![]() |
İbrahim Atılmış
Adı saklı
seviyorum seni bir tanem terketsende binlerce kere ölüm ölüm bir can var benden bedeninde hasreti yakar içimi zulüm zulüm bekliyorum seni bir tanem gelmesende yıllar boyu hasret hasret adı yüreğimde saklı kaldı büyür bir gün umudumuz sabret sabret unutmam seni bir tanem unutsanda sen sonsuza dek ihanet ihanet acılar büyür zaman içinde kussanda bana öfkeni içinden nefret nefret seviyorum seni bir tanem tek kokladığım çiçeğimsin sen gülüm gülüm adını sen koydun bu ayrılığın çare yok ayrılamayız biz yaşasakta binlerce kere ölüm ölüm... İbrahim Atılmış |
Alelade
sen karsimda dururken .............alelade oylesine ben coktan ulasmis oluyorum .............doruklarına mutlulugun. bakinca gozlerine, hele daha yakından bakinca icine göremediklerimi görüyorum ..............kapali kapilarin ardindaki. sonra tutunca ellerini, birde islanmissa azicik ............................terden gokyuzunun rengi degisiyor ...................kizila yakin mavi. ve sen karsimda dururken ..................alelade oylesine ben coktan girmis oluyorum ..............pembenin esrarina nefesin karistiginda nefesime ...............................anlatamam olum neki, .........azrail kim ki? guluyorum dar agacina sen karşımda dururken alelade ................................öylesine ben coktan gitmis oluyorum ...........................kendimden... İbrahim Atılmış |
Ali haydar
haydar haydar ali haydar seni arzular oldu cümle canlar dökülmesin artık bu kanlar haydar haydar ali haydar gün oldu böldüler kavmimizi gün oldu kestiler dilimizi gün oldu verdik yoluna serimizi haydar haydar ali haydar biz seçmeden seçildiler başa baharı görmeden düşürdüler kışa aldılar özümüzü yüreğimiz döndü taşa haydar haydar ali haydar atılmışım kime dert yanayım seni özüm bildim haykırmaktayım için için ben yanmaktayım haydar haydar ali haydar durmaz bu dünya elbet döner gün olur sabret devran döner kurt ile kuzu yan yana döner haydar haydar ali haydar İbrahim Atılmış |
Anlamı varmıki
sevmek insanları sevmek insanlığı sevmek ve insanlarla yaşamak insanlığından utanmadan ve utandırmadan insanları ve gelecek nesilleri küfrettirmeden bu güne doyasıya yaşamak ve yaşatmak dostlukları sonra paylaşabilmek elindekini ve kendinle barışık dolaşabilmek el ele ve kaygısızca koşabilmek ve gülebilmek korkusuzca hatta kahkaha atabilmek kendine yaşamın başka anlamı varmıki? İbrahim Atılmış |
Anlat bana
Anlat bana sevgili Anlat hadi yüreğindeki sevgini Ne sevdalar yükledin küçücük yüreğine? Anlat bana sevgili Dilin anlatabilir mi yüreğini? Anlat bana sevgili Bir gül dalında ne kadar güzel? Gülün güzelliği kendinde özel Anlatsana ciğerim Hiç aşık oldun mu bir kuşa? Kuşun uçuşuna vuruldun mu Kanadındaki zarafete? Anlatsana gülüm Deli ırmaklar gibi coşmuşken yüreğin Vurup kendini ovalara duruldun mu? Anlat bana sevgili Hiç sırtından vuruldun mu? Sevilmekten değil, sevmekten yoruldun mu? Anlatsana hadi sevgili Kaçmak daha kolay değil mi? İbrahim Atılmış |
Anlıyormusun
Anlıyor musun? Geleceğinde bir gün geleceğini Ağlayanların nasıl olsa güleceğini Bitenlerin yeniden başlayacağını Başlangıçların bir gün sona ereceğini Doğanların mutlaka öleceğini Tezatların hiç bitmeyeceğini Anlıyor musun Sen bu dünyada yaşıyor musun..? Giden çağırılmazmış geri Altından sehpası çekilmiş idam mahkumları gibi.... İbrahim Atılmış |
Aradım
En kuytuluk yerinde sinemin En olmadik zamanlarda Aradim seni yillar boyu Kah dustum kah yurudum ..................sensizliklerde. Gun oldu rastladim izine huzunlerde Gun oldu kaybettim susuzluklarimda. col ortasinda ........................tan alasinda. emek verdim sevdim seni buyuttum umut umut yalnizliklarimda yarina sozum vardi hayellerimde ..........aglamayacakti cocuklar En kuytuluk yerinde sinemin En olmadik zamanlarda Aradim seni yillar boyu ............ ariyorum hala İbrahim Atılmış |
Atlantis
Her yiğidin harcı değildir teke tek kavga hayat işte bu yüzden çekilmezdir. Her şey üst üste gelir üstüne üstüne gelir üstelik üsteleyemezsinde ve hayatla olan kavgan ancak yaşamınkere hayat kadardır. sen ancak bu kavgada yaşamak zorundasın! Tüm umutların yitmişken ve kendini bir okyanusun ortasında çaresiz hissederken belkide ayaklarının altında kayıp kent Atlantis vardır! ? nasıl yükseldiyse sular: gün gelir geri çekilir... İbrahim Atılmış |
Aşk olsun
Deli gönlüm coştu gene Tutabilene aşk olsun Kapılarını açtım amma Girebilene aşk olsun Benim derdim aşktan yana Sevenlere canım feda Sevmeyenlere elveda Dur diyene aşk olsun Atılmışım kenardayım Aşktan yana hep dardayım İsteyene ben buradayım Gitmeyene aşk olsun İstedim ki sen gelesin Seni sevdiğim bilesin Benim için tek güzelsin Görmeyene aşk olsun İbrahim Atılmış |
Azar azar
Tüccar oldum aldım sattım dolandım pazar pazar iyi aldım kötü sattım tükendim azar azar derviş oldum derin(e) daldım taptuk ile kırk yıl kaldım hep verdim hiç almadım tükendim azar azar seyyah oldum gezdim durdum her şehirde biraz durdum taştan taşa kafam(ı) vurdum tükendim azar azar berdoş oldum ayyaş oldum kendimi içkiye vurdum kurtuluş bu yolda sandım tükendim azar azar doktor oldum tabip oldum nice dertlere derman buldum gül gibi sarardım soldum tükendim azar azar kadı oldum hakim oldum hak'lının hakkını sordum sonun da kendimi vurdum tükendim azar azar Atılmışım dert doluyum bende bu allah kuluyum hayfımı kimden alayım tükendim azar azar der İbrahim dünya boştur doğumdan mezara hep koştur ne yaparsan o suçtur tükendim azar azar İbrahim Atılmış |
Bence
Gül'e gül diyebilmek, gül'ü güldürebilmek gülümseyerek. ama! dalından koparmadan, bükmeden boynunu soldurmadan, sarartmadan yapraklarını, dikenlerini kesmeden! işte öylecesine olduğu gibi. bence budur gerçek sevgi... İbrahim Atılmış |
Bilirmisin
Kömür gözlüm senden ayrı günler nasıl geçer bilirmisin? sevda gülleri solar uzaklarda gönül çesmenden bir tast su verirmisin? kaç zaman oldu sevdiceğim; seninle sensiz geçen günlerim, bilirmisin? bilirmisin? bitmez umutlarım tükenmez sevdalarım, bin yıl geçsede gene seni beklerim. açar gönül bahçemde sevda çiçeklerim. bilirmisin? sabahı olmayan ******* nasılda geçer? geçer geçmesinede yıldızlar kanımı içer tan yeri her sabah benimle dalga geçer. bilirim! biter bir gün. BİLİRMİSİN? ... İbrahim Atılmış |
Bir tek sen
iyi kötü günlerimiz oldu beraber çoğu zaman imparatorduk bazanda derbeder hep günümüzü gün ediyorduk gelecekten bi haber rüyalarımda bile yalnız seni sevdim.. inkar etme ilk zamanlar sende beni sevdin bakıp gözlerimin içine babam gibisin derdin bana dünyanın en güzel meyvesini verdin ben seni hep adam gibi sevdim.. elma erik ve evlat dünyanın en güzel üç meyvesi; farkına bile varmadın kendini hep tanrıça sandın anlayamadın seni en zor günlerinde sevdim.. zaman geçti dönülmez artık geri kaybedilince anlaşılıyormuş güzelliklerin değeri sen kaybettin beni bilmem bulabilirmisin geri korkarim ki seni kaybedecek kadar çok sevdim.. bakma böyle sitem edişime! geçen zamana bir kez olsun üzülmedim sayende nasıl geçtiğini bile bilemedim seni düşünemeyeceğin kadar çok sevdim.. şimdi yolun açık olsun uğurlar ola isterimki her günün sevgiyle dola sakın ola boyun eğmeyesin bir tek kula ben sende kendimi sevdim... İbrahim Atılmış |
vBiter zaman
Yeşile bürünmüş sevdalarım Türküler yakılmış hallarıma Sinem daralır yollar uzar. Bittikçe biter zaman bedenim tükenir. Umut gün misali en tepede. Durur Dururda alnımın şavkına vurur Sen kim bilir şimdi nerelerde? Ben yine boynu bükük kaldim yollarda Aradım seni yıllar boyu En olmadık zamanlarda En kuytuluk yerinde sinemin. |
Bitti
sigaramın üstüne yazdım ismini her nefeste seni içer gibiyim içim bir hoş oluyor gülüyorum ve seni düşünüyorum savurduğum dumanların arasından gözlerini görüyorum gözlerinin bıçak sırtı çığlığını gülüşün geliyor aklıma ardından onurlu dağlarda açan yediveren dağ çiçekleri onlara benzetiyorum seni onlar kadar doğurgan onlar kadar direngen hissediyorum acısını ayrılığın sigaranın ağzımdaki acısından daha beter ve tükeniyorsun usul usul her nefesimde son bir harf kaldı isminden son bir nefes ve gerçekler dahada acı hepsinden sigaram BİTTi İbrahim Atılmış |
Cem ve r
Canımdan bir parçasınız canım kadar kıymetli En değerli hazinelerden daha da değerli Mevcudiyetimin bu güne kadar ki en güzel meyveleri Varmı ki dünyada sizden daha güzeli Evlatlarımısınız... Canım sizlere feda alın lazımsa ne zaman En güzel gelecek sizler için her zaman Mal mülk boş bu dünyada çoğu zaman Razıyım ben sizinle yokluğa bir zaman Evlatlarımısınız... İbrahim Atılmış |
Biz beraberiz
gözlerinden süzülen ışığın büyüsüydü bedenimi saran ve çamsakkızı çoban armağanı bir buseydi yüreğimi yakan. titreyen ellerimle dokunmuştum tenine, hayellerime dokunur gibi, gül kurusu sinenden almıştım en derin nefesimi. ve dalmıştım yine en ulaşılmaz hayellerime. sonra! bir zulüm sardı dört yanımı sebebi bellisiz? çekip aldılar sanki bedenimden bütün kanımı, tutuşan kurumuş yaprak misali. ve yıkıldı hayellerim, kağıttan kaleler gibi umutlarım. ne yaşanmışlılkarın anlamı kaldı beynimde nede adı kaldı sevginin dilimde. şaşkındım ve vurgun yemiş yüreğimle dargındım. sense! kavruk hayellerin peşinden aymaz heyecanlar içinde ararken ilk benliğimi karanlığın güneşe özleme gibi olabildiğince gebe oğlumuza gebe tüketirken umutlarını gündüz gece kollarımızda aç kalmış sevgiye günahsız bir bebe. varlığı anlatılmaz, olmazsa olmaz! kendi yanılgılarımızda boğuşurken kör cehaletle unutuverdik bir an yarını. düşünemedik bir an ciğerimizin varlığını ilkin anlamaz gerçi hiç bir şeyi, hiç bir şeyi sormaz sonra durmaz sorar bir gün bütün sorulmayanları sorulamayanları... sarp kayaları çürüten kayalar misali vurur ardınsıra verecek cevabımız olmaz. unutmak gerek, ayıkmak gerek ve inadına direnmek ve inadına yaşamak gerek güzellikleri tut elimi sevgili biz aileyiz.... İbrahim Atılmış |
Çocuklar
Çocuklar Çocuklarımız Kendi çocukluğumuz Daha dün değil miydi? Oyunlar oynadığımız sokaklarda. Daha dün değil miydi şikayet edişlerimiz Kendi kardeşimizi bile Sırf elimizden oyuncağımızı alıyor diye Hatırlıyorum da Komşunun kızını kıskanırdım. Babam hep ona verirdi oyuncaklarımı - sana yenisini alırım oğlum. Ver onun olsun. Derdi kızardım ağlardım sonraları anladım. Varlıkla yokluğun anlamını. Sonradan anladım anlamların ne kadar anlamsız olduğunu Büyüdüm Büyüdüğümü sandım Aldandım Zaman tüketmiş oysa bedenimi İçimde bir hüzün Hazan yapraklarıyla kaplı Hafif bir rüzgar vurup dağıtır bedenimi Toprak kucaklar dört yanımı Ve çocuklarımız Ellerinden oyuncaklarını aldığımız çocuklarımız. Bizim yarınlarımız. Yarın ne çabuk geldi? Kendi çocukluğumuz Çocuklarımız çocuklar İbrahim Atılmış |
Demir kertiği
göz gördü gönül sevdi bir kere dil söyledi yürektekini çare yok 'demir kertiği' dönülmez geri açmışken yeni sevdalara gönlümün yelkenlerini sevda denizinde aşk bir kerelikmis meğer ömürde yada seviyorum seni hala gönlümün derinlerinde İbrahim Atılmış |
Dert değil
Kanatları yok ama uçar Kuş değil Konar çiçekten çiçeğe bal toplar Arı değil Kor alev yakar yürekleri cayır cayır Ateş değil Boğar insanı derinliklerinde Su değil Coşturur insanı kimi zaman Aşılmaz yolları aştırır Kimi zaman vurur yerden yere Çöllere düşürür Semazen ler döndürür dergahlarda Dervişlere hü çektirir Anlatılmaz bir DUYGU dur Madde değil Hiç kimse demesin ki ben tanımam Benim işim değil ben anlamam Feriştahı gelse teslim olmam Ne iyi anlar nede kötü Ne erkek anlar nede dişi Ne korkak bilir nede er kişi Yataklara düşürür İnim inim inletirde Dert değil İbrahim Atılmış |
Direniş
Belliki dolusun yagmur yuklu kara bulutlar misali belliki ha koptu ha kopacak birazdan firtina yuregin tanimaz olmus benligini benligin kendi öz kimligini oysa nasilda severdin sen gokyuzunun mavisini? kesip kesip entariler dikerdin umutlarina bir gokkusagi baglamak isterdin hep narin beline oysa sen nasilda severdin kavgani? insan gibi yasamanin insanca onurunu, ve her nefes aldiginda ben insanim diyebilmenin gururunu? simdi boyle kendinden cekip gitmeler yarasirmi sana umudu yukleyip hasretlere sonra kusmek olurmu sevgilere? direnis vaktidir sevgili! zulumlere ve zalimlere inat direnis vaktidir belki yarini yok sevdalarin belki hepten yalanci bu mavi hatta yalandi butun guzellikler hepsi birer umuttu sadece yinede direnmeye degmezmi sevgili? cok oteye gitme bak soyle bir geriye daha dun gibiydi Hirosima Nagazaki ardindan kore vietnam simdide Afganistan İrak ardindan İran kimbilir belkide yarin kendi ülkem? o zaman ne sevgi kalir yureklerde ne de bu vatan akan goz yaslarin heba olur o zaman simdi direnis vaktidir sevgili! zulumlere ve zalimlere inat direnis vaktidir unutma! yuregin saglam durdukca seversin ve sevdikce umut edersin dogan her yeni gunde yeni umutlara mavilikler dikersin kah gok yuzu mavisi kah deniz mavisi icimizden cikmali yurekli birisi simdi direnis vaktidir sevgili zulumlere ve zalimlere inat direnis vaktidir.. kopsada icimizde binlerce firtina... İbrahim Atılmış |
Doğası bu
Bedenler yıprandıkça zaman içinde Zaman öğretiyor bilinmeyenleri Acılar büyütüyor Bir varmış bir yokmuş misali Tutarken yaralı bir yavru kuşu Avuçlarının içinde Her yürek atışı dolu dolu bir sevgi iken Her sevgi bir umudu beslerken Buldu mu kendince fırsatını Kanatlanıp uçar gider göklere umarsızca Doğası bu! İbrahim Atılmış |
Dur hayat
dur hayat! bitsin artık bu yangınlar bitsin artık bütün olumsuz yaşananlar.. eğer biliyorsa insan kendini? ve istiyorsa bir rakı şişesinde balık olmayı yada korkuyorsa gürültüsünden bile uçakların hatta açmissa ellerini yalvarmak için tanrıya! dur hayat! bitsin artık bu yangınlar bitsin artık bütün olumsuz yaşananlar.. hem ben sende yaşamıyorum bilesin! sen bende ömrünü tüketmektesin iplerin elimde hayat. ben varsam sen varsın bir bırakırsam ucunu? bir daha bulamazsın gücünü! unutma! ben istersem oynarım bu oyunu. kendine gel hayat! artık bu ayaklar bayat. senden ne kat istedim ne araba nede yat bütün beklentim: bir dilim ekmek, bir küçük tebessüm ve bir nefes sihhat. dur hayat! İbrahim Atılmış |
Dost aradım
dost aradım kapı kapı şehir şehir dolandım yalnızlıklarımda küçük şehirlerin kırlarında, büyük şehirlerin sokaklarında dost aradım insan insan kapandım demir parmaklıklara düşündüm zindan zindan daraldım hücre hücre yalnızlığım isyan isyan dost aradım buruk buruk parçalanmış ciğerim gururum kırık bütün yolların sonu aynı, sonu hep ayrılık anadan ayrı babadan ayrı kardeşler ayrı bacı ayrı yar desen yolu çoktan ayrı dost aradım oğul oğul insanlar iyi düzen bozuk, düzen iyi insanlar bozuk dost dedim güvendim en sağlamı attı kazık yazık oldu ikimize acımadılar sevdiğim yazık bilirsin benim yureğim ezik sen gülden de nazik dost aradım dünya dünya yoğimiş yazık İbrahim Atılmış |
Dünyalıyım
kim çizdi bu sınırları, kim koydu habersiz bunca kanunları, ben varmıydım siz çizerken, ben varmıydım siz yasa çıkarırken? anımsamıyorum ve tasvipte etmiyorum! biliyorum boşuna serzeniş ediyorum ama genede kabul etmiyorum ben dünya vatandaşıyım... istemedende gelmiş olsam şu hayata yaşayacağım varmı başka bir dünya? belki benimki bir rüya ama genede kabul etmiyorum ben dünya vatandaşıyım... din, dil, ırk, cinsiyet fark etmez hayat denen kavgada sorunlar bitmez istesekte başımızdan bela eksilmez bilirim değiştirmeye gücüm yetmez ama genede kabul etmiyorum ben dünya vatandaşıyım... istesem bu konuda destanlar yazarım gideceğim en son yer toprak mezarım değmesin aman barışa nazarım kendi mezarımı ben kendim kazarım ama genede kabul etmiyorum ben dünya vatandaşıyım... İbrahim Atılmış |
Düştün aklıma
Yine aklıma düştün oğul Bakarken yüreğimdeki resmine Elerim çaresiz Kavgam yitik, umutlarım diri Yine aklıma düştün oğul Arıyorum seni her yerde Anıların dolu belleğimde Sen yoksun Benden yoksun, sevgimden yoksun Ben senden yoksun Yine aklıma düştün oğul Şimdi kaçıncı uykundasındır kim bilir Bense yine güneşi karşılayacağım Her zamanki gibi Biliyor musun? Kaç zamandır ilk ben merhaba diyorum güneşe Kaç zamandır tan yerinde Göz göze geliyoruz seninle Bazı sarıp seni koklayıp öpüyorum Bazı kapıyorum gözlerimi Ağlayamıyorum Yine aklıma düştün oğul Dalarken hayallere Nasıl geçer zaman bilir misin Çare yok oğul Yine düştün aklıma Sözüm kar etmiyor kendime Bir kuru inat, bir anlamsız kibir Yarın kimlere baba dersin kim bilir Yine aklıma düştün oğul Yine düştün aklıma |
Efsane
gözlerim çakılmışcasına dağlardan seni beklemek, namludan fırlayan her kurşunun yuva kurduğu bedenlerde seni aramak alaca karanlıklardan umutla seni sormak yada yüreğimin keklik yavrusu ürkekliğinde gök yüzüyle denizin kesiştiği yerde seni beklemek varya? bekliyorum bile bile dönmeyeceğini gerçi döneceğim bir gün sana sen gelmesende döneceğim fünyesi çekilmiş bir el bombasının içinden görmesende duyarsın elbet duyarsın geldiğimi kulaktan kulağa bir efsane gibi... İbrahim Atılmış |
Elden ayrıksı
kendimden müstakil dünyamın penceresinden uzatıp başımı baktığımda dışardaki dünyaya her seferinde yıldızlar bir başka parıldamakta gök yüzünde her biri ayrı ayrı değme dansözlere taş çıkartırcasına raksetmekte ve gülmekte her biri ayrı ayrı her biri ayrı ayrı kendinden müstakil dünyalara. elbette herkes elden ayrıksı(farklı) sanar kendini ayrıksıdır da zaten bir ötekine göre oysa hepimiz aynı gezegenin ayrı dünyaları değilmiyiz gerçekte? İbrahim Atılmış |
Firari göz yaşım
koca bir şehir yürüyor üstüme dağlar çoktan ağarttı başlarını kalabalık sokaklar suskun *******i ışıklar parlamıyor daha boğuk bu gün penceremden seyrediyorum ışıkların dansını odam soğuk, ellerim soğuk düşüncelerim dağılmıs dört bir yana sol yanım anlamsız bir acı içinde obur yanım kararsız. olsada olur olmasada ne kadar da keskin hayat! kalsam olmuyor gitsem olmuyor küsmüş yureğim sevdalara zorlasamda atmıyor oysa ne sevdalar yüklemiştim vaktiyle yarını belli olmayan küçücük yüreğime varoşlardan dağ başlarına ne çiçekler açmıştı her biri ayrı güzel her biri öbek öbek koklamıştım bozkırların en nadide çiçeğini kavgam vardı yarınlar la adam gibi yaşayacaktım ağlamayacaktım şimdi dolu dolu gözlerim ha ağladım ha ağlayacağım kaç kere kan ağladı da yureğim belli etmedi hiç gözlerim biliyorum ağlamayacağım lakin gözlerimde benden gizlemekte bir damla göz yaşım firar etmekte... İbrahim Atılmış |
*******
Karabasan *******imin aymaz yalnızlığında bir türkü tadında uyanabilmektir umudum sabahları simitci çocuğun gevrek sesiyle dağılır hüzünlerim ve kan çanağı gözlerim aynadan bakarken yüzümdeki uzamış özlemlerime bir avuç su gibi çarpar hayalimdeki gülüşün gün başlar derdi sarar beni karabasan *******in İbrahim Atılmış |
Görme halimi
görme halimi sırma saçlım, tutma ellerimi! sorma beni kimselere bilemezler bak aynaya gör gözlerini gözlerinin içindeki yureğimi! hasret yangın yeri şimdi ayrılıklarda; sevdam kavga onurumda seninleyim al yanaklım olsanda uzaklarda, seninleyim bal dudaklım kalsanda bin yıllar boyu tuzaklarda sevdam dahada büyür ayrılıklarda... İbrahim AtılmışGörme halimi görme halimi sırma saçlım, tutma ellerimi! sorma beni kimselere bilemezler bak aynaya gör gözlerini gözlerinin içindeki yureğimi! hasret yangın yeri şimdi ayrılıklarda; sevdam kavga onurumda seninleyim al yanaklım olsanda uzaklarda, seninleyim bal dudaklım kalsanda bin yıllar boyu tuzaklarda sevdam dahada büyür ayrılıklarda... İbrahim Atılmış |
Geldim
geldim yoktun belki biraz gec kaldim ama sen yoktun! oysa ne heyecanlar getirmistim yuregimde oysa ne heyecanlar sen yoktun geldim ve bekledim de seni onca zaman sen yoktun dunden kalan anilarla ve yarinin umutlariyla gelmistim oysa sen yoktun. anlamalisin artik beni muhtacligim sana degil aslinda askina askina gelmistim bin bir zorlukla sen yoktun. simdi gitme vakti geldi catti ama gidemedim hic bir yere seninleyim dolu dolu seninleyim umarsiz ve ciplak sen yoktun cekip gidersemde eger sakin ola kizma bana cunki ben geldim sen yoktun sen aslinda hic yoktun... İbrahim Atılmış |
Gözlerimdeki resim
yüreğime en güzel resmini çizdim el değmemiş umutlarımdan her düşündüğümde seni içindesin gözlerimin yürürken sokakta, otururken parklarda konuşurken birileri ile, yada çalışırken masa başında hatta kapatıp gözlerimi uzandığımda illede aynaya baktığımda gözlerimdesin özlüyorum seni sensizliklerde bakıp gozlerimdeki resmine bir türkü söylüyorum resimdeki tebessümünde gündüzde gecede her aklıma gelişinde uzanıp öpüyorum seni dudaklarından çıkmıyorsun bir an bile aklımdan gözlerimdesin... İbrahim Atılmış |
Gül dikeni
Sen Gözleri dünya güzeli, yüreği sevgi hançeri Öyle bir saplandın ki ciğerime Hasretleri umuda Umutları ince bir dantel gibi emek emek işledin beynime Ne sen bensiz, nede ben sensiz Gülemeyiz artık sevdalara Ağıtlarda yaksam boş artık geçmişe Gelecek ne kadar karanlık olsa da önümde! ? Olsun gülüm Sen bir ışıksın içimde Ne kavgalara girdim ben ne yokluklar gördüm Pirsultan misali kaçıncı ölmem bu? Vuruldum da sırtımdan cehaletin kör mermisi ile Bin geldim yeniden yeniden. Umut sevdayladır, hesap sevdayla Sevdan Ellerimde bir hatmi çiçeği şimdi Açar katmer katmer Yediveren yürekler bayrak açmış dağlarda Umut yeniden durmuş tan yerine Ve ben Dikenli tellerle çevrili dünyamda Tam orta yerinde ömrümün Gül dikeni hasretlere sevdalandım. İbrahim Atılmış |
Gül ve Sen
güller kimin için açardı ötmese bülbüller, kokarmıydı buram buram yarin sinesi, korksa acarmıydı goncalar dikenlerin arasından ellerim sararmıydı seni sen bende olmasan? avunurum hayalinle gündüz gece her yerde döneceksen gel artık düşürmeden beni derde son bir olsun göreyim yüzünü inmeden gözlerime perde gözlerim görürmüydü seni sen bende olmasan? bulutlar toplanırlar gök yüzünde tek tek tutuşurlar el ele hep birlikte dans ederek koşup gelsen bana yüzüme gülümseyerek gittiğinde tutarmıydı dizlerim sen bende olmasan? güller gök kuşağı misali açılmışlar renk renk huyumuz bir boyumuz birbirimize denk gidişin sanki mezarımda kara bir çelenk durumuydu bu can bu tende sen bende olmasan seni gülden cok sevdim pişman değilim sen gonca gül oldun ama ben bülbül değilim özüm gibisin kopamam senden yalan değilim susarmıydı dilim sen bende olmasan? aşığınım çaresiz bir sevdaya atılmışım zehir zıkkım oldu bir lokma tatlı aşım ne yarim var şimdi ne bir arkadaşım düşüneblirmiydim seni sen bende olmasan? İbrahim Atılmış |
Gün olur
Gün olur Gülüşün düşer aklıma Yanar içim yüreğim kül olur Alır külleri savururum rüzgarlara Akar sulara Dağlara Dağılsın diye ülkemin topraklarına Dağılsın ki kavuşa bileyim sana Gün olur Gözlerin düşer aklıma Unuturum dertlerimi gülümser yüreğim Tutunup kavgamın kenarına Girerim yeniden sevdalarına Bitmesin devam etsin diye yarınlara Gün olur Sesin düşer aklıma Yırtılır kulaklarım içim yankılanır Duyarım çok uzaklardan sesini Anlarım ve yaşarım kendimce Uzaklar yakın olur Gün olur Boşluk olur Susarım günlerce Haykırırım İçimden Sensizlikleri Ağlayamam Tam bittiği yerde umudumun Oğlum Düşer aklıma deli olurum Kaldırıp kafamı gök yüzüne Güneşe inat Beklerim geleceğini Nefret etmeden İbrahim Atılmış |
Haklı
elmanın tadı kırmızısında saklı, elma dalında kalmakla okadar haklı kavunun tadı kokusunda saklı kavun toprakta kalmakla o kadar haklı narın tadı içinde saklı çatlamışsa dalında o kadar ekşi gül dalında açar en çok bülbül gülü sevmekte o kadar haklı gönül sevgiyle yücelir ve sevebildiğin kadardır karşılığı seven sevilmekte okadar haklı İbrahim Atılmış |
Hayat devam ediyor
orada bıraktım çocukluğumu bahcesinde oyunlar oynadığım taş konağı orada bıraktım arkadaşlarımı mahelle aralarında gezindiğim dostlarımı orada bıraktım gençliğimi kuytuluklarında sigara içtiğim kahvehaneleri orada bıraktım geçmişimi güzel günler yaşadığım kadınımı orada bıraktım umutlarımı üzerinde planlar kurduğum çocuğumu orada bıraktım her şeyimi geleceğimi kurmaya çalıştığım küçük şehri bir elbiselerimi aldım yanıma bir de küçük hayallerimi burada başlıyorum şimdi hayat devam ediyor... İbrahim Atılmış |
Hayatini yasa
ben! alni acik basi dik yururken hayat denen yolda.. sen kivran ihanet girdaplarinin ortasinda bir basina kendi acilarinda sanirmisin ki? mutluluklar yalanlarda sakli? sanirmisinki sorulmaz sana hatalarinin hesabi? bilirsin! ! cabucak sinirlenirdim cocukluklarina, ve kizardim kendi uslubumca korkardin aglardin saskinliklarinda susardin sinsi sinsi ne kadarda cok sevmistim oysa seni cahildin anlamadin. dusunmeden uzaklastin. oylesine kor diki gozlerin ve yilandan zehirli sozlerin hele hele o anlamsiz kibirin! ! yazik; bana degil kendi canina ihanet ettin genede hala dusunuyorum seni! sebep ortada...yavrumuz gelecegi simdiden belli ne cok sevdim seni.. gozlerin bir bebegin gulumsemesi gibiydi oksardim sen uyudugunda narin tenini ve saclarin.. ne kadarda onemliydi! simdi bitti tukendi tum yasanalar ve yasanacaklar... anilar duslerimde gelinligin rafta kaldi artik kizmiyorum sana hatta guluyorum oturdum kiyisina omrumun sabirla bekliyorum buyur bir gun umutlarim buyur yavrumuz gun gelir sorulur hesabin hayatini yasa... İbrahim Atılmış |
Haydi
haydi diyor yürek haydi çık dağlara uyan güneşten önce şarkılar söyle kuşlara korkma diyor yürek haydi koş kırlara koş yetiş mermiden önce konuş güzel çocuklara tanımasınlar öfkeyi kini nefreti diye konuşki tanısın çocuklar sevgiyi paylaşmayı kardeşliği haydi diyor yürek zaman durmak zamanı değil yürü bozkırların başakların içinden yürü ülkemin varoşlarına geç çamurlu taşlı yollardan sıyrıl karanlığın içinden aydınlığa ve haykır tüm sesinle haydi diyor yürek haydi haykır duysunlar sesini zaman susmak zamanı değil haydi... İbrahim Atılmış |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:13 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.