![]() |
Fatih Çınar
.........Karşılıksız Bir Aşkın Arz-ı Hali
(imkansız sevdam KEZBANA) seni ne çok sevdim bir bilsen. ne çok gözyaşı döktüm senin için. *******i sen yatağında meleklerin kanatlarında uçarken ben karanlık odamda senin rüyalarına girebilmek için dua ederdim. bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için kainatın bütün çiçeklerini önüne sererdim. şiirler, şarkılar, içimde tutuşan bir ateş, kelimelerin yangınında senin için kül kesildim. ölüm döşeğindeki hastalar geceyi zor geçirir. sabahı zor eder kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. yalnızdı *******im. hastaydı *******im.kırgındı *******im kan kaybından kıvranan bir yaralı gibi çaresizdi *******im. bir uçurumun kenarında karabasandı *******im. adına yalnızlık dedim. sensizlik dedim.. sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. bu bir ölümdü, bu bir fermandı.. bıçak kesmez artık beni, kurşun vurmaz, beni artık kimseler yaralayamaz yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarını üstüme kapattı. tarifsiz acılar içindeyim. ey benim hasret kokan sevdiğim.. ben seni ne çok sevdim. dünyalar bildi, bir sen bilmedin.bilemedin yalnızlığın diğer adı aşka karşılık alamamakmış. ellerim kadar yakın, yıldızlar kadar uzak bir yerdesin.. benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. senin yokluğuna dokundum, içim yandı. odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. yankısı döndü dolaştı,geldi geriye senin kapıların bana kapalı. sesim yine sesime karıştı. anladım ki beni hiç duymayacaksın. sana sitem edemem. sana kırılamam. şimdi son bir dileğim var senden, son bir isteğim. o da mutlu olman mutlu ol sevdiğim hep gülsün o deniz mavisi gözlerin ama ama beni senede bir gün olsun aklına getir getirki bende senede bir gün olsun güleyim biriciğim aşkım hasretim nereye kime gidersen git yeterki mutlu ol hep gül ölümüne sevdiğim (03 ağustos 2006-kırşehir) Fatih Çınar |
.......Gözlerinden Davacıyım
gönül bağlarına aşkın narını yakan gözlerinden davacıyım ben ufkumu aydınlatan tan zamanını çalan gözlerinden davacıyım ben derinden estikçe sabah rüzgarı düğümler kalbimi sarı saçları ömrümün bağından toy fidanları yolan gözlerinden davacıyım ben sevda şarabı sunarken zülfün kitaplar yazdırırdı birtek sözün kirpiğimin ucunda bir damla hüzün olan gözlerinden davacıyım ben ölüyü diriltir o bembeyaz ten ruhumu koparır taze bedenden bir günde binkere beni benden alan gözlerinden davacıyım ben tükendi kollarım büküldü elim kalmadı takatim söndü fenerim hayatından ansızın çekip giderim diyen gözlerinden davacıyım ben garezi bitip tükenmedi gönlüme kastetti aşkıyla yanan bedenime hasretinden ağlayan biçare gözlerime gülen gözlerinden davacıyım ben bu garibi ardından mecnun misali gezdiren vefasız nankör sevgili tanrıya yazdım ben bu arzuhali deniz gözlerinden davacıyım ben Fatih Çınar |
......Atatürk Caddesi
ey yağmurlu caddeler beni anlamıyorsunuz sizdemi! dudağımdaki onca dilekler hani ağustos akşamları hani epeyden beri heyecanla geçerim atatürk caddesinden gözlerim seni arar sıyrılıp eski sevdaların gölgesinden titrer inan sıtmaya tutulmuş gibi bedenim yine yoksun yine yoksun beklemek nafile beklemişim neye yarar oysa ümitle yolunu gözlemelerim öyle umarsız duruşum sağanaklar altında sürükler beni gözlerine gözlerim ilk günden imkansızlığı avuçlamış ellerim hasretin gezinmekte damarlarımda ah yokmu şu atatürk caddesi şu ağustos akşamları yokmu en kuşkulu anlarımı yaşarım sessiz çığlığıma karışır şehrin buğulu sesi Fatih Çınar |
......Her Yer Gurbet
boşuna gizleme duygularını yüzünde bazen sevinç bazen hüzün var boşver aldırma saçına yağsada karlar unutma gurbet ananı özlediğin yerde başlar bazen aklına gelir vicdansız sorular maziden hediye olur sende korkular mutluluk çiçekleri elinde solar unutma gurbet babanı özlediğin yerde başlar hep şirin görünür maskeli insanlar sahtedir anlarsın o gülen bakışlar kapını çalınca bir bir vefasızlar unutma gurbet kardaşını özlediğin yerde başlar aldığın nefesler onu fısıldar kalbinden vurur hüzzam şarkılar keder olur dünyana kara akşamlar unutma gurbet yarini özlediğin yerde başlar nasıl diner gönülde yaralar hasret tüter hep son sigaralar canlanır gözünde eski hatıralar unutma gurbet hayatı özlediğin yerde başlar yakar içini sessiz umtlar çöreklenir gönlüne kara bulutlar zalim bir karla kapanır yollar unutma gurbet sılayı özlediğin yerde başlar mezar taşına birgün elfatiha yazarlar tabutunu yüklenir yorgun omuzlar sanadır o gün bütün dualar unutma gurbet ölümü özlediğin yerde başlar Fatih Çınar |
......Kezbana Serzeniş! ! !
biz bu kentlere yerleştikte bu kentler bize yerleşemedi kezban ve sessiz bir çığlık gibiyiz şimdi bir isyan anında çıktı çıkacak şehrin neonları büyüttü gölgeleri kezban son ceylanıda vurdular dağlarda yakamozlarda söndü bir sıtma tuttu şimdi sahilleri gözü gözde göremez olduk aynalarda rüyalar artık ******lar doğuruyorsa ve aşklar öldürülüyorsa kürtaj masalarında ve bir çingene gibi aldırmayıp hayata yenik bir kumandan gibi dolaşıyorsak kaldırımlarda bedelini ödeyeceğiz bir gün elbet bir gün elbet kezban umutlarımızı vampirlere kaptırmanın ve ömrümüzü yetim bir bebek gibi yollara bırakmanın sonra inanmanın yalan yanlış aşklara biz bu kentlere yerleştik aslında bu kentlerki büyük bize sığmadı sığmadı kezban bizim serçeden daha ürkek köylü yüreklerimize son ceylanıda vurdular dağlarda belki uzun çok uzun sürecek bu savaşta sen umudunu türkülere yasla ve benide bırak usulca deniz gözlerinden içeri masmavi umutlara masmavi umutlara Fatih Çınar |
......Yalancı
eski sayfaları yaksanda külü kalır izi kalır hayatında geçmiş günlerin yüzüme bakıpta söylediğin yalanlar yankılanır kulağında hüzzam bir melodi gibi seni seviyorum dediğin günlerden takvim yaprakları kalır sadece terkedişin tarihini hesapladığın yalancı sen bir yalancısın! yalancı! yorgunsun ve durmaksızın kaçıyorsun gözlerimden sinsice ve ansızın girmiştin hayatıma neden? artık bana güzel gelmiyor yüzün saçların ve sıcak bir kan akmıyor damarlarımda yalancı sen bir yalancısın! yalancı şimdi git belkide gezdiğimiz yerlerden bir kuru toprak parçası kalır gözyaşlarımla sulanan üzerine evler yapılır belkide çiçeklerini kokladığımız kırların seni hasretle karşladığım tren garında hasret biter raylar kalır acılarım gibi uzayan yalancı sen bir yalancısın! yalancı şimdi git... Fatih Çınar |
......Yaylaların Kızı Kezban
kaderin ansızın karşıma çıkardığı ve ilk görüşte deliler gibi tutulduğum,beni imkansız aşkıyla dertlere gark eden,deniz mavi gözlerinde amansızca çırpınarak boğulduğum,sonsuza değin sürecek sevdam Kezban Uzunhüseyinoğlu'na el edip uzaktan gel deme bana çaresiz derdimin çaresi kezban ayrılık tahtını kurmuş bahtıma gönlümün kanayan yarası kezban bensiz yaşarsan bu yılda baharı dağından karların kalkmasın kezban eğer bir başına dolaşırsan yaylaları suların kurusun akmasın kezban ben sana dönmeden bülbüller öterse baykuşa virane olasın kezban ziyaret yaylasında menekşeler biterse lalesiz,sümbülsüz kalasın kezban vuslatı gönlüme gurbet edersen bir gün sen de gurbet olasın kezban zigana dağına bensiz gidersen uzun göle amansız dolasın kezban çobanın sürüyü bensiz dehlerse kavalın sesinde yanasın kezban yaylalar toy kurup şenlik eylerse ağustos ayında donasın kezban sanma ki ben sana beddua ettim senede bir hafta gördüğüm kezban bazen sabır diledim,bazen kahrettim düşlerime motif ettiğim kezban (11 temmuz 2006 salı-kırşehir) Fatih Çınar |
.....Arala Kapını
her anım sensin her anımda sen zorlasamda kendimi faydasız yine gelip buluyorsun beni karanlığımda diyorumya hep aydımlığımsın sen yürüdüğüm boş sokaklarda her yol sana çıkıyor aşk desem yok değil kapatma bana kapılarını ne olur arala sıkışarakta olsa acı çekerekte olsa al beni içeri tut götür gönül odana ne olur ne olur geçir beni kapının ardına diyorumya hep aydınlığımsın sen yürüdüğüm boş sokaklarda her yol sana çıkıyor aşk desem yok değil bu bendeki kara kapkara bir sevda Fatih Çınar |
.....Arıyorum Soruyorum Bekliyorum
ankaranın tüm mahallelerine sinmiş yalnızlığım mutluluk otobüsünü bekliyorum sensizlik duraklarındayım yüreğimde binbir pişmanlık karanlık çıkmazlara koşuyorum elinde kahır şişeleri olan aşk sarhoşlarıyla konuşuyorum yine seni hep seni soruyorum dilimde bildiğin hep aynı şarkı elimde duman duman yarımlanmış sigara haifften bir yağmur başlıyor gözlerimde sigaram ıslanıyor sönüyor bedenim ıslanıyor yanıyorum bir fırtına kopuyor yüreğimde üşüyorum ellerim titriyor ürperiyorum gözlerimdeki ümit ışığı yırtıyor karanlıkları boş karanlık sokaklarda yine seni hep seni arıyorum gönül defterimde anlatacak çok şey biriktirdim sana içimde kavgalar olmuş kanlı bıçaklı başımı vermişim mutluluk savaşlarında itiraz hakkım elimden alınmış ayağımda prangalar takılı kendi kendimi savunamıyorum o soğuk mahkeme kapılarında sana müptela sana müvekkil yine seni hep seni bekliyorum na-tamam şarkılarım gibisin öksüz yaşanmış çocukluğumsun anılarımda bir yanım yok sanki sensiz öylesine kimsesizim öylesine sahipsiz işte bak dünyayla kavgamdan korkarmış kaçarmış gibi geçiyorum yüreğimde geç gelen pişmanlığın çaresizliği kendimi çocuk gibi hissediyorum çocuklar gibi ağlıyorum gözyaşlarımı biriktiriyorum şiirlerimde şarkılarımda gel gör beni bir deli gibi ogözyaşlarında yine seni hep seni arıyorum. .......bulamıyorum Fatih Çınar |
.....Birşeyler Vardır
gitti gider yar dur diyemem bakar kalırım ardından birşeyler vardır beni engelleyen bir şeyler zaten hep o birşeyler yüzünden değilmidir yalnızlığım çaresizliğim gözyaşlarım gözlerine bakarım gözleri gözlerimin aydınlığıdır diyemem diyemem gözlerin ne güzel birşeyler vardır dilimi tutan bir şeyler karşılaşırız bazen bir yerlerde yanyana geliriz çoğu zaman ne cümleler kurarım yüreğimde söyleyemem ellerini tutmak isterim hissetmek isterim tenini tenimde utanırım kızarır yüzüm öylece akar gider yanındayken yanında değilmiş gibi saatler birşeyler vardır beni engelleyen birşeyler zaten hep o birşeyler yüzünden değilmidir yalnızlığım çaresizliğim gözyaşlarım.... Fatih Çınar |
.....El Oğluna Yalan Gelir
El oğlu bilmez anlamaz haldan Senin halın gelir ona yalan Perdeler kaldırılınca bakışlardan Görünür dostun düşmanın rengi Birkere düşmeyegörsün beşer Dost düşman olur akıl buna şaşar Geçer elbet bu günlerde geçer Bizde içeriz birgün zevkin şerbetini Deli gönül bundan bir ders alırmola Yoksa yine çıkarmı kahpe dostla yola Kahpe acun süleymana kalmadı sanamı kala Biter elbet birgün yalanın doğruyla cengi Fatih Çınar |
.....Emekçi Mustafa
bir ayağın çukurda ihtiyar mustafa geldim yanına gerçekleri anlatmaya bir inci kolye gibi acı dizili hayatın ne seven bir kadın oldu seni ne mal ne mülk nede kapını çalan sadece yoksulluk vardı yollarına bakan geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o güzel yarınları anlatmaya kürek tutmaktan nasırlaşmış ellerine al evladın sayıp bu gencin elini çakır gözlerinle gözlerime dal ki göreceksin ümitlerin dal verdiğini geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o güzel baharları anlatmaya dinle ey emekçi inan sözlerime uyanamayacak olsanda yarına inan ben sana inandım boş yere yemin etme biliyorum göğsündeki ateşi kor gibi yanan geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o güzel sabahları anlatmaya bir ayağın çukurda ihtiyar mustafa fabrika bacaları nasılda selamlıyor seni bak haber salınmış dört bir tarafa tüm emekçiler biliyor bu bağırlarından kopup gideni geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o yalın gözyaşlarını anlatmaya ellerin ömür boyu angaryadaydı ne bir şefkat nede gülen bir bakış kaderin kimlerin cüzdanlarındaydı ömrünce bahar görmedin varsa yoksa kış geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o şefkatli avuçları anlatmaya şunu söylemek istiyorum ki sana umutların cengaver yiğit sesiyle gül geç aldırma hiç bir yaşanana bitecektir acılar gecenin son cenazesiyle geldim yanına umudundan dem vurmaya sana o güzel akşamları anlatmaya ihtiyar mustafa huzur içinde yat sükun içinde uyu ihtiyar mücadeleci güneş bu gün hiç sönmeyecek geceye inat gözün arkada kalmasın ey yorgun emekçi gidiyorum yanından yeni umutlar toplamaya sana benzeyenlere seni anlatmaya.... Fatih Çınar |
.....Gözlerinde Boğuluyorum
DENİZ GÖZLÜ KEZBAN UZUNHÜSEYİNOĞLU'NA (sana olan sevdamı bilseler, inan melekler ağlardı! ! !) en büyük aşk benim sana duyduğum en büyük hasret benim sana çektiğim en büyük deniz gözlerin o derin mavi gözlerin ve ben içinde boğuluyorum Fatih Çınar |
.....Üstüme Gelme Ankara
üstüme üstüme gelme ankara ıslanmışım sokaklarında gençliğim darmadağın yakarım inan seni ankara senin beni yaktığın gibi üstüme gelme ankara boğuluyorum caddelerinde anla artık ne olur beni yüreğimde tarifsiz bir yel eser yaşayamam sende ankara yaşatmaz artık beni yüreğime koyduğun keder üstüme üstüme gelme ankara zindan ederim sana bu ülkeyi ne başkentliğin kalır ne bürokratik kaldırımların alırım senden kızılayı çankayayı cebeciyi geriye kalır sadece karanlıkların üstüme gelme ankara biraz haya et artık en sevdiğimi aldın elimden yazıktır bu öz oğluna yazık Fatih Çınar |
....Angelir Ölürüm Bende
an gelir ölürüm bende kalmaz bakışlarımdaki manada manasızlıkta silinir ismim hatıralardan gecenin kör bir yerinde an gelir ölürüm bende dostların aklına düşerim bazen anar geçerler bir fısıltı olurum kaldırımlarda sabahın ıssız seherinde an gelir ölürüm bende ardımda kalanları dağıtırlar fakire fukaraya sanki günahlarıma bedel olacakmış gibi ne seviştiğim fahişeler ne onların kokusu bir tek yazdıklarım kalır geriye an gelir ölürüm bende iyi adamdı derler yada içlerinden küfrederler rüzgar olur eserim bir çift ağacın gölgesinde an gelir ölürüm bende aşıktı derler sevmişti derler lakin fayda etmez sevgide aşkta ölüme an gelir ölürüm bende kaybolurum azrailin kan kırmızı pençesinde Fatih Çınar |
....Emperyalist Gözlü Sevgiliye!
vurulsam diyorum ansızın gecenin çırılçıplak bir vaktinde şöyle tertemiz toprağa düşse başım ne gam kalsa ne düşünce vurulsam diyorum bir kahpe kurşunuyla gecenin kör bir yerinde o zaman o zaman davamı anlarmıydın söyle ey gözleri emperyalist bakan sevgili söyle Fatih Çınar |
....Gözlerinde Sabah Olmaktadır
gözlerin ayartıyor beni deli mavisinden içeri umarsızca giriyorum benimki iflah olmaz kapkara bir sevda gözlerin gözlerinki bir cendere tutup sıkıştırıyor kalbimi kalbimki küçük bir serçe deli gibi atmaktadır ******* yine karabasan gözlerinde sabah olmaktadır gözlerin ayartıyor beni üstelik içimde arsız bir merak inceldiği yerden kopsun diyorum ya bir kurşun ya bir hançer çıkacaksa çıksın diyorum eski sevdalarıda alarak heyhat alt tarafı bir can gözlerinden kıymetlimi gözlerinki bir pınar içime dolmaktadır ******* yine karabasan gözlerinde sabah olmaktadır Fatih Çınar |
....Tutkular Keder Oldu
bazen düşünürüm yaptığım hataları sana çektirdiğim karşılıksız günahları bazen düşünürüm serseri hayatımı sana yaşattığım o zehir akşamları seni bu dünyada düşürdüm dara ben öte tarafta çekerim yara tutkular keder oldu hayatın sayfalarında tutkular keder oldu ışıksız kör akşamlarda bazen düşünürüm hüznün denizini seni ağlattığım o güzel gözlerini bazen düşünürüm o güzel baharları senin umudunu kırdığım o hayatını müzik.fatih çınar Fatih Çınar |
...Aşk Belası Gözlerin
mademki gidiyorsun ey vefasız al hançeri vur beni aşk gözün gözü aldatmasıymış cilvelenir maviden başedemem artık bu yürekle ayartması var beni al bakışlarını alki sevdalım kurtulayım aşk belası gözlerinden Fatih Çınar |
...Bir Solcunun Birkaç Dakikası!
yüreğimde darbe korkusu kulağımda tank uğultusu sokaklara çıkmak yasak ben sokaklarda çırılçıplak bir siyah cop ağrısı şakaklarımda sabahlar uzak ******* tuzak ve hala bir tank uğultusu kulaklarımda... Fatih Çınar |
...Edebsiz!
aşığın edepsizliğidir yardan şikayet etmek bu gönlün haddimidir gönlü yaradan haktan geçmek Fatih Çınar |
...Hüküm Giyme Gözlerinden
şarabı içen benim ne günahı var meyhanecinin hüküm giyme gözlerinden gözlerine hapsolan benim ne günahı var gözlerinin Fatih Çınar |
...Öküz!
bazen bir öküz olsaydım derim otlanırken öyle gelip geçen trenlere bakmak isterim duygusuz aşksız sevdasız ama ama bazen öküzlerde aşık olur! diye düşünürüm işte o zaman titrerim öküzler bile sevdalanıyorsa derim......... aklıma düşer yine bir çift göz zamansız Fatih Çınar |
...Yalanmış Yar
bu nasıl bir hikaye böyle okudumda kandım,kandım anam benim gibi sevdalı bir yürekle seviyor sandım,sandım anam yağmur demedim çamur demedim yollarına düştümde hiç çekinmedim onun ettiğini ben düşmanımdan görmedim narına yandım,yandım anam aldandım ben gülüşüne yerli yersiz öpüşüne edasına cilve edişine inandım kandım,kandım anam düştüm kör bir kuyuya aşk denen ellerim bağrımda bıraktı gitti neden ben ise birgün ara vermeden çok sevdim sevdimde yandım anam Fatih Çınar |
..Fikir Çilesi!
artık ağır geliyor bu baş bu gövdeye yetti artık bu çektiğim fikir çilesi dindi gönlümdeki fırtına yüz tuttu ateşim sönmeye çözemedim çözülmüyor bu zalım hayat bilmecesi Fatih Çınar |
..Neresi
bazen çekip gitmek geliyor içimden ama nereye bilmem bilmem varmıdır öyle bir yer ne paradan ne kavgadan ne düşmanlıktan olmayan eser Fatih Çınar |
..Özlü Sözler 8
kahpe dünya budurki filler karıncanın lokmasına göz koyduğunda söz olmaz lakin karıncalar fillerin sofralarına el uzattıklarında elleri kesilir! Fatih Çınar |
..Özlü Sözler 9
annenden başka kadına güvenme dünyada fakat başkalarınında bir zaman sonra anne olacağını ve anneninde bir zamanlar anne olmadığını unutma! Fatih Çınar |
.Özlü Sözler 10
kayaları delmek için çağlayanların gücüne değil damlaların sabrına ihtiyaç var'dır! Fatih Çınar |
Adalet
adalet var bu harabede adaletten öte zulm sarayında ne bulursun? ey yolcu! harabeden daha ziyade harabe Fatih Çınar |
Adam Olamadım
ben adam olamadım sana adam dedilerde ğöğemi erdi sanki başın bana adamsın demediler kimbilir belkide bende adamdım dedimya ben adam olamadım ne doğru düzgün bir sevdam oldu nede dillere dolanan bir aşkım ama sevdim yinede sevdim aynaya bakarken bu halime gülümsemeyi ve biliyorum çirkindi kaşım gözüm bedenim belliydi alnımdaki çizgilerde kederim ne okuldayken öyle adamakıllı notlar aldım ne teşekkür ne takdir hep başkalarıyla kıyaslandım ve ağladım hep elimdeki karneye bakarken dedimya ben adam olamadım çünkü satmıyorlardı pazarda adamlık alamadım dedimya ben adam olamadım üniversitede bütün notlarım kırıktı bir güzeli sevdi gönül onada başka gönüller sahip çıktı yaz günü kar yağdı başıma ve yandım kavruldum kış ayları dedimya ben adam olamadım ne öyle arkadaşlarım oldu harbi delikanlı nede şöyle fiyakalı bir ceketim hep dert çektim zannetmeyin sakın güldüğüm anlarda oluyordu kırkyılda bir burslar bankaya yattımı ama bırakmıyordu yakamı günahlarımdaki kir dedimya ben adam olamadım ne öyle aman aman camiye gidip namaz kıldım nede oruç tuttum ramazan ayında devamlı isyan halindeydim tanrıya,amma! dedimya ben adam olamadım hiçbir dikiş tutturamadım girdiğim işlerde ya müdürle ya ustabaşıyla kapıştım bahanemde hazırdı ha ya şartlar ağır gelirdi ya yevmiyeyi azımsardım dedimya ben adam olamadım delikanlıydım herşeyi bükecek bileğim var zannederdim ülkenin gidişatını hiçmihiç beğenmiyordum ve buyüzden devletlede harp halindeydim çok kapıştım polislerle çok karakola çekildim yediğim copların tadını daha dün gibi hatırlarım dedimya ben adam olamadım şimdi tanrının huzurunda son nefesteyim iyilik gönlümde saklı kaldı ben size kötülüklerimi söyledim dinleyin dinleyinde can kulağıyla ibret alın ben adam olamadım bari sizler adam gibi adam kalın adam gibi adam kalın! ! ! Fatih Çınar |
Adın İki Hece
yıllar'dır bu şehrin yalnızlığında bir sığınak arıyordum ve seni buldum bir garip akşamda adın sevda gözlerin siyah saçların siyah öylece duruyordun yalnızlığımın tam ortasında yalnız başına gezmek yok artık bu garip şehrin garip sokaklarında sevgisizlikten çoraklaşan yüreğimde mor menekşeler açtı bir anda kim olduğunu biliyordum seni seviyor seviyordum adın iki hece adın sevda ve öylece duruyorsun kalbimin tam ortasında Fatih Çınar |
Affet Allahım
affet beni allahım tutamadım yeminimi yine içtim ben elimle aşkın zehir şerbetini affet beni allahım söndürdüm yanan tövbemi yine dolaştım çıplak ayak aşkın soğuk caddesini geri döndüm ben yolumdan affet beni allahım sağ gösterip vurdu solumdan yine ben yarım kaldım sen kurtar kötü sonumdan bir tek sana yalvarırım dünyadan al tutup kolumdan sonsuz huzura varayım yıllardır içimde susan çocuğu hıçkırıklara boğdum gönlüm kırmızı bir çiçekti aşkın suyundan soldum girdim aşkın denizine çöl oldu bedenim kurudum ne olur sormayın onu bana ben onu çoktan unuttum Fatih Çınar |
Ağlamak Vakti
güngelir sevgilim beni ararsın ararsın yanında bulamazsın birdaha geri dönmem beni anlarsın işte sen sevgilim ozaman ağla üstüne bir çiçek koklamadım diye resmini yırtıpta yakmadım diye kırdın sen kalbimi hiç yoktan yere işte sen sevgilim sen şimdi ağla ben yine bulurum bir kafa dengi sen kendi derdine oturup ağla sonunda yalnız kaldın bak bir başına işte sen sevgilim sen şimdi ağla müzik:fatih çınar Fatih Çınar |
Akıncıya Naatlar
üç hilal akıncının atı üstünde kuruldu kanlarında bin gavur binbir namert boğuldu körkaranlıkta bozkurt yanlarına yoldaş oldu yürü bre akıncı hangi el tutar seni alem bir daha göremez senin gibi vatan severi Fatih Çınar |
Albümde Bir Fotograf
eskiden daha güzelmişsin gençliğim gibi ki seninde gençliğin ve geriye kalan bugün yüzünde çizgiler belli sende geçmişsin o yollardan ki benimde zamanında geçtiğim ve çekmişsin fikir yolunda benimde çektiğim pembe çileler Fatih Çınar |
Alim İle Arifin Hikayesi
alim olanı arif bilirde kınar bazen densiz alim arifi sen kendini bilmez isen nafile'dir hatmetsen Kuran-ı Kerimi nafile'dir dolaşsan bütün alemi Fatih Çınar |
Ankara
nasılsın ey koca şehir yükü ağır beli bükülmüş yaşlı şehir yalnızlığımın şehri mutlulukları yutan sevgileri unutturan derdi bana tattıran bunamış köhne şehir lanet olsun sana ey koca ankara! Fatih Çınar |
Ankarada
geçen gün aynaya baktım saçımdaki beyazları taradım hıçkıra hıçkıra çok ağladım seni siyah resimlerde aradım kolay değil bir hasret bu içimi yakar yakar kavurur yalan değil bir gerçek bu yıllardır içimde durur yine güzel sabahlar olacak çekeceğim içime ankarayı yine güzel akşamlar olacak gezeceğim ankarada yorgun bir hasretle hazırladım valizimi biliyorum artık ben mutluluğun adresini müzik:fatih çinar Fatih Çınar |
Anne Kokusu
portakal kokardı beslenme saatlerinde ve nedendir bilmem annem gelirdi aklıma bu yüzdendir belki dengesizdir beslenmem sonra kokulu silgiler vardı kokusunu duyduğum an burnumun en ücra köşelerinde kaçıp okuldan annemin yanına giderdim nedendir bilmem annem gelirdi aklıma bazen tebeşirle karışık tahta kalem kokardı ve yine annem düşerdi aklıma tenefüslerde oturup ağlardım kuytu bir köşede acıların çocuğunu oynuyorum zannederlerdi oysa en büyük acım beş ders boyunca annemi özlemekti sonra yumurta kokan sıra arkadaşlarım vardı elleri çatlamış fakat iyi çocuklardı düşünürdüm hep onlarda benim gibi annelerini özlüyorlarmı diye ve öğretmen başlıyordu saçmalamaya ali topu at ayşeye şimdi koca adam oldum üniversiteliyim bazen yağmur yağıyor delicesine bu şehire toprak sanki annem kokuyor ve annem geliyor aklıma yine çünkü annemi kaybetmiştim ilkokulda okurken yağmurlu bir gecede Fatih Çınar |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:12 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.