![]() |
Volkan İncel
10 Kasım (Anlatabilsem Seni)
Yağmurların gürleyip; ulaştığı duru su Bak uyandı Türkiye; bitti gaflet uykusu Seninle övünüyor; seninle Türk ulusu Anlatabilsem seni; neler derdim doğrusu Çakmak çakmak gözlerin; hala ışık saçıyor Doğum günün 10 Kasım,tarih yanlış yazıyor Biz ağlamıyoruz bak,gülüyoruz Kasımda Biliyoruz milletçe Atatürk başımızda Dumlupınar,Sakarya,İzmir ve Kocatepe Cihana öğrettin sen,geçilmez Çanakkale Zaferini düşmanlar ders diye okutuyor Barış meşalesini,Türk ulusu tutuyor Anıtkabir evimiz bizler her gün geliriz Cumhuriyet sözüne,biz hepimiz kefiliz Volkan İncel |
Varmı ki böyle bir gün tarihe yazılmış
Varmı ki dünyaya tırnakla kazınmış Yürekleri ellerinde binlerce Mehmet Süngü yapıp,mermi yapıp düşmana atılmış Çarpmış düşman orduları çelik bir duvara Çökmüşken üstüne kara bulut Çanakkale'min Bir ordu olmuş Türk halkı kendinden emin Titremiş bastığı yer,titremiş zemin Yürüyen bir kale olmuş bedeni Mehmedin Conkbayırı sırtında kanlı çiçekler 18 Martta coşuyor coşuyor renkler İsimsiz bir kabire yatmış bir nefer Senden ne ekmek,su,ne yemek bekler 18 Mart doğum günü unutma yeter |
Senden bircik olmaz,demişlerdi de bana
Bir umudun olsun hep,güven dedin yarına Alfabeyi öğrettin,sevgi kattın yanına Sözlerin umut oldu,yolum oldu yarına 341 Muzaffer dediniz tahtaya kalk Eyvah dedim içimden,zor bir soru çıkacak Sonra aklıma geldi,bildiğim bir soruydu Okumak ve öğrenmek,yaşamanın yoluydu Çok zaman geçti hocam,karşılaştık burada Işığın aydınlatt,yolumu en zor anda Bilim akıl bir yanda,cahillik öte yanda Tüm kötüler birleşmiş,gelmişler bu zamana Sınavdan hep korkardık,hayat en zor sınavmış Kader bilgilerimizi hayattayken sınarmış Verin de öpeyim hocam,mübarek elinizi Birşeyolmaz diyenler,görsünler halimizi |
Isıtmana gerek yok
Hemen getir Yiyeyim Ben ne kadar acıkmışım Bekleyemem haberin var mı? |
Dünya seni hiç sevmedim
Her adımımda rahatsız oluyorsun biliyorum Bekle Bir gün adımlarım duracak Kalp atışlarım duracak Sen durmayacaksın Sen,sen ki adi dünya Nice genç canı almak için Olanca hırsınla döneceksin Üzerindeki her ayak sesiyle irkilecek Kim bu! ? Neden hala gitmedi diyeceksin Sen öyle adi bir dünyasın ki Gidenlerin ne için gittiğini bile Bilemeyeceksin |
Kırda açar gelincik, yaprağı kan kırmızı
Beni vurdun canımdan,niye zalımın kızı Hastane önünde,uzar gider sarmaşık Doktor yarama bakar der ki; olmuşsun aşık Yarim gider yaylaya ayakları dolaşır Gül sinesi açılır benim gözüm kamaşır Oturmuşlar kahvede beyler türkü yakarlar O yar yola düşünce gizli gizli bakarlar Ağa kızı mısın sen, paşa kızı mısın sen Nazlarından usandım beyin kızı mısın sen |
Ağladım kapı kapanınca yüzüme
Ağladım kara bulut indi gözüme Kimse yanıma gelmedi Akan gözyaşım silmedi anam ben mapusa düşünce Ellerim uzanıp boşluğu sardı Bahçede tel örgü,hücrede korku Yalnızlığım halimi,hatırımı sordu Saat yok; gün geçse de haberim olmaz Yediverenler diktim saksıda,her mevsim solmaz Garibin duası,ricası olmaz Güneş selam vermez oldu bu diyara Bin küfür savurdum vefasızlara Umut tohumları yeşermez oldu benim için Sarardım güneş doğmaz bu dört duvara Tırnağımla çentik attım gün saydım yar'a Yarim hatırımı sormadı,eli kapıyı sarmadı Anam ben mapusa düşünce |
Yok deme bir gün tutuşacaksın
Başını yastığa dayayacaksın Yüreğin yanacak hasretimle Hıçkıra,hıçkıra ağlayacaksın Elini uzatıp tutmak istesen Koynumda sarılıp yatmak istesen Yüreğin sızlardı beni bir görsen Yokluğum acı gelir ağlayacaksın Yok deme bir gün unutacağım Mazimden seni söküp fırlatacağım Bendeki resimleri hep yakacağım Küllerini alınca ağlayacaksın |
Ağlıyorum Dertlere
Ağlıyorum Kedere Ateş Düşsün Gönlüne Sende Ağla Yar Sevda Bize Hep El Olmuş Bütün Yollar Çamur Dolmuş Sevdadan Aşıklar Ölmüş Geride Vicdansız Kalmış Göz Yaşlarım Hep Kan Oldu Yüreğim Acıyla Doldu Buralarda Hüzün Kaldı Gel Artık Ağlamayacağım Yar Gözlerimi Kapatınca Tatlı Rüyaya Dalınca Yüzün Birden Kaybolunca Ağlıyorum Yar. |
Kara kaplı defterde
Saklı tüm acılarım Dönüp maziye baksam İç geçirip ağlarım Suya hasret bıraktı Kurudu umutlarım Saçlarımda beyazlar Ben karalar bağlarım İsyan etmek boşuna Ben boşuna ağlarım Çağlayandan su gibi Akıp gider hayatım Belki kader duyarda Acır diye umarım Doyamadım size ben Ah o giden yıllarım |
Sensiz Kaldım Buralarda
Bensiz Gittin Sılalara Bir Selamım Götür Bari Beni Soran Turnalara Sen Vurduysan Ben Kıyamam Güller Açar Solduramam Ölene Dek Sevmem Artık Ben Gönlümü Dolduramam Kıyamam Yar Kıyamam Yar Sen Sırtımdan Vurdun Ama Ben Kahpece Vuramam Yar |
Bir tohum at git toprağa
Çıkar bir gün belli m olur Hak suyunu verir yürür Filiz sürer dalın olur Kanarsa bir gün yüreğin Özün sürer melhem olur Kavurursa güneş gökten Medet umma muhannetten Toprağa düşen rahmetten Dulda olur seni korur Yorulunca cümle dertten Dayanamaz beden etten Uyanırsın rehavetten Yuvan gibi serin olur |
Ağladım aldattım seni
Dağladım sensiz kalbimi Bağladın sen kaderimi Git artık git Haykırdım sesim çıkmadı Bağırdım duyan olmadı Uyudum rüyan olmadı Git artık git Bıraktın sensiz olmadı Elimden tutan olmadı Gelseydin süren dolmadı Git artık git Yolunda öldüm olmadı Denedim senle olmadı Ağladım aldattım seni Git artık git |
Bunca Yıl Derdi Çileyi Kimin İçin Çektin Anam
Bizi Sensiz Aç Perişan Bırakıpta Gittin Anam Rüzgar Gurbete Savurdu İnanki Yüreğim Kavruldu Senin De Adın Soruldu Sen Nereye Gittin Anam Dertlerine Derman Olsam İlaç Olsam Merhem Olsam Dünya Malını İstemem Yeterki Yanımda Olsan Ekmeğime Katık Olsan Çölde Kalsam Azık Olsan Dünya Malını İstemem Yeterki Yanımda Olsan. |
Dağ başında aramak hüzün güllerini
Yapraklarda aramak senin ellerini Dünyalara değişmem saçının telini Unutamam anam yüzündeki izleri Akşam oldu kapattın sanki perdeleri Unuttun mu dünyada seni sevenleri Yad olup gittin de dönmezsin geri Unutamam anam senin sözlerini Ağlama dedikçe gözyaşı oldun Biri yetmedi binlerce acıyla doldun Dertlerden gün güne sarardın soldun Ben çekemem inan çektiğin dertleri Gözlerini kapatıp gitmişsin meğer Son kez olsun cennetten bir buse gönder Yüzün gülmedi bende gülersem eğer Ödeyemem anam senin sütlerini |
Gelin gibi oldun anne
Karla süsledin saçını Yalan dünyanın yükünü Nasıl çektin söyle anne Nasırlar dolmuş eline Sızılar inmiş beline Saçının birtek teline Bu can feda olsun anne |
Kimseye verilecek hesabım yok
Hesap sorulacak bir olay da yok Hesap soracak bir adam da yok Ne yani niye doğdun deseler Konuşmam mı gerek Konuşma deseler Susmam mı gerek Bu dünyada yaşarken Birilerine hesap vermek mi gerek İlla ki biri huzurumu kaçıracak Sonunda bardağı taşıracak Aç kalınca birine söylemek mi lazım Aç isem kader,bu benim yazım Laf yok; birazcık ekmek lazım Git çalış diyecekler,sonra ekmek verecekler Yok anam; kim veriyor sana bu yetkiyi Benden önce doğduysan başın göğe erdi mi Merak ettim acaba bulutlara değdi mi Benim kadar aklın yoksa yaşamaya hakkın yok Diyorlar Senin kadar aklım var da boş konuşmaya vaktim yok Sen benim kadar düşünsen,üç gün geçmez yersin bok Sen neyi düşünürsün Para nasıl yapılır Beş para etmez zengine,nerede nasıl tapılır Ben neyi düşünürüm Hayat nelerden ibaret Doğruyu bilmek zannımca en büyük ibadet Sen ancak ölürken dersin kelime-i şehadet Ben ölüm aptallık derim Çok, çok büyük rehavet Asıl olan yaşam derim,ölüm elbet gelecek Mümkünü burada bulmaktır,mutluluk ve saadet Herkese ölüm müstahak Elbet ecel gelecek |
Artık saklamıyorduk
Bir zamanlar seviştiğimizi Kimseden Söylüyorduk uluorta Hatta gülüyorduk umursamaz Asidi kaçmış gazozdu Bardağımızda aşk Tatsız,ılık,kan gibi |
Devriye dolaştım durdum
Atışta hedefi vurdum Doğarken eğitilmişim Çakı gibi asker oldum Komutan dedi ki yat,kalk Talim bitti başlar lak lak Bir tertip var öyle yavşak Tanıdığıma pişman oldum Tezkereye kaldı aylar Gevşedi iyice yaylar Ayakta terlik elde çaylar Albay görse fırça kayar Yeni gelmiş şafak sayar Daha toysun ulan hıyar Kep kaldırmış yan yan bakar Bir koyarım yıldız sayar Asker olan kardeşim Gökhan’a armağanım |
Sen gözlerimi yerinden uğratan karın ağrısı
Sen bulutları parçalayıp sancılı doğan güneş İpek böceğinin kozası Sönmüş alevin son çıtırtısı Ellerime batan devedikeni Ki yüreğimde sızın Sen toplayıp demet yaptığım Kimseye veremeden attığım sevdam Sen kuşların kanat sesi Sevgilinin nefesi Sen doğadaki en pis koku Beynimi uyaran,irkilten Sen bebeğin memesi Yalancıktan karın doyuran Sen sultanım…emrindeyim Buyuran Kavgada beni kayıran Usulca gömleğimi sıyıran Aşk diyen dillerimi Ayan beyan doyuran Sen cinselliğim Karanlıkta seviştiğim Sen haykırışım,çığlığım sevişirken Usul usul bağırışım Sen kadınlığım,kadınım Sen erkekliğim,benliğim Sen aşksın,aşk benim Aşkım benim,benim aşk |
Duvarın dibinde incir ağacı
Ölmek mi... Gitmek mi Hangisi acı Lokman hekim bulmuş Derler ilacı Dermanını bulan O Lokman hani |
Matematiksel Bir Formül Olmalı Artık
Bir Artı Bir Toplanıp İki Olmalı Bu Hesapta Bir Olup Kalmamalıyım iki Olabilecek Biri Gelmeli Toplanmalıyız Artık Tek Hanelerden İkimiz Bir Bütün Olabilelim Havuzu Birtek Ben Dolduramamki Doldurabilecek Biri Gelmeli Bölünebilelim İki Eşit Parçaya Rasyonel Bir Rakamı Oluşturalım Sonuçta Birtek Ben Olamıyorum . Eşittirden Sonraya Biri Gelmeli. |
Ve sonunda hayat gülümser,
Güneş açar gökyüzünde, Diktikleri fidanlar sevgililerin Birer birer fışkırır topraktan, Bulutsu bir mavi kaplar yüzleri; Aşıklar gülümser. Göğüs kafesleri yırtılır, Çıkar sevdalı yürekler. Dillerde sevda şarkıları, Bedenler ıslanır bahar yağmurlarında, Elele kol kola kaçışırlar aşıklar Yalnız kalacakları bir hissel dünyaya. Aşkta bahar gelmiştir! Titreyen bedenler,ürkek eller birbirine sokulur; Kan tutmuş dudaklar şehvetle öper. Aşk kıvılcımları alev olmuştur dünya yanar. Belki de Roma'yı yakan odun alevi değil, Neron'un aşkıdır; Ancak aşıklar anlar. Herkes hain sanarken Tarih bir gerçeği saklar: Neron Roma'yı sevmiştir. Bunu ancak seven bilir. Ben dokunuşumla yakarsam seni Bil ki çok SEVİYORUM SENİ |
gittim doktora tabibe
derman aradım derdime bir sürü ilaç verdi de derman aşkta demedi yar açtım yaremi gösterdim bir merhem sürsün istedim sen sevdalısın dedi de yarama tuzu bastı yar doktora varmaz olaydım derdimi sormaz olaydım felek mani olmasaydı yari sineme sarsaydım yar |
AB denen dik bir yola
girdik sonu HAYIR ola özleriz susam simiti kopuk zincir gezen iti saçlardaki yağı biti alır ab gelir huzur kupayla içilir çaylar nerde ince belli camlar işçi memura bol zamlar verir AB gelir huzur sokakta kesilen dana bulandı üstbaşım kana af verir kıyana cana verir AB gelir huzur milli yemektir kokareç işkembe tuzlamayı geç saçlar sarı uçları meç boyar AB gelir huzur ne hikmettir ne keramet AB nedir bilmez AHMET basar oyu çekmez zahmet seçer AB gelir huzur AB denen koca yalan iflah olmaz birkez kanan pişman oldu ilk inanan gitse AB gelir huzur |
Ay çakıldı gökyüzüne
Yıldızlar birer, birer söndü Çalıların arasında gezinen böcekler ve Sevişirken solunan nefesler böldü sessizliği Kocaman bir göz gibiydi gökte ay İzliyordu bizi vay anam vay Çıkan canların şahidiydi karanlıklarda Biten sevdaların Ve doğanların Babasızca,pervasızca Kapatıyordu gözlerini her çığlığında Doğanların ve yok olanların Arkadaşıydı kaçakların bir başına,dağlarda Toplanın diyordu ışığıma,ateş böceklerine Her biri yüreğinden çıkan ışıkla Ayın altında buluşuyorlardı dağlarda Gidenlere ağlıyordu analar Gülün diyordu analara Mutlular diyordu onlar Gülüyordu bir başına gökte ay Vay anam vay Yeni bulmuşlardı evlatlarını Yeni sarmıştı kucakları Söndürdüler kan ile tüm ocakları Herkes biliyordu olacakları Dönecekler diye bekliyordu analar Korurdu dağlar kaçakları Korurdu onları ay |
Ve ay doğdu çamların ardından
Bir dal kırığı yuvarlandı çıtırtılarla Güneşi sordu ağaçlar aya Hiç bu kadar geç kalmamıştı Karanlık yutuyordu çığlıkları Bir can bedenden gidiyordu Mutluluğu sordu bedenler aya Hiç bu kadar uzak olmamıştı Ve ay doğdu çamların ardından Kocaman bir kapı aralandı gıcırdayarak Ekmeği sordu çocuklar aya Hiç bu kadar yok olmamıştı Bir yumruk düğümlendi boğazlara Kavuşmayı sordu aşıklar aya Hırıltılı bir ses çıkıyordu gırtlaktan Sigara bu kadar dost olmamıştı Bir çelik parladı ay ışığında Bir mermi delip geçti gencecik bedeni Hayatı sordu ölenler aya Yaşamak bu kadar tatlı olmamıştı Bir kavga başladı içlerinde İnsanlar kendinden bu kadar kaçmamıştı Dağları sordu kaçaklar aya Özgürlük bu kadar zor olmamıştı |
Güneş bir gün aya sormuş
Ben gidersem ne yaparsın -önce bir çeyreğim gider sonra da yarım kalırım ardından bir yarım gider sensiz ben bir karanlığım |
Sigaradan sararmıştı dişlerim
Ve artık toparlanmıyordu düşlerim Uyku yatağımda kalmıştı Kalem masamda İçkim kadehteydi Sen ise meçhulde Gülleri avuçluyordum nefretle Dikenleri bir,bir kalbimde Ellerim titriyordu artık Döşümde dayanılmaz bir ağrı Ayrılık Yüzleri görmüyordu gözlerim Yoksa bakamıyor muyum Dünya bomboş olsa da Ben seninle doluyum |
Bir yıldız kaydı tuttum
Kanat yapıp da uçtum Bana deli dediler Daha ben bir çocuktum Kovaya gemi koydum Ateşi ilk ben buldum Suç işledin dediler Daha ben bir çocuktum Bir taş attım ben aya Geldi düştü kafaya Şimdi oldu dediler Bana gömlek verdiler Delilerin içinde Bir akıllı ben vardım Herkes adam oldu da Deli olan ben kaldım |
Batsın bu dünya
Hiç olmadı ya Sevgi olmayınca Batsın bu dünya Her şey parayla Sevmek palavra Yalnız kalınca Batsın bu dünya Zaten ölüm var Mahpushane dar İdam olunca Batsın bu dünya Güller solduysa Bülbül sustuysa Gönlüm dolmazsa Batsın bu dünya |
Yıl 1919 aylardan Mayıs
Düşman yurdu zaptetmiş İşgal altındayız Karadeniz suları Geçit vermezken ele Durulmuş hırçın sular Geç demişler bir gül'e Süzülmüş o sulardan Ayak basmış Samsun'a Ulusum uyan demiş Boyun eğme soysuza Biz bu şanlı bayrağı Al kanlarla suladık Parçalanmış yarayı Şekerle,tuzla sardık Şimdi başın üstünde Dalgalanan al sancak Düşmana büyük korku Dosta güven salacak Bayrağın gölgesinde Düş kuruyor alçaklar Birlik oldukça bizler Onlar uyanacaklar |
Kendimle paylaşırım kendimi
Saklanırım kendimden kaçarken Bir kendimden,bir kendime Çözerim dertlerimi kendimle Paylaşırım mutluluğu ve hüznü Yalnız değilim aslında Bir ben varım,birde kendim Anlamadım bir türlü Öyleyse yalnızlığı neden dert ederim Neden kendime ben yalnızım derim |
Evleri Var Ötede İki Sokak Arası
Bir Sigara İçimi Bir Çay Molası Gözleri Parlıyor Kömür Karası İçimi Yakıyor Yakıyor Benim Olası Ona Haber Yolladım Ekmek Arası Yanık Köfte Doldurum Beni Bilesi Bir Araba Düdüğü Bir Müzik Sesi Sesimi Duyup Duyupta Bana Gelesi |
Sırtını yaslamış tozlu duvara
Korkmayın tanırım yok bir numara Her şeyini satmış vermiş kumara Kardeşleri de yatırmış bir güzel tımara Kaçmış ellerinden yollara düşmüş Tiksinmiş ardından insanlara küsmüş Takati kalmamış açlıktan bayılmış düşmüş Mezarlık yolunda kendinden geçmiş Neşeliydi zamanla neşe saçardı Bela gelecek diye hepten kaçardı Gariplere her zaman kucak açardı Bir kuruşu olsa onlara saçardı Alıp koyduk onu yatacak bir dört duvara Korkmayın zararsız çatmaz adama Eğer ki yapsaydı birine numara Feleğe yapardı çoktan numara |
Bir bıçak yarası
Çizecek yüreğimi Bırakınca elimi Ah bile demem inan ki Bir damla kan bile Çıkmaz yaramdan Hatta ellerinle Dokunduğun an Hissetmezsin bile inan İçten içe kanayacak yaram Ağır,ağır geçecek zaman Ve sen gideceksin Dönüp bakmadan Gideceksin yaptığından Hiç utanmadan Sallanacak çarpınca kapıyı Duvardaki resim Duymayacaksın ardından Haykıran sesim Tükenecek belki de Aldığım nefesim Hiç bilemezsin bilmeyeceksin inan ki |
Bırakma Söz Vermiştin Ellerim Sende Kalacaktı
Bırakma Gitsen Bile Sen Hep Benim Olacaktın Yalanmıydı Söylediğin Gitsen Kalbin Duracaktı Yalanmıydı Sen Gidince Kıyametler Kopacaktı Dinle Beni Sevdiğim Söylediklerim Doğru Dinle Beni Seninle Dünyama Güneş Doğdu Yalan Değil Söylediğim Ben Hep Seni Seviyorum Yalan Değil İstemedim Kader Kovdu Gidiyorum Gitme Gitme Gitme Beni Son Birkez Dinle Gitme Gitme Gitme Beni Sevdiğini Söyle Olmaz Olmaz Olmaz Aşkımız Son Bulamaz Olmaz Olmaz Olmaz Sonumuz Böyle Olamaz |
bir kadın öldürdüm düşümde
acımı içime gömdüm. kıvranıp yatarken kanlar içinde acıyı gözünde gördüm sırtımı döndüm |
Yalnız kalmış bir baharın dilediği güne gitmesi
Susuz kalmış bir çiçeğin su kenarına inmesi Döllenmemiş embriyonun dünyaya gelmesi gibi saçma Bir özgürlük masalı Masalda sevgili yok,dağları delip giden Sevdiğinin uğruna kendini çöle veren Masalda kötü kurt yok,aç kalıp fırın delen Annesi kılığında,kuzu ağılına gelen Masalımız özgürlük diye bir olgu anlatıyor Yalanların birini,binine düğümleyip katıyor Masal bu ya cennetten köşeymiş gibi dünya Mutlu olur insanlar,güler oynarlar güya Barış vardır ülkede,bir çocuğun adı dır Suçlulara ceza veren,yobaz,cahil kadıdır Silahlar tüm raflardan birbir kaldırılmıştır İnsanlar para ile insana saldırmıştır Kızlar sevgiliden meçhul hamile kalmıştır Ana babadan gizli yavru aldırılmıştır Ülkenin kaynakları düşmanlara satılmış Sahipleri yurdundan zor ile atılmıştır 550 adet heykel dikerler anısına Salaklar secde eder,sonra da tanrısına Masal değil gerçekte kral çıplak geziyor Hakkını verdim sanıp milletini eziyor Paralı yabancılar yurdu gibi geziyor Bu yurdun evlatları aç işsiz gezeliyor Gökten üç elma düşmez,ağaç kurutulmuştur Bir özgürlük masalı,böylece unutulmuştur |
Biz zeytini üç lokmada yeriz
Biz yırtık potinle gezeriz Biz yağmur suyu da içeriz Ama onurumuzla gezeriz Sekiz binlik maaş alıp Oturduğu yerde kalıp Salam sosis kalıp kalıp Yutanlardan değiliz biz Aklayan olmaz ki bizi Dişlerimiz dizi dizi Dökülürde avuçlara Kimse adam saymaz bizi Biz kombi nedir görmedik Sadaka fitre vermedik Biz seçtik sizi yermedik Pişman ettiniz siz bizi Biz ölünce dostlar ağlar Kabul eder bizi dağlar Seçim zamanı gelince Göreceğiz kimler ağlar Oğlunuzun altında jip Bankamatiklere gidip Parayı transfer edip Yatanlardan değiliz biz Vekil zammı denilince Beşyüzelliniz el çırpar işçi,memura gelince Herkes köşesinden kırpar Vereceğiniz üç kuruş Gayemiz onurlu duruş Her aybaşı yeni buluş buluyoruz esnafa biz |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:12 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.