www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Metin Soydeveli (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144608)

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Metin Soydeveli
 
Acılarla Olgunlaşıyor İnsan Ana

Sadece doğurmayla özdeş tutulamaz
Her yürekte yârdır adınız
Kırlarda papatyalarcasına
Sevgiyle kucak açmalarınız, beklentisiz
Ne biz doyduk sevilmeye
Ne siz sevginizi esirgediniz

Kederimiz, tasamız yüreğinizde
Kendiniz yağmur, yaştaydınız
Bizse sıcacık koynunuzda
Büyürken dertsiz, tasasız
Her zaman bizimle aynı yaştaydınız

İçin için yanarken içiniz
Sönmez ışıksınız bizler için
Acılarınızı bizden gizleyen
Sırrı çözülmez gizler siniz

Gam neşeden vefalıymış
Tanımamışsın baharı, yazı
İçine düşürmüşler hep sızı
Kimseciğin olmamış
Edebileceğin nazı

Ne çok şeydir, ne çok şey anlatır o kelime
Aklın, yüreğin almadığı neler sığdırır içine
Doyamazken sıcağına, şefkat dolu kucağına
Hep, büyüyüp adam olmamı istiyordun; oysa
Çocuk kalabilmek için neler vermezdim Ana

Cennet niye ayakları altına serilmiştir anaların
Şimdi daha iyi anlıyorum, var benim de yavrum
Benim için eriyip tükenmeyen ışık kaynağıydın
Titrek de olsa ışığında aydınlanıyorken ben
Mum gibi azar, azar yiyordun bedeninden

Umutla beklemek güzeldi, her akşam yolunu
Kalmayınca bekleyeniniz, kırılınca kanadınız
Kolunuz; kalırsanız öksüz, anasız, beklentisiz
Asıl ondan sonra başlıyor en büyük yalnızlık
En büyük acı, en zor beklemek, beklentisiz

Önceleri sızlatıyor öksüzlük, yetimlik
Bir yanımız hep karanlık, karamsarlık
Şimdi bu ihtiyar dal, çürüyen ip
Bunca acıyı nasıl kaldıracaklar.
Acılarla olgunlaşıyor insan Ana


(06.04.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Aciz Kalıyorum

Dünya üstünde o,
O kadar çok şiir yazılmışki...
Aşk üstüne, sevgili üstüne,
Sevgililerin güzelliği üstüne.

Ama, hiçbiri kafi değil sevgilim
Seni, senin güzelliğini ifade etmeye.
Çok ama çok aciz kalıyorum
İnan, seni şiirlerle anlatamıyorum diye.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Ağır Zeybek

Bu gün televizyonda izledim
Eti budu yerinde, yalın ayak bir kadın
Bütün hatlarını meydana çıkaran
Parlak simli bir kıyafetle
Ağır zeybek oynuyordu

Erkekler üstsüz, göbeğinde, kulağında küpe
Altlarında kara don, potur,çizme yerine
Altın renkli ince bir tayt, yalın ayak, sanki köçek
Terk edince erkeler ağır zeybeği
Meydan boş kalmış, haydi kadınlar meydana!

Efem! .. Kemiklerini sızlattık; sürdüremedik şanını
Erkekler merak salınca oryantale, köçekliğe
Sıyırdılar ellerinden hamuru
Bir tek Zeybek kalmıştı oynamadıkları!
Şimdi onu da sahiplendi kadınlar

Meydana çıkınca efeler, kabarırdı göğüsler
Kahramanlık duyguları kaplardı benlikleri
Ağırlığı da kalmadı zeybeğin kadınlarla
Ortalığı kaplamışken şehvet kokuları
Şimdi nasıl yaşayabileceğiz bu duyguları

Şimdi kime, ne yüzle sitem etmeli
Erkeklerimiz yüz çevirince zeybeğe
Tebrikler, yürekli, bilekleri kuvvetli
Erkek kadınlarmış valla
Sahip çıktılar, erkek oyunu bildiğim zeybeğe

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Ağzınla Kuş Tutmak

Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın
Yaranamazsın kimseye bu memlekette
Bir kuş tutsan ikincisini sorarlar adama
Niye iki tane tutmuyorsun diye

Bir zamanlar bir işi iyi bilmek ve yapmak yetiyordu
Taştan bile çıkarılabilirdi ekmek. Onunda kıymeti yok
Şimdilerde, taştan ev yapan kalmadı, sokaklar asfalt
Parke taşlarını da döküyorlar. Kaldırımlarsa beton

Şimdilerde emekle geçinmek zor. Emeğin değeri,
Nereye gitsen asgari ücret. Sosyallikten vazgeçtik
Devletin yalancısıyım, yoksulluk sınırı bu ücretin üç katı
Geçinmek bir yana, karnını bile doyuramazsın emekle

Hayatı benzettiler tramplene. Ekmek tepelerde bir yere asılı
Milleti sirk maymununa çevirdiler, zıpla da zıpla…
Bir baltaya sap olmak lazım. Okusan olmuyor,
Okumasan da. Etraf diplomalı işsizlerle dolu

Hani bazı meslekler vardı, şimdilerde yok
Şıracı, bozacı, daktilograf, pamuk atıcı, şoför
Şimdi hangi işe başvursan sürücü ehliyeti şart
Bilgisayar bilmek de yetmiyor, ofis programları
Yanı sıra, bir çok paket programları bilmek şart.

Farkı kalmadı lise mezunlarının ilk okullulardan
Hangi işe başvursan üniversite mezunu arıyorlar
Yükseği tercih sebebi. Bir yabancı dil Allah’ın emri
O da yetmiyor, bir ikincisini biliyor musun diyorlar

Bir de başa bela KPSS diye bir sistem var
Öğretmen çıkıyorsun formasyon diyorlar
Formasyon alıyorsun kadro diyorlar. Amaç seçmek değil
Elemek, oyalamak. Torpilini bulanı hemen alıyorlar

Duyduğum, yurt dışından, İthal Doktor getireceklermiş
Sistemsiz bir Devlet, sağlık, eğitim vs. planlaması yok
Neye, ne kadar, hangi zamanda ihtiyaç var bilen yok
Kendi açtığı fakültelerden yetiştirdiklerine güveni yok

Bir zamanlar çöpçülük revaçtaydı, iyiydi müdürlükten
Hani, grev yaparak almışlardı ya haklarını. Alaya alınırdı;
Devlet memurları, kız vermez olmuştu aileler
Özel sektör umut kapısıydı, şimdi geride kaldı o günler

Farkı yok artık birinin diğerinden
Patronla Devlet söz birliği etmiş. Sözde işleri var önünde,
Çalışanlar mutlu değil; geçinip gitmek bir yana,
Bu devirde emekle karın doyurmak bile mümkün değil


(01.04.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Akıllısu

Yok yanılmaktan korkum
Eminim kendimden, bulacağım
Sudaki akıl sevdan bende
Hep sana çıkarıyor yollarım

Yok, tepelerde değil gözüm
Enginlere sevdalı, enginlikte özüm
Korkum yok düşüp çağlamaktan
Sana sevdalı, sana dönük yüzüm

Ne zaman yazmaya kalksam
Kalemimin ucunda sen varsın
Dize dize sen dökülüyorsun aklımdan
Bütün yollarım sana çıkıyor

Birikmişliğini taşıyamam arzularımın
Koynunda dinleneyim ne olur!
Yoruldum artık, bitirmeden kendimi
Dinginliğine alır mısın

Sırılsıklamım; düşlerimde sen varsın
Islaklığımla ıslanır mısın

(24.09.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Akkor Kesildi Yüreğim

Ne cazip, ne davetkardır o’nun sesi
İkinci çalmasına fırsat vermeden
Koşarak uzanır elimiz
Karşımızda bir alo! .. Sesi

Kulak ardı etmek isteriz ya, hani
Bazen, duymak istemediklerimizi
Yankılandı odanın karanlığında
Vakitsiz çalan bir telefon sesi

Bir çaldı, iki çaldı, üç çaldı
Ha sustu ha susacak derken,
İçimden gelmiyordu uzanıp açmak
Yırtıyor sessizliği, ne mümkün
Açmadan susturmak!

Önce derin bir sessizlik! ..
Sonra boğuk bir ses, “alo! ..” sustu
Susmamalıydı; çok önemli olmalıydı
Bu saatte söyleyecekleri…

Konuşmayla boğulma arası bir ses
Sanki bir yumruk düğümlenmiş boğazında
Çıkmıyordu, çıkaramıyordu; diyemiyordu
Yakıştıramamıştı gençliğine bu etiketi!

Saniyeler uzarken asırlar gibi
Göğüs kafesimde, boğazımda
Bir yumruk boğuyordu nefesi
Allah’ım aklımı sen koru! ..

Kulaklarım işitmez, aklım başımdan çıkmış,
Balta yemiş, idrakten yoksun bir ağaç olsaydım keşke
Almasaydım kara haberini. Dili tutulsaydı,
Demeseydi, diyemeseydi; sevgilin, bir tanen son nefeste

Üşürdü ellerin çoğu zaman, ısıtırdım cebimde
Hiç bu kadar soğuk olmamıştı
Zaman zaman ağladığımız da olmuştu birlikte
Ama hiç böylesine dolmamıştı gözlerim, ağlamamıştım

Yağmurlar akmamıştı hiç içime içime
Akkor kesilen yüreğime
Süzülürken bir damla yaş
Suskun çığlıklarım parçalıyor
Şimdi kara haberin rengini

(01.11.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Alkım

Göremeyişimiz yedi rengini
Kamaşması mıydı gözlerimizin
Parıldayışın. Mahcupluğun muydu
Bulutlar ardına saklanışın.

Işıklar mı seni okşadı geçti yağmur
Yoksa o ışıkları sen mi yıkadın
Varamayacaktık farkına yedi rengin
Eğer onu damla, damla yıkamasaydın.

Hep altından geçmekti emelimiz
Ne dilersek olurmuş muradımız
Ya biz hep yanlış yerdeydik; Ya da
İçindeyken sen bize görünmezdin.

Ama şimdi… Aşığım, sevmeyi de öğrendim
Her defasında tutup yakalayabiliyorum seni
Ellerimle, çiçek buketlerine düğümlüyorum
Yedi rengini. İtirazın da yok biliyorum; alkım
Çok yakışıyorsun sevdiğimin ellerine.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:58 AM

Allah/Sızım

Seni senden çok
Senden çok yine seni
Seviyorum

Sevebilir misin Allahını
Allah/Sızım,
Benim seni sevdiğim kadar
Taparmısın,
Benim sana taptığım kadar
Allahına

Zaten seni hiç sevmedim ki!
Taptım sana Allah gibi

Dedim ya...
Seni senden çok
Senden çok yine seni
.........

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Altın Bir Varak

Ne nehir olup çağlamak isterim
Ne de taşları yuvarlamak
İstemem barajları da doldurmak
Emelim denizlere kavuşmak

Ne çiçek çiçek açıp kokular saçmak isterim
Ne öbek öbek kırları doldurmak
Saksıya dikilmiş bir fesleğen olmak yeter bana
Dileğim ara sıra yâr eliyle okşanıp, koklanmak

Ne yaprak yaprak yeşillenmek isterim
Ne ağaçları, ormanları yapraklamak
Dileğim altın bir varak olmak
Süslemek gerdanını, koynunda sabahlamak

(04.06.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Anarenk

Eşime ve tüm Analara ithafım.

Grupta bir etkinlik düzenlenmiş
Yedi renk, yedi gün boyunca.

Pazartesi mavi,
Salı mor,
Çarşamba kırmızı…
Beyaz kalmış son güne
Kirlenmesin diye.
Tesadüfün böylesi
Rastlamış on dört mayıs Anneler gününe.

Tüm günleri, renkleri es geçtim.
Ne mavi aşklar,
Ne ihtiraslı kırmızı
Ne ayrılıkların
Sarı hazanı.
Dayanamadım işte!
İlla ki; Anamın süt beyazı.

Unutamadığım, bir deney var
İlk okul günlerimden.
Bir rüzgar gülü yapmıştık
Kağıttan yedi rengi içeren
Rüzgarla döndükçe çıtanın ucunda
Tüm renkler kayboldu
Hepsi kaybetti cazibesini
Teslim oldular beyaza.

Bu yüzdendir sevdam beyaza.
Doğduğumda sarmaladılar beyaza
Zıbınım beyaz, kundağım beyaz
Emdiğim anamın ak sütü.
Sünnetlik elbise beyaz
Gelinlik beyaz
Anlımız ak
Ölürüm uğruna…
Sardığınız kefen beyaz.

Her renk ayrı güzel
Türlü duygulara sembol.
Bir renk var ki, asla vazgeçemediğim
Anlımın rengi
Saflığın, temizliğin, asaletin
Analarımızın rengi beyaz.

(14 Mayıs 2006)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Anlayacaksın

Bir yağmur sonrası
Gözlerinde akıtacak gözyaşın kalmayacak
Ve gözlerine koyu gölgeler düşecek
Göz bebeklerine kadar üşüyeceksin

İşte o zaman, ben
Senden kilometrelerce uzakta olacağım
'Tut ellerimi yoksa düşeceğim
Yoksa yağmur götürecek beni' diyeceksin

Ve o zaman ben, tüm riyalardan uzak
Aşk bahçelerinde mutluluk gülleri dererken
Gözleri kuru, biçare sen
Anlayacaksın ki; sensizde mutlu olabilirmişim.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Antoloji

Bu antoloji derya, deniz
İçinde bizler, bir zerreyiz
Kimimize tutunduğumuz dal oldu
Kimimize yeni dostlukların kurulmasına vesile

Paylaşmak hazzını doruğunda yaşadığımız
Paylaştıkça çoğaldığımız. Şiirlerimizle
Duygu yoğun yorumlar yazdığımız
Benimseyip listelerimize aldıklarımız

Bazılarımız, al gülüm ver gülüm hesabında
Kimimiz, “Körler sağırlar birbirini ağırlar”
Bir de popülaritesi var işin, ayrıca A listesi
Anlayamadığım; bu mudur değerin göstergesi

Şimdi başlattınız sınır on bin uygulaması
Nerelerdesiniz birkaç saat içinde şiirlerimizi
Popüler eden “Can dostlarımız! ” Listeleyenlerimiz
Okuyanımız kalmadı diyemeyeceğim
Şimdi anlıyorum zaten yokmuşsunuz

Hangi şiiri kayıtlasak listelenir, kabul görür
Candan hissedenler duygularını yansıtırdınız
Nazım Hikmet şiiri olsa anlaşılmazdı değeri
Altında “Can dost! ” ismi görünmeyince

Şimdi durum değişti. Astım sayfama
Belki de şimdiye kadar yazabildiğim
En güzel şiirimi. Bekliyorum iki haftadır
Popüler olsun diye. Altına düşülmüş
Gerçek dostlarımdan üç beş yorum

Nerelerdesiniz A listesinin tepesindeki dostlarım
Okumadan, işaretleyip listeleme işi, kandırmaca bitti
Ben yine gayreti içindeyim okumanın
Yine taşlayacağım meyveli ağaçları
Ulaşacak Can bildiklerime samimi duygularım

Hangi meyveli ağacı taşlasam düşürürdü birer ikişer
Ya benim taşlarım sana ulaşamıyor, güçsüzüm
Ya da sen çok mağrursun düşürmeyecek kadar
Şiirlerimin boyu öyle uzun değil erişilemeyecek kadar
Ve ham da değil ırgalasan meyve düşürmeyecek kadar



(30.03.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Arda Kalan

Zamanında olgunlaşıp geçmek varmış imbikten
Dolaşmak damarlarında ince ince kanında
Olgunlaşıp; düşmek dalından vakti gelince...
Kurda kuşa yem olmak varmış
Arda kalınca

Açmakmış gözünü esas olan
Kapmakmış marifet yemi gagadan
Aval olan, aç kalan cılız kalırmış
Yuvadan atılırmış
Arda kalınca

Sürü olmakmış asıl olan
Koyun olup güdülsen de
Birlik olup dolanmakmış
Kurt kaparmış
Arda kalınca

Kurulmakmış baş köşeye, esas olan
Hürmet, saygı, edep derken
Ayaz kalan, yeri yurdu olmaz
Dona kalırmış
Arda kalınca

Aşk od’una yanmakmış esas olan
Demet olup, bağ olup çıra gibi yanmak
Geçip, küllenmek birlikte tam zamanında
Suyla söndürürlermiş; küllenmez köz olup
Arda kalınca.

Zamanında yaşamak varmış kısıtlamadan aşkı
Birlikte ölüp gitmek; vakti gelince
Kalabalıklar bitermiş elbet, terk ederlermiş çaresizliğe
Sebil, ziyan olurmuş insan
Arda kalınca

Ömür biter; her şey bir anda olur yalan
Yazgı dediğin bitebilir her an
Aşk, sevda, ayrılık, bütün duygular yalan
Sevgidir baki, sevgidir gerçek arda kalan

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Arsız Sarmaşık

Delmiş toprağı yeşil bir çenek
Uç vermiş, bedene ha değdi, ha değecek!
El uzattık, yerde kalmasın dolansın
Nerden bilecektik, arsız bir sarmaşık
Boğazımıza kadar sarıp sarmalayacak
Boğacak bedeni, hayat hakkı tanımayacak

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aslan Babam

Rahmetle anıyorum. Babama ve tüm babalara ithafımdır.

Varlığınla övünçlü
Kendimi çaldığım taştın, hayatta
En çok sana benzemek istedim hep
Benim, Aslan Babamdın…

Zaman bile geleceğe direnemezdi
Ağaçlar seninle güçlü şimdi…
İnadına yeşil, koyu yeşil mezarlıklar

Gözlerime inmiş bir tül perde
Dilimde domuz bağı suskunluklar
Sokaklarına çıkmaya korktuğum
Bekçisiz karanlıklar

Çok yanlarım eksik
Çok yanlarım öksüz
Bu dünya için çarpmıyor kalbim
Çarpıyor içinde bu dünyanın…



(17.06.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aşığım Sana İzmir’im

Faytonla Kordon sefası
Körfezin iki yakası
Herkesin düşü rüyası
Eller de sana hayran İzmir’im.

Evlerin önünde renk renk
Yasemin ve begovilleri
Kıskandır gonca gülleri
Herkes sana hayran İzmir’im

Karşıyaka’dan İzmir’e vapur sefası
Ne de güzeldir simitle, dumanı üstünde çayı
Yüzünde tebessümü, dilinde günaydını
İnsanına herkes hayran İzmir’im

İnerken güneş Karşıyaka’dan denize
Alsancak yanar alevler içinde
Böyle akşam, böyle gün batımı nerede
Grubuna herkes hayran İzmir’im

Dünya üstünde eşin yok
Gözüm, gönlüm senle tok
Seni ben gibi seven yok
Aşığım sana inan İzmir’im.

Zevkini sürenler çeksin cefanı
Sende yaşayanlar mutsuz İstanbul
İzmir’de mutluyum sakin hayatım
Uzaktan severim seni İstanbul

(07.11.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aşk

Ya aşk güldürür insanı
Ya da düşmeyen aşka
Güler geçer

Sevilirse aşık
Aşk oynatır insanı
Güldürür…

Sevip sevilmezse eğer
Karasevda oynattırır!
Öldürür…

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aşk Kağıttan Kayıklara Benzer…

Dedim ya...
Aşk kağıttan kayıklara benzer
Önce kendi halinde yüzmektedir
Duyguların dinginliğinde
Bir nefes ister, bir soluk ister kımıldatacak
Rüzgar gülleri suskun, düşmüş kanatları

Geldin de soluklandı kayıklar
Şişirdin rüzgar güllerini
Çöpten kürekli, yüreksiz,soluklanan kayıklar
Ayrıldılar rıhtımdan birer birer
Aşk denizinin enginliklerine, pusulasız

Aşk, tek kişiliktir o da ilk bakışta
Kaldıramaz bu yükü, iki kişi bir kayıkta
Aşk açıklarında havalar değişir, dalgalıdır enginler
Çırpıntılıdır yürekler, daha fazla dayanamaz bu kayıklar

Aşkta bencildir insan ilgi ister,
Sevilmek ister, sevilmek ister ölesiye
Nalıncı keseri gibidir; hep yontar kendine
Yoğunlaştırır duygularını yalnız O’nun üstüne
Beceremez, dağıtamaz sevgiyi cömertçe

Bir sitemi büker demirleri sevgilinin,
Bir kaş çatışı dağ devirir
Hele esirgerse gülüşünü, bükerse dudağını
İşte…kıyamet! kopar fırtınalar…
Nasıl dayansın bu kağıttan kayıklar

Batmasını istemiyorsanız kayıklarınızın
Değiştirin boyutunu aşkınızın, sevdanızın
Evrim değil bu, gereklilik, paylaşmak sevgiyi
Eğer paylaşılırsa aranızda; aşk, aşk olmaktan çıkar
Yaşanır başka adla, çift kişilik adı SEVGİ

Kağıttan kayıklarınızı yükleyin SEVGİ şilebine
Şilepler kocaman, güvenli, çelikten bedenleri!
Nice iki kişilik kayıklar taşır
Sığınılacak liman olun aşklara
Şimdi bir adım ötesindesinizdir
Aşkın, sevdanın, vesaire.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aşkın Dört Mevsimi Var

Aşkın dört mevsimi var
Sanma ki hepsi bahar
Birinde yaz
Birinde kış
Diğeri sonbahar

Önce gözler konuşur
Tatlı bir gülüş boşaltır gönül yayını
Sonra eller birleşir
Başlar sönmez bir gönül yangını

Koro halinde açar
Gök kuşağı renginde
Bütün çiçekler
Erdim dersin; işte BAHAR

Ok bakışlar deler sineleri
Kor dudaklar yakar tenleri
Geçti modası pembelerin
Şimdi bütün renkler yeşil, sarı
İşte... Bütün kavuruculuğuyla, YAZ.

Sıkı sıkı sarılmak ister bedenler
Sanki düşercesine gazel olmuş yapraklar
Gönülde esmeye başlayınca fırtınalar
İşte kızıl, bakır tüm renkler
Geldi hüzünlere gebe SONBAHAR

Korkma aşktan, hazanın sonu KIŞ olsa da
Her mevsimde aşkı gönlünce, doya doya yaşa
Aşk, sevmek, her mevsimde güzel, bunu bil
Korkma, sevmek sınırlı hürriyet değil.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 09:59 AM

Aşkın Matematiği

Aşkta
Denklemler
Bilmem kaç bilinmeyenli!
Bilinenler bir yana
bilinmeyenler bir yana

Hep ihtimal
Ve olasılıklarla başlar
Ya yanlış anladıysam;
Ya reddederse!
Bana mıydı o tebessümler

İçimizde tereddüt!
Çözüm
Hemen içler dışlar çarpımı
Yanan yürekler, titreyen dizler
Yüzümüzde tebessüm,gülen gözler

Eğer, büyütmek istiyorsan aşkı
Çarpmalısın
Yüreğinle defalarca
Toplamalısın
Koyup yürekleri yan yana

Bölmeli;
Yüceltmelisin
Sevgiyi kulelerce
Çoğaltmalı, toplamalısın
Koymalısın üstüne, üstüne

Duvarları düzgün örülmeli
Temel den sağlam olmalı aşk
Hani gönye nerede
Gönyesi sadakat
Dikmek istiyorsan Taç mahal

Pay, payda, kümeler…
Eksileri unutmamak gerek
Çıkaracaksın bencilliği hayatından
Atacaksın riyaları kör kuyulara
Hüzünler, ayrılıklar boş küme

Pergelsiz
Düzgün bir daire çizmek kadar
Zor aşk
Pergelle
Daire çizmek kadar kolay
Seviyorum demek; oysa

Mutluluk ise sarmal
Eksenimde sen,
Ben etrafında çember
Çember daraldıkça yoğunlaşırmış mutluluk
Daralsam, daralsam
Yarı çap sıfır olana kadar

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Ay Dolanır *******de

Şiir Perisi'ne
(Akrostiş)

Ay dolanır *******de, şavkı düşer
Yüzüne, tasviri Senin gül cemalin
Süzülüp giderken çam dallarından
Usul usul biter mavi ırmak, mehtap
Nerelerde, hangi gönüllerde dillenir

Anlaşılmaz bir şey değil dostluğun
Sesi. Yürekten bir sesleniş, hissediş
Ağzından çıkan her ses, her nefes
Riyasız, dostun yüreğini kuşatır.

Kırmızı güller senin için açar
Asma dal, budak olur üzüme
Rüzgarlar reyhanını bizlere saçar
Derin bakışlı, kara üzüm gözlerin
Elverir de görebilirsem, tanırsam bir gün
Şakıyan dillerin, meftun eden sesin
İşte o gün bahtiyar, işte o gün mutlu,
Mesut olacak; farklı hissedeceğim
Elden kendimi, övünçle gururlanacağım.

Sesinle can veriyorsun gönül sesimize
Edebi metinler can buluyor sesinle
Var olasın engin yüreğin, bilginle
Güzellikleri yaratan zengin gönlün
İçimizi titretir anlam kazanır şiirler
Yazan onurlanır; dinleyen hislenir
Leyla’sı olmuşsun şairin, şiirlerin
Erdemini yaşadım dostluğun seninle
En derin saygı, sevgi ve muhabbetlerimle
.
.
.
(27.04.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Ay Mahcup

Saklanıyor *******de. Belli
İşlediği bir kabahati var
Güneş aşık olmuş ay yüzüne
Ay mahcup güne

Benim yüzümde güneşin aydınlığı
*******de ayın şavkı, yanımda sen
Ayın, güneşin olmadığı yer mi var
Kimin benim gibi iki Ay’ı, iki Güneş’i var

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Ayrılık Hüznü

Ayrılığın hüznü çökünce; çekilmez olur
Çoğu zaman aradığımız sessizlik
Hüzün yüklenirken gönlümüze
Yağmur bulutları doldurur gözümüz

Ardından, anımsatacak ne varsa
Tozlanmasını istemediğimiz anılar
İnadına gürültülü yaşamak hayatı
Toplamak hatıraları hep bize düşer

Sessizliği konserveleyip kavanozlara,
Kulağımızda çınlayan seslerin yanına dizmeli
Hüznü düşürmeli gözden, saçmalı inci tanelerini
Gel hadi topla, topla demeli; ne mümkünse

Anılar ıslanır, yüzdürülür göz yaşlarında
Bir saat tik-takı yoldaş olur yalnızlığa
Kapı önünden geçen bir ayak sesi dinlenir
Kulak kesilip kapıya, beklenir bir zil sesi

Bağırtmalı radyoyu, açmalı son sesine kadar
Gürültüyle barışık yaşamak; büyütmek özlemleri
Yürek çarpmalı,heyecan artmalı uzadıkça ayrılıklar
Yaşamak; huzurlu, sessiz ve sakin, çıldıracak kadar

Bir beklentiyle yaşamak da güzel
Bir yerlerde, uzaklarda olsa da
Aklından çıkarmayan, bir özleyeni
Bir düşüneni, var olmak da güzel


(İzmir 15.08.2006)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Aysan Sevdaya

Nasıl, söyle nasıl dayanabilirim ki daha fazla
Sende kemikleşen bu kibirli aymazlığa
Ne zaman farkına varacaksın, körkütük ıslanmışlığımın
Nasıl dalıp gidebiliyorsun boş gözlerle böylesine bana


Lodos hırçınlığında çarpsam kendimi sarp kıyılarına
Toz toz olsam dağılsam; vursam yüzüne yüzüne
Yıkasam yüzünü, aysan sevdaya, beni sevsen
Tuzunu hissetsen emeğimle nakışladığım sevgimin
Bıraksam tuzlu izimi dalga dalga dudağında, yüzünde


Sokulanım, bir sevenim olmayacak bu gidişle
Çarşaf gibi serildiğimde durgunluğumu, maviliğimi
Severler; uzaktan. Soluğuma, hırçınlığıma sokulmazlar
Yüreklenenim, yakınlaşanımsın. Bir sana geçer nazım
Seni okşamayıp da, kimi ıslatacağım bir tanem

Sevdin hırçınlığımı, bir sen anladın sensizliğimi
Bir sen yuğdun yüzünü kabaran sevdalarımda
Bu yüzdendir bütün sitemlerimi geri almam bir tanem
Bu yüzden dalgalanmam, kalbimin çarpışı bu yüzden

(07.01.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Bayram

Gönül yangını bu…
Kanmıyor bir tas ayrana
Şu arifeleri gördük de
Eremedik yar ile bayrama

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Ben Gümüşe Razıyım

“Söz gümüş ise, sükut altındır.”
Demişler…
Günümde, gecemde,
Altını kıskandıran adın
Hecelerimde sen varsın

Lal olsun seni anmayan dilim
Susturamazlar avazım
Adını gümüş koydum
İstemem altınlarını dünyanın
Ben gümüşe razıyım.


(09.09.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Ben Senin İçin Ölürüm de…

Ömür geldi geçti bir sevecek yar bulamadım
Gönlümce buldum dediğimde; çağı geçmişti sevdanın
Adın alev imiş, ismini anmaya gelmezmişsin
Yakarmış dilleri, gönülleri; sevmeyi bilmezmişsin
Zalim de olsa sevgili, gönül sevmez mi sanırsın

Gözlerimden boncuk boncuk dökülen yaşlarımla
Islanır mıydım kendi göz yaşlarımda bu kadar
Gönül hasrete katlanır belki, uzaklıklar unutturmaz
Sevda renkli gözlerin, güldürmez oldu gözlerim
Göz görmeyince ağlamayı da bilmez mi sanırsın

Bu denli dokunmazdı nağmeler olmasaydı ayrılık
Kalbimde çağ şaşırır, kahrından çöker nice dağlar
Umutlarım, sararan kuru yapraklar gibi ufalanır
İçinden çıkamadığım sorunlarda yiterim avazsız
Hasret çekilir değil, yürek ağlamaz mı sanırsın

Saman alevi sönen aşklardan değil benimki
Mıh gibi çakılı kalan aşkın, sevgin gönlümdeki
Çekerim senden gelen tüm derdi cefayı
Ölürüm uğruna, ölürüm de vazgeçmem aşkım
Bu sevda bitmez, geçici bir heves mi sanırsın

Vazgeçmek candan, ölmek yoluna bir şey mi
Ben senin için ölürüm de… Ölmek istemem
Korkum, kaçınmam kıskançlığımdandır
Ölürsem kim sarar, kim sever seni bilmem
Dil susunca yürek ağlamaz mı sanırsın


(04.01.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Benim *******im Hep Karanlıktı

Benim *******im hep karanlıktı
Hiç mavi olmadı
Gün aştı mı tepelerin ardından
Hep karanlıklar içinde kalırdım.
Tuval siyah gece, elimde fırça, palet
Çok uğraşlar verdim
Geceyi maviye boyayamadım

En aydınlık *******im
Üzüm sergilerinde yattığım *******di
Gökte yıldızlar yanıp sönerdi
Yakamozlar misali gözlerin
Asmalardan kestiğim üzümleri
Deniz gözlerine sererdim
Kokuları yakamozlara sinsin diye

Martılar nereden öğrenmişti toplamayı
Zeytin gözlü deniz kızlarını, seçmeyi
Zeytin görmemiş deniz kızları
Gözlerinin biçimini nereden almıştı.
Nereden bilebilirdi orman serinliğini
Hem de yüreklerinde hissetmeyi deniz kızları

Gözlerinin maviliğiyle ne muktedirsin
Geceye rengini veren deniz
Ve ne engin yüreklisin
Niye sana serdim sanıyorsun
Bunca sevgiyi; nasıl kucakladın
Yeniden doğmuş gibi hissetmek
Nasıl bir duygu biliyor musun

Kim derdi ki kalbimi ısıtacak, sarıverecek,
Güneşi bile yakıverecek gönül sıcaklığınla
Şiir yazdıracak; deniz ve gecenin karası
Yürekten istemek yetiyor aslında aşkı
Geliyor arkası, mutluluk... Mavilik
Zoru başarmak ta, işin cabası.

(23.09.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Bilinmez

Kenan Aydın'a ithaf

Bilinmez
Güller haz mı duyar
Bülbülün inlemesinden
Yoksa...
Bülbüller mi hoşnut
Gülün dinlemesinden

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Bir 'TIK' la

Çağlar'a

Son zamanlarda
Yaşar olduk sanal alemde
Bütün güç,
Kelamda, kalemde

Parmaklarımızda
Soğuk dokunuşları tuşların
Sıcak bir gülüş,
Tatlı bir bakışın özlemi var içimde

Kaybediyoruz değerlerimizi yavaş yavaş
Yaşanmaz oldu gerçek aşklar…
Şimdi moda
İnternet de

Ne kolay terk edişler
Farklı değil gerçekten
Tut ucundan sürükle…
Bırak çöp sepetine

Ne medeniyet
Ne nimet
Tüm değerlerimizi yıktı
Bir “TIK” la

Ne kolay
Aç beyaz bir sayfa
Bir “TIK”la
Kurtul eskisinden
Kapat' la

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:00 AM

Bir Hünerdir Yaşamak

Onurlu bir hayat zordur kazanmak
Nasırlar avcunda bir hünerdir yaşamak
Şuurla hayata tadı kazımak
Elleri avcunda bir hünerdir yaşamak

Çıkılmayan zirveler başı dumanlı dağlar
Çöller uçlu bucaklı aşılmayan dağ mı var
Sana gelen yolumu kesti bembeyaz karlar
Suskunluklar usunda bir hünerdir yaşamak

Hükmetmeye alışık aklım uçar başımdan
Işığı da sollardım hedefimde sen varsan
Amaçsız yaprak bile düşmezmiş dalından
Bitmişken aşk başında bir hünerdir yaşamak

Yarası yar elinden açılmış bir yarayım
Bilirim dermanı yok durmaz her an kanarım
Alıcı kuşlar gibi, götürecek sanırım
Bu hayat yokuşunda bir hünerdir yaşamak

Aşk yarasını kaşır dilimdeki heceler
Kaldırır kabuğunu kanatır şu *******
Kaldıysa aramızda bir parça sevgi eğer
Ölüm baş ucunda bir hünerdir yaşamak

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Bir Kez Doğdu Gözlerin

Bir kere görebildim doğuşunu gözlerime
Başka doğan olmadı öylesine berrak
Gözlerimde çakılı kaldı mıh gibi
Bakışların; sabitlendim bir kareye

Her akşam başka yerlere kayan
Bir de kızıllıklar içinde batışın
Rengi hiç değişmeyen ayrılık
Flu bakışlarındı karanlıklara gömülen

Güneş hep aynı yönden doğar bilirim
Ama aynı yerden mi doğar bilinmez
Dedim ya; bir kere doğdu bana gözlerin
Ama aynı yerden batmadığı kesin

Güneşin batımında gizemin
Gün be gün değişir battığı yer
O bile kalmazken hep aynı yerde
Dondu kaldı; battığın yerde bakışım

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Bir Yosun Yeşili

Dalınca derinliklerine
Yeşil yosunları
Deniz kabuklarını
Balıkları görürdüm

Gece, mehtap dolunca
Dalgalanınca deniz
Dalınca gözlerin
Yakamozları görürdüm

Daldım derinliklerine
Günlerce, yıllarca
Baktım derin yosun yeşiline
Sen beni görmedin bile

Soktun mesafeleri araya
Irak oldu gözlerin
Özlemin mesafesi önemli değil
Yıkar, bıçak gibi işleyişi hasretin

Çok zaman geçti aradan
Bıraktın bırakalı ellerim
Umurumda da değil
Olur musun ellerin

Tekrar görsem, acep tanır mıyım
Gözlerini de unuttum şimdi
Tek şey senden hatırladığım…
Bir yosun yeşili

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Bülbülün Eğleyecek Dalı mı Var

Bülbülün eğleyecek dalı mı var, kış, sonbahar
Garip, suskun, hüzün ötüşlüdür, gül açana kadar
Şakıyışı, saltanatı, ömründe bir lahza sevinç
Gül cemalin gösterir yine, yeni gelen bahar

Kesilince gülün sapı, içinde vurulur bülbülün sesi
Nağmelerine düşer bir es, yarım kalır susar şarkılar
Suya değince dalı canlanır gül, bülbül soluklanır
Dile düşer; tamamlanır yarım kalan şarkılar

(Yeni bir buluşmaya kadar bu duygularda olacağım.)

İzmir, 02.07.2006

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Bütün Çiçekler Sevdaya Açar

Bütün çiçekler sevdaya açar
Çünkü; sevdanın yüzünde gülücükler
Hepsinin renkleri kendine özgüdür
Hepsi de ayrı ayrı duygular ifade eder

Sevda çiçeklerinin ilk halleri hep
Tomurcuk, gonca, pembe, beyaz aldır.
Biterse aşklar hüsranla, o zaman
Tüm çiçekler rengini sevdanın karasından alır

Kimi mumçiçeği gibi nadiren açar
Bazıları kaktüs çiçeği, bir günde geçer
Kimi mağrur manolya erişilmezliğinde
Bazıları da çiçek açmadan geçer

Allı, morlu, pembeli türlü renkte
Adına devirler açılan Laleler
Kimi açtığında kıskandırır gülleri
Hercai açanlarına bilmem ki ne demeli

Kimi ağaç olur, açar salkım saçak
Adı gibi renkleri Erguvan, Leylak
Kimi ince bir sap üzerinde,
Nazlı gelin Papatya fallar baktırır

Kimi boysuz, dalı yaprağı, çiçeği yerde
Renk cümbüşünde hercai Menekşe
Kimi öbek öbek dalda
Mor’la pembe arası Lavanta

Kimi yaban elde tarlalar doldurur
Yeşiller arasında al Gelinciktir
Kimi cam, pencere önünde dizilir
Rüya gibi Sümbül, süzüm süzüm süzülür

Kimi sen kokar Reyhan-Yasemin
Kimi deler kalpleri sen gibi, Kardelen
Hepsi elbirliği etmiş bir şey söyleyecekler
Sen olmasan çiçekler neyi ifade edecekler

Metin Soydeveli

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Bütün Şiirler Biraz İs Kokar

Ayrılıkların şairi olmak en kolay
Paylaştıkça azalırmış acılar
Bunun içindir ki…
Her şairin dilinde, hep acı var

Her ayrılığın ardından
İstense bir kitap yazılır
Her kitabın yazanı
Şahsına münhasır

Tadı başkaymış aşkın
Tatlıymış, şekerden, baldan
Bunun içindir ki…
Her şairin dilinde, aşk var

Aşk yanar ateş imiş
Yanarmış tutulan
Bunun içindir ki…
Bütün şiirler, biraz is kokar

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Canı Cehenneme

Baktığımız şey aynı,gördüklerimiz başka!
Seks? Canı cehenneme, aradığım seks değil
Bana istediğimi, sen özde veriyorsun

Öfke, sevinç, heyecan çığlıkları da değil!
Aç bırakılmış bebek çığlıkları benimki
Açım sana, özledim, çölde susadım seni

Kadınların bir çoğu belki de, kendileri için
Deliren bir sevgili isterken; gururumdu,
Aklı başında beni, delirmeyen, istemen

İyi ki tanıdım, iyi ki girdin hayatıma
Sert kabuklarımdan çıktım, sıyrıldım sayende
Şimdi yumuşak karnım, sevdam gibi meydanda

Şimdi seninle gururluyum, aşkı tattırdın
Daha iyi,cenap,sevecen, ve daha güçlü olmam
Gerekliliğini hissettiriyorsun bana

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Cemre

Sen yakınlaş ki
Göçsün leylekleri,
Açsın çiçekleri sevdamın
Gönlüme bahar gelsin

Buz tutmuş duygularıma
Bütün cemreleri sen düşür
Isınsın sevdaya gönlüm
Bahara dönsün ömrüm

(İzmir 2002)

Şiiristan Mart 2007

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Cilveleştim Ay’la

İzmir’di
Geceydi
İmbat esiyordu hafif hafif
Rıhtımdaki köhne tahta iskelenin
Oturmuştum bir ucuna
Koyu maviliğinde gecenin
Dalmıştım öylesine sana

Bir görünüyor bir kayboluyordun
Deniz mi dalgalı
Yoksa hava mı bulutluydu

Birlikte içmek istiyordum
Bir sigara da senin için yaktım
Uzattım
Daha dudağına değmeden sönüyordu
Bir tane, bir tane daha
Ne mahcuptun
Çok mu utanmıştın
Bir sigara bile içemiyordun

Sonra mı
Sonrası malum
Bıraktım kendimi
Serin kollarına
Daldım koynuna
Battım, battım çıktım

Bu ne çok cilve
Bu ne çok nazdı sende
Bir türlü kucaklayamıyordum
Çırpındıkça kırılıyor
Tam sardım seni dediğimde
Saklanıyordun
Yoksa hava mı bulutluydu

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:01 AM

Cumhuriyet

Yurdumun ufuklarını kaplamış kara bulutlar
Bir çok insanlar belki şafak vakti doğar
Bir Mustafa Kemal var ki…
Ulusumun üstüne şafaklar gibi doğar.

Korkumuz yok, güvenle bakıyoruz geleceğe
Bir, On Dokuz Mayıs sabahı güneş doğdu
Hiç alışık olmadığımız yönden, kuzeyden
Zaferler müjdeliyordu çakmak, çakmak gözünden.

Kim kabul ettirebilir manda’yı, Ezelden hür
Hep bağımsız, her çağda başı dik yaşayan
Hep devletler kurmuş bir millet, hep hükümran.
Elbet…Olacak düşmanın rüyası ve sonu hüsran

Hepsi adları gibi sıfatlı, Kemal, Ali ve Mehmetler.
Bir işaretiyle; hepsi, Burak’lar, Ali’ler, Mehmet’ler
Binmiş şimşekten atlara, kanat açmış şafaklara
Yırtmış karanlığı, Mehmet kere Mehmetler.

Anamız, Askerimiz girmiş Mehmet kisvesine
Gizlemiş benliklerini, nice kahramanlıklarını
Sığdırmışlar nice zaferleri, eklemişler tarihlere
Büyük tevazu ile, tek kelime Mehmet ardına.

Hiç eser yok büyümsenmeden
Ar edinmiş isminin yüceliğini
Vazgeçmemiş tevazudan
Sonuna “cik” eklemiş hicabından.

Şimdi bize düşen, olmalıyız kıymet bilen
Yine gurur duyalım da geçmişle öğünmekten
Bir daha doğmaz bu güneş, ilkelerine sarılalım
Dört elle. Asılı tutalım güneşi ellerimizle.
Bu bayram, Cumhuriyet; en büyük bayram

İlkeleriyle yanalım yanacaksak! Korkmadan.
Sönerse güneş son pişmanlık fayda etmez,
Ne öğünecek geçmiş, ne ağlamadık anamız,
Ne güneş kalır, baka kalırız özgürlüğün ardından.

(28.10.2006 İzmir)

Metin Soydeveli


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:12 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.