![]() |
Güzin Eye Dündar
’Kim ki İnancı Ölümle Büyütür
’Kim ki İnancı Ölümle Büyütür - (Madımak anısına) Şüphesiz seb/eb/sizdiniz Bir şehire azdı elleriniz din/siz/miydiniz? göğüm güneşe küs durdu onbeş zaman ölümü tattım sebep neydi belki hiçbir şey yürüdü göğün kalbine otuzyedi can gün döndü semah o gün/ bu gün Sivas duman derinden hiç bir ev böyle bakmamıştı güneşe büyüdü yer gök ağrıyan her yerinden sustu ezan... belki zamansızdı zaman bin kapıdan hu yürekler dap- dar hiç bilmediniz mi kalu beladan dümensiz şeriatın kaç tapusu var bir şehri öpmeye gelmişti kız kızan ki el etek öpmeyen onca dudak elbette şiirdi sözleri, tamdı iman ne yöne döndü dine ihanet gözler guman türkü sustu / şaştı gün/ah pusu kurmuş ölüm hayatın kıyısına unutkan zaman... Güzin Eye Dündar |
Açıl Gözlerime Sabah Rüzgarı
Açıl gözlerime sabah rüzgarı gör mevsimlik bahar güneşi nedir bu yağmur duaları ki besler inancı toprağa bolluk, bereket gelir nasırlı eller ekmeğin harcı güneş yanığı tende şeffaf altın taç ömürlük alın teri kutsanır inanç olgun bağ bozumu hasat mevsimi yakılır sevda türküleri kelebek rüzgarında düğün dernek bir şölen ki kır sofrasında ürün tadında ekmek... Güzin Eye Dündar |
Açılmak Gün Işığına
kutsal bir bedende sır gibi dalga boyu nadasa kalmak ana rahminden açılmak … gün ışığına can kırmızı /ak zambak çoğalmak bir akasya gölgesinde derin bir nefestir yaşamak sonra özgür uzanmak yarına kırılgan dökülmemek geceye serin dal verip yükselmek, varolmak sakınmak sevgiyi sonsuza dek yitirmeden olgunlaştırmak kim taşıyacak tohumları yarına bir kaktüs iğnesi, coşkulu ırmak adsız fırtına, yada eski bir sebil hangi zamanın sığ kıyısına ince dokusu, ellerinin kimlerin yazgısına dökülecek remil dinecek şarkısı hüzünlerin ve... alınganlığı yaşlı evrenin… Güzin Eye Dündar |
Adım
Evrene ilk adımda tutsak ettiler beni alınır mı bir bebeğin özgürlüğü tutsak edilir mi çocukluk kader mi ördü duvarları sevgi mi uzaklarda nasıl yarışılır zamanla nedir bu sır / fırtına gün batımında mı ışır yıldızlar kaç yaşında aşık kaç yaşında ihtiyar olur insan bir kalp atımı mı mutluluk ne insafsız zaman kaç yaşında biter yolculuk nasıl kurtulur can tutsaklıktan... Güzin Eye Dündar |
Adım Kavuşmak Olsun
kordonda bir akşamüstü üç gül sıkacağım şakaklarıma senin için… nilüferler açacak üstüne sisin burun kanatlarında acı biber kokusu ve ölümün tortusu bir damla sevda için dilinden harflerim dökülecek sol yanına yaslı soluksuz titrek sesin kim öpecek gözlerimi saçlarım yosun, ellerim Ege adım kavuşmak olsun... Güzin Eye Dündar |
Affet
Affet... tabuları yıkamadım aşk için sınırları kaldıramadım içimde sustu çığlıklar seninle bitti mutlu adımlar deli sevda dalga dalga dört mevsim yokluğuna kırıldı zaman avuçlarında kaldı ellerim tenimde sıcaklığı teninin sabahtan akşama akşamdan sabaha yalnızlık bir ucunda egenin bir hayat boyu pişmanlık affet... Güzin Eye Dündar |
Affetmeli Tanrı Beni
Affetmeli Tanrı Beni Affetmeli Tanrı beni yenik dönüyor sesim kim ne derse desin bitti düşlerim ah! o koynumda titreşen asi soluk gün ışığı toplayan tirşe tenim avuçlarım kül dünya yazgısı görünmez sis, büküldü boynum bir öpücüğe oynarken gök gözlü çocuk içimde açıldı aynada kilit, sustu vakit birazdan sabır sağacak yüreğim ki temiz kalsın dilim peki siz? düşlerimi öldüren siz değil miydiniz sizinle paylaşmıştım yüzümü düş kurmayı bilir miydiniz? Güzin Eye Dündar |
Ah! ...Düş Vakti
Ah! ...düşler olmasa ne kalırdı yarına hep doğudan doğardı güneş ay ışığına üşürdü yüreğim batardı limansız her gemi ve bakışlarım öylece inmeli gönlüm bir o kadar beklentisiz eklenir hayata eskirdim parça, parça her güne her yenilgi bir ölüm değişmezdi günlüğüm giden yazı uğurlardı güz pencerelerde bana düş giydiren acımasız yüz öylesine bir hayat işte gönülsüz içimde kullanılmamış özgürlük ölmeden ölmek düşsüz Ah! ...düş vakti gitmek zamanı şimdi yaralı bir martı gibi ağzımda yüreğim öpsem zamanın acımasız ellerini ve dokunsam kalbine bir düşlük zaman verir mi? ... Güzin Eye Dündar |
Ah.. İsterdim
Ah! ... isterdim ölüm okşasın saçlarımı da öldü demesin kimse ağlamasın ardımdan ak giysiler içinde eşsiz bir düğün omuzlarımda gökyüzü yıldız tozu hüzün aslı bilmek adına sırra döküldüğüm hasretim, özgürlüğüm en güzel gününde .....................gitmeliyim ......................eylülün. Güzin Eye Dündar |
Ahududu
Kaz dağı yamaçlarında rüzgarla salınır ağaç çilekleri güzelliğine eşlik eder dudakların tadında ellerin yaprak yeşili gözlerin, sabırsız ela Tanrılar Tanrısı Zeus un kızıl yaban çileği görkemli bir seyir ..........................bir ödül kır sofrasında. Güzin Eye Dündar |
Aklımı Çeldin
aklımı çeldin kalbime ince bir yol çizdin dönüşü yok.ve…ben şimdi tenime iliştirdiğim sen teninin,hasretin son kırıntılarını aldım gidiyorum ayrılığı imgeleyen ne varsa yıktım sessiz bir ırmağa akıyor bedenim gülüşüm suskun dünden ıssız tepede kuruyan çiçek sabun köpüğü gibi şeffaf bir bulut kadar hafif ötelere geçsem suyun gözünden. hiçbir şey olmak varken bir sabah düşsem yüzüne... Güzin Eye Dündar |
Al yaprağında Bir Gelinciğin
Ey! ...zaman içinde silinen sesim bilince çağır gerçekleri sahipsiz kalmasın ölümsüz atlasın kum tanesi suskun duvarların teri gelsin dile soyunsun gizeminden imgelerim son tufanda tükenen gençliğin tüm renklerini harmanlayıp kurtlar sofrasına bıraktım soluğudur sevenin şeffaf bir göze al yaprağında bir gelinciğin... Güzin Eye Dündar |
Anneme
Bugünde üşüdü günden ellerim gelip kollarına sığındım anne yüzümde boşluğa dalan gözlerin içimi kor gibi yakıyor anne zaman acımasız alıcı kuşmuş avutur dost gibi teni dokurmuş her dokunuşunda bir rengi alıp hayatı solduran kabusmuş anne daha dün bahara tomurcuk gibi rengini verip de iliştirmiştin içinde ne varsa bu güne dair sevgiyle gönlüme sen işlemiştin şimdi güzel yüzün sararıp solmuş türabı özleyen gözlerin dolmuş diyorsun ki düze çıkmaz bu yokuş gözlerim sislenir, sensiz bir duruş zamandan bu kez çok yoruldum anne… Güzin Eye Dündar |
Anneme Mektuplar-II
Kalbimi her bağışladığımda dört mevsimi adadım kaç denizde sakin bir liman aradım sana bebek…sana en masum yüzümü sakladım kalbini düşlerime ört anne ben miyim bu yosun tutmuş yürek nerede unuttum en son sevinci niçin hep suskun ve kadermiş beklemek hangi gölge inse kanatlarıma öyle imkansızmış özgürlüğe gitmek hani ölmezdi tenime sardığın sevgi kaç ağustos yaktı gözlerimi al ellerimi hayatı unutayım düşlerim yalancı bir bahara kandı kalbini gözlerime ört anne |
Anneme Mektuplar
- I - gözüme yansıyan ilk ışıktan İzmir doğuyordu ilk çığlığım küçücüktü babamın başında bayram rüzgarları esiyordu yüzün güneş yangını tenimde yedi renk ak göğsün bir tadımlık hayattı anne -II- öğrettin ki yaşamak, huzurla güzel ekmek kokusu gibi içime çektiğim çiçek eker elleri darda kalsam yüreğime bir arda boyunca serinlediğim bak yine düşler sarıyorum içime kimin yakamozlarına takılsa gözlerim hedefi ıskalıyorum kurudum bir ırmak kenarında ezberimde çocuk masalları sevmeyi bekliyorum anne zaman başımda yakamı bırakmayan iğreti zaman gözlerimi örtüyorum gecenin üstüne suskunluk öpüyor dudaklarımdan şarkılar tükettim bir hoyratın aç ellerinde hayatı dokuyorum soğuk *******e fırtınalı deniz ve küçük bir tekne bir batıp / bir çıkıyorum huzur limanı düşlerimde yine kaç çığlık saplandı içime korkuyorum... |
Arzular..Uyanikken Görülen Rüyalardir
Umudu yağmurun toprağa kavuşmaksa umutlarım yağmurdan öte sevdadır ekmeğim / suyum İnançtır huzurum boşuna sevmedim gün ışığını güneşe dokunmak eski bir sevgili gibi adım / adım haykırıp gökle yer arası bir yerde sevişmek yıldızlarla iz bırakmak / sonsuzluğa paylaşmak / gökkuşağının yalnızlığını bir gönül avcısı gibi bayram çiçekleriyle alımlı uzanmak yağmurun kucağına kuşlar gibi özgür süzülmek uzaklara… Güzin Eye Dündar |
Aşk
Ateş yok dünyam yanıyor fırtınasız bir gün gök gürlüyor bedenim çılgın nehir kayalari sürüklüyor köprüleri söküyor öksüz tenim ateşi ürkütüyor herşey kördüğüm.. Güzin Eye Dündar |
Aşk Gibi Hasreti Aldım Nabzıma
ufuk çizgisi gibi çok uzaklarda umarsız gezgin ..............sevdanın sesi kaçak, suskun zamana ...................sanki dört mevsim karıştı deseni bir büyü gibi can da dirilik ........................gönülde dildi evim gökyüzü gün gözlerimdi bir nehir çağıl ......................sararken teni öz kokusuyla tek bedenimdi aşk gibi hasreti ......................aldım nabzıma her atıştı adı sözüm geçmedi yüreğim çok sevdi ............................bu esareti köz oldu, kül oldu çok uzağında... Güzin Eye Dündar |
Aşk Su/Sar
Sendendir ruhumda ki kahrolası inkarlar hak etmediğin düşten uyandırılmak da var bir gün isyan çıkarsa tüm zincirleri kırar uyanıp boş duvarda gölgeme bakmak da var hangi can hangi canan böyle acımasızca kurnaz bir avcı gibi sevdiğini yaralar gözlerinde renk susar kulaklarında sesler bensiz bomboş bakışlar nabzındaki aşk susar.... Güzin Eye Dündar |
Aşkımla Başına tac Eyle beni.
Bir gün bir resimde çiçeğim görsen onu tek sen derdin unutma beni içlenir üzülür boynun bükersen uzan yokluğuna dök kederini hasret vuslat gibi tuttu elimi zaman acımasız tüketti beni aşkındır ödülüm al bedenimi hepten kül olmuşum beni unutma ya beni ben eyle ya külüm savur zamana bırakma elim tez soğur gönül hazan eyler bahçeler kurur aşkımla başına tac eyle beni... Güzin Eye Dündar |
Aşktır Aşk
herşeye yeniden başlamaktır aşk zamansız bekleyişlerin vuslatı gülkurusu ufka sebepsiz ......................................dalmak bir ödül gibi kucaklamak .....................................hayatı toprak gibi karşılamak ....................................yağmuru yoketmek, değişmeyen .....................................sınırları mevsimsiz sevdaya .................................çiçek açmak rüzgarla dansetmek yeşertmek tohumu hissetmek o keskin soluğu aşktır aşk onulmaz yaraları ...........................onarmak... Güzin Eye Dündar |
Ateş Dikeni
kuşlar bile yuvalanmadı dallarına dikenlerinde kurudu gözyaşım yağmur sonrası şaşkın telaşım kelebek rüzgarı fırtınalar yarım kaldı şarkılar hüzzam ağlıyor sol yanımda al...çözülmüş mavi uykular sana demek ki ya hep ya hiç ortası olmadı hayatın işte...! mevsim sonbahar bir çiy damlası çalar zamanı gözlerim kanar Güzin Eye Dündar |
Ateş ve Kül
Zamansız derdiler çoğalamadık aşka tükendi anlamadık gözgöze yanan ateşle küle döndük sarıldık sarmalandık çoğalıp bölündük emzirdi aşk bizi ak göğsünde sevda büyüttük savrulduk belendik rüzgarla toprağa küllendi inanmadık duraksız yolculuk derdine düştük.. Güzin Eye Dündar |
aYKIRI dÜŞLER
Venüs ün ışıkları başımda taşıdığım s e n i n l e yum gözlerini b e k l e aykırı düşler sunacağım *******ine değişim yapacak eskiyen günler -II- ölüm zor gelmeyecek yas bile tutulmayacak bir parça senden bir parça benden bir dal tomurcuğu umut göz, göz ışıklarında güneşin ellerinde sevinç renkli şaşkınlık çocuk nidaları dudaklarında tanımsız coşku gökkuşağı düşecek ellerine bırak, karışsın tenine kadim gerçek yum gözlerini ve d i n l e III tınısı sesimin aşktır, göklerin ezgileri dilimde otayacağım tüm acıların dinecek yaprakların çoğalacak yüreğinde sözüm göğsünde al tomurcuk e l l e r i n d e n gün ışığı tadacağım en güzel uykulara durdum bu gece doğmayacak çocuklarımız ölümü bilmesin diye IV s e v d i k ç e adem in bahçesinde çiçeklerden ç o ğ a l a c a ğ ı z kirli yüzünden uzak dünya nın ayışığı öpecek ellerimizden bir senden, bir benden gözbebeklerinden... Güzin Eye Dündar |
Ayrılık
Gökler yas tutuyor bulutlar ağlamaklı İstanbul un yorgun gözleri gibi gözlerin yüreğinin çılgın neşesi susmuş bir rakip bir düşman gibi sözlerin.. Güzin Eye Dündar |
Bağladım Gözümü
gözümü bağladım sustum kelimeye canı namerde yenik bıraktım uzaklar aymaz sevda bakar kör hayatı tez astım hedef tahtasına gel de gör... Güzin Eye Dündar |
Bak..Şu Bebelerin Güzelliğine
Bak..şu bebelerin güzelliğine biririn elleri kan içinde biri elbebe gül bebe birinin içinde bir orman diğeri ormanda bir tane biri sıcak göğüslerde mutlu diğeri cami bahçesinde üryan geçmemiş günlerin gölgesinde bir ermiş bir bilge gibi tutmuş nefesini kaderi beklemekte biri çıkmadığı tepelerin eteğinde diğeri zirvede.... Güzin Eye Dündar |
Bana Bıraktığın Bu Yalancı Sen
Bana bıraktığın bu yalancı sen korkmuyor hızla geçen zamandan bekliyor avını küle dönüşen çalınmış hayatın kıvranışından kırdım aynaları değişti düzen ötelere gitmeliyim yeniden birgün pişman olur geri gelirsen ne köprüler aynı ne yollar ne ben.. Güzin Eye Dündar |
Basra nın Ölüm Kokar Sokakları
Basra nın ölüm kokar sokakları yeni yetme çocuklara bin tuzak bitmez hırsıyla babaların besler... savaşı bir...bir uzanarak Güzin Eye Dündar |
Bebek
Sıcacık tende süt kokusu Sevgi dolu bedende Yaşama korkusu - II - Katıksız sevileri Günahsızlıkları belli Tanrım Meleklerin gibi Güzin Eye Dündar |
Bed/Dua
Alın... bu ölmez yangınlar sizin olsun daha kaç kez şiir serecektim güne sevecek yerim kalmadı eskiyorum ellerime... aymaz uykularınızda kalsın ayak izlerim insin kirpikleriniz utancınıza diyorum en vurgun yerinize düşsün bu dua siz yeni bir kenti giyerken gözlerinize ben hayattan soyunuyordum... Güzin Eye Dündar |
Bekleyiş
Seni beklediğim nice akşamlar pencereler alır gözlerimi soğur yüreğim daralır içinde olmayacak korkular seni beklediğim nice akşamlar karanlıklar çalar penceremi büyürde büyür çocukların gözleri bekler kapıda korku kadar seni beklediğim nice akşamlar güleryüzlü soframızda gönlümün eli gösterir mucizesini yorgun gözlerine mutluluk dolar.. Güzin Eye Dündar |
Belki Seni Hiç Sevmemiştim,
Belki seni hiç sevmemiştim kalbim yüz yıl önce susmuştu belki ötenin ışıkları çoğalan özleyişti gizemli aynaya yansıyan sevilmemiş okşanmamış her şey yıldızlardaki sır gibi beklediğim zaman beslendiğim sevgi.. Güzin Eye Dündar |
Ben Aşık Olmadan
ben aşık olmadan kaldırmadım sınırları böylesine son noktasında yalnızlığın çağırmadım uzakları tek kişilik evrene tanrılara adanmış bir köle gibi kutsamadım bedeni böylesine keşfetmedim bilinmeyen cenneti ben aşık olmadan masum çocuklar gibi paylaşmadım yüzümü bilmedim dünya nimetlerini yüreğime düşen ateşi ışıyan teni okşadığım hüznü parmak uçlarımda görmedim sessiz bir kartanesi gibi uğurlanıp kadere ölüme gülümsemedim.. Güzin Eye Dündar |
Ben Seversem
Ben seversem güneş düşer alnıma karanlıklar koşar gün ışığına sonuna dek açılır kapılar gökkuşağına koşar yıldızlar ve yakın olur uzaklar yüreğiniz üşümez dersem...inanırmısınız? Güzin Eye Dündar |
Beni Azad Et
Yüreğimden çekil bağlarımı çöz bitti... getirdiğin sis beni azad et örselendi sabrım öldü bir yarım küçüldü adımlarım... beni azad et düşlerimde böyle tutsaklık yoktu ne doğru andayım ne doğru yerde çoban yıldızı gibi yüce sürgünde sönmeden ışığım beni azad et... Güzin Eye Dündar |
Beni Sana Son Kez Armağan Ettim
Beni sana son kez armağan ettim güneşe dokundun hiç uzanmadan bir düş gibi seni bin kez yaşadım anladım ki canımdan can gibi gittin Sessizce çekildim gönül evinden tenin kokusunu son kez soludum ne seni unuttum ne tövbe ettim seni bana getiren güne sükrettim Tanrım benim gibi mi sevdi her kulun bedenim yanarken gönlüm üşüyor hayatı çaresiz toprağa mahkum yalnız bir ağaç gibi içim çürüyor Güzin Eye Dündar |
Benim korkum
Benim korkum... düşüncelerimdeki kuşkular sözlerimin çıplaklığı en yakınımdakilerin uzaklığı benim korkum... boyumca uzayan kararsızlıklar acıtıyor yüreğimi tükenen /tüketen insanlar Güzin Eye Dündar |
Benim sevgim
benim sevgim çorak topraklarda zamansız bir çiçek umutla beslenip sevdikçe büyüyecek görünce evrenin kopup göçtüğünü yıldızlara yükselecek benim sevgim güneşte yangın bulutlardan yağmur olup çözülecek onunla şenlenecek yeryüzü onunla gülecek. Güzin Eye Dündar |
Benimle Yaşlanırmısın
Benimle paylaşır mısın hayatı tüm kusurlarımı görmezlikten gelir misin bu koca yürek zamana düşen arda yeter mi sana gözlerin, gözlerim olur mu sonsuza dek renklerime eş olur musun rengarenk göğsümde bebek yürekte ateş mutlu adımlarım nefesimde nefes benimle yaşlanır mısın severek… Güzin Eye Dündar |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:26 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.