kadeh ki sonsuzluk
Son yudumu
Son demi sun saki
Kainat döner
Ben içer kâinata dönerim

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Anne

Bir mevsim sersem ayaklarına
Elbette baharı istersin
Dağ dağ kokar
Renk renk gülersin

Bir mevsim sersem ayaklarına
İster misin?
Her pınarına güneşle beraber
Bir çift ceylan insin
Çam dalı
Çiğ tanesi
Gelincik kırmızı kanasın
Bir mevsim sersem ayaklarına
Üstüne bir sen
Bir bulut titresin

Bir mevsim sersem ayaklarına
İçinden lodos olmak istersin
Nerde bir çocuk ölse
Deniz yüreğin gibi kabarır
Kıyıları döversin
Bir mevsim sersem ayaklarına
Hıçkırıklarını rüzgarlara gömersin

Bir mevsim sersem ayaklarına
İçinden en çok güneşe benzersin
Güneş gibi sen de bir tanesin
İçimi ısıtır gülen yüzün,
Dilerim, güneş gibi her gün sen de gülersin
Bir mevsim sersem ayaklarına
Elleri öpülesi

Bir mevsim sersem ayaklarına
Saçların kara gecesi
Yıldızları tutuştursun gözlerin
Tepelere ay doğmadan öncesi

Bir mevsim sersem ayaklarına
Elbette baharı istersin
Her bakışımda bir çiçekle
Gözlerimden öpersin

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Asıl Olan

Gelincik kırmızı kanatır
Toprağın yanağını.
Açan her zambak
Besbelli beyaz bir yaradır.
Dağ doruğundan gelen deli rüzgar
Uçurumların bilediği korkuları
Kuytulara anlatır

Ey hat!
Toynakları yerden ışık toplayan at gibi
Dörtnala geçti hayat

Belki en büyük hakikat, var olmaktır
Fakat,
Asıl olan farkına varmaktır
Dört mevsim güneş aklında
Yağmur kalbinde rügara inat
Bir bulut gibi
Evrende kendini unutmaktır

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Ay Işığı

Silinir renkler ve şehir
Kapatınca gözlerimi
Oysa ben seni bekliyorum
Gözümü kırpmadan
Ahşap bir pencere gibi

Rüzgarla savrulur
Sarı ışıklarında
Sokak lambasının
Yağmur tanecikleri

Bulutların arkasında
Gizleme yüzünü
Karartma *******i

İstemez miyim,
Denizin ayağına gelmesini
İnat etme
Ay ışığı
Gir içeri

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Ayrı şafağı vardır her dağın

Burnumda tütüyor bahar
Yavruağzı şafakları
Kar yağıyor saçlarına dağın
Beyaz inciler bir bir
Paslı yapraklara
Kırmızı toprağa
Darmadağın

Beyaz türküsünü söylüyor kar
Mavi göğün gri bulutları
Beyaz saçlarını tarıyor akşamın
Her akşam ayrı geceye uyanır yıldızlar
Çiçekleri ayrı
Güneşi ayrı
Ayrı şafağı vardır her dağın

Mevsimler gelir-geçer
Yavruağzı şafakları
Yolcusunu gideceği yere bırakır
Her dağın patikaları

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Ayrılık

Her biletin bir canı vardır
Pasaportun bir sayfalarından bakan
Her havaalanı kapısını
Bir kere anlatan
Her öpücüğü dudağını kanatan
Bir mühürle
Pasaporttur biletini aldatan

Hasret bir rüzgar
Dalımı kıran
İnsan bir ağaç
Kapıdan kapıya
Yaprağını savuran

İki gözün
Ağladığı aynı ayrılıktır
Yüreğime tek batan
Her bileti
Bir ayrılığı anlatan

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Bahar Yüklü Bulut

Bir milyon yürek
Gelincik tarlası gibi dalga dalga
Yürüdük güneşli bir günde
Yürüdük “bulutları maviliklere sürerek”

Bir milyon yürek
Aktı Ankara’ya dört koldan
Aktı Tandoğan’dan Anıtkabire bir nehir
On dört nisan günü
Bahar yüklü bulut gibi gürleyerek

Not: 14 Nisan 2007/Ankara

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Ben Bir Söğüt Ağacıyım

Ben bir söğüt ağacıyım
Bir sarmışık yürür kuru dalımda
Pay ettim serçelere acımı
Altımda su akar gümüş yanar
Güneş tararken saçımı

Ben bir söğüt ağacıyım
Dal dal yaprak yaprak
Kurudum bir bahar üstü
Çürüdü köklerim bir bir
Sonra rüzgar da küstü

Ben bir söğüt ağacıyım
Ayakta ölür ağaçlar
Bir ağıttır o gün, şafak
Akşamüstü yağmur çiseler
Islanır, kokar toprak

Ben bir söğüt ağacıyım
Elim kolum kuru dallar
Bu ağıt sizin için ey...
Sizin için ağlayamam
Ağlamasını bilmez ağaçlar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:15 PM

Benim Güzel Küçük Evim

Benim güzel küçük evim
Cansız şeyler ölmez
Bir parçası senin
Benim kaderim

Yola bakar pencerelerin
Otobüs durağına
Belki de bir daha dönmemek üzere giden
Gider ağrına

Benim güzel küçük evim
Ben geldim

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Biliyorum Gecenin Neden Saatleri Sıfırladığını

Biliyorum gecenin neden saatleri sıfırladığını
Bir eksildik bir çoğaldık bütün gün
Yeniden hak edeceğiz iyiyi ve güzeli
Dişin eskisinde kaldı güldüğün

Hiçbir saat göstermez gerçek zamanı
Geçmiştir aslında gördüğün
Her gün yeniden kuracağız gerçeği
En son yalandır doğru bildiğin

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Çiçek Gibi Saksıda, Yalnız

Parmak ucundan yürüdü yüreğime karıncalar
Ellerim koynuma sığındı,
Saçağa sığınan serçe onlar,
Sıcak soğuğa karıştı
Yüzüme bakıp geçerken insanlar.
Göz yaşlarınız sizin olsun
Benim de elbette bir anam var.

Her gün suladığınız
Bir çiçek gibi saksıda, yalnız
Açsa, koksa ne yazar
Vicdanınız kurumasın
Vicdanınız neye yarar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Diktatörün Kısa Tarihi

Bir Diktatörün Kısa Tarihi

I.
30 Aralık 2006
Saat 04:55
Bir dar ağacı
Bir ilmek
İlmeğin ucunda Saddam
Katilde olsa
İlmeğin ucundaki
İnsana yakışmıyor idam

Öldürdü Saddam
Öldürüldü vesselam

II.
Su testisi su yolunda kırıldı
En son gördüğü dar ağacı
Kendisi için kuruldu

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Kapı, Bir Kadın

Bir kapı,
Bir kadın
İlk kelime zor adım
Fırtınadan önce gibi
Bütün pencereleri kapadım

Varmak ister her patika
Yolcunun gittiği yere
Türküsünü de paylaşır
Acı su, ekmeğini de

Yalnız ağaç
Kırık dal
Son uzanan elden kalma
Tatlı bir sızıdır hala
Rüzgarları okşamasa da

Bir kapı
Bir kadın
O çalmadı
Ben açmadım

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Nehir Olmak İsterim

Bir nehir olmak isterim
Kar suyundan beyaz içen
Her sabah güneş doğarken
Bir çocuğun düşünden geçen

Bir nehir olmak isterim
Savaş meydanlarını ikiye bölen
Geçtiği her ova bir yeşil deniz
İnsanı dört mevsim yüzü gülen

Bir nehir olmak isterim
Şelalerinden uçurum içen
Sırtında bir bulut yüklü
Gökkuşağının altından geçen

Bir nehir olmak isterim
Doğduğu yer güneşe düşen
Kolları dört yanı saran
Yatağında yüzyıllardır sevişen

Bir nehir olmak isterim
Korkularını köprülerle bölüşen
Gecenin en karanlık yerinde
Bir türkü gibi dilime düşen

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir resim karesi ve tuzla tershanesi

Güneş pırıl pırıl
Gök buz mavisi
Canı sıkılan adam gibi rüzgar
Yapraklarla oynuyor hafiften
Yok efilesi

İbrahim Urfalı
Evli
Bir çocuğu var
İbrahim tershane işçisi

İbrahim Dünyalı
İnsan
İki gözü, iki kulağı, iki eli var
Ağzı var dili yok
İbrahim bu yüzyılın kölesi

Bir resim karesinde İbrahim
Dört gençten biri
Burası Türkiye
Bir tuzla tershanesi

İbrahim tershane işçisi
Bütün derdi
Bir kuru ekmek
hepsi...

...........................
Umrumuzdaydı sanki doğarken
Olay olsun ölmesi

Milyon dolar bir lüks yat
Yanında
Otuz Türk Lirasına bir hayat
Liberal ekonomi değil mi
Her şeyin bir fiyatı var
Al-sat

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Sabah Güneş Işırken

Çekiç sesleri yankılıyor
Sabah güneşi ışırken, duvarlarda
Bir dilim peynir, üç zetin tanesi
Çekiç sesleri ve
Beton kolonlar yükseliyor, artarda
İnsanı kahreden
Para
Kahreden
Şu yaşamak var ya

İşcilerin sesi yankılıyor
Sabah güneşi ışırken, duvarlarda
Bir dilim ekmek, üç zeytin tanesi
Çekiç sesleri sonra
Ansızın aklıma takılıyor, artarda
Bir göz evi ve
Bir gecede milyon dolar kazandıran arsa
İnsanı kahreden
Para
Kahreden
Şu yaşamak var ya

Çekiç sesleri yankılıyor
Sabah güneşi ışırken, duvarlarda
Bir bardak çay, üç zeytin tanesi
Çekiç sesleri ve sonra
Çocukları geçiyor gözümün önünden, artarda
Bir sabah güneşi ışırken
Geçecekler babasının yerine
İnsanı kahreden
Para
Kahreden
Şu yaşamak var ya

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir Şey Hariç

Şiir öyle bir el ki,
Bazan avucunda tuttuğunu sunar
Bazan da arta kalanı
Bir mevsim gibi her şeyden anlar
Bilir
Bir şey hariç: Yalanı

Yalan öyle bir şey ki,
Yemiş yüklü dalları ağaçların
Ve açlık hala katili insanların
Oysa ki bir şiir gibi dört mevsim
Hükmü sürmeli baharın

Öyle bir şey ki şiir
Karı baharın
Dağlarında yemiş
Dünya hali her şey olabilir
Bir şey hariç:
Ölürken karnı tok olmalı insanların

........................

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:16 PM

Bir yazgısı vardır her kapının

Bir yazgısı vardır her kapının
İki yaşamın orta yerinde
Kıyıya vuran
Acı tatlı
Anıları vardır
Kilidin dilinde duran

Bir belleği vardır
Kapı pervazında
Çakı çentiğinde duran
Eşiği vardır
Hüzne dalgakıran

Bir celladı vardır her kapının
Eli sinsi bir rüzgar
Her girişinde ayak sesi
Ayrı gıcırdar

Her akşam bir ihanettir
Gölgesi hep içeri vuran
Bir tek derdi vardır
İçerde oturan

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:17 PM

Böyle bir ayrılık yazmadı kitaplar

Ankara, Ben ve kar
Böyle bir ayrılık yazmadı kitaplar
Ben dışarıda
Londra da Yar
İçerde tek anahtar

Ocak 2006/Ankara

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:22 PM

Bulaştırmışken Yüreğini

Hangi şair yazabilir, acının şiirini
Batırmadan, acıya yüreğini
Ve hangi ağırlığı
Hangi tartı tartabilir
Duyumsamadan yerçekimini

Damıtmak için güneş ışığından
Beşinçi mevsimi
Bir şairden başka
Kim bakabilir güneşe
Kırpmadan gözlerini

Kimi dahi diyecek
Kimi enayi
İyisi mi sen
Bulaştırmışken yüreğini
Bir daha oku bu şiiri

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:22 PM

Bütün yollar kalbime çıkar

Kıyamam karıncaya
Üstüne basamam gelinciğin
Kan tutar
Aklım çıkar
Emeğini çalamam
Şairin işçinin
Tüküremem yerlere

Kolumu kaptırmışım şiire
Bir kere
Serçe sevişmesi sevincim
Kan sıçrar beynime bakınca gazetelere
Kan tutar
Kalbimi kaptırmışım şiire
Ne çare

Bazen
Kalbimi ey hayat!
Şeytan diyor ki
Kırmızı pancar gibi sök at
Lakin korkarım canım çıkar
Üstüne üstlük şairim
Damar damar bütün yollar kalbime çıkar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:22 PM

Ceren Bebek

Ceren bebek
Bir çoğumuzun bir ömürde becerdiğini
Bir buçuk aylık ömründe becerdin
Öldün demek

Küçük bebek
Ölüler konuşmaz
Bir eksiklik değil
Konuşmayı öğrenemeden ölmek

Ceren bebek
Hayıflanma,
Dert etme
Yürüyemedin diye
Yürümese de olur, bir melek

...........................................

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:22 PM

Çerez

I.
Şiar
Yola dair
Bir yanda halk yürür
Bir yanda şair

II.
Eder
Gelir gider
Mal canın yongası
Elde var keder

III.
Hayır
Savaşa dair
Bir yanda can yürür
Bir yanda kafir

IV.
Barış
Bir yarış
Çıkışı bilinmez
Kalptedir varış

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Çıkmaz Sokak

Tadını çıkar anın
Gülüm
Gereği yok telaşın
Çıkmaz sokak
Gittiğin yol
Sonu ölüm

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Çocuk yüreği

Çocuk yüreği
Can kırığıdır
Neresinden tutsan batar
Her kırığı
Bir başka ağrıdır
Nereye batsa orda atar

Her çocuk yüreği
Bir can tartar
İçindeki ömür
Ne kadar bölünse
O kadar artar

Çocuk yüreği
Can kırığıdır
Battı mı ağlatır
Her ağrı canı anlatır

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Çorba parası ve kökler

İlahi Ali
Köklerinden utanır mı ağaçlar
Örneğin nar
Her sonbahar
Eğilir
Öper yeri
Dudakları kanar

servi
Üşümesin diye kökleri
Rüzgardan elleri
Saçlarını yolar
Örter yeri

İlahi Ali
Züğürtsek
Neyi çözer, inkar
Cebimizdeki para
İki çorba içecek kadar


İki çorba parası
Hepsi o kadar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Deniz Ölüsü

Sen yüzünü karartmış ihanet içinde giderken
Yağmurla peşinden gelen deniz kokusu
Sen her iki şemsiyenden döküleni çiğnerken
Arkanda kalan koca bir deniz ölüsü

Sen bu yüreğin umudusun
Gitme
Ben olmazsam
Sen ölürsün
Ben deniz
Sen bende yitik gömüsün

Avucumdaki bir parça zaman, güneş doğarken
İçimdeki hüzün dünden kalan zamanın tortusu
Bir sağanak ki toprağımdan koşup giderken
Düşen her damla yağmur ömür törpüsü

Sen bu göğün gülüsün
Gitme
Ben dinersem
Sen ölürsün
Bendeniz yağmur
Sen gökkuşağı ölüsü

Meltemlerim dindi anılar şimdi bir karayel
Yarama bastığım denizden gelen tuz kokusu
Her gece düşlerimden geçen mavi bir hayal
Sabahlarımı çekilmez kılan uyanmak korkusu

Sen bu peteğin balısın
Gitme
Ben gidersem
Sen ölürsün
Ben bal arısı
Sen çiçek ölüsü

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Dost

Dost bilir, dostun gerçek derdini
Gonca gül gibi başın yere eğdi mi.
Çiğ tanesidir yaş,
Güller acar yüzünde,
Dostun eli, dosta değdi mi.

Altını sarraf bilir,
Dost dosttun rindini,
Yar sinesi gibi yüzünü ateşe serdi mi.
Dost dostan,
Altın değerini insandan alır;
Her güzelden bir iz kalır özünde,
Dostun yüzü, dosta değdi mi.

Dost dostun boy aynasıdır,
Dost dostan bilir kendini,
Kırılsa da, yüzü sırrında kalır.
Ağu keser yüreği, yaş gelir gözünden
Dostun sözü, dosta değdi mi.
..................................................

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Dostluğa Ağıt

Canı dosta feda etmeyene
Hiç dost denir mi?

Güzel insan
Bencilliğim odur ki
Ruhumun diğer yarısı sendedir
Tasasına düştüğüm can
Bir değildirki




...............................

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

Dua

Başkasına ait ise eğer
Bir yudum
Bir lokma
Seni boğmaya yeter
Yazdıklarım diken gibi kıçına batsın
Bir başkasına ait ise oturduğun yer

Ahlakı yoktur fiziğin
Uçaktır uçar
Yattır,gemidir yüzer
Odun mudur?
Su mudur?
Taşıdığın bilinmez
Cehennem midir?
Uçağın, yatın, geminin gideceği yer

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:23 PM

E mi

Sen ölme
Sen ölme e mi?
Toprağı tarla tarla
Lacivert denizi gümüş balıklarla
Balıkçı ağıyla gölü
Kırlangıç kanadıyla göğü
Bölme e mi
Sen ölme
Sen ölme e mi?

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:24 PM

Ebeleme

Geçmişin
Gelirken peşinden
Bir çocuk gibi
Burnunu çek çeke
Anılar
Ebeler gözyaşlarını
ve seni
Her seferinde
Aynı köşede

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:24 PM

Ege Her İnsanda Belli Eder

Ege her insanda belli eder
Cahili şair,
şairi deli eder

Ege şiiri sesinden belli eder
Yürek titretir
İçine siner
Her mısrada dalga sesi,
bir gelir
bir gider

Ege her baharda belli eder
Gök kararır
Silinir gölgeler
Şimşek çakar
Yağmur denizi çiviler
Dalgaların tepesinde martılar
bir çıkar
bir iner
ve
Bir vapur kalkar iskeleden
Deniz kırışır gider
Kordon’da kahreden
ağlayan, gülen
Keyfe keder karışır gider

İzmir her halinden belli eder
Koynuna sığınır şehir gibi gemiler
Binlerin yüreğine her gece
Bir yalnızlık demirler

Gün gelir,karanlık perde iner
Bir salkım üzüm gibi her yürek
Bir avuç toprak eder
En nihayetinde
iyi-kötü karışır gider

Ege her şairde belli eder
Şiiri sesinden
şairi aklından eder

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:24 PM

Evimin Arkası Dağ Olmalı

Evimin arkası dağ olmalı
Önü deniz
Dağda yüzyıllık çınarı
Deniz de yaşlı balıkçıları

Evimin arkası dağ olmalı
Kapıda nar ağaçları
Dağda dört mevsim kar
Yere deymeli narın saçları

Evimin arkası dağ olmalı
Çat kapı baharı
Çiçekleri bin bir renk
Çiğdemleri mutlaka sarı

Evimin arkası dağ olmalı
Bahçede al al elmaları
Tepelerde şafak sökerken
Martı çığlıklarından sabahları

Evimin arkası dağ olmalı
Önü deniz
Dağda kekik kokulu rüzgar
Denizde bir yelkenli
Mavi bir türkü söylerken
Beni dosta götürmeli

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:24 PM

Gelin Gelin Anılar

Taşında toprağında boy boy ayak izim var
Kayalarına kulağımı dayasam İçinde sesim yankılar
Kaç kavak gövdesinde yara gibi büyüyen ismim var
Pınar başında kana kana su içen, suya eğilmiş aksim var
Bizim evin sokağı, hala benden çaldığı bilyeleri saklar
Kaç kış geçti üzerinden, kaç bahar?
Hala durur mu?
Annemin kafama attığı taştaki kanlar
Kırk beşine merdiven dayadım
Leş kartalı gibi döne döne gelin, gelin gelin anılar

Her kış zemheride dam boyu yağan kar
Annemin kilimlerine benzeyen toprak, zil zurna bahar
Bütün yaz dalga dalga akan, altın buğday tanesi dolu başaklar
Düşümde ucundan çekiştirdiğim yıldız yıldız gökyüzü var;
İçimdeki çocuk hala dam başında yorgansız yatar
Siyah önlük sıra sıra yaşanan karşılıksız aşklar
Hasretim büyür, her gün biraz daha sarı sonbahar
Siyahların saltanatını bitirmek üzere saçımda aklar
Leş kartalı gibi döne döne gelin, gelin gelin anılar

Dut ağacının en uç dalına tırmandığım zamanlar
Tatlısından anlardım en az bal arısı kadar
Ne kadar da ekşi olurdu dalından çaldığımız elmalar
Külde pişen patatesler, neden hep benim elimi yakar?
En küçüğünü kim ister, patates bitmeden, biten kavgalar
Daha da candan arkadaştık o karanlık akşamlar
Matematik de yoktu, kuzuları saymak içindi sayılar
Elimde değil, tespih tanesi gibi düşüyor bir bir yıllar
Azgın bir derya içinde omuzlarda batıyor kayıklar
Leş kartalı gibi döne döne gelin, gelin gelin anılar

Kalender Sever


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:04 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.