![]() |
Halil Çimen
Abdal deyin böldürürsem vatanı
Siyasetin eli ayağı kirde Yazınki okusun bilsin insanlık Kemikler sızlıyor anıtkabirde Yazınki okusun bilsin insanlık Artık yokki halkı için çalışan Haktan adaletten kalmadı nişan Efendi dediğin köylü perişan Yazınki okusun bilsin insanlık Pusularda vurularak ölüyok Bayraklara sarılarak geliyok Ankarada başımız yok biliyok Yazınki okusun bilsin insanl O şehitler benim başıma taçtır Gazisi sefildir yetimi açtır Bir lokma ekmeğe yiğit muhtaçtır Yazınki okusun bilsin insanlık Pusular kuruyor çektikce canı Yerdemi kalacak şehidin kanı Ölürüm böldürmem ben bu vatanı Yazınki okusun bilsin insanlık Size arz ediyom memleket halin Sırtlarında cupba ayakta nalin Çeteler törediki ensesi kalın Yazınki okusun bilsin insanlık Boraniyem yürekteki közlerden Armı bekleyelim arsız yüzlerden İbretli hikmetli seçkin şözlerden Yazınki okusun bilsin insanlık Halil Çimen |
Abdal dostlarım
Ömrümden çıkarıp toprağa gömdüm. Gönlümü kırdılar sahte dostlarım. Yanıldım bir kere arkamı döndüm. Sırtımdan vurdular sahte dostlarım. Boynuma dertlerden küpe taktılar. En güzel yıllarım yakıp yıktılar. Arkada bir yığın dert bıraktılar. Uzaktan durdular sahte dostlarım. Kendim bile yanamadım halıma. Bülbül gibi zarım gülün dalına. Dostluğa uzanan gönül yoluma. Hep tuzak kurdular sahte dostlarım. Çileli yıllarım geçti boş yere. Gözümün yaşımı almıyor dere. Darıldım şansıma küstüm kadere. Hep belli oldular sahte dostlarım. Borani’yem dert doladı başıma. Zehir kattı ekmeğime aşıma. Ölünce yazdırın mezar taşıma. Gönlümü yordular sahte dostlarım. Halil Çimen |
Abdal hırsızların yüzüne tükürmeye
Bak efendim kul hakkının affı yok Yıkandım arındım paklandım sanma Arsız arsız hazineden çalıp da Parmak hesabıyla aklandım sanma Allah böyle kula ceza veriyor Belaları tepesine örüyor İnsandan saklansan Allah görüyor Allah’ın indinde saklandım sanma Kötü düzen böyle sürmez efendim Kör olan gerçeği görmez efendim Kara çalı çiçek vermez efendim Gül gibi ellerde koklandım sanma Aşık Borani’yem indim özüme Gayrı millet inanmıyor sözüne Bir gün tükürmeye gelir yüzüne Tanrı selamıyla yoklandım sanma Halil Çimen |
Abdal kafa sonu mezar
O tabuttan gemiye binice inemezsin Kapısı yok mezarın çıkıpta gelemezsin Ne kadar zengin olsan eceli yenemezsin Zengin olsan dünyada kıral olsan neyazar Seninde olacağın sonunda toprakmezar Kızsanda sözlerime bunlar olacak ahir Sevgi hayat incisi zaman ise cefayir Bilmezmisin dünyada tüm insanlar misafir Zengin olsan dünyada kıral olsan ne yazar Seninde olacağın sonunda toprak mezar Kuruyacak ağacın dallarında yapraklar O nazık bedenini saracaktır topraklar Seni ancak bağrında o kara toprak saklar Zengin olsan dünyada kıral olsan ne yazar Seninde olacağın sonunda toprak mezar Borani bu dünyada sende biraz oyalan Aslında dünya değil insan oğludur yalan Şöyle bir bak mazine nedir geride kalan Zegin olsan dünyada kıral olsan ne yazar Seninde olacağın sonunda toprak mezar Halil Çimen |
Abdal yobaz söz anlamaz
Neden sözü doğru demiyor vaiz Anlatı yom sözü anlamıyor ki İnsanı öldürmek olur mu caiz Anlatı yom sözü anlamıyor ki Kilisede doğru konuşmaz papaz Nereden türedi bu kadar yobaz Şeytan hak sözüyle olur mu ikaz Anlatı yom sözü anlamıyor ki Haham hoca dede derviş ne varsa Gidip küfrün denizine dolmasa Açsa da kulağın sözü anlasa Anlatı yom sözü anlamıyor ki Fitne neden geldi bu zamanlara Kuyular kazarak kahramanlara Niçin zulmettiler pir sultanlara Anlatı yom sözü anlamıyor ki Harama bakarken körleşin di yom Bir gönül şehrine yerleşin di yom Yunus sevgisinde birleşin di yom Anlatı yom sözü anlamıyor ki Borani sevgiyle eyle sen hitap Sevgide birleş der hep gelen kitap Bakarsın orada karışır hesap Anlatı yom sözü anlamıyor ki Halil Çimen |
Abdalca hırsızları seçme
Elindeki oyu atarken düşün Yurdumuzu geri koyanı seçme Eğer düşünmezsen çok ağrır başın Karga gibi gözün oyanı seçme Sanma ki bu düzen böylece gider Ne alın yazındır yok diyom kader Senden yana olsun seçtiğin lider Ölüden kefeni soyanı seçme Meclise varınca tez unutmasın Helal kazancına haram katmasın Şapur şupur kul hakkını yutmasın Elin kazancıyla doyanı seçme İnsanlık ufkuna bir ışık yaksın Sömürü vurgunlar aradan kalksın Eşit bir göz ile insana baksın Bizleri enayi sayanı seçme İkrar iman yoksa orasını geç Bulamazsan kemal yakın olma heç Ele dile bele sahibini seç Verdiği ikrardan cayanı seçme Borani’yem sahip olsun özüne Güvenelim sohbetine sözüne Sonra tükürme yek onun yüzüne Partiden partiye kayanı seçme Halil Çimen |
Abdalım tatlım kıymatlım 2
Yollar yüreğime soktu sancıyı Çok uzadı aram tatlım kıy matlım Razı edemedim haksız hancıyı Sana nasıl varam tatlım kıy matlım Hicran seli oldu gözümün yaşı Yar diye bağrıma basıyom taşı Yola tuzak kuran haksız yoldaşı Söyle nasıl vuram tatlım kıymatlım Bir hatır soran yok selam gelmiyor Dilim ayaz kesti çehrem gülmüyor Yolcular bilmiyor yollar bilmiyor Seni kime soram tatlım kıy matlım Seven sevdiğini aldı haklaştı Sevdalar sarıldı hep kucaklaştı Benim ateş ciğerime yaklaştı Nasıl sakin duram tatlım kıy matlım Borani umudum yere serilmiş Gülen aşık varmı nerde görülmüş Bana yarsız yaşam hükmü verilmiş Bana sevda haram tatlım kıy matlım Halil Çimen |
Abdallar bana küstü
Kadınlar da insan hor bakılmaz ki Kadınsız yaşamak zor dedim küstü kadın şeytan deyip hep yakılmaz ki Güzeller ozana yar dedim küstü Çağın gerisinde gaflete dalmış Bilmem ki bu ilmi kimlerden almış Bir erkeğe dokuz kadın helalmiş Yok mu sende namus, ar dedim küstü İnsanın gözüne çekmişler perde Aklı fikri cennet denilen yerde Dedim aradığın huriler burda Evdeki hurini sar dedim küstü Oku dedim doğadaki olayı Zora dayan tercih etme kolayı İnsanı ayırma dinden dolayı İkiliğin yolu har dedim küstü Aşık Borani’yi ağlatan felek Gel şu bağnazlığı defterden silek Hayrı Allah, şerri şeytandan bilek Hepsi insanlarda var dedim küstü Halil Çimen |
Abdallar hala kadının kıçına bakıyor
Sokaktan geçerken kadın milleti Beynine bakmadık, kıçına baktık Öldürelim dedik biz bu illeti Uzun mu kısa mı saçına baktık. Ruhunu beynini satmışlar gibi Top yekün günaha batmışlar gibi Kendi kendisiyle yatmışlar gibi Döndük yanındaki ***ine baktık Biz sürdük onlara leke kirini Tuzak kurduk düşürmeye birini Seçtirmedik sevdirmedik yarini Kabahatli dedik suçuna baktık. Bunlar ana bacı kızımdır diye Bunlar ev direği bizimdir diye Aklı kısa saçı uzundur diye Gavur mu Müslim mi haçına baktık Vicdandaki sesimizi görmedik Sevdik dedik sözümüzde durmadık Aç kaldılar biz tek lokma vermedik Yere yatırmaya açına baktık. Borani’yem uykulardan ayılıp Bir temiz sevgiyle yola koyulup Anam bacım diye candan eğilip İlahi aşk ile kaçına baktık. Halil Çimen |
Abdallar kadın dünyanın süsüdür
Bütün kadınları kutluyorum ben Erkeğin evinin süsüdür kadın Kadınlara çiçek topluyorum ben Ozanın türküsü sesidir kadın Büyüğü anamdır, küçüğü bacım Ölünceye kadar sana muhtacım Senin şefkatine sevgine acım Bence insanların hasıdır kadın Yıldız olup *******e sığandır Güneş olup ufkumuza doğandır Rahmet olup tarlamıza yağandır Kevser ırmağının tasıdır kadın Ev içinde kadın çeker çileyi Sevgide şefkatte bilmez hileyi Sarılır kucaklar bütün aileyi Ocağı sobası ısıtır kadın Yumaklar doladı kirman eğirdi Sevgi hamurunu kadın yoğurdu Bunca evliyayı kadın doğurdu İlahi makamın sesidir kadın Aşık Borani’yi ışıt diyom ben kadın pir-i mügan mürşit diyom ben Kadınla erkeğe eşit diyom ben Yine de dünyanın asıdır kadın Halil Çimen |
Abdest suyu yobazı paklamaz
Yobazdan alim olmaz kuş dilinden okutsan çulha olmaz ipliği ibrişimden dokutsan Tepesinden aşağı ırmakları akıtsan Damarda kanı kirlı asla değişmez huyu Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu İsterse saray yapsın isterse şato kursun Açsın kitaba baksın kime sorarsa sorsun İçi kirli bir testi kırk denizde dursun Damarda kanı kirli asla değişmez huyu Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu Yalan yanlış öğrenme hurafacı dayından Yeter artık usandık o gerici oyundan Abdestin gerçek suyu kanıyın öz suyundan Damarda kanı kirli asla değişmez huyu Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu Boraniyem boş kafa doğru söze güleni İnsanı fırka fırka ayırıpta böleni Hayvan gibi yaşayıp hayvan gibi öleni Damarda kanı kirli asla değişmez huyu Gönlü kirli yobozı paklamaz abdest suyu Halil Çimen |
Abur cubur adamlar yaktı bizi
Biz erenler horasandan Piri türk istandan geldik İnsanları sevdik candan Piri türk istandan geldik Geldik türklüğü anlattık İnsanlığa maya kattık Dergahlarda aş kaynattık Piri türk istandan geldik Karaca oğlan yari ile Koca yunus piri ile Hacı bektaş veli ile Piri türk istandan geldik Alp erenlerden ozanım Sevgi okurum yazarım Yeside kaynar kazanım Piri türk istandan geldik Bizi diri diri yaktı Oluk oluk kanım aktı Tek suçumuz türk olmaktı Piri türk istandan geldik Boraniyem anı ile Asil türklük kanı ile Şaman baksı kamı Piri türk istandan geldik Halil Çimen |
Aç kaldık
Yıllardır bu millete gölek suyu içirdik Hayalet denizinde kıl köprüden geçirdik Sevgi barış gelmedi hoş görüyü kaçırdık Bu günlere erken dedik yarınlara kaç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Silinmedi alnımdan siyasetin karası Kabuk tuttu halkımın sırtındaki yarası Gittikçe çoğalıyor kuyrukların sırası Sabahı sabra sattık ikindiye geç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Avrupa para versin imf ‘den akıl al Bağrımızı taş ettin dön de biraz çakıl al El değişsin değişme ölenece öyle kal Esmedi bahtıma rüzgar sürülmedik ceç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Ampulü söndürmeye biri çıkmış mum yakar Siyasetçi osurur kokusu sonra çıkar Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar Soydu bizi mafyalar cımcıbılak kıç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Çekiç güce attırdık Apo’nun silahını Göz yaşı sele döndü aldık şehit ahını Unutturdu dolar mark insana Allah’ını Namuslu vatan sever hele sayın kaç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Bir türlü çözemedik siyasetin işini Özel diyet seçtirdik ekmeğini aşını İmralı’da besledik o yılanın başını Yurdumuz sevdik diye arkamızda suç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Borani söyleyecek bitenecek nefisi Olacak bundan sonra halkının haklı sesi Ne zaman duyar bizi Ankara’nın efesi Gelin birlik olalım iki avuç güç kaldık Rüyamızda havyar yedik uyanınca aç kaldık Halil Çimen |
Açsın kollarını tez gelsin gitsin
Seherin vaktinde güneş doğmadan Kurulsun muhabbed söz gelsin gitsin Bulutlardan yağmur tufan yağmadan Gönülden gönlüme iz gelsin girsin Bir gün nazar etsem dost otağına Aklım uçar gider sevgi bağına Bülbül yuva yapmış gül yaprağına Söyle nazlı yare hiz gelsin gitsin Sevdamızı fısıldasın yellere Aşkımızı düşürmesin dillere Eğilmesin bükülmesin ellere Dik tutsun başını düz gelsin gitsin Kapanmaz aşığın sevgi kapısı Benim oldu güzellerin tapusu Kıskanıyor türküyenin hepisi Söyle nazlı yare biz gelsin gitsin Borani kabire girmek üzere Ömür defterini dürmek üzere Bir başka dünyada görmek üzere Açsın kollarını tez gelsin gitsin Halil Çimen |
Adı dört heceli kelime se vi yo rum
Sevginin kumaşından mutluluğu biçerdim Dudaktan dudağına mühür vurur geçerdim Sunduğun zehir olsa kevser diye içerdim Bir dil verip dilime geliyorum deseydin Dört heceli kelime se vi yo rum deseydin Bırakıp gitmeseydin olsaydın cana canan Sönermi ki bilmiyom sevdaya aşka yanan Volkan gibi kaynıyor yanıyor kalbim inan Bir dil verip dilime geliyorum deseydin Dört heceli kelime se vi yo rum deseydin Yanıyor deli gönül volkan gibi kaynıyor Başkasını sevsemde gönül yardan saymıyor Sevdanın tiyatrosu isyanları oynuyor Bir dil verip dilime geliyorum deseydin Dört heceli kelime se vi yo rum deseydin Boraniyem yoluna yüz bin kere ölürdüm Sevgiyi yüreğimden söker sana verirdim Çile versen çekerdim nere dersen gelirdim Bir dil verip dilime geliyorum deseydin Dört heceli kelime se vi yo rum deseydin Halil Çimen |
Ahu gözlerine baka bakamadığım
Cahil ışık yakmaz kara günüme Söze başlamadan başından bildim Ben tas uzatmadım körün önüne Yedim mu habbedin aşından bildim İnsan sevdiğini arada yoklar Seninde başına düşecek aklar Her öğün sineme atılan oklar Yarin kirpiğinden kaşından bildim Gönlüme kurmuştum sana sarayı Bir kuru inada açtın arayı Gönlümdeki iyi olmayan yarayı Cahilin attığı taşından bildim Derdin havuzunda yan yatıyorum Her gün bin derdime bin katıyorum Bülbül misali yem zar satıyorum Onu da akılsız başımdan bildim Aşık Boraniyem dokundum saza Temah kar değilim razıyım aza Ben meyil vermedim geline kıza Nefsi meclisimin dışından bildim Halil Çimen |
Akşam batan güneş doğuyor Satı
Akşam oldu herkes döndü yuvaya Kader kör memeyi sağıyor Satı Seher vakti elim açtım duaya Gözler siğim siğim yağıyor Satı Ekinler yetmeden yere yatıyor Karderimde kör baykuşlar ötüyor Doğan güneş içerimde batıyor Bulutlar başıma ağlıyor Satı Gene bu gün iki gözüm seyridi Kader beni kirmanında eğirdi Zalim kader sicimini sıtırdı Sıktı boğazımı boğuyor Satı Yazın her kes coşar herkes çalışır İnsan oğlu her cefaya alışır Ayrılanlar bir gün olur kavuşur Akşam batan güneş doğuyor Satı Aşık Borani'yem saçım aklaştı Herkes nasibini aldı haklaştı Kara gözlüm hasiretlik yaklaştı Cesedim yatakta soğuyor Satı Halil Çimen |
Alev Alev bakışların münasip
Razılığım tamdır işin doğrusu Burcum burcum kokuşların münasip Seni seviyorum gönül dolusu Alev alev bakışların münasip Gözlerin gözüme bakıp doyuyor Kulağın benimle aynı duyuyor Kalbiyin kalbime ritmi uyuyor Damardaki akışların münasip Zülüfler gamzeyi salmış engine Tenimiz tıpatıp benzer rengine Boyumuz huyumuz dengi dengine Yüzündeki nakışların münasip Kokunu salmışsın bütün kırlara Düşlerin düşümde vakıf sırlara Sevdayı taşırken ta asırlara oturupta kakışların münasip Borani yanılmaz yerinde seçim Kolaymı kusursuz bir ömür geçim Ben seni görünce ısındı içim Ilık ılık yakışların münasip Halil Çimen |
Alevi Sünni ayrımı yapanlara hoşt
Yobazlığın cübbesini giyerek Tüysüz yetimlerin hakkın yiyerek Sen alevi sen sünnisin diyerek Yurda ikiliği sokanlara hoşt Ezilenin emeğinden doyarak Çıkarcının dileğine uyarak Emperyalist salyasını yayarak Kardeşi kardeşe takanlara hoşt Bu ikilik insanları ağlattı Sinelerde dert ırmağı çağlattı Bir iki vurguncu suyu bulattı Bulanıkta balık tutanlara hoşt Borani kendinde görme yarayı Bilmiyor çokları akı karayı Türk yurduna kurduğumuz binayı Onu insafsızca yıkanlara hoşt Halil Çimen |
ALLAH'IM halimi sen biliyorsun
Kadir mevlam bir yar daha verirsen Dudu kumru gibi kuşu güzel ver Çok cefalar çektim halim görürsen Düzenli tertipli işi güzel ver Misket elmasına benzer yanağı Günde beş kez değiştirsin donağı Gözü erik gibi kiraz dudağı İnci mercan gibi dişi güzel ver Benden yana kavi tutsun özünü Konuşurken şekerlesin sözünü Boyalasın cilalasın yüzünü Anadan sürmeli kaşı güzel ver Arı gibi dilden aksın balları Dosta doğru gider olsun yolları Parmaklar ojeli nazik kolları Beli ince olsun başı güzel ver Söylemeden gönül sırrımı bilsin Benimle ağlayıp benimle gülsün Yedikçe soframın lezzeti gelsin Sorası üstünde aşı güzel ver Ömür boyu tükenmesin nazları Sevdaya boyasın bahar yazları Muhabbette birlik çalak sazları Tavus kuşu gibi döşü güzel ver Borani'yim gitmez güzelin yeri Seven sevdiğine vermez mi seri Benim için vereceksen dilberi Ellinin üstünde yaşı güzel ver Halil Çimen |
Allahım kullara verme bu derdi
Kadirsin allahım kadir Kullara verme bu derdi Ben çekerim ben bilirim Ellere verme bu derdi Çeken bilir derdi çeken Ne bilir geriden bakan Cuş edipte bendi yıkan Sellere verme bu derdi Deli gönül menekşeden Dertler gelir dört köşeden Yeller eser her meşeden Yellere verme bu derdi Deli boran yanar yakılır Kül olup yere dökülür Urumdan şama çekilir Bellere verme bu derdi Halil Çimen |
Alma çingeneyi sadık yar olmaz
Gel kardeşim sözüm yabana atma Uzak dur cahilde namus ar olmaz Odunun üstüne samanı çatma Saman içten yanar dişta har olmaz Gönlünü temizle bedende canda Hakkı bulamazsın kirli mekanda Onulmadık dert bırakır arkanda Çingene kızından sadık yar olmaz Ağacın gölgesi kendine düşmez Saman ataşında pirzola pişmez Dünyalar değişse yobaz değişmez Cahil yaptığına tövbekar olmaz Zaman tünelinde aşınır beden Sana ibret olsun babanla deden Vicdanın temizse yap muhaseben Boşuna yorulma yoktan var olmaz Sakın ha cahile sırrını verme Gidip meçlisine çulunu serme Alçak gönüllü ol çok gidip gelme Çok gidilen yerde itibar olmaz Borani aç ölsen yıkma fırını Servet unutturur namus arını Var sevgiye yatır olan varını Daha bundan özge tatlı kar olmaz Halil Çimen |
Ana borcu
Senin sevginle büyüdüm Emeklerinle beslendim anam Ne yapsam sana bilemem Ödeyebilsem borcumu Benim dünyalar taylısı anam Sımsıcak güneşimsin Yedi veren gülümsün Deryalar denizimsin Kıyametler kop sada Sen benim içimdesin Benim dünyalar tatlısı anam Hasretin çok zor anam Böyle yazmış yaratan Sensiz nice yıl geçti Gelen yok ki oradan Ak sütünden içtim anam Doya do ya kana kana Çok hakların geçti bana Nasıl öderim sana Benim dünyalar tatlısı anam Halil Çimen |
Anadolu gelini
Sen geldin doğaya bereket geldi Türküler gür çıktı verdi dilini Her yer cıvıl cıvıl hareket geldi Başak başak Anadolu gelini Uzattı toprağa nurdan elini Başaklar eğildi öptü elini Güller yedi verdi yedi kez açtı Sevgi ile geldi çirkinler kaçtı Ne bereket Tanrım hamurdan taştı Çiçek çiçek Anadolu gelini Uzattı toprağa nurdan elini Başaklar eğildi öptü elini Başak demetinde kıraliçeydi O göklerden inmiş bir tanrıçaydı Güzelle sevgiyle hep içiçeydi Koçak koçak Anadolu gelini Uzattı toprağa nurdan elini Başaklar eğildi öptü elini Çimenler yıkadı ayaklarını Sincaplar yaladı parmaklarını Kelebekler öptü yanaklarını Elvan elvan Anadolu gelini Uzattı toprağa nurdan elini Başaklar eğildi öptü elini Sormadı, Borani nerelisini Bozkırın içinde duydum sesini Emeği ile terden yapmış süsünü Umut umut Anadolu gelini Uzattı toprağa nurdan elini Başaklar eğildi öptü elini Halil Çimen |
Anadolu kızıydın varoşların sokaklarında
Sen Anadolu kızıydın Varoşların sokaklarında Gözlerin yaban eriği Ellerin madımak kokardı Bir tezek vurmasını bilirdin duvarlara Bir de türkü söylemesini sevdalara Böğürtlen yerdin derelerden Ellerin çingene pembesi Dillerin gül kurusu olurdu Gözlerini çaldılar Erikler küstü Anadolu ya Dillerini çaldılar Türküler küstü Anadolu ya Sen yosundan vururdun kınanı Sen çıtlıktan yapardın sakızını Çiklet verdiler ağzına Boya sürdüler dudağına Parfüm bu kokla dediler Seni bir daha geri vermediler Tüm Anadolu’yu küstürdüler Halil Çimen |
Angutmu mangurtmu söz imf nin
Doğunu aşıkları şöyle bir öykü anlatırlar çinliler esir aldıkları türklerin kafa derisini yüzer kafasına ters yapıştırırlarmış güneşte bekletir lermiş deri kurudukca kafayı sıkar yapışırmiş derinin kıları içeri büyür beyini etkiler o kişi hiç düşünemez kim olduğunu unutur soyunu kimliğini unuturmuş sahibine ölene kadar hizmet edermiş böyle insanlara mangurt dellermiş bizim anadoluda oğlanın hiç aklı kalmamış aynen angut gibi bakıyor derler angut kartalla şahin arası bir kuş avını kendi yakalayamaz leş yer gelene geçene manasız manasız bakar günün uzunluğu kısalığı onun için fark etmez tabiri caizse bizim ülkede kendi bankasını soyanlara memleketi soyup soğana çevirip amarikaya kaçanlara bizimkiler angut gibi bakıyor denmezde ne denir bu ülkeyi imf nin dünya bankasının avrupanın direktifiyle yönetenlere mangurt denmezde ne denir elimde gazete imf e yetkili leri bes ettirmiş yeni zamlar kapıdaymış allah sonumuzu hayır etsin güzel günlerde sevgiyi saygıyı hoş görü barışı birlikte paylaşalım bozkırdan selamlar Anadolu’m ocağını yakıyor Çorba bizim çorba tuz imf’nin Baştakiler angut gibi bakıyor Kafa bizim kafa göz imf’nin Anadolu’m har var zülfün telinde Demet demet bağlı zulüm belinde Davul bizde çomak onun elinde Ağız bizim ağız söz imf’nin İmf’ ye gitmeden Avrupa çıkar Soyar Anadolu’m canını yakar Kulağımız dinler gözümüz bakar Mızrap bizim mızrap saz imf’nin Akşam yatar sabah kalkar inleriz Her gün siyasetten nutuk dinleriz Hep sofra başında zehiri yeriz Bize talih kader poz imf’nin Borani’yem nere gider yolumuz Orta yerden bükülmüş kolumuz Korkarım açıkta kalır ölümüz Tabut bizim tabut bez imf’nin Halil Çimen |
Anyoloji komda dostum var benim
Gönül pınarından sevgi akıtan Antoloji komda dostum var benim Hoş görüyü tezgahında dokutan Antoloji komda dostum var benim İnsan sevgisiyle şiirler yazan Uygarca yaşayıp cahile kızan Otur meçlisine var sende kazan Antoloji komda dostum var benim Gönül kabesinde abdest aldıran Cemalin nurunda namaz kıldıran Yeri göğü sevgi ile dolduran Antoloji komda dostum var benim Sabahleyin erken tüter bacası Seviyor sitenin genci kocası Seven insanlara ahlak hocası Antoloji komda dostum var benim Aşık boraniyim tertemiz anı Sevgiyle dolaşır damarda kanı İstesin vermezsem namerdim canı Antoloji komda dostum var benim Halil Çimen |
Arabın çölünde dolanır durur
Ali gibi kan kalesin yıkmayan, Nefsinin gölünde dolanır durur. Cehaletin meclisinden çıkmayan, Kötülük dilinde dolanır durur. Cahilin dostluğu vefalı olmaz. Gittiği mecliste itibar bulmaz. Bin nasihat etsen birini almaz. Nefsinin yolunda dolanır durur. Gerçeklerin meclisine varmayan, İkrar verip ikrarında durmayan, Hakikat bağında gülü görmeyen, Çalının dalında dolanır durur. Cahiller özünü koymaz meydana, Nasıl dostum dersin böyle adama? Geçirir boynunu ipten urgana, Urganı elinde dolanır durur. Borani’yem yalan demez ozanlar. Huzur bulmaz el huzurun bozanlar. Örümcek kafalı yoldan azanlar, Arabın çölünde dolanır durur. Halil Çimen |
Arada selamın gelsin
güzellik sevdiğiyin başı için olsun Arada selamın gelsin ne olur Ellik ne ki ayrılıklar olmasın Gönül maksudunu bulsun ne olur Gelin bir edelim meshe bi dini Bugün sevgi günü unutun dünü Atın gönüllerden öfkeyi kini Gönüllerde sevgi kalsın ne olur Karga konup gül dalına öter mi Bülbüller olmasa güller biter mi Senede ikicik bayram yeter mi Bütün günler bayram olsun ne olur Aşık boraniye bahçesin bağsın Ölüm neye yarar inşallah sağsın Sevgi yağmurları durmadan yağsın Bahçem çisem çisem dolsun ne olur Halil Çimen |
Arifin gözünden kaçmaz sultanım
İnsan isen hisse çıkar sözümden Haklılar hakkından geçmez sultanım İçmeye alışan suyun gözünden Gidip ayağından içmez sultanım Arı bile ballı çiçeğe konar İte gem vurursan kendin at sanar Yılan bile dil çıkarır su umar Arifin gözünden kaçmaz sultanım Çalı çöpü bile olamaz köksüz Varlığın bütünü güzeldir eksiz Kovana kim girer balsız peteksiz Arı vızılayıp uçmaz sultanım Kendi kozaları meyveleri çama Çürüyen kumaşa yapılmaz yama Gönlü zengin imiş doğrudur ama Namert sana sofra açmaz sultanım İnsan dostun kapısını çalmalı Gönül denen adil handa kalmalı Yüzün güleç dilin tatlı olmalı Baldıranı kimse biçmez sultanım Borani kalp kırmak neyine yarar Dost kaybeder kendin görürsün zarar Yap bir mu ha sebe doğru ver karar Baş ayağı lider seçmez sultanım Halil Çimen |
Arifler koysunlar beni mezara
Bana sağlığımda ağlamayanlar Ölünce ardımdan yas etmesinler Arifler koysunlar beni mezara Cahiller gelip de pis etmesinler Bir yanımda Yunus, Pir Sultan olsun Takva güzelleri namazım kılsın Gelsin Karacaoğlan sazımı çalsın Barıştım alemle küs etmesinler Sevgi ipiyle kefen dokuyum Kâbem insan idi ona bakıyım Kendi diliminen dua okuyum Cahiller toplanıp ses etmesinler Dünyada gerçeğin sesini duydum İnsanlık düşünü hayıra yoydum Kendimi bilince ben hakka doydum Mezar toprağımı kis etmesinler İnsanda bulunur gülün âlâsı Başıma dert oldu cahil belası Benim davam insanlığın davası Bırakıp davamı pes etmesinler Ben bir bahçevanım saraç değildim Ömür bitecekti ağaç değildim Bir mum ışığına muhtaç değildim Mezarımın taşını is etmesinler İnsanı onulmaz derde soktular Namert tarlasına tohum ektiler Hayvan gibi boynuzlanıp yıktılar Gönül bahçesini sis etmesinler Borani insana tutmuştu arkı Desinler, dünyada yok idi kürkü ELİNDE GÜL OLSUN DİLİNDE TÜRKÜ Cehaletten yılıp sus etmesinler Halil Çimen |
Armutların yetiştiği zaman gel
Kara gözlüm beni görmek dilersen Kekliklerin ötüştüğü zaman gel Çardaklar da salkım salkım üzümler Armutların yetiştiği zaman gel Biraz tadı gelsin bütün yazının Çobanlar yüzünden öpsün kuzunun Madımak toplayan köylü kızının Toprak ile öpüştüğü zaman gel Gel de doğadaki muhabbete bak Dans eder kelebek öpüşür zambak Vefalı dostluğa sevgi muhakkak Dostlukların pekiştiği zaman gel Yunusun çektiği sevgi odunu Hiçbir şey vermiyor aşkın tadını Şaha kalksın tabiatın kadını Alev alev tutuştuğu zaman gel Borani yemeye muhabbed aşı Ağaçlar süslesin kirpiği kaşı Bizi kabul etsin toprağın döşü Muhabbetin yakıştığı zaman Halil Çimen |
Arsız edenler utansın
Sevgisiz koyup milleti Yarsız edenler utansın Vermeyip temiz niğmeti Arsız edenler utansın Kendileri yeyip doyup Hayaları olmuş kayıp Halkımı aç açık koyup Hırsız edenler utansın Eller gider iken aya Benim halkım kaldı yaya Öğretmeyip edep haya Nursuz edenler utansın İyi anla niyetimi Ağlatma garip yetimi Beni asil milletimi Varsız edenler utansın Dost borani mezarında Kıymeti yok nazarımda Bizi aşkın pazarında Karsız edenler utansın Halil Çimen |
Arşimet Pisegor çözemediler
Bütün evrendeki sazları aldım Seni anlatmaya telim yetmedi Dört kapı kırk makam türküler çaldım Seni anlatmaya dilim yetmedi Seni gök kubbemin yıldızı yaptım Gönül kitabımın yaldızı yaptım Kaç fotoğraf çektim kaç dizi yaptım Seni anlatmaya film yetmedi Arşimet,pisagor çözemediler Nakkaşlar bir oldu çizemediler Bütün matbalaar yazamadılar Seni anlatmaya halim yetmedi Özümden özüne yollar yaptırdım Zerre zerre kainata tattırdım Bütün tezgahlara ilmek attırdım Seni anlatmaya kilim yetmedi Hegel'in engelsin Marks'ın kuramı Teoremle denklemle kurdum harmanı Simyası kimyası hadis Kuran-ı Seni anlatmaya ilim yetmedi Seni sende ölçtüm biçtim denkledim Rızvan bahçesine çaya bekledim Dünyada kolları bir bir ekledim Sana uzanmaya elim yetmedi Borani durur mu hayat koşusu Beni sarhoş etti türkmen poşusu ALLAH'IM eylesin ahret komşusu Senden ayrılmaya ölüm yetmedi Halil Çimen |
Artık insan çağa uygun olmalı
Yirminci yüzyılın sonuna geldik Artık insan çağa uygun olmalı Eskilerden ne öğrendik ne bulduk Artık insan çağa uygun olmalı İnsanlar sevgiden taviz vermiştir Mantıksız kurallar ömre girmiştir Resul ullah çağa uyun demiştir Artık insan çağa uygun olmalı Elektirik varsa kakmalı mumlar Rahata huzura ermeli canlar Arapca farscadan kaç kişi anlar Artık insan çağa utgun olmalı Gülsün insan oğlu kalmasın gamda Ayrılıklar kalksın mesepte dinde İlimde bilimde teknikte fende Artık insan çağa uygun olkalı Aşık boraninin gönülü doygun Hırsızlıklar kaksın olmasın soygun Giyimde kuşamda modoya uygun Artık insan çağa uygun olmalı Halil Çimen |
Aslı pak ollanın söylenir zatı
Tavlada bağlıdır yiğidin atı Aslı pak olanın söylenir zatı Altına batırsan iyi olmaz kötü Aslı ham demir dir cefayir olmaz Atı alan ata biner atlanır Er yiğitler her cefaya katlanır Yiğit gölgesinde yiğit saklanır Kötünün gölgesi hem dalı olmaz Deli boran söyler yarantan gani Hem yaratır allah alır bu canı Sen kendini gözet nefsini tanı Boğaz kırk düğümdür dilde sır olmaz Halil Çimen |
Aslını arada asille konuş
Yola çıkacaksan kamile danış Soğuk tipilerden kardan uzak dur Aslını arada asille konuş Seni anlamayan yardan uzak dur Önünden gülmeyen sonundan gülmez Yozan gönül kuşu bir daha gelmez Cehalet arifin kıymetin bilmez Girme bahçesine bardan uzak dur Kara sevda çekmek ölümün eşi İnsanı yaralar hayali düşü Tutuşursa sönmez aşkın ateşi Ateşten dumandan nardan uzak dur Dünyadan gitmeden düşünmek gerek Alın terin olsun yediğin çörek Mezarına yeter bir kazma kürek Kul hakkı var ise vardan uzak dur Borani dostluğa hile katılmaz Cehaletin sarayında yatılmaz Dostluk pazarında kara satılmaz Alıp satacaksan kardan uzak dur Halil Çimen |
Aşık Borani'nin oyu değişmez
Şeytana sarılıp yatan ananın Çocuğu iblistir soyu değişmez Irgatlık yaparken doğan dananın Çifte koşamazsın huyu değişmez Kalp öküze nodül vursan aldırmaz Yekinipte vücudunu kaldırmaz Yarış atı sana kamçı vurdurmaz Yiğit küfeylanın tayı değişmez Ey aşık sözümü iyice dinle Kalp işe yaramaz öfkeyle kinle İnsan zengin olmaz beş yüzle binle Kadere yazılan sayı değişmez Doğruyu söylersin dilini keser Nasihat edersin darılır küser Sen nerden beklersin o nerden eser Cahilin senesi ayı değişmez Cahil kerameti kendinde sanmış Yanılmış şeytanın sözüne kanmış Elesti bezminden torbana konmuş İnanma insanın payı değişmez Aşık Borani yem bakın ezele Hoş görünün pazarında gezele Benim bir oyum var sevgi güzele Aşık Borani'nin oyu değişmez Halil Çimen |
Aşık emaneti ve ozan Şahini'ye
Çalışıp kazanıp sofra sermeyen Mindersiz çulsuzu dosttan saymam ben Çağırınca dar günümde gelmeyen Kanatsız kolsuzu dosttan saymam ben Sevdim dost dediysem sözümden caymam Sevgisiz dostluğu dostluktan saymam Ölürsem gelmesin ölüme koymam Tarıksız yolsuzu dosttan saymam ben Kendisine iyi insan denile Rahmet denizine girip yunula Bahçesinin meyveleri yenile Meyvesiz dalsızı dosttan saymam ben Cömert olsun salsın amber kokusun Mezarıma bir fatiha okusun Gönül tezgahında kefen dokusun Kefensiz salsızı dosttan saymam ben Kanat gerip korumalı yağmurdan Maya çıkmaz özü çürük hamurdan Beni çekip çıkarmalı çamurdan Kuvvetsiz halsızı dosttan saymam ben Borani dostluğa doğru akarım Ararım yollara çıra yakarım Ben insanın kovanına bakarım Peteksiz balsızı dosttan saymam ben Halil Çimen |
Aşık yağma yok
Ey aşık,ölmeden evvel ölmeden, Önce yok olmadan vara yağma yok! Gonca gülün etrafında dönmeden, Uzaktan uzağa zara yağma yok! Yar ile ayarı eleştirmezsen, Sevgi ile aşkı birleştirmezsen, Dertlerini bir babana deşmezsen, Gönül bağlarında bara yağma yok! Kalp parlamaz cilasını yapmadan, Güller kokmaz bülbül ile yatmadan, Arif pazarında alıp satmadan, Hemen zarar ile kara yağma yok! Aşık kaba sığmaz yanıp pişmeden, Yolu erken bitmez kalkıp koşmadan, Sen kendi kendinle hesaplaşmadan, Bir mürşit önünde dara yağma yok! İlk bahar ayında durulmaz dere. Berrak su arama göz göre göre. Aşkın kıvılcımı düşmeden sere, Yanıp tutuşmadan yare yağma yok! Borani arifsen cahile çatma. Lafı ölçülü de kafadan atma. Ben aşığım diye kendin aldatma. Tahmin ile boş karara yağma yok! Halil Çimen |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:57 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.