![]() |
Tamay Önal Polat
Acayip iyi olmak nasıl bir şeyse
Öyle Acayip işte Her biten gibi bitecek acayiplikler de Ortalama olacak yaşam Sadece izler kalacak Moda olduğu üzre Estetik yaptırırız biz de Görünmez olur acı. Tamay Önal Polat |
Acı Şiir
Sana diyecek sözüm vardı Bana kaldı. Tamay Önal Polat |
Açamayan goncalar tarlasıdır yanaklarım
Damla damla sularım Sessiz serininde *******in Bir aydınlık yakalar da Güneşlendiririm ara sıra... Ama Açmaz, açamaz güller Dudaklarına hasret kaldıkça eylül 93 Tamay Önal Polat |
Terlikçi tezgahı
Rengarenk bakar. Kestane kebabı Buram buram kokar yangın rengi dudaklı hazanın gamı, Baharın taze zamanına Nice dil döker Çöker... Saçakaltı korunağında Alkış sesi gibidir 'Merhaba' sesi 'Şükür kavuşturana' denilmesi Sizin oralarda böyle demezler mi? Sizin oralar neresi Haziran 99 Tamay Önal Polat |
Dün bize geldin ya
Camda bir Balkonda bir İki çiçek vardı Sevinçten ikisi de ağladı. On dakikacık mutlu olmuşlardı Narin bir gonca ile Henüz açmamış cam güzeli Öpmek istemişlerdi seni Biri soldan,biri sağdan can sevgili Tutsaklardı Toprak bağlamıştı onları Ondandı işte Uğurlarken de ağlamaları. Tamay Önal Polat |
Ailevi Şiir
Onlar benim herşeyim Biri kız Biri erkek İkisi de kardeşim Yavrum sesli, Sevgi nefesli Melek ateşli Yanık yürekli Anneciğim Ve artık toprak kokan babacığım.... Tamay Önal Polat |
Alay Eden Şiir
Ela, yeşil, mavi bakmalardan Sarı sırma saçlardan Yürek hoplatan İnce narin endamlardan Yoksunluğumla Çırpınır gülünç olurum Kahkahaların değer kulaklarıma Alaylı Oynamak öylesine zor ki Aptallığı Tamay Önal Polat |
Bir savaştır kazanır
Sen çekersin o kaçar Zafer sarhoşluğuyla Sevgini yıkar Özlemini yakar Özverini talan eder giderken Işıldar gözbebeği Kanat çırpar yüreği öteki alemlere Mutlanır Gülümser Sessiz,,,, Süzülür uzağına Oyum oyum oyduğu yaralar Kabuklanır yeniden Ellerin arar Gözlerin ağlar Artık hiç bir yerdedir Bunu aptal kafan anlar Gönül nerededir Akıl nelerin peşinde Bunu da anlayamaz.... Tamay Önal Polat |
Aranan Şiir
Dün bir şiir yazdım Öyle güzel oldu ki Nereye mi gitti. Tamay Önal Polat |
Ara Sıra Gelen Şiir
Tüm solukların beni unuttuğunu, Adımın dudaklarda kuruduğunu sezinlerim ya... Her bir yüreğin ayrı bir yüeğe uyanışını Yüreğimin ıssızlığında yuvarlanışını Yağmurlu yanaklarla izlerim ya... Kendi vucuduma kendi kollarımla sarılıp Acı acı sıkarım ya... Utanırım bazan. Çıkıvermişindir, Gelivermişindir Yılların ardından. Tamay Önal Polat |
Arzu Eden Şiir
Arzu Eden Şiir Hırs ile kalkmış, Zarara yatmış Bir gönül Arzu eder deli deli, Niçin? Neyi? Tamay Önal Polat |
Asalak Şiir
Solmaya gönüllüyüm diye Soldurdun doyumsuz köklerinle Pörsüdüm, donuklaştım. Tamay Önal Polat |
Bir sirk atı,
Bakımlı, iri yarı. Bir kamçı; Şıkır şıkır,pırıl pırıl alımlı. Kamcıyı tutan bir el, Bir de şeker Ufak, tatlı, tadımlık. At koşar,kamçı uçar havada. Coşar kamçıcı Alkışlar...Alkışlar... Şeker dil altında biter İnler yerler gökler, mutlanır. At sırtını düşler... Utanır Tamay Önal Polat |
Avlanan şiir
Bir çift kara gözdü kocaman Büyülendi bir gün Yıldız oldu Kuyruklu yıldınız kuyruğuna takıldı Güldü, Sevdi Dolaştı Işıldadı sersem sersem Yalnızlığa değdi birden Büyü bozuldu Aktı yıldız Göklerden dökülürken parçacıkları Dilekler diliyordu yeryüzünün insancıkları Aldırmadı Kaydı yıldız Denize daldı Sardı serin sular ateşi Büyü yinelendi Ateş balığı oluverdi Yüzdü Oynadı Şımardı Arındıkça arınıyordu ki Balıkçı ağına takılıverdi Çırpındı, yakardı, Büyü bozulsun diye Yakardı ulu bildiğine Çırpınışı da Yakarışı da işe yaramadı. Soluksuz kalışını çouklar izlediler Yürekleri sızıda Onu oburlar mideye indirdiler Habersiz, duyarsız katledildi Yarasın dediler Şerefe dediler Şerefe... Tamay Önal Polat |
Ay Çarpmış Şiir
Çarmıhta çivi Erguvanda utanç çiçeği Tesbihte İlahına amade tane. Köprü altı Pabuçsuz ayaklı. Somun ucu ısırık avurtlarında Banka reklamı. Aşkın kör gözünü Ay çarpması aydınlattı. Her yar ıslaktı. Tamay Önal Polat |
Aydınlık Şiir
Şahlahır Uçururum uçmazları Gece her yer ova Her yer dümdüz. Ovamda koşturuşun En aydınlık, En gündüz. Tamay Önal Polat |
Ayıklanan Şiir
Yaşamımdan ayıklandın Yağmur tanelerinin eğim açısı, Vazodaki karanfilin acıtan yalnızlığı, Altıyol kargaşası Ve tanışmadığın duvarların kör bakışı ile Başıboş söyleşmelerim sürer... Yeni yaşam biraz da böyle gider.. Tamay Önal Polat |
Ayıp Eden Şiir
Kıvranıyor acılar içinde insanlar Savaşmaların korkunç işkencesi Ölümlerin illetlerin acımasız pençesi Açlığın yoksulluğun Perişan kol gezmesi bitmiyor. Şiirler dkuyorum Sevdam sevdalım diyor Şiirler yazıyorum Sevdam sevdalım tütüyor. Atıp be Utanıyorum. Tamay Önal Polat |
Aykırı Şiir
Çapları, Kesenleri, Teğetleri, Aykırı doğruları sonsuz sayıdaki çemberi küçülttük. Keseni,çapı,teğeti bütünleşti, Aykırıları uzaklaştı.... Tamay Önal Polat |
Aynalıkavakta Gezinen Şiir
Bu mayıs başka mayıs, Aynalıkavaktayız. Koynunda suyu Zevkten dört köşe bir havuz Üstünden atmaya çalışıyor Son kış uykusunun tatlı mahmurluğunu. Dingin suların sakin dokunuşu Nilüferlerin yaprağında okşayış oluyor. Bir sevişmedir tutturuyor Nilüfer çiçeğinin açık pembesi ile Baharın dayanılmaz esintisi sere serpe... Bu büyülü sevişmeye takılıp kalıyor Sevgilisiz bir mor menekşe. Ve çocuklarımız Narin bedenleri İncecik belleri Duyarsız koşturuyorlar Başlarında onbeşinci yaşın kavak yelleri... Sevgime tutsaklığım, Sevgisizliğine isyanımla Havuzun başında ben Heykellerin yıkıldığı Şairlerin yakıldığı Şiirlerin gömüldüğü Ezgilerin gürültüye dönüştüğü Efsaneler şehrinde yapayalnızdım elbette.. Geçmişle geleceğin, Hüzünle neşenin Sükunla karmaşanın Yazla kışın dokunuşunda İçime sığdıramadım içimi... Sancılı bir günün orta yerinde Bir bahar düşünden geçişimi, Mutsuzluğu gönüllü seçişimi Anlatayım derken istediğimce “Değmeyin feryadıma Figanıma değmeyin Eğer sevmek bu demekse Ben vazgeçtim beni sevmeyin” diye Sertab seslendi birden bire... Dinledim derinden Haliç ağlıyordu kederinden.. Garip, zavallı, ihtiyar bir dilberdi o şimdi. Kanadını titretti bir kuş Bir laventenin açık penceresine tünedi Bir Aynalıkavak kasrına baktı Bir o perişan dilbere “Müşterisi çoktan tükenmiş Hey gidi altın boynuz Kimdi seni ağlatan soysuz Nerede asırlarca beklediğin O ipeksi dokunuş” diye Ağıt yaktı keder ile... Çimenler saçlarından hüzün damlattı avuçlarıma Okşanmayı bıraktı nilüfer yaprakları Pembelikler vazgeçti sevişmekten Sadece bir parça mutluluktu Hepsini hepsi birden unuttu... Süslü mü süslü Gelin yüzlü duvarlara döndüm yüzümü, Selam sandım hasretime, Tutmak istedim o canım ellerini Kırışık ellerimle... Eskilerden kalan Masalsı makamından Son hoş seda çınladı kulaklarımda.. Perdelerinde.... Toprak olmuş, İnce, narin, nazenin parmakların Gezindiğini gördüm tamburun. Ud, ney, kanun inlerken Yoksundu her biri sazendesinden... Nameler döküldü sıra sıra Aynalıkavak ak polenler indirdi lapa lapa Altınsarısı ince toprak yollardan Akarken sana damla damla Ahşap bir masaya tutundum Eski bir filme girmiş gibiydim. İstanbul’u yeniden sevmiş gibiydim. TAMAY ÖNAL POLAT Tamay Önal Polat |
Başı Göğe Ermiş şiir
Başı Göğe Ermiş şiir Bir mayıs akşamında Damlalar altında Cılız bir filiz Karanlığa inat toprağı deliyor Ve hemencecik Başı göğe değiyor Utan hala yorgan altından çıkmayan kafandan Hatta Yorganına göre uzatmaktan bıkmadığın ayaklarından Gök o kadar uzak değil Toprağın delindiği yerdedir. Başarı Toprağı delebilmededir. Sevgi gök gibidir. Sevgi sonsuz güzelliktedir. Ve fırtınalı, Yağmurlu, Parçalı bulutlu, Günlü güneşlidir. Şimşekler geçirmek, Yağmurla süzülmek, Uçuşan kar tanelerince uçuşuvermektir, Martılarca çığlıkların Sonsuz titremelerinde Kanunun telinden olma Mızrabından doğma Atonal inlemelerdir.. Gül ekip dikenine değmedir kimi kez Bir akşam saatinde, “Gitme” diyebilme, Kalıvermedir. Tanklar geçebilir Postallar ezebilir tepesini... Boynundan koparılıp bir anneye de verilebilir belki... Büyükbaş bir boynuzlunun midesine de girebilir. Kim bilir Başı göğe değmeden ölmektense Bir filizin ucu gibi Sevgiden pay almasını bilmek Yada oturup Kendi kendini didiklemek.... Tamay Önal Polat |
Beceriksiz Şiir
Birbaşıma kaldım da Göz attım satırlara. Yaşadıklarımla yaşayamadıklarım arasında Gidip gelişimin sarhoşluğu sarstı bedenimi Sendeledim. 'Şair oldum' sandığım zamanların Alaylı kahkahasını duydum Ezildim. Damar damar başarısızlık sızdı sözlerden Mini mini çiğ taneleri düştü eteklerime gözlerimden Üzüldüm. Her şiirde senin için ağlayan bir dize gördüm Güldüm. Sevginden bir parça düşüresin istedim; Açtım ellerimi uzatım dudaklarımı O soğuk boşluğu öpmekten Bıkmadım usanmadım Sadece çok yoruldum. Böylesi reddedilmeye En katıaçılmamışlarla küfredebilmek istedim Ağız dolusu, Aklımdan geçti Aradım buldum küfürleri Beceremedim. Tamay Önal Polat |
Beş Para Eden Şiir
Bin kocamandı Binnaz Bin güzel Binnur koyduk kızlarımızın adını Beş küçücüktü Beş para etmedi kocamanlar Beşibiryerdeleri gerdanlarında Beş para ettik sandılar. Tamay Önal Polat |
Buzlu Şiir
Kapat gözlerini Arala yüreğini, Hatta saçmala. Özleminin eline bırak üşüyen ellerini. Dünyanın en güzel pembesi yanaklarında Yanakların yareninin ipeksi dudaklarında Yan yana kol kola omuz omuza Buzlu sokakları adımla Olacağı yok ya bunların Olsun varsın Saçmalayarakta donarsın. Tamay Önal Polat |
Bir Demet Şiir
Yunus diliyle sorgu suale çekilmiş Sarı çiçek, Kaçkarlardan sivrilmiş çiğdeme İçini dökecek. Buram buram nefes yakan şebboya Burjuva bakışlı şakayıklar bakacak. Aykırı tarafıyla gece sefası Karanlıkta açacak. Aruz şiirinen kaçan fettan nergis, Halikarnas yalısına yapışmış begonvile Abayı yakacak. Zamanı geçmemiş zarif lale İnat olsun diye belediyeye Ful ile el ele Fing atacak caddede… Yar yolunu kollayan akasya Seviyor, seviyor, seviyor diyen papatya Öpücük atacaklar ağlayana Hercaiden çok kendine küsmüş şair kardelen (ki bu ben oluyorum) Pembe beyaz sardunya bizim evden Zeki Müren sesinden muhteşem bir yasemen Bülbülü delirten ataşlı mavi gül Oya ağacının dölgesinde Bir Demete. Bir demet ödül….01.03.2008 TAMAY ÖNAL POLAT Tamay Önal Polat |
Büyülü Şiir
Büyülendim. Sen hiçbirşey yaptın. Yarattım Yaşattım Sevgi tattım ben. Sen hiçbirşey yaptın. Çöktüm Ezildim Parçalandım ben. Sen hiçbirşey yaptın. Direndim Savaştım Sersemledim Havlu attım ben. Seni büyü tutmuyor Sen hiçbirşey yaptın. Hep sanin yaptığının Tersini yaptım ben. Tamay Önal Polat |
Çalışkan Şiir
Kendim çalıştım. Emekler verdim. *******i uykusuz kalarak, Güneşin doğuşunu ardarda yakalayarak, Her sınavın sonunda Yeniden başlayarak çalıştım. Nefessiz kaldım koşmaktan Bedel ödedim Yırtılıp parçalanarak. Şarkılar söyledim çirkin sesli, Adaklar tükendi, Mumlar eridi, Ömür bitti, Bu yol hala bitmedi. İçimde cocuk yüreğim Ben sevmeyi hiç KOPYA ÇEKMEDİM. Tamay Önal Polat |
Çimlendirilmiş Şiir
ÇİMLENDİRİLMİŞ ŞİİR Köklerini saldığı toprağın, Zehrini alıp Soğanında sakladı. Tutundu ince çıplak sapına, Eğdi boynunu İndirdi ışıklarını yere,, Er kısmının dilinde, Nergis-i Mahmur'dan Nergis-i Şehla'ya sonra da Nergis-i Fettan'a Dönüştüğünden habersizliğini Çimlendirdi şairim Gönül sulaklarında.... TAMAY ÖNAL POLAT 16.12.2008 Şair dostum NESRİN CANSEVER Hanım(L) a Tamay Önal Polat |
Delik Şiir
Sevgi Biraz da yaratmaktır sevgiliyi. Yarattım Kendime Kendimce. Sen sen oldun hep Üstüne pislenmiş bir çakıl taşı, Yuvarlandın önümde Her edalı yosmanın Yapiştın ellerine Gördüm Zor geldi. Gözyaşlarım gözbebeklerimi Son kez deldi. Tamay Önal Polat |
E-5 te Ölen Şiir
Sana köpek dediler Birçoğu köpektiler Havlıyordun, Kokuyordun, Isırıyordun. İstemediler seni Sokaklar mekanın Çöplükler tabağındı Gördüler Utanmadılar. Attın kendini dört tekerli canavarın ağzına Yere yapıştın Ölümü sen seçmiştin Onlar öldürdük sandılar Bilmezsin köpek Gerçek insanlar arkandan ağladılar. Tamay Önal Polat |
Emzirilmemiş Şiir
Sen benim emziremediğim, Çalınan ve birtürlü çalınamayan Bütün kapılarda beklenen, Çıkan ve çıkmayan sokaklarda Yolu gözlenen, Ruyalarımın sunduğu Şirlerimin bulduğu Gözlarimin okuduğu Yazılmamış romanlardaki beyefendim. Hem hesretken Hem gözgözeyken özlediğim. Dayanamadığım açlığım Canımın çektiği yürek tadım Aklımın sadece tutulmaya erdiği Tutkunluğum, Değişik mutluluğum. Her damlayla gelenim Her kanatla gidenim Beni ben gibi bilmeyenim Hüzünlerimin rahmeti Ağlamalarımın bereketi Yasaklım Sevgili kara oğlanım. Tamay Önal Polat |
Evire Çevire Yazılan Şiir
Ufuklarımda belireceksin Dokunulmaz uzak. Yokluğun boşluğum olacak. Karanlığın zamanıdır Mızrabım yasa vuracak. Ağıtlarım uçuşacak. Kara bulutlar arasından Düşlerime kayacaksın. Gece seninle sürecek. Gündüz Sensizliği evirip çevirecek. Tamay Önal Polat |
Fitne Şiir
Endamı yoktu, 'Kaşla göz,gerisi söz' deseler de Saçları 'ı-ıh' tı. 11. 02. 2000 Tamay Önal Polat |
Giden ve Biten Şiir
Biri gider Öbürü biter.... Tamay Önal Polat |
Gönüllü Şiir
Gönül yana yana bir şarkı söyler Gözümün içinde yıldızlar söner Kor yürek umarsız sadece özler Gönül yana yana bir şarkı söyler. Utanır yaşından damlasız aşlar Gönül sönmeden boşuna yanar Alevi sadece yananı sarar Yalan yalan diye bir şarkı söyler.. “içerim yanıyor dudağım serin” ekim 99 Tamay Önal Polat |
Gözbebeği Olan Şiir
GÖZBEBEĞİ OLAN ŞİİR Değişeceksin. Ak düşecek Saçına, sakalına, kaytan bıyıklarına. Sesin, sedan, edan değişecek. Bin çöküntü içinde Gözbebeklerini görecek gözlerim. İçinde kendim, Taptaze, dipdiriyim. Direneme Gözbebeğindim, Gözbebeğinim. Tamay Önal Polat |
Hayal Kuran Şiir
Bir yumak kara bulut Yükseklerden bakıyor Öyle çatık ki kaşları Güneşe bile meydan okuyor Bir rüzgarın pençesine düşerse O da görür gününü Adının yağmur olup Yağmurca öldüğünü Toprakta çamur Denizde dalga Hayal olur Umarsız bir sevdalının penceresinde Salak saçma. 5/3/1996 Tamay Önal Polat |
Heceleyen Şiir
Eski mektupları yakmadım hala, Yatağım taş şimdi haberin var mı? Sırrımı şiire katmadım hala, Her mevsim kış şimdi haberin var mı? Zulümsün zalimsin vur derim sana, Göçensin gidensin dur derim sana, İçimde biriken sır derim sana, Her yerim boş şimdi haberin var mı? Tamay Önal Polat |
Göz Kırpan Şiir
Görünür yeri şiir Görünmezliği hortlaksı bir şair Baba kalbinin Parmaklarda titremesini verip Oğul gamzesi alacak Özlem kavruğu ufuk altında Şiir büyüsü yapacak Kazıdıkça -oy- kan Durdukça -off- haram Tortuları eritip Yağmurlara salarken Dingin Kaplumbağa Dudağı gamzelisinde Göz kırpacak hortlağa… Tamay Önal Polat |
Helal-i Hoş Şiir
AŞURENİZ GELDİİİİİİİİİİİİİ olsuNur beldesinin İzbe ambarlarından Çağları aşan zenginlik, Doğadan doğurganlık Bir damla gözyaşı içine eklenen merhamet Besinlerin halayında Sevgi çeşitliliği, Solgunluğu bilmeyen gökkuşağı rengi umutlar, Sevgililerin gözlerinde yitirilmiş ay ışığı Değeri yürek dibine indirilmiş anılar Vefayı, şefkati öğreten, Onur duyulan Yeter ana Hasan baba ve yarlar… Hüzün süpüren yağmurlar Ölü bir kar kristali Hormonu bol kaçmış sevda mutluluğu Sevgimizden yaptığımız kalkanımız içinde Kondu ocağa Umut getiren rüzgar körükledi ateşi. Gençlerin karıştırarak tat kattığı emekler Eteklerinde çanlar çalan telaşlı kelebekler Dost sohbeti hatırına Dibini yutturup Kokusunu salarken ufuklara Aşure çığırtkanları Başladı bağırmaya Arılar vızıldadıkça Çiçekler kokularını saldıkça Aşure dağıtılacak Çocuklara ikram yapılıp İnsanlığa barış lezzeti sunulacak Yarasın Helal-i hoş olsun İnsanoğlu yası matemi unutmadan Aşure tadıyla lezzet bulsun Sohbet sofraları Türlü çiçeklerle bezenip Bereket sunsun! ! ! ! Çığırtkanın bu sesi Nuh’un gemisinin yorgun güvertesinde topladı bizleri Mert pirlerden el aldık Saza zülüfü tel eyleyip Türkü çaldık Ağıt yaktık Kırıldık Kovulduk Savrulduk Asıldık Acıyı bal eyledik.. Balı arıya verdik Özümüzden olmadık Bu sene biz aşureyi böyle paylaştık.(2008 aşure günü 18 ocak) Nadir Sayın... Meliha Yüceaktaş... Eren Berk.... Fatoş Huy.... Mehmet Salih.... Cansu Keleşoğlu Erol Duran.... Abdullah Gümüştakım..... Ali Akça Tülay içen.... Eren Berk... Serap Özen ve Tanay Önal Polat Tamay Önal Polat |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:55 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.