![]() |
Kadir Albayrak
1.Bölge Şehit Adayı! ...
Paylaşın, paylaşın beyler, oy bizden Biz eşeğiz, eşek, vurun semeri Vazgeçer misiniz böyle kerizden Tutun belimiz de sıkın kemeri Ben mi kimim? Amca, yeğen, bey, dayı Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Vekil olun, bakan olun, “baş” olun Boş verin Milleti, biraz ”şaş” olun Yapışın koltuğa hatta taş olun Memleket sizinle bulmuş zemheri Ben mi kimim? Mezarlıkta bir “sayı” Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Çocuğunuz mu var, USA sağ olsun Gönderin koleje hemen kaydolsun “Sam amca’da” sever sizi hamdolsun Dert etmeyin “namus” denen cevheri Ben mi kimim? Size küfrün kalayı Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Kolu kopmuş Mehmet’imi gördün mü? Şehit verip ellerinle gömdün mü? Namusuna yemin verdin, döndün mü? Çıkarttınız Mehmet’imden miğferi Ben mi kimim? Namert’e kabadayı Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Kanı yerde kalmaz! .. Ya, ya, anlatın Konuştukça içimize damlatın Millet uyanmasın “haber atlatın” Elbet açacağız biz bu defteri Ben mi kimim? Azrail’in soyadı Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Bakkal, manav, işçi, farkında herkes Masal anlatma lan! .. Sus’ta kısa kes Siz değil, biz size ders vericez ders Delirttiniz gözü yaşlı Milleti Ben mi kimim? Kahpelerin damadı(!) Birinci bölgeden “Şehit Adayı” Gelen yedi, siz de, yiyeceksiniz Şehidime “kelle” diyeceksiniz Allah’a ne cevap vereceksiniz Büyük olur öfkemizin şiddeti Ben mi kimim? BU VATANIN EVLADI Birinci bölgeden “Şehit Adayı” ……….. Da; …. SİZ KİMSİNİZ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? Kadir Albayrak |
26.Gün
Bir temmuz sabahın da gece veda ederken Güneşin huzmeleri bir başka yansıyordu Asır var ki o ümit, yerde sürünüyorken İhtimal ki Dünya’ya yeniden geliyordu Yirmi altıncı gündü, o gün sıkıştı zaman O gün sustu isyanlar tebessüm etti canan Öyle bir ateşti ki usul usulca yanan Tütmüşte duman duman semaya çıkıyordu Ezel sus pus olmuştu, ebet ise dört nala O ne büyük çoşkuydu dağıldı Ummanlara Gül’ün sarı kokusu sinerken şafaklara Çiğ düşen yaprağıyla sanki gülümsüyordu Gül; ümidin adıydı, lakin tutmak ne mümkün Dikenler koruyordu, yıllardır onu, her gün Bir gün! ..Demişti yürek, Ama mutlaka bir gün İşte; Gül, bülbülüyle vuslata eriyordu Orası aşiyandı, hatta belki gülizar O bahçe de saadet, buruk bir tebessüm var Giydiği tüm sırlardan sıyrılırken aynalar Kalemler sevdaları en baştan yazıyordu Tomurcuğun dalıyla buluştuğu gün o gün Bülbülün gül diliyle konuştuğu gün o gün Tabiatın renklerle öpüştüğü gün o gün Mazi de kalanları yarına taşıyordu Vuslat bitip firak-ın vakti saati geldi Ateş bir kor oldu ki, yaktı yüreği deldi O sabah her bir şeye, sanki “derb-i mesel-di” Mutlulukla tanışmış veda’ya ağlıyordu Kadir Albayrak |
7 Mehmet Daha Yok! ..
“7”Mehmet daha yok, ayrıldı aramızdan Tam “7”ocak söndü, yanan ocağımızdan Yine “hamasi nutuk”, Siyasi kefereden P K K ‘ lı bunlar be! .. Kan emer yaramızdan Deyyus oğlu deyyuslar, gidiyor elden Vatan Avradını da satar, bu toprakları satan Yetmiş milyon sırada “şehit olmaksa” eğer Artık ya karar verin, ya “düzecez” sıradan Pkk’ lı köpeği havlatan itler kimdir Siyasi ikbal için susan şirretler kimdir Bu ülkenin dibini oyan şirketler kimdir Sizi üst üste koyup başlarız ananızdan Kahpenin asıl dölü, bizimle, içimiz de Çevrenize bir bakın. Siyasette, semizde Allah’a and olsun ki, bu yemin hepimizde Futbol topu yapmazsak cümlenizin kıçından “7”daha ekledik dinmeyen acımıza Bir daha öğüt verdik anamız bacımıza Madem örse oturdu, vuruldu sacımıza Oluk gibi almazsak kan’ı damarınızdan Kadir Albayrak |
Aç Ya da Kapat
Arada bir yerde 'sıkışıp kalmak' istemem Vurmuşsam gönül kapını Ya 'sonuna kadar açacaksın' Ya da 'Kapıdan kovacaksın' Karar vereceksen eğer, Bu 'vicdanının' değil 'Yüreğinin' sesi olmalı Ve... Konuşurken duyulmalı Her yürekte dost ta barınır yaren de Lakin her biri 'farklı yerlerde' Ev sahibi isen adil olacaksın Ve herşeyi yerine oturtacaksın Kapını çalan misafir de olabilir Dilenci de! .... Yorum senin İkram da gerekebilir sadaka da Karar senin! .... Lakin mecbursun! ..Ya kapıyı çarpacaksın Ya da alabildiğina açacaksın Kapının ardın da asla ama asla Saklanmayacaksın! .... Unutma ki; Kapıda bekleyenler, Açılmayan kapıların ardını, Çok iyi bilirler! .. Ve...Boyunlarını bükmeyi de! .... Kovulmak 'Bilinmemekten' Reddedilmek 'Beklemekten' Daha evladır! .. Çünkü; Her yolun bir sonu vardır! .. Kadir Albayrak |
Adaaaam Sen de Demeyi Öğren! ....
Sen; Gönlümde ki mabedin mihenk taşı, Tıpkı güneşin her akşam ışıklarını valizine toplayıp sesiz sedasız gidişi gibi, Hayatımdan kaçan vefasız insan! ..... Yüreğin de bir türlü yer bulamadığım ketum sevgili Aklınla gönlünün arasın da beşik gibi sallandığım, Lakin tutunamadığım, huzur bulamadığım en parlak ama uzak yıldız! ... Sen 'vakit çok geç' şarkısını terennüm ederken, benim hala Vuslat ateşiyle hasbihal olmam ne kadar traji komik bir durum,değil mi? Sen yırtık ninnilerle bezenmiş mutluluk deryasın da dolaşadur! .. Beynini fazla zorlama! .. Zira yüreğin zorlamaya aldırmadı Yılların 'kof vücudunu' dolduran kavgam, 'Beynin de seni meşgul etmek' değil' Yüreğin de tek başıma yaşıyor olmak Ve yüreğinin tamamını işgal edebilmekti! ...... Ne var ki bu kavgayı kaybettim ben! ... Veya bir başka ifade ile, Bu kör döğüşü sürdürerek bir ömrü kaybettim! .. Ben seni zaten asırlardır 'hayal ederek' yatinmiştim Bir damla göz yaşının içine mutluluğu sığdırmaya çalışmıştım Senin gibi 'yaşayacak şansım' olmasa bile Acıların için de tutmak için 'and-ım' vardı! .. Elbette beni anlıyorsun Elbette biliyorsun Lakin yüreğini duyguların değil, 'vicdanın' kontrol ediyor! .. Ve senin vicdanın; Bin kat daha arttırıyor acılarımı! Sevdam çok ama çok yüce, ancak; Vicdanlara malzeme olacak kadar aciz, Acıma duygusuna resmedilebilecek kadar basit, Hatıra çöplüğüne atılacak kadar, sıradan değil! ... Kelimeler ilkokul da okuyor olsa bile Yüreğim asırlar önce bitirdi üniversiteyi! Lisanıma tercüman, yüreğime mihmandar yok! ... ....................... 'Seni anlıyorum' diyorsun ya! .. Gözlerime bakıp, Bir buruk tebessüm kaplıyor yüzümü, Beni anlamak ha! ............ Yalan söylemeyi bile beceremiyorsun! ... ANLAMAK; Ateşleri hissedebilmektir ANLAMAK; Gerçeği feda edebilmektir ANLAMAK; Verebilmektir..., anlamak çare demektir! Ve ANLAMAK; 'Fakat' kelimesini lügatten silebilmektir! .. Harcayamadığın şeyler için düşündüklerini Keşke beni harcarken de düşünebilseydin! .... Ama olsun! .. Yine de gül yüzün de açan güller sonsuza dek kalsın Tebessümlerin kahkahalarla boy atsın Çoraklanırsa yüreğin bir gün, ben göz yaşımla rahmet olurum Ben kahır yolunun yolcusuyum! .. Bana hiç bir şey verme Hiç bir şey için söz de verme! Hatta 'umut' bile! ....... Ama benden iste! .... Ömrümü, gülüşümü hatta ölümümü iste! .. Ben; Vererek, feda ederek mutlu olmaya alışmışım gülyüzlüm Hicap duyma, kendini sorumlu tutma! .... Yakalamışsın bir kenarından hayatı, sakın bırakma! ... Beni düşlerin de tutarak yorma 'Adaaaaam sen de' demeyi öğren! ....... Öğren artık gül yüzlüm! ... Ben; Hasretinle, slüetinle haşrolmuşum, gel hayalini gölgeleme Ben yıkılmışsam da sen eğilme! .. Kabuslar eğlencem olmuş benim lakin sen aklına bile getirme Ne kadar 'zehir' varsa sevdadan yana ben bitiririm, Sen içmeyi deneme! .... Hatta bir adım at ardına bakmadan, ve de ki; 'Sepeti koluna, herkes kendi yoluna' Benim yolum sarp kayalık, benim yolum çalı,diken Çöle dönmüş her bir yan Karanlık, kayıp, korku var, endişe var! .. Çaresizlik diz boyu ve akrep sokması gibi tüm hayat! ... Sen bu yola yakışmazsın Sen baharı kucaklayan güller gibi dalın da kal! ... Sarı gül gibi, beyaz gül gibi Ben kırmızı gülleri toplarım gül yüzlüm! .. Derler ki; Gecenin en karanlık an-ı sabahın en yakın olduğu zamandır! .... Ne komik değil mi? ... Gözleri görmeyen biri için, Sabahların ne anlamı var? ? ? ! ! ! ............ Kadir Albayrak |
Adam Olacak Çocuk
Sen adam olmazsın Olmayacaksın Kadir! ... Ulan hergele! .. Kaç kez söyledim 'Sevme' diye? ..... Kafa salladın..... Peki! .. dedin Ya sonra! .. Yine 'Sevdin' İyi b.. yedin! ... .......... Eeeee oğlum -'Ağaç kakan tahtayı sever' Senin kafan böyle odun-ken -Daha çook gaga yer! ... Sana bir çift sözüm var Bir daha benden yardım bekleme Sen 'adam' olmayacaksın çünkü Git ne b.. yersen ye! .... Kadir Albayrak |
Adınıza 'Yan' Koyun! ...
“Pamuk” pamuk türedi, Fransa’dan bir kanun(!) Seneye “şafak” söker, sırada bekler mel-un “Türk” adından muzdarip, domuzlar çok sevinçli Ermeninin ***leri, isminize “yan” koyun Kadir Albayrak |
Affetmez beni! .. Diye
Yoklarsa ecel bir gün “bu adam sağ mı” diye Üç gün ağla başım da “terk eden bendim” diye Islansın göz yaşınla üstümde ki çiçekler Sevgimi istemişti vermedim diye diye Sonra kalk git başımdan kendinle baş başa kal Geçme artık yanımdan affetmez beni diye Derin azaba gark ol hem gündüz hem gece de Garibin ölümüne “sebep ben oldum” diye Kadir Albayrak |
Affettim mi Bilmeyeceksin
Gün olur da sana dön desem bile Nasılsa geriye dönmeyeceksin Fırtınalar esen şu yüreğimde Neler yıktı neler bilmeyeceksin Tükenir içimde her akşam umut Biterse bir daha vermeyeceksin Dört kişi omzunda gider bir tabut İçinde kim vardır bilmeyeceksin Gururun sevgine engel olacak Belki de göz yaşı dökmeyeceksin Korkarım ki aklın bende kalacak Seni affettim mi bilmeyeceksin Kadir Albayrak |
Ağlasın Avuçların! ....
Şu yağan yağmura bak şu ıslanan toprağa O duyduğun ses var ya; Tevekküldür Allah’a Doğuşunu bir seyret iştiyakla güneşin Hiç aklına geldi mi neden “hu” der nefesin Dökülürken semadan sayısız kar tanesi Birbirine değmiyor düşün nedir sebebi Görmüyorsan perdedir gözünün önünde ki O kalbin ne haldedir küfmüdür içinde ki Bu dünya senin değil sahibi kim bir düşün İzahını yapsana gece gördüğün düş-ün İnsana bahşedilmiş kainatta her haslet Akıl diyorum “akıl” işite en büyük servet Hiç olmazsa saygı duy secdeye varsın başın Kul olurken Allah’a arşa yükselir başın İstersen ondan iste hem serveti hem ilmi Şahit olur melekler derler bu iman ehli Biri sana dese ki; “İnandığın Hak herde Ben görmezsem inanmam hadi sen göstersene” Acıyarak bak ona! .. Gözü değil gönlü kör! .. Bir de aklım var diyor! ..Hem inkarcı hem nankör! ... Varsa aklın hanidir? ..Koy şuraya görelim Deli olsan anlarız biz sana ne diyelim Dünya’ya gelişinin mutlak var bir sebebi Gece gündüz ağlardı kainat efendisi Gel yarına bırakma tövbenin lezzetini İhlas ile nadim ol affedecektir seni Geç kalırsan kapanır gittiğin yollar bir bir Mırıldansan da olur “Dilinden çıksın Tekbir” Haydi kır zincirleri getir o “Şahadet-i” Sen istersen verecek Allah her saadeti Nefs-ine hükümdar ol esarete düşmeden Körelt pençelerini o seni terk etmeden Bilirsin emanettir bedenin deki canın Zaman akıp gidiyor baki değil hayatın Hemen şimdi hazırlan titrerken dudakların Elini aç göklere “AĞLASIN AVUÇLARIN! ..” Kadir Albayrak |
Ağlatır Beni
Yalnız sabahlarken ayaz ******* Gökler yıldız yıldız ismin heceler Gözümün önünde ah neler neler Canlanıp canlanıp ağlatır beni Yol aldı ******* sabaha sensiz Hayalin canlandı belli belirsiz Semada yıldızlar sendan habersiz Kararıp kararıp ağlatır beni Elveda dediğin o akşam var ya Yer etmiş gönlümde derin bir yara Hasretin rüzgarı sanki dört yana Savurup savurup ağlatır beni Kadir Albayrak |
Ah Yok mu
Başımı yastığa koyduğum zaman Gelipte rüyama girişin yok mu Sarılıp boynuna öptüğüm zaman Ardını dönerek gidişin yok mu Gözlerin sevgiyi anlatıyorken Susarak başını eğişin yokmu Dön diye ısrarla yalvarıyorken İmkansız dönemem deyişin yok mu Bir ümit ararken bakışlarında Hıçkırıp göz yaşı döküşün yok mu Buseye hasretken dudaklarında Acıyla burkulup gülüşün yok mu Elimi elinde sımsıcak tutup O mahzun o bitkin duruşun yok mu Bilmem ki sevmekte ne günah bulup Hesabını benden soruşun yok mu Kollarım özlemle seni beklerken Ellerin koynun da yatışın yok mu Aleme mutluluk bağışlıyorken Ömrümü bitirip yakışın yok mu Hatıra ararken senden bir parça Vedayı hediye edişin yok mu Güneşe meftunken kızıl şafakta Geceyi gönlüme verişin yok mu Sensizlik zor ama alıştım derken Nur gibi yüzüme vuruşun yok mu Atışı isminle haşır neşirken Kalbimi boş yere yoruşun yok mu Allah-a elimi açtığım an da Dudağım da amin oluşun yok mu Yalnızlık ararken karanlıklar da Hicranla dünyama doluşun yok mu Çılgına çevirir, öldürür beni Kadir Albayrak |
Akıllı Ol! ...
Gözlerden kalplere giden yol vardır Ve bu yol da aşılması imkansız barikatlar Yolcu yolun da gerektir elbet! .. Ancak bu yol herkesin aşacağı yol değildir Geçilmez setlerin sahiplerinin gönlüne kalmıştır yolcuya mihmandar olmak Oysa yolcunun bilmediği en önemli konu; Kaderinin, Belki de bir vefasızın iki dudağı ile paşa gönlünün arasında olduğudur! Ve sonuç hep aynı; Sultan-ı yegah tarzı bir hüzzam şarkı 'Adab-ı muaşeret' esaslarından 'beşer-i haşerat' mevzu-una hızlandırılmış eğitim 'Kalay-ın' sadece bakır türevi metallere değil, 'Adem-i mahlukata da' uygulanabileceği hakikatının tez elden izan-ı Enerji savurganlığından kaçar gibi, bir elde kandil, diğerin de iskandille *******e italik harflerle destan hazırlığı Aslın da olan sadece 'bir kerizin' daha 'sırasını savmasından' başka bir şey değildir! ... Evet! ...Değildir ama; Bir sonra ki 'keriz' bunu hiç bir zaman bilmeyecektir! .... Kadir Albayrak |
Allah Aşkına
'Saatler mi durdu ne? ' zaman akmıyor sanki Ağlanacak bir ömür aksa ne olacak ki Bir çınar devriliyor diyarında gurbetin Fırtına kol geziyor için de bir bedenin Teselli olmuş şimdi yad edilen hatıra Bak ki koskoca ömür nasıl girdi satıra 'Nesli mi tükenmiş ne? ' çöllerde ölen kulun Kabarırdı dalgalar şimdi nasıl da durgun Ahde vefa kalmamış riya sarmış dört yanı Demek ki rüya bitmiş gelmiş hasret zamanı Güneşin battığı yer ufku kana boyamış Bir neslin son çınarı bak nasıl da sararmış 'Vicdanlar mı sustu ne? ' gönüllerde kuraklık Tanrıdan umut kesmiş kula yapar çanaklık Bir merhamet yaşardı gökyüzü kararırken Gül dikenle mutluydu şimdi bu alay neden Zaman elini çekmiş ansızın gece vakti Gönüller de halaydı durmuş semazenleri 'Sesler mi kesilmiş ne? ' dua çıkmaz dudaktan Kulaklar pasa doymuş nasiplidir nifaktan O feryadı duymuyor sen gaipten sorarsın Toprak sarınca onu bırak orada kalsın Yılan çıyan gezinir şu taprağın altında Biz bizi mi unuttuk? Yeter Allah aşkına! ... Kadir Albayrak |
Allah Dururken Kula Eğilemezdim
Sen bakma öfkelenip sitemler ettiğime Öyle borçlanmışım ki asla ödeyemezdim Nedamet duymadım ki ben seni sevdiğime Terk edip gitmeseydin böyle özleyemezdim Karşılıklı olunca “aşk” sevdaya varmazmış Varmayınca sevdayı masallar da yazmazmış “Aşk” ile yanan kul-u cehennem de yakmazmış Sen de beni sevseydin böyle sevinemezdim Mecaziyetti bu “aşk” yol oldu İlahi’ye Bu yol sürer bir ömür gider de nihai’ye Gönül gözü görmezse deli derler dahi’ye Mecnun-a dönmeseydim tövbe de edemezdim Sen bana “aşk” bıraktın emanet-i mukaddes Rüzgar olsan fark etmez ne yandan esersen es “Aşk” diye yüreğime üflediğin o nefes O nefes olmasaydı, yaşadım diyemezdim Gördün verdin ve gittin, Allah’ın lütfusun sen Çileli bir hayatın için de kurgusun sen Ben çöllere meftunum sarayın kulusun sen Ben seni sevmeseydim “aşk” nedir bilemezdim Sakın üzülme emi hakkımı helal ettim Yaradan şahittir ya, şikayetçi değilim Ben Leyla’ya mecnun-um Aslı kıza kerem’im Lakin “Allah” dururken kula eğilemezdim Kadir Albayrak |
Allah Koydu Gönlüme
Dönmeyeceksen bile 'Artık imkansız 'deme Bıktım mazeretinden! ..Kaderlerden söz etme Bir insan 'Aptal' olsa böyle bir dert istemez Sevgin budur! '..Diyerek, 'Allah koydu gönlüme' Kadir Albayrak |
Almanya'ya öfke
Baksana! .. Heeeeeey! .. Sana diyorum Baksana lan bana Ukala dangalak Yaptığı frene bak! .... Kime bu yaptığın hava Fosfor takmışsın plakaya Bak oğlum! ... Senin gözüne bi korum Canına okurum! .... Kırdırma bana kolunu 'Alaman bozuntusu! ..' ............... Ne? ! .... Şuna bak! ... Özür de dilermiş Hıyar herif! ... Ne kadar da mütevaziymiş! .. İn ulan aşağı, yoksa tekmelicem arabanı ................. Nasıl da aval aval bakıyor Zavallı! ................. Anlamaz ki beni Allah-ın aptalı! ................. ......... Kusura bakma hemşerim Öfkem değildir sana Kafayı taktım birden 'O gıcık plakana' Gıcığım be hemşerim 'Gıcığım şu Almanya'ya' Haydi! ... Yolun açık olsun Hemşerim kusura bakma Sakın ola ki bana 'Kafanı takma! ...' ................ Bazen böyle olurum işte Saldırırım sağa sola Neden seçtim bilmem seni 'ALMANYA SENİNMİ Kİ? ! ..' .................. Bir ara Bir kervan göndermiştik oraya Kalbim de onlara katılımıştı! .. Sonradan öğrendim ki; 'Yüreğim orada satılmıştı! ...' Anlıyor musun beni? YÜREĞİM SATILMIŞTI! .... Kadir Albayrak |
Altın Levha
Gözlerini kaçırıp Bana halimi sordu! .. 'Seviyorum' diyecek Can vermek kadar zor du Altın levha üstüne Yazılı veciz gibi Gönlüme çivilerdim Ölene dek durur du! ... Kadir Albayrak |
Ana'dan Mehmede mektup! ...
Vatana nöbetin sırası gelmiş Seni de yollara koyduk Mehmedim Bayrağa sancağa erlik gerekmiş Dağın da bağın da yel ol Mehmedim Ak sütüm helalim duam başına Sahip ol toprağın her karışına Sen bakma ey oğul gözüm yaşına Düşmana yol geçit verme Mehmedim Deden Çanakkale atan Yemen de Dönüşü olmadı onlar gidende Bilsem ki ey oğul kurşun sinen de Vatanım sağ olsun derim Mehmedim Anayım yüreğim çok özler seni Bilirim düşün de görürsün beni Düşünme ey oğul bacı kardeşi Bu bayrak bu toprak “benim” Mehmedim Siper de Hasanım hat-ta Muradım Ali-si Ahmed-i hepsi evladım Sen iste ey oğul ben de varayım Silahın tetiğin benim Mehmedim Dilin de tekbirin gönlün de iman Vermesin haine düşmana aman Unutma ey oğul “Var ki bir zaman” Sakarya su değil kan-dı Mehmedim Canımın parçası evladım benim Buram buram tüten ocağım benim Boş kalsa ey oğul kucağım benim Can düşer o bayrak düşmez Mehmedim Bayrak ki gönder de sakin mi durur Dalgalanmıyorsa rüzgarı durdur Dileğim ey oğul isteğim budur Allah-a emanet ettim Mehmedim Kadir Albayrak |
Anam yok ki! .. 'Günüm' Olsun! ...
Anam yok ki, “Günüm” olsun Olanlara selam olsun Kıymetini bilin dostlar Anasızlık olmaz olsun Kaybettim ben yıllar önce Titrerim söz edilince Birkaç damla dökülünce Anasızlık olmaz olsun Ana şefkat, ana can’dır Onsuz Dünya bir zindandır Bir gün değil, “asır” az’dır Anasızlık olmaz olsun Kadir Albayrak |
Anasını Satayım
Olmadı be olmadı olması kabil değil Uyku bile çalmadı şu kapımı yatayım Bir 'zor' deyişi var ki dayanmak mümkün değil Duymak kolay olmadı anasını satayım İşte aşk dedikleri yolu çöle düşecek Sevdaya varmak için ham ne varsa pişecek Akıl! ..Ama rakibi yürekle dövüşecek Vurupta yıkamadı anasını satayım Sevgi dediğin kalmış Yunus dilinde mahpus Kalan ağlayadursun gülmek gidene mahsus Unutmak var unutmak! ..Önemliydi bu husus Gönül başaramadı anasını satayım Gayrı sitem sermaye gam yüklü *******in Sen aşkı anlat şair! Yaldızlı hecelerin Diz boyu çaresizlik yazdığın vecizlerin Birini okumadı anasını satayım Kalp kalbe karşı deyip kim söylemiş bu lafı Sevenin kalbi kalpte taş mı öte tarafı Ne menem şey şu gönül sanki altın sarrafı Ayar tutturamadı anasını satayım Ah aşk! .Sana aşk olsun! Sen çarpı koy hanene İşte bir enkaz daha eklendi harabene Bu yüreğim ki senin her yalan bahanene İnandı, anlamadı anasını satayım Şimdi 'zor' diyor çok zor! sevda zoru doğurur Barikatsız bir yolda sevdalar mı yoğrulur Devrilirken bedenim sandım bir gün doğrulur Ayağa kalkamadı anasını satayım Üç vardiya yetmedi ömür tükendi lakin Kudurmuştu dalgalar şimdi nasıl da sakin Tebessüm etmek vardı! Vardı amma velakin Yüzüme yakışmadı anasını satayım Kadir Albayrak |
Angaryasın
Bu kez de başkasına Şiir yazacağım İçinde sen, Ve senden hç bir şey olmayacak! Adını bile sormayacağım Şiir bitene dek Belki de seni unutacağım! Zaten sen de başkası değil misin? Hatta herhangi biri -Cevap verir misin? Bu defa başka biri olarak, Şiirimdesin! Ama sen o değilsin Lütfen haddini bil! .. Şiirlerimden gider misin? Sana uymuyor satırlarım Uysaydı hatırlardım! Çağıran bendim seni -Kovmakta benim hakkım! .. Direnirsen sen bilirsin! Kırarım kalemi Yırtarım tüm kağıtları Silinirsin! ... Sen 'şiirlerimle varsın' Ben yazarsam yaşarsın! .. Yazmıyorum artık anasını satayım İşte 'ANGARYASIN! ......' Kadir Albayrak |
Anladım Yalanmış Yalanmış Gülüm! ..
Ne kadar uğraştım unutmak için Kalbimin feryadı dinmiyor gülüm Resmini yakmıştım görmemek için Gözümün önünden gitmiyor gülüm İsmini kazıdım ipek mendilden Aklımdan çıkmadı, çıkmıyor gülüm Boş yere bir “yemin” düştü dilimden Olmuyor kahretsin olmuyor gülüm Dertler kadehteydi içmeyecektim Şişeler tükendi bitmiyor gülüm Bir damla göz yaşı dökmeyecektim Bu seli barikat tutmuyor gülüm Affına sığındım beni bağışla Unutmaya gücüm yetmiyor gülüm Selamın herkese ilaç olur da Bana neden şifa vermiyor gülüm Yalvardım Allah-a can-ı yürekten Ateşi gönlümden almıyor gülüm Sensizlik harammış! ..Sildi defterden Adını anmazsam yazmıyor gülüm Rahmettir zannedip göz yaşı döktüm Açmıyor gönlümün çiçeği gülüm Rüyalar yasaklı, uykuya küstüm ******* sabaha varmıyor gülüm Melekler ecrini işliyor ama Sayfaya mührünü basmıyor gülüm Dediler şartı şu; Gönül bomboşsa Mezarcı bir kabir kazmıyor gülüm Cehennem azabı dileğim oldu Ateşler tenimi yakmıyor gülüm Sen yokken bu ömür çekilmez oldu Ecel de canımı almıyor gülüm Ne kadar unutmak istedim seni Yüreğim aklıma set çekmiş gülüm Sandım ki bunun da vardır çaresi Anladım yalanmış! .. Yalanmış gülüm! .. Kadir Albayrak |
Anlayacağı dilden
Şarlatanın biri kalabalık içinde Bir sual sormuş aksakallı alim-e Kendince zor bir soru 'Alim tekleyecek' Halka gösterip onu haliyle eğlenecek Demiş ki; Ey alim kişi; Sen li ulemasın Soracağım sorunun cevabını bulmalısın 'Cenab-ı Allah insanı yarattığı zaman, Maya olarak kullandığı çamura koydu mu saman? ' Alim kişi imamların hatırlatıp sözlerini 'O çamur saftır' dedi 'yoktur başka bir nevi' Şarlatan olmaz dedi...,Beni tatmin etmedi Daha inandırıcı ol bizi ikna et dedi Alim Resulullahın söyledi hadisini 'İman inanç işidir herkes kabullenmeli' Şarlatan alaylı bir bıyık altı gülüşle 'Bu adam yalancı' dedi dönüpte ahaliye Alim kişi düşündü! ... Ayeti okumalı Çünkü ayet kul değil o Allahın kelamı Herşey tartışılır belki ama ayetler asla Anladığı dilden konuşurum buna da inanmazsa Alim ayetleri baştan sona okudu Okurken kafasında bir başka 'dörtlük' kurdu Şarlatan cık cık dedi.. anlamak değil niyeti Cevabı zayıf bulup rezil etmek alimi Alim gayet sakin doğruldu göz attı ahaliye 'Cevap vereceğim' dedi 'Ben bu hınzır zübüğe' Sizler sakın alınmayın söyleyeceklerimden Konuşacağım onunla ben 'Anlayacağı dil-den' 'Ey tıynet-i Ademin çamurun da saman var mı diyen Gel etme bana bu sual-i ham-ı Eğer olsaydı beşeriyetin çamurun da saman Çatlayıp ta yarık olmazdı ananın a..... Kadir Albayrak |
Antibiotik
Sen *******imin kabusu Görüş mesafemin sisi pusu Karabasan Yarasa ordusu Başımın belası, lanet olası Daha beter kahrolası Yerin dibine batası Duydun mu? Tüm hastalıkların antibiotiğini bulmuşlar! ... Haberin var mı? ..... ............... Ben hala senin ilacını Ele geçiremedim! ... Bilsem ki bir yerlerde var, Gidip 'İmha ederdim! ...' Kadir Albayrak |
Apo Diye Bilinen Agopyan
İmralı’da ki puşt-un adı neydi erenler Araştırın bakalım, bakalım Mevla’m neyler Kürt mürt falan değil o, bilinir ayan beyan Bu ermeni ***inin, adı “Artin Agopyan” Yani anadan “dönme” şişirilmiş bir yalan Biraz merak edin be, bak, soyadı(!) “Öcalan” Neyin öcünü alır, bu ermeni şarlatan Türk düşmanı bu kahpe, adı “Artin Agopyan” Basın telaffuz etmez, vekiller dillendirmez Bu nasıl ihanettir, akıl şekillendirmez “Kürt” diye tanıtılır, şişirilir paravan Bu ermeni terörü, adı “Artin Agopyan” Amerikan destekli bir İngiliz planı “Wilson” imzası taşır, deyyusların yalanı Asırlardır sürüyor bu toprağa sulanman Cam ardında zavallı, adı “Artin Agopyan” Toprak mı istediniz, verelim(!) , ama “çukur” Leşler için ayırdık, istersen sen de buyur Kafa ütüledi be, “Kürde özgürlük” zırvan Onun bunun çocuğu, adı “Artin Agopyan” Ermeni’den döllenip, burada gölgelenmiş Türk düşmanı itlerin elinde söbelenmiş “Geri zekalı”, seni; adam yerine koyan Nesebin belli değil, ADİ “Artin Agopyan” Ne Abdullah’ı ulan, kana susamış cani Senin adın belli de, dilim varmıyor hani Talabani, Barzani baban mı oldu ulan Cinsi lağım faresi, adı “Artin Agopyan” Biz hem senin arkanı, hem arkandakileri Yokuşlara sürüp de, bir ileri bir geri Vites vites ayırıp, bozuk şanzımanından Duydun mu lan ********, ADİ “ Artin Agopyan” Amerikan, İngiliz, ve ardındaki ***ler Bunların kıçındaki dansöz tipli piliçler Bu sözüm hepinize, hepinize sıraylan Yüreğimizde öc’ün, adı “Artin Agopyan” “BOP”- mop falan diyerek, geldiğin Orta doğu Eceliniz olacak, pis “o……u çocuğu” İster “doğru gel” ister, yalpalayarak yan yan Bizim için hepiniz, birer “Artin Agopyan” Bırakın “barış” denen şu zehirli afyonu Boynumuza taktılar, sıkıyorlar papyonu Dün de buradaydılar Fransız’ı, İtalyan Namluya mermi sürmüş, adı “Artin Agopyan” Yedi düvel birleşmiş, uyanın heeey! ..Uyanın ATATÜRK’ÇE düşünüp, ATATÜRK’ ÇE davranın Herkes tetikte olsun, küreği kazma’sıylan Bekle “DELİ DUMRUL’u” bekle “Artin Agopyan” Kadir Albayrak |
Arayacağım Seni! ...
Arıyorum! .. Ama bilmiyorum! Nerede bulacağım seni? Bir kağnının tekerinde mi, Boncuk boncuk terlerin nefesinde mi? .. Ya da kara sabanın darmadağın ettiği Kapkara toprakların arasında mı? .. Sahi; Nerede bulacağım seni? .... …………. Belki gökkuşağının sekizinci renginde Belki kör bir kuyunun o “katranlı zevkinde” Kim bilir belki de bulunduğun yer, Korkulu ümitlerin yaşandığı” o mahşer! ...” Nerede bulacağım seni? .... Delikli kuruş için kalkan avuçlarda mı, Mevcudiyetini kaybetmiş yamaçlarda mı? Bir mezar üstünde ki eğreti taş, Ya da taşa eğilmiş mahzun bir baş! .. Belki buharlaşıp uçmuş bir damla göz yaşında Belki de eceli misafir etmenin telaşında! Sahi; Nerede bulacağım seni? .... ……….. Dalgaların yavruladığı köpükler arasında mı, Kıyıların sırılsıklam kumlarında mı? Namluyu terk eden merminin düşen kovanında mısın Amaçsız yürüdüğü hedefin rotasında mı? Nerede? .... Nerede bulacağım seni? .. Tozu dumana katmış çöllerde misin, Dünya’ya gelmemiş “döllerde mi? ..” Belki bir yüzün yaşlı çizgilerinde Belki de yanık bir çığlığın ezgilerinde Bestesi olmayan bir şiirin cümlesinde misin, Bir gönlü paramparça etmenin hevesinde mi? .. Sahi; Nerede, Nerede bulacağım seni? ... ………….. Üstüne adres yazılmamış bir zarfın içindesin belki! Kim bilir! .. Belki karanlık çoktan kucaklamıştır seni! .. Dikenle kaplı toprak yığınlarının altında mısın, Erişemediğim göklerin en yüce katında mı? ... Zamanla dargın saatin son durduğu yerde mi, Kuruyan yaraya basılmış neşterde mi? ... Neredesin? .... Bilmiyorum ama, Arayacağım seni! ...... Kadir Albayrak |
Arkadaş
Kesilmez kadehler taşır saki-ler Kadehler sek değil derttir arkadaş Neden döner durur şu semazenler Dönen onlar değil başım arkadaş ******* sabaha merdiven olmuş Bastığın basamak ömrüm arkadaş Gördüğün ufuk da bir güneş doğmuş Güneşi vedaya gömdüm arkadaş Kadehi bir daha kaldır şerefe İsmini için de gördüm arkadaş Düşünme fatura kabarır diye Hesabı girerken gördüm arkadaş ******* benimdir yarınlar senin Çünkü ben dünlerde kaldım arkadaş Boş yere albüme uzanır elin Resimleri bile yaktım arkadaş Şarkımız çalıyor kulak ver dinle Sözler de ayrılık kokar arkadaş Bir satır bahseder ondan ismiyle İşte bu gönlümü yakar arkadaş Dertleşmek istedim açıldım sana Boşuna göz yaşı dökme arkadaş Buradan çıkarken bakma ardına Yürürken halimi görme arkadaş Ne beni hatırla ne meyhaneyi İsmimi cismimi unut arkadaş Sen sen ol maziye göm bu geceyi Aşklarla aranı soğut arkadaş Kadir Albayrak |
Aşk Angut-a Malzeme! ..
Anlatmak zordur ama biliriz evvel-Allah Cahil mi belledin ki, suratıma bakıyon Aşkı tarif etme be! ..Beyaz’sa, ben de siyah Yol bitti dönüyorum, sen tersine gidiyon Ağlamak mı? ..Geç onu, ben artık gülüyorum Fasit bir daire de çok davar güdüyorum Dilin kemiği yoktur, bunu da biliyorum Seni anlayamadım, ne deyon lan, ne deyon Herkes aşık,sevdalı, düşmüş ulan ayağa Sapla saman karışmış, “uz” deniyor manyağa Bu güruh; gelir ama, gelir ama, dayağa Hani bilsen, gam yemem, ha bire konuşuyon Ağzı olan konuşur, konuşur ne edelim Ben de senle bir olup içine mi edelim Bahse konu “aşk’tır” ya! .. Biraz sükut edelim Savurdun hep külleri, mangal da bırakmıyon Aşk, aşk deyon, anladık! .. Da, seni anlamadık Aşk laf-ı güzaftı da, biz mi anlayamadık Aşk angut-a malzeme, bunu kavrayamadık Malzemeden çalınmış, defolu mal satıyon Sus ulan, sus artık be! .. Bunu ciklet mi sandın Böyle ruhsuz, duygusuz, aşkı satın mı aldın Aldın sazı eline, anlattıkça anlattın Ağzına yakışmıyor, aşkı da “***” ediyon Kadir Albayrak |
Aşk Ben'im! ..
Kaf dağının gediğine akma sen Derelerin koşuştuğu göl benim Masalların dediğine bakma sen Leyla benim, Mecnun benim, çöl benim Lisan ile anlatılmaz hamurum Ben ezelden ömür yutan çamurum Emir Hak-tan, yaşamaya memurum Doğum benim, ölüm benim, döl benim Ne sıfatım ne maddeyim ne mevsim Ne şahika ne terazi ne ters-im İbret ile verilecek bir dersim Kitap benim, kalem benim, el benim Her yiğidin yüreğinde verem’im Aslı’ların düşlerinde Kerem’im Sarayların hile’sinde Hürrem’im Arzu benim, istek benim, dil benim Doğum günüm “Âdem” ile başladı Havva ile bir cehennem kışladı Arzu ile al meyveyi dişledi Yasak benim, elma benim,nefs benim Viran olmuş yüreklerdir gururum Kâh karun’u kâh çobanı vururum Bilinmezim, zirvelerde dururum Rüzgâr benim, bora benim, yel benim Deste deste güller ile sunuldum Kaftan giyip taht üstüne konuldum Yenilmezim, her gönüle sokuldum Zehir benim, şifa benim, bal benim Siyah, yeşil, göz göz olur bakarım Her nazar da bir yüreği yakarım Görünmezim, her gönül de akarım Irmak benim, nehir benim, sel benim Tüm cihan da saltanatım var benim Dört kanatlı uçan atım var benim Seven için şeref benim ar benim Öfke benim, vuslat benim yar benim Ben maşuk-un cilvesiyim nazıyım Âşık kulun mızrabıyım sazıyım Yanaklardan süzülenden razıyım Umut benim, hüsran benim, yas benim Ozan ettim nice lisan bilmezi Mecnun ettim düşte Leyla görmezi Taçlandırdım birkaç kuruş etmezi Hesap benim, infaz benim, pay benim İlmek ilmek kilimlere işlendim Vakitlice kulaklara seslendim Yedi iklim gözyaşıyla beslendim Gönül benim, sevda benim, “AŞK” benim Kadir Albayrak |
Aşk Her Zaman 1-0 Galiptir
Kanadı! .... Kanadı yüreğim….. Bu defa gözlerim değil, Bu kez yanaklarımdan akmadı yaşlar Ağladı yüreğim! ...... Bitti, Ve bittin, Bitirdiğin gibi! .... İçimde ki çocuk öldü Ufukta güneş değil Umutlarım battı Sen…. Sen “el” oldun Gonca yok tomurcuk yok Sen soldun! ... Sadece bir soluktun Yoktun, yokluktun, ……… Yüreğim kanadı bu kez Dün yaşanmış Bu gün yaşanan Yarın yaşanacak Bitti Ve bittin Bitirdiğin gibi! ... Kabuk bağlamış Nasır tutmuştu her ne varsa Soydun, yoldun Neden bunca gaddarlık Bu vicdansızlık niye? ? ? Aczime şahit olmak, Ve son darbeyi vurmak mı? ... Yarım mı kalmıştı işin, Aldığım nefes mi battı? ? ? ……….. Kanadı Kanadı yüreğim Ellerin dert görmesin! .. Senin esirgediğini Toprakta bulurum ben Yüreğim kanadı ya; Bitti Ve bittin Bitirdiğin gibi! ... Senin için “ilk” olsam da Aşkın son kurbanı değilim Kaldı ki; İlk zalim de sen değilsin Haydi….. Aynaya bak! ... Bir defa…. Benim için! ... “ERİŞİLMEZ SEVGİLİ! ...” Gördüğün o, Ya görmediğin! ! ! ! ………….. Kanadı Kanadı yüreğim! ... “SAKIN ARDINI DÖNME ARD ARDA YIKILIRIM ÖLÜM BİR! .. BİNE BÖLME ÖLMEKTEN SIKILIRIM! ....” ……………….. Olsun be! ... Dert değil! .. Aşk her zaman 1-0 galiptir Sen değil! ....... Kadir Albayrak |
Aşk mı? .. Gözü Kör Olsun! ..
Pusulamı şaşırdım, aa! .. dediler “bu aşık” Gönlümde ki kaymağı yediler kaşık kaşık Gidenlerden geriye üç-beş parça bulaşık Kalmıştı, yıkıyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun! .. Sisli puslu bir rüya, zaman; sırtında kambur Neyler ağıt yakarken, şen bir fasıl da tambur Saf ve masum anımda, melek yüzlü mendebur Yakmıştı, üşüyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun! .. Bir hızla geldi geçti, iz bıraktı, pek derin Soramadım bir türlü “Neydi senin ederin? ” O izleri doldurdu, gölgeleri kaderin Sırıttı, ağlıyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun! .. “Sultanımsın” diyerek takamadım tacını Yüzüme bakıp dedi; “Anlıyorum acını” Avucuma koyduğu bir-iki tel saçını Ağarttı, görüyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun! .. Yolunun üstündeydim, uğradı geçiyorken Kaçmak kabil değildi, “aşk” adam seçiyorken Bir firak kurşunuyla böğrümü deşiyorken Vurmuştu, düşüyorum! .. Aşk mı? Gözü kör olsun! .. Nice tahtı sallamış, rezil etmiş veziri Mührü verip eline, vekil etmiş kiziri Zevk ile uzaklardan, gönlümde med-ceziri Seyretti, biliyorum! .. Aşk mı? Gözü kör olsun! .. Ya sıramızı savdık, ya da aşk; teyet geçti Söz, özünü kaybetti, zaman artık çok geçti Bunca gönlü öğüttü! .. de; eline ne geçti Duymadı, sövüyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun Kadir Albayrak |
Aşk Yalanı
Seninle aramda dağlar var dağlar Anlatma tepenin öte yanını Şu gönül bahçemde kuruyan bağlar Yanık yanık yazdı aşk yalanını Ben sevda taşıdım ağırdı ton-dan Büküldüyse belim sebebi bundan Heybesinde yükü sevda olandan Gönlüm alıp yazdı aşk yalanını Aşka söz mü? Haşa! .. Yüce çok yüce Diken olup sarmış bir yığın cüce Yürekte sayfayı bomboş görünce Satır satır yazdı aşk yalanını Gönlümde bir kapı kapıda nefer Açılmaz içerden çalsa bin sefer Adı ister Leyla ister Nilüfer Gayrı gönül tattı aşk yalanını Aşkı yaz eden de yoz eden de kul Kaldı mı Yunustan başka bir okul Dedi gayen aşksa Mevlaya sokul Yazdı kulun kula aşk yalanını Yanmış ağzım dostlar gayrı karnım tok Üflemeye bile cesaretim yok Bir zaman kalbime saplanan bir ok Acı acı yazdı aşk yalanını Nihayet ben vardım ilahi aşka İstemem aramam dilemem başka Aşkı Hak ta buldum aşk ki bambaşka İşte o aşk yazdı aşk yalanını Kadir Albayrak |
Ateşte Duş Alıp Köz de Yanışım
Kapsama alanı dışına çıktım İlk değil canandan uzak kalışım Her öğün dert yedim yine acıktım Koydu! ..Üç etmez-i beşe alışım Çakaldı poz veren ben aslan çizdim Gönlüm tahtta kral aklen acizdim Daha düne kadar ben; sizdim bizdim Hiç kolay olmadı yalnız kalışım Ne beni hak eden bana ulaştı Ne de hak edene gönlüm bulaştı Bile bile lades bu 'zor uğraş-tı' Sanmayın olacak son aldanışım Paha biçilmezdi sevdama benim Bir zalim tuz bastı yarama benim Duvar ördü aşkla arama benim Üzdü be! .. Yabanı uygar sanışım Birine şeker der birine bal-sın Ne isterse verin! .. Bırakın alsın Siz ona anlatın 'Aklın da kalsın Ateşte duş alıp köz de yanışım' Ben geldim nihayet işte son durak Toprağım çatlamış toprağım kurak Ne menem şeymiş bu, bu sinsi firak İçimden gelerek son anlatışım Kadir Albayrak |
Ayıp Ya! ..Çok Ayıp! ..
Tükettin işte, Bittim nihayet! ... Müjde mi desem? .. Baş sağlığı mı dilesem Bilemiyorum! .. ……….. Olmadı, olamadı Belki olamazdı da! .. Sınırındaydım bir şeylerin, Anlamadın, anlayamadın! Anladın da; Yapacak bir şeyin yoktu! .. Yapamadın, yapamazdın! .. ………… Başından beri böyleydi “Sevgi” ve “korku” Aynı yürekte tutulmazdı Tuttun! .. Ve sevgiyi korkuya Boğdurdun! ... “Ama” diye başlayan cümlelerden “Keşke” diye biten sözlerden Törpülenmiştim zaten…. Yetmedi! .. ………. “Tükenmek” Ne güzel bir kelime Ecele teslim eder gibi” emaneti” Sıyrılmak tüm libaslardan, Seni sen de bırakarak! .. Gömülürken topraklara, Seyretmek bulutlardan! ... Benim “var” olduğumu bilerek yaşamak “Yok” olduğumu görerek yaşamaktan Daha mı kolaydı bilmiyorum Umutlarım tükenmiş ya; Merak da etmiyorum! ... ………….. Biliyor musun? Hiç zor olmadı emaneti verişim! .. Öyle hafiflemişim ki; Kuş gibiydi ecelle dans edişim! ... Ne bıraktıysan geriye benden Onu aldı işte! .. Avucunu bile dolduramadım! .. Ama işte o son damla Son damla göz yaşımı, durduramadım! Sen sanırdın ki; “Erkek” taştan kayadandır Hani erkek ya! .. Dayanıklıdır! ... Öğretememiştim sana bir türlü, Cinsiyeti olmaz duyguların. Dedim ya! ... Anlamadın! ... ………….. Anladın da, bir şey yapamadın! .. “Temaşa zevki” demiyorum O kadar gaddar değilsin Biliyorum! .. Lakin “çareleri” neden sen de, Neden çaresizlikte aradım? İşte bunu bilmiyorum! .... Sana “gül yüzlüm” derdim Sen gülmezdin! .. Gül mü yüz bulamazdı, Yüzüne gül mü yakışmazdı Çözemezdim! .. Ne kadar çok soru varmış Cevaplanmamış! .. Ama dert etme artık Ecel beni götürürken Onları da toplamış! ... …………… Ne ben varım şimdi ne soru Gölgeler bile kayıp! .. Gözlerinde ki yaş-a takıldım Ayıp ya! ..... Çok ayıp! ..... Kadir Albayrak |
Ayrılığın Ardından! ..
Umutların namlusundan yarınların tam kalbine ateş ederek, masum düşlerimin can verişini anlaşılmaz bir duygu içinde izlerken, galiba iç dünyanda ki sadizmin egosunu tatmin etmenin zevkiyle dopdoluydun! .. Lakin; Biliyor musun? Önemli olan bunu “neden” yaptığın değil,” nasıl” yapabildiğindi! ... Soğukkanlı bir katil edasıyla dudaklarından tepe takla yuvarlanan ucube kelimeler, belki de hep söylemek istediğin ama bir türlü ifade edemediğin ”bilinç altında kilerini” bir çırpıda anlatıvermişti. Parmakların tetiğin üstünde durmaktan belli ki yorulmuş ve sabırsızlığına daha fazla dayanamamıştı. Yalanlarla yaşanılan bir dünyada, yalanları beşikte ninnilerle uyutarak yaşamak, yaşamanın en yalan yoluydu zaten. Ve sen; seni yalanladın! .. Belki de sen zaten kocaman bir yalandın! .. Bunu vura vura anlattın! .. Girift bir cendereye çevirdiğin ömrümün, nefes aldığım her bir anı, sitemkar ezgilerle ağlaşırken, tebessüm dolu gözlerinde gördüğüm o zalim parıltıları hiç ama hiç unutmayacağım! .. Benim sevdam sana birkaç numara büyük gelmişti. Onun içini dolduramaman çok anlaşılmaz bir şey olamazdı, nitekim öylede oldu. Lakin içini dolduramadığın o sevdamı şimdi çekip alıyorum senden! .. Ve onu “içimde ki sen-le” dolduruyorum! .. Seni çırılçıplak ve sevgisiz yaşamaya mahkum ediyorum! .. Tıpkı senin beni “cehennem ateşlerine” mahkum ettiğin gibi! .. Haydi! .. Yolun açık olsun! .. “İçimde ki senden” hiç bir şeyi koparamadan “sende ki seni” nereye götürebilirsen oraya götür! .. Kadir Albayrak |
Bankerim
Akşam vakti birine Sevdiğimi söyledim Ne kalmışsa heybemde Birer birer kaybettim Dilim paslı zannetme Gönül çorak neyleyim Kulları sevmemeye Yeminliyim bebeğim Farzet ki ben bankerim Ve farzet iflas ettim Alacağın var belki Nah alırsın bebeğim Kadir Albayrak |
Başladı bile
Sakın ağlama diyorsun ama Seller akmaya başladı bile Böyle üzülme diyorsun ama Kıyamet kopmaya başladı bile Gittin gideli yaşamıyorum Unut diyorsun anlamıyorum Aklımı başta tutamıyorum Beni delirtmeye başladı bile Ne kadar büyük duyduğum sevgi Dört değil birdir aşkın mevsimi Sanma ki rüzgar gelip geçici Fırtına esmeye başladı bile Kadir Albayrak |
Başlık Parası 'Hayvanları! ...'
Tutu gönül sancısı yok ki düğün parası İki bayram arası nikah olmaz diyorlar Kendini avut biraz o sana yapsa da naz Kış bitip gelmezse yaz nikah olmaz diyorlar Yoksa hanın hamamın topla tasın tarağın Tutmuyorsa hesabın nikah olmaz diyorlar Seviyorsun anladık biz de duyduk inandık Bu iş olursa yandık nikah olmaz diyorlar Aşk-la karın doymuyor hayalle yaşanmıyor Yorgan ayak örtmüyor nikah olmaz diyorlar Arıyorum bir çare yazdım ona bir nağme İnsafı yok bir zerre nikah olmaz diyorlar Ne mazeret kesildi ne de istekler bitti Ben de nefes tükendi nikah olmaz diyorlar Dedim; Siz karışmayın, bizi bizle bırakın Derdimizden anlayın “Sen sus” olmaz diyorlar Bunlar “Taktılar bana” üç beş kuruşum yok ya Kazanırdım ben ama, “Hadi ordan” diyorlar Ah bir dayım olsaydı, eli cebe atsaydı Biraz para saçsaydı “Ala olur” diyorlar Allah-dan biletime bir şeyler vurdu diye Sarıldılar elime “Nikah olur” diyorlar Sahi siz ne yaptınız? .. Bana mal mı sattınız? ... Üstüne atladınız! ..”Helal sana” diyorlar Alla! ..Allah! ..Diyorum, şaşırıp kalıyorum “Sahtekarlar” diyorum! ..”Sen çok yaşa” diyorlar Yar-i koluma taktım çabucak uzaklaştım Bir de geriye baktım! ..Beni alkışlıyorlar Kızcağız da şaşırdı! ..Gözlerini kapattı Dedi “Midem bulandı” ne yazık duymuyorlar Sanki çıkmış ağıldan “BİR SÜRÜ KÜÇÜK HAYVAN” Sorsanız; Utanmadan “Biz İnsanız(!) ” diyorlar Kadir Albayrak |
Bayrağı Tepeniza Asarım! ..
Düşmanım “pişman” olur, pişmanlarımsa “ölü” Elin sürme “kırarım”, gözün dikme “oyarım” İstediğin kan olsun, kan olsun kahpe dölü Yaşadığın her yeri, al kanlara boyarım Bayrak dalgalanacak, siz seyredeceksiniz Kanınızı aldıkça, temizleneceksiniz(!) Hele bir meydan olsun, siz ancak “cak-cek’siniz” Gabar’ı mezar yapar, Kandil’ini yakarım Bundan gayrı derdim yok, mevzu-bahis Vatan’ım Burası Anadolu, ben de senin “Atan’ım” Ben senin hayatında en ölümcül hatan’ım Leşini toplamak mı? ? Ben “sadece sayarım” Ben bir’im, binlerceyim, koca dev’in zerresi Tarih tekerrür ise, benim bunun kerre’si Hesap kanla görülür, yok başka bir çaresi Türk’üm ulan ********, Ben “Yirmi dört ayarım” Böyle sessizlik olur, her fırtınadan önce Karabasanın olup, karşındayım bir gece Salya akan ağzından, çıkmadan tek bir hece Ateş gibi namluyu şakağına dayarım Yok öyle “aman-maman” size nefes yok ulan Boynunu kıracağım boynunda ki puşu’ylan Kim kime itlik etmiş,” Sam amca’nın kuşuylan” Paçavranın dibine “köpek” diye yayarım Bu hesabın adı “can” ibreti âlem için Bayrağıma kastetmiş, el uzatmış her ***’in Merhamet masalını, “geçin ağalar geçin” Cehenneminiz olur, cennetimden cayarım Namert’e eğilmedik biz dünya kurulalı Yedi düvelde mührüm, koca koca tuğralı Şu köpekler tükensin, sırada Avrupalı Ben o şanlı Bayrağı, tepenize asarım Kadir Albayrak |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:13 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.