![]() |
Nurcan Göksel
A dan Z ye
A dan başlayan hayata Yetmiyor Her şeyiyle başlayan yaşanmışlıklar Hepsinden yarımlar kalıyor Hayatımızda Kişiler yarınlar ve anlar Bir serüven kemiriyor bilinmeyenleri Hepsinden sorular var hala cevapsız Biraz biraZ |
Acelen ne?
Acelen ne? Bırak güneş gitsin önce. Zaten Her şey şimdiden gece. Bırak aksın zaman Yavaş yavaş Ayrılığa doğru sessizce. |
Acımak
Acımak Kanadı kırk bir kuş, Acımak Dalından koparılmış bir çiçek, Acımak Yoksun küçük çocuk, Acımak Titreyen seslerimizdeki Anlatılmazlık, Acımak İçimizde büyüttüğümüz Her şeyin kaybı için yas…. Acımak Sevgiden koparılmışlara Yandaş, Acımak En büyük duygu İçinde yoğrulduğumuz… |
Acımasız
Aniden olur Her şey aniden. Bir acı yükler içine çeker gider zaman Acımasız. Çeker gider an be an Ardında bıraktıklarına Bakmadan… |
Ağır geliyor yıllar
Kocaman bir ağacın gövdesi gibi geliyor. Kucaklayamıyorum artık hiçbir şeyi. Çabalarım yetmiyor çırpınışlarım.. Kucaklayamıyorum artık biriken ne varsa çünkü küçülen bedenime ağır geliyor yıllar… |
Ağlamıyorum artık
Bak! Ağlamıyorum artık, Her şey silindi gitti Duygulardan… Yoksunum, İçimdeki malzeme bitti… Bak! Ağlamıyorum artık, Buz tuttu göz pınarlarım, Susuzum Kurak bir çöl… İşte Öyle bir hayatın içinde Savruluyorum… |
Ağustos böceği
Zamanını şaşırmış bir ağustos böceğiyim! Yorgun ve uykusuz. Şarkım bitti dilimde kemanımın teli koptu, her yerde kapılar var yüzüme kapanan… Nerede kendime gelirim bilmem? Sahi ağustos ne zaman? ? ? |
Alaca bulut
Saklardı bizi renkleri Alaca bulutun, Dört bir yanda ılık yeller. Koskoca damlalar düştü Peşinden. Anlamadık! O fırtına Nerden geldi birden. Yok etti! Alıp götürdü uzaklara, Aşkımızın içeriğini bizden. |
Alaca karanlık
Bölünmüş bir alaca karanlık yarısında sen! Bir uzak renk gibi belli belirsiz! Saklıyor kimbilir? Nerelerinde, karasında duruyor sendeki giz…. Bölünmüş bir alaca karanlık yarısında ben! Oradayım hemen yanı başında uzatsan ellerini bütünleşiriz… Beklenen ışık yansa aniden, alada kalmaz, karada sen ve bende kalmaz. Biz oluruz, biz! |
Aldattım çocukluğumu
Aldattım çocukluğumu Alet oldu masallar… İlk yalanım anneme Dersimi Pinokyo’ dan aldım… Doğruydu Kaçamak oyunlarımda Babamdan korktuğum… Yedi tane cüce buldum İki önceki sınıftan… Zehirli bir elma verdi Öğretmenim, Utandım, yüzüm kızardı Aldığım kırık nottan… Deniz altı sahiciymiş, İçindeki mercanlar sahi, Sahiymiş yol arkadaşım Balıklar.. Sonradan anladım Bir çırpıda geçilirmiş Seksen güne ne gerek var… Adımı değiştirdim bir gün, Ayşegül yaptım… Zenginleşti oyun evim, Büyüdü yalandan saltanatım… Babam sakladı çizgi romanlarımı. Hayallerime aldım Tüm kahramanlarını… Saçarlarımı ilk annem kesti, Üzüldüm, ağladım bilemedi Prensime merdiven olacağını… Şimdi bir müze var Uzaklarda… Gittiğimde gördüm! Aldattığım çocukluğum yaşıyor Oradaki oyuncaklarda… |
Alev gibi
Alev renkli ormana çökünce Akşamın kızıllığı Yangın yerine döner Hani her şey birbirine benzer Hani her şeyde hüzün Hani sımsıcak günler... Bu mevsimde sonlanır. Çıtırdayan dallardan Düşen kızıl damlalar, Bastıkça ufalanır, Yalnız kalan her bir dal Salıncakta sallanır. Koşuşturan her böcek Bulduğu bir kuytuya Bir telaşla saklanır. Alev renkli orman da Alev renkli akşamın Rüzgar yüklü kokusu En güzel nefesidir Koskocaman dalların … |
Anı defteri
Kelimeleri doldur anı defterine her gününü sırala bir bir.... Anneni yaz, babanı, kardeşlerini. Kalem ne yazarsa kelimelerin hepsi senindir şimdi... Bir küçük şeker için ağladığını, ablanla kavgalarını, kardeşini leyleklermi getirdi? Aç kalmak, üşümek bir oyunmuydu? kelimeleri doldur anı defterine. Gazete kaplanmış bir defter için öğretmenini neden kızdığını Anlamadığını... Okul sıralarını karaldığını, sokak arkadaşlarını... Yalan yanlış öğretilen şeyleri. Kelimeleri doldur anı defterine, harfleri sırala bir bir... Hayal meyal geçen günler içinde şimdi uzaktaki her şey senindir... |
Anılar topladım
Anılar topladım yıllarca, Seni de içine kattım. Çekmeceler, kutularda Onlara dünya yarattım… Şimdi Geri topluyorum bir bir, Gidiverince buralardan Değerini kim bilebilir? Anıları topladım geri, Ta içim de derinlere. Onların şimdi ki yeri Sım sıcacık sığındığı Kıymet bilen gönüllerde…. |
Anlaki
Bir ihtiyar seni sorarsa, Seni ararsa O köhne mahallede Ve hala gözlerinde O günlerdeki Pırıltı varsa! Sözlerinde sana ait Bir şiir, Ellerinde hala O günlerden kalma Sıcacık dokunuşlar. Anlaki benim! Anlaki son bulmamış Sana olan özlemim… |
Anlamadan
Bir ağacın gölgesini istedim. Serin gölgelerin Hışırtısını. Dinlemek istedim. Doğanın sesini dinlerken Belki de, Uyumak çayırlarda. Ağacımı kestiler. Rüzgarlar savruldu gitti. Çimenler kurudu. Aslında, Ne olduğunu anlamadan istediğim Her şey bitti. |
Anlar gibi yitme
Sen de zamana yenilme, Sen de saatler gibi Bitme! Sen çoğal yıllar gibi Ve doyumsuz Anlar gibi yitme. |
Anlatırmıydı acaba
Ne çok severim ne çok Birinden bir şeyler dinlemeyi Mesela Şu bekçinin Hangi çimendeydi son düş uykusu Kaç kere dilek tuttu yıldızlardan Hangi yağmur kaldı iliklerinde Kaç kere düşündü nerede öleceğini Nerede yoruldu en çok Nerede çaresiz kaldı sözleri Kaç mevsimde rengarenkti düşleri Aşkı hangi bulutun ardında Kaç pişmanlıkla ah dedi ah ne yazık Çocukluğumu çabuk kaybettim Ne zaman usandı gecenin soğuğundan Nerede kurtuldu yalnızlıktan Gidiversem yanına Usulca merhaba desem Anlatır mıydı acaba içinde ki hikayeyi Yeni baştan |
Annemim bahçesi
Annemin bahçesi vardı, pembe cumbalı bir ev yola bakardı... Annemin bahçesi vardı, her mevsim çiçek kokardı... Annem! Bahçeye çıkınca susayan çiçekler sanki ona bakardı... Annemin bahçesi vardı, baharda şebboy, leylek ağustosta gül kokardı... Yasemin şımarıp duvara tırmanır, *******i ıtır saçardı... Annemin bahçesi vardı, Şimdi o bahçede acı, acı kokan karanfiller boynu bükük menekşeler kaldı.... |
Anten
Çekim alanımdasın Hiç yön bulma derdim yok O gönlün üzerinde Kalp çarpıntılarından yayılan Aşk frekanslarımdasın |
Ardımdan
Kendi sala mı duydum Saf tuttum cami avlusunda Gözlerim nemliydi Bedenim soğuktu üşüyordum Bir taş üzerinde. Kendi sala mı duydum Kaldım O kalabalık ta tek başıma El sürdüm Ak zambaklar gibi duran Kitabesin de ben yazan Mezar taşıma. Kendi sala mı duydum Beni söyledi bir ses Yüksek bir tepedeydim Sanki Tek başıma O bilinmeze doğru Cesurca yürüyordum. |
Ardından
Ardından bende giderim dedim, anlamadın! Öylesine duyarsın bir gün gitti derler.. O zaman bak gökyüzüne kıyıda,köşede kalmış bir yıldızdan papatyalar,ışıklar yağdıran benim.. kocaman bir öpücüğün nemi kalır dudaklarımda içine aldığın sonra git! dediğin yüreğin.. Lacivert bir gecede yıldızlar yağdı üzerime, binlerce papatyadan damlaya döndü göz bebeklerim... Tek başına gitsende bıraksan ardında ne varsa! gökyüzünde Senin türkünü söyleyen bu yürek benim! |
Artık bir gökkuşağıdır zaman
Yağmur başlarken aldığım koku renklerin habercisidir bana… Bir kokudur her renkten, yeşilden kırmızıdan,maviden… Bir kristale çarpar her damla ve kopmuş ışıktır günden… Artık bir gökkuşağıdır zaman. Her kokudan, her güzellikten, her renkten… |
Aşk-3
Aşk Evimde bir köşede ki Saksıya gömdüğüm çiçek Her gün Biraz güneş Biraz gönül suyu Biraz dokunuşla Bizim için yeniden filizlenecek |
Aşk
Söylenemiyecek kadar kötü bir şeymi ki aşk. saklı sözcüklerde eridi… |
Aşk bitmez
Aşk bitmez. Sürer kaldığı yerden, Ekler üzerindeki yükü Alır sevgiliden kalan Tek gülü, Takar peşine yalnızlığı, Büker belini sevdanın, Ardı sıra götürür Ayrılığı… |
Aşk bitti
Aşk bitti. zamanlar tükendi. Acı yok, acıma yok içimde, güzeldi bitti. Uçarken yükseklerden yere indik. Macera bitti. Sözsüz beraberlikler. bir gülüşün ardındaki mutluluk. bitti! Bir kitabın son sayfasını çevirdik, ve okumadık. sonuçsuz öyküler gibi asılı kaldı sözcükler zaman kalmadı okumaya aşk bitti. |
Aşk böyle bir şey değilmidir?
Yürüyoruz dedik. Yüreklerimiz elele, Üşüyoruz bir kış sahilinde. Bedenlerimiz bir, tek bir hece de Birleşen sözlerimiz bir, Gözlerimiz de ki pırıltı aşkın rengidir… Seviyorum dedik, duygularımız bir, Bir şarkı da kaybolan kalp çarpıntılarımız bir. Bakarız gökyüzüne, Şu sonsuz göklerde ki bulut bizim değilmidir? Özgürce yürüyoruz bir bilinmeyene, Aşk! Böyle bir şey, Bir umursuzluk değimlidir? |
Aşk nedir?
Kemirir, çürütür bulaşıcımıdır aşk? Herkes aynı dertten muzdarip Aynı yolun yolcusu ama yolsuz. Çaremi, kurtuluş mu sonundaki, Ya da ne en başından korktuğumuz? Yetmez mi yaşasak heyecan veren duyguları, Yaşanmaz mı boş verip her şeye sorunsuz? Kemirir çürütür bulaşıcımıdır aşk? Bir bende değil nedeni. Herkes aynı dertten muzdarip Duymadım korkusuzca yolundan gideni… |
Aşk treni
Sus biraz yüreğim sus! Biten bir aşkın ardından Bu kadar konuşmak niye? Keskin bir kılıç İkiye ayırdı aşkı, Kanıyor bembeyaz papatyalar, Yaprakları konuşamıyor artık. Koşma yüreğim koşma! Aşk treni Çoktan kaçtı artık. |
Aşk ve yalnızlık
Bir aşk ezer geçer, birde eziliriz en çok yalnızlığın altında… Kimsesiz değiliz biliriz! taşıyacak ne çok şey verir tanrı! Güçlüyüz bir şeylere karşın.. Ama neden aşk, neden yalnızlık? Galibi olur bu savaşın… |
Aşkımızın içeriği
Sardı önce alaca bulutun Renkleri. Dört bir yanda ılık yeller, Yağmurlardan damlalar düştü, Yok etti ne varsa! Şimdi Aşkımızın içeriği Hızla akıp giden dereler. |
Aşkın ipi koptu
Aşkın ipi koptu kaç yerden Nerede bıraktıysan Orada duruyor kopuk ucu Kimbilir Yeni baştan başlamak olur mu Belki de sürer gider Duygular ayrılığa doğru Unutamadan aşk acısının Ne olduğunu |
Ata'yı
Düşünüyorum; O Onu Ona Onunla Ondan. Ne kaldı elimizde Ondan kalan olgunluktan... |
Ateş böceği
Göz kırpar ateş böceği gecenin karanlığında. Öylece belli belirsiz anlık aydınlığıyla. Bir çok ateş böceği yan yana dizilseler? Bir koro gibi birlikte ateş, ateş görünseler! Gece aydınlanmaz mı? Her ışık zerresini aleve döndürseler. |
Av
Nasıl bir gün Hangi söz Ne biçim bir duygu Kaçıncı yaşım Kimden bakan göz Avlayacak beni Işınlı silahıyla Ki ancak o zaman Hiçbir şey olmaz gözümde O hesapsız zamanda ki ava Hiç korkmadan Cesaretle yürürüm |
Ayak izleri
Donmuş ayak izleri Sonunu gösteriyor, Gittiğin yerin…. Soğuğun dumanını Yok ediyor Nefesin… Kaybediyor korkuyu Çaldığım ıslık.. Her adımda Kuvvetleniyor bedenim Geliyorum işte Sana doğru… Senin donmuş ayak izlerin! Benimde yolum bu! . |
Aydaki giz
Ay ışığında bir pınar, pınarda ayın gölgesi, gece lacivert, gece kara uzakta bir baykuşun sesi… Küçücük bir duyguyla yükseliyorum aya… Ayın yüzünde hareler var, ışığının aksi yeryüzünde gizli duran sevdalarda… Yeryüzünde gecenin sisi… Güzelliğine çok güzelde bendeki hüzün neyin nesi? Uzattım elimi ay kokan sudan bir yudum aldım, içtim yüreğimi serinletir sandım! Kapladı gözlerimi dinmedi gecenin sisi dinmedi içimde süren sevdanın dolambaçlı çilesi.. |
Aydınlık
Bir tepenin ardında ürpertiyor zifiri karanlık… Güneş ha doğdu, ha doğacak… Ne gecenin korkusu kalacak, ne de kocaman karanlık… |
Ayna
Aynamı Aldatıyor bizi? Yoksa Nasıl görmek istiyorsak Öylemi görüyoruz Kendimizi? |
Ayrılık
Sen mi gidersin önce, Yoksa ben mi gideyim.? Yazdığın şiirleri, Gönlüme bıraktığın En güzel çiçekleri Önce ben mi vereyim? Sen mi söylersin önce En acı sözcükleri, Ben mi söylerim bilmem Zehirde cümleleri? Yoksa kalırmıyız öylece? Bir yolun başucunda. Ne acı sözcükler olsun, Ne son bulan şiirler Yada hiç gerek yok mu? Bu yersiz ayrılığa… |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:56 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.