![]() |
Pir Sultan Abdal
Açılın Kapılar Şaha Gidelim
Hızır paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar şaha gidelim Siyaset günleri gelip yetmeden Açılın kapılar şaha gidelim Gönül çıkmak ister, şahın köşküne Can boyanmak ister, Ali müşküne Pirim Ali on ik'imam aşkına Açılın kapılar şaha gidelim Her nereye gitsem, yolum dumandır Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır Zincir boynum sıktı hayli zamandır Açılın kapılar şaha gidelim Yaz selleri gibi akar çağlarım Hançer aldım, ciğerciğim dağlarım Garip kaldım, şu arada ağlarım Açılın kapılar şaha gidelim Ilgın ılgın eser seher yelleri Yare selam eylen urum erleri Bize peyik geldi, şah bülbülleri Açılın kapılar şaha gidelim PİR SULTAN'ım eydür mürvetli şah'ım Yaram baş verdi, sızlar ciğergahım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın kapılar şaha gidelim Pir Sultan Abdal |
Açılın Zindanlar Pire Gidelim
Hızır Paşa bizi berdar eyledi Kesti kollarımı kızak bağladı İşiten muhipler hep kan ağladı Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan demirden Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan çıkılmaz Penceresi yüce Şah'a bakılmaz Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Çıkarım bakarım kale başına Mümin müslim olan gider işine Bir ben mi düşmüşüm can telaşına Açılın zindanlar pire gidelim İlimi sorarsan köyümdür Banaz Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa Yazılanlar gelir sağ olan başa Hasret koydun beni kavim kardaşa Açılın zindanlar pire gidelim Pir Sultan Abdal |
Ağ Gül İle Kırmızı Gül
Cem-i çiçeklerin hası Ağ gül ile kırmızı gül Deli gönül eğlencesi Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Talip olmak pirindendir İrenk almak gülündendir Muhammed' in terindendir Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Pir Sultan'ım ey gaziler Alnımızda al yazılar Talip de Pir'in arzular Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Pir Sultan Abdal |
Ağlayı Ağlayı Durma Karşımda
Ağlayı ağlayı durma karşımda Dost beni gönder de var andan ağla Kirpikleri top top etmiş kaşında Dost bizi gönder de var andan ağla Dostun zülüfleri bölük bölüktür Menim ciğerciğim delik deliktir Muhabbetin sonu tez ayrılıktır Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış aldır valası Aldı beni kaşlarının karası Hasan ile Hüseyin'in anası Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış al ile sarı Arkamızca etme ah ile zarı Koca Pir Sultan'ın gül yüzlü yarı Dost bizi gönder de var andan ağla Pir Sultan Abdal |
Ah Hüseyin Vah Hüseyin
Alemlerin serverisin Ah Hüseyin, vah Hüseyin Şehitlerin serdarısın Ah Hüseyin, vah Hüseyin Hasan, Hüseyin'in yari Muhammed'in gözü nuru Hem Ali'nin yadigarı Ah Hüseyin, vah Hüseyin Zuhur oldun İmam Zeynel Muhammet Bakır'dan evvel Didene yanayım gönül Ah Hüseyin, vah Hüseyin İmam Cafer'dir yarimiz Musa-i Kazım şahımız Budur şems ile mahımız Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Musa ilim hüner Muhammet Taki el sunar Hüseyin'im deyip yanar Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Taki, Hasan Asker Muhammet Mehdi ser-defter İmam-ı Seyyid-i ekber Ah Hüseyin, vah Hüseyin Pir Sultan haber ver dosttan Bülbül ötüyor kafesten Hem gül ağlar, hem gülistan Ah Hüseyin, vah Hüseyin Pir Sultan Abdal |
Al-i Yar Semahı
Yas-ı matem günü derdim yeniler Yarin sesi kulağımda çınılar Sordum ki dağlara niçin iniler Dedi çekticeğim karın elinden Varıp bir pir ile pazar edersin Oturup da ikrarını güdersin Sordum garip bülbül niçin ötersin Dedi çekticeğim harın elinden Ser çeşmeden gelir suyun durusu Nasibimiz verir pirin birisi Dedim Pir Sultan’ ım benzim sarısı Dedi çekticeğim yarin elinden Pir Sultan Abdal |
Ali'nin Düldül'ün Bin De Göreyim
Ali'm gelir diye karşı giderler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Bindiği Düldül'ün mehdin ederler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Ayağına altın nallar çaktırmış Gözlerine yeşil sürme çektirmiş Üzengisin cevahirden yaptırmış Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Kuduretten gem vurulmuş başına Lezzet vermiş dudağına dişine Bir nur doğmuş eğerinin kaşına Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Üstüne binersen yükseğe basar Bir dizgin eylesen yel gibi eser Nice kafirlerin kellesin keser Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz Bin konaklık yere gitse yorulmaz Kısmet olsa havalarda görünmez Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Pir Sultan Abdal |
Ali'nin Sırrına Erebilirsen
Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur Ak üstünde kara seçebilirsen Gönülden itikat söyleyen dildir Ali'nin sırrına erebilirsen Erenler der seni ceme katarlar Kötü amellerin taşra atarlar Bir gün yularından tutup çekerler Çektikleri yere varabilirsen Erenler seni de ceme götürür Kalmış işlerini anda bitirir Gördüm Hak evinde mihman oturur Mihmanın gözüyle görebilirsen Aslı mervan olan ummana dalmaz Küfre meyledende aşıklık olmaz Müminin suali ahrete kalmaz Dünyada cevabın verebilirsen Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur Dört kapıdan sana daim gel olur Dünyadan ahrete doğru yol olur Verdiğin ikrarda durabilirsen Pir Sultan Abdal |
Allah Allah Desem Gelsem
Allah Allah Desem Gelsem Hakkın Divanına Dursam Ben Bir Yanıl Alma Olsam Dalında Bitsem Ne Dersin Sen Bir Yanıl Alma Olsan Dalımda Bitmeye Gelsen Ben Bir Gümüş Çövmen Olsam Çeksem İndirsem Ne Dersin Sen Bir Gümüş Çövmen Olsan Çekip İndirmeye Gelsen Ben Bir Avuç Çavdar Olsam Yere Saçılsam Ne Dersin Sen Bir Avuç Çavdar Olsan Yere Saçılmaya Gelsen Ben Bir Güzel Keklik Olsam Bir De Toplasam Ne Dersin Sen Bir Güzel Keklik Olsan Bir Bir Toplamaya Gelsen Ben Bir Yavru Şahin Olsam Kapsam Kaldırsam Ne Dersin Sen Bir Yavru Şahin Olsan Kapıp Kaldırmaya Gelsen Ben Bir Sulu Sepken Olsam Kanadın Kırsam Ne Dersin Sen Bir Sulu Sepken Olsan Kanadım Kırmaya Gelsen Ben Bir Deli Poyraz Olsam Tepsem Dağıtsam Ne Dersin Sen Bir Deli Poyraz Olsan Tepip Dağıtmaya Gelsen Ben Bir Ulu Hasta Olsam Yoluna Yatsam Ne Dersin Sen Bir Ulu Hasta Olsan Yoluma Yatmaya Gelsen Ben Bir Can Alıcı Olsam Canını Alsam Ne Dersin Sen Bir Can Alıcı Olsan Canımı Almaya Gelsen Ben Bir Cennetlik Kul Olsam Cennete Girsem Ne Dersin Sen Bir Cennetlik Kul Olsan Cennete Girmeye Gelsen Pir Sultan Üstadın Bulsan Bilecek Girsek Ne Dersin Pir Sultan Abdal |
Allah Allah Desem Kalksam Yürüsem
Allah Allah desem, kalksam yürüsem Acap şu dağları aşamam mola Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem Varıp efendime düşemem mola Sevdiğim, bağında güllerin gonca Usuldur boyların, bellerin ince Adı güzel imamların önünce Kerbelâ'da şehit düşemem mola Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın Erenler geri almaz attığı okun Irak yerlerini sen eyle yakın İki atlayıp bir dem düşemem mola Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar Doluda, kırçından, borandan saklar(*) İhlâs âşık olan ikrarın bekler İkrarın bendini çesemem mola(*) PIR SULTAN ABDAL'ım, dost çiresine Arzumanım kaldı Şah cilvesine Altmış ile yetmiş üçün arasına Özümü irfana koşamam mola (*) kırçı : küçük taneli kar (*) çesmek: çözmek Pir Sultan Abdal |
Aslı Nedir
Güzel Şah'ım çok yerlerden görünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Şahım birdir binbir dona bürünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Eremedim ben bu sırrın aslına Yazık değil mi müminle müslime Getirin Mervan'ı Bağdad üstüne Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Yok mu bunda erenlerin yardımı Ne çekersin bu cefanın derdini Yiğitlere ardır vermek yurdunu Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı Geldi Mervan hendekleri doldurdu Kırdı Hurmalığı aldı Bağdad'ı Çığrışıp geliyor yeşil ördeği Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Pir Sultan'ım der ki üçler yediler Kırklar da bu demde hazır idiler Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Pir Sultan Abdal |
Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir
Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır Ayrılık derdinin dermanı nedir Şu iki aleme olmuşsun nazır Ayrılık derdinin dermanı nedir Sığanmıştır ağca kolda bilekler Hak katında kabul olsun dilekler Arş yüzünde secde kılan melekler Ayrılık derdinin dermanı nedir Küseyim de ben yarime küseyim Siyah zülfün mah yüzüne asayım Kerbela'da yatan İmam Hüseyin Ayrılık derdinin dermanı nedir Hani şu dünyanın toprağı taşı Akıttım gözümden kan ile yaşı Urum illerimin Hacı Bektaş'ı Ayrılık derdinin dermanı nedir Ak saya giyinmiş incedir beli Ben pirimi gördüm tatlıdır dili Tanrı'nın arslanı Hazret-i Ali Ayrılık derdinin dermanı nedir Gıcılar da dağlar başı gıcılar Çıkmaz oldu içerimden acılar Arafat Dağı'ndan gelen hacılar Ayrılık derdinin dermanı nedir Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber Ayrılık derdinin dermanı nedir Deryanın yüzünde dönen üç gemi Yiyelim içelim sürelim demi Geminin sahibi ol Hızır Nebi Ayrılık derdinin dermanı nedir Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan Okudum ağını bilmem karadan Yeri göğü cüml'alemi Yaradan Ayrılık derdinin dermanı nedir Pir Sultan Abdal |
Ayrılmam Katardan Ben Şimden Geri
Şah'a giden ben bir bezirgan gördüm Ayrılmam katardan ben şimden geri Hemen tutmuş hakikatın yolunu Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirgan yükünü nereden tutmuş Ona hizmet eden dergaha yetmiş Sevdiğim sılada bir oda tutmuş Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü la'l ile gevher Ana kar mı kılar harami dafer Bezirganlar başı ol Cafer Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü nereye gider Uğramaz Sırat'a Mirac'a gider Bezirgan başıdır Şah Gani Haydar Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü ilm-i hamail Doğru işleyene Hak ola kail Bezirgan başıdır ahir Cebrail Ayrılmam katardan ben şimden geri Deryalar bekçisi dağlara nazır Her nerde çağırsan orada hazır Bezirgan başıdır Boz Atlı Hızır Ayrılmam katardan ben şimden geri Pir Sultan Abdal'ım aşıkı çoklar Hiç kardaş bulmamış kend'özün yoklar Korktuğumuz yerden Yaradan saklar Ayrılmam katardan ben şimden geri Pir Sultan Abdal |
Azizim Sultanım Sen Safa Geldin
Kaynat muhabbetin kazanın kaynat Bir nasihat eyle dostlara dinlet Gevher deryasında gevher al da sat Azizim sultanım sen safa geldin Sohbette hezaran muhabbet açar Mümin kullarına Hak rahmet saçar Yari olan yarinden geçer Azizim sultanım sen safa geldin Yari olan arar yarini bulur Eser bad-ı saba gönlüm de farır Yükün katerlenmiş Nevruz'dan gelir Azizim sultanım sen safa geldin Abdal olan giyer hırkayı şalı Yar için çekeriz ah ile zarı Er irfan ceminde süreriz demi Azizim sultanım sen safa geldin Pir Sultan Abdal'ım ağladım güldüm Yardan ayrılalı dar halde kaldım Çok şükürler olsun cemalin gördüm Azizim sultanım sen safa geldin Pir Sultan Abdal |
Bana Bir Yar Olsa
Bana bir yar olsa gönül verdiğim Çıksa bari yüreğimden bu acı Yaresin bekleyip ahdın güttüğüm Bulunsa bir sınık yare sarıcı Yarinden ayrılan hiç gülmez imiş Akar çeşmi yaşı silinmez imiş Kişinin dediği olunmaz imiş Salar imiş her yanına salıcı Aşk elinden ciğerciğim delindi Gönlün kal dediği yerde kalındı Her nerede olsa bize bulundu Gıybet edip yüzümüze gülücü Nice bezirganlar kond bu hana Dünya baki değil sultana hana Bir kalleş yar ile girme meydana Erin ere doğru gerek kılıcı Pir Sultan Abdal'ım çoştum giderim Bir kuru kavgayı sürüp niderim Yiyelim içelim sohbet edelim Gelir bir gün emanetin alıcı Pir Sultan Abdal |
Bana Medet Senden Olur
Bana medet senden olur efendim Aşılmaz dağların dost ardında kaldım Eller dosta doğru çeker göçünü Elsiz viranede çöllerde kaldım Sana derim sana ey kaşı kare Artıyor eksilmez dost sinemde yare Bir aşinam yok ki halımı sora Yalanlı dolanlı dillerde kaldım Sabahtan sabahtan semah tutarım Dosta kadar gider oy benim katarım Baykuş gibi viranede öterim Gel gör ne perişan hallerde kaldım Pir Sultan Abdalım ben de gülmedim Aradım derdime dost derman bulmadım Yol nereden gelir gider bilmedim Kesildi kervanım bellerde kaldım Pir Sultan Abdal |
Be Hey Acayip Adem
Be hey acayip adem Öldüğünü bilemezsin Korlar bir karanlık dama Kapı baca bulamazsın Yağmur yağar yeller eser Mezarı başına yıkar Seksen bin canavar sıkar Hiç birine vuramazsın Gel bu öğüdü al benden Yarın fırsat gider elden Hak saklasın cehennemden Karanlıktır çıkamazsın Yer pamuk olur atılır Cümle deryalar katılır Dilin damağın tutulur Doğru cevap veremezsin Pir Sultan'ım der ki deli Elden koymaz doğru yolu Ne yanarsın dünya malı Birin alıp gidemezsin Pir Sultan Abdal |
Be Sevdiğim
Be sevdiğim seni benden ayıran Din iman bulmaya diyelim Allah Şu sinemi aşk oduna dağlayan Bekası olmayan diyelim Allah Bir münafık sebep oldu bu işe Umarım başına hem taşlar düşe Kör yılanlar ura cesedi şişe Eriye döküle diyelim Allah O da benim gibi yana kuruya Kısmeti tükene başı çürüye Seyit Vakkas bir ok ura devire Cennet'e girmeye diyelim Allah Allah anı bin bir belaya ata Kısmeti tükene vadesi yete Yetmiş seksen sene döşekte yata Yata da kalkmaya diyelim Allah Pir Sultan Abdal'ım almadım hızaz O kelp rakip bize eyledi garaz Başka dertten gayrı bin kantar maraz Gire de çıkmaya diyelim Allah Pir Sultan Abdal |
Ben Bilemem
Sar'öküzü benden sual sorarlar Ben bilemem bilenlere sorayım Şu dünyayı uçtan uca ararlar Ben bilemem bilenlere sorayım Dünyayı üstüne kurdu hu deyü Öküzün başının altı su deyü Şu dünyanın damızlığı ne deyü Ben bilemem bilenlere sorayım Hindistan'a indi öküzün dili Kabe'yi sırtında getürür beli Evveli Muhammet ahiri Ali Ben bilemem bilenlere sorayım Kuyruğunu gördüm Yemen ilinde Nurdan taç başında kemer belinde Muhammet kalbinde Ali dilinde Ben bilemem bilenlere sorayım Mağripten maşrıka dünyanın ucu Sarraf olan bilir altını tucu Yalan imiş şu dünyanın sonucu Ben bilemem bilenlere sorayım Gün doğunca boynuzuna nur düşer Bir yandan doğar da bir yandan aşar Çiftçisi kim imiş çifte kim koşar Ben bilemem bilenlere sorayım Pir Sultan Abdal'ım yazmış göndermiş Yedi yerden suyun vermiş kandırmış Yönünü de Hak'tan yana döndermiş Ben bilemem bilenlere sorayım Pir Sultan Abdal |
Ben De Şu Dünyada Üç Güzel Gördüm
Ben de şu dünyada üç güzel gördüm Birisi kalbimde durana benzer Birisi Muhammet birisi Ali Şu garip halimden bilene benzer Mümin olanların tez gelir yazı Cennette huriye benziyor yüzü Şu nazlı dilberin hercayi sözü Mart ayında esen borana benzer Yaz gelince sular köpük saçılır Lâle sümbül çiçekleri açılır Zoğal avcı çıkmış diye kaçınır Çöllerde sevdiğim cerana benzer Mümin olanların kalbi tacıdır Mürşit eşiğine varan hacıdır Berk basma sabana boynum acıdır Zor edip zerveyi kırana benzer Abdal Pir Sultan'ım göğe süzüldü Sırat'ın üstünde nizam kuruldu Mümin olan gaflet gıllet yazıldı Dört kitap içinde Kur'an'a benzer Pir Sultan Abdal |
Ben de Şu Dünyaya Geldim Geleli
Ben de şu dünyaya geldim geleli Emanetten bir don giymişe döndüm Sahibi çıktıda elimden aldı Koru yerde koyun yaymışa döndüm O yar geldi geçti geri bakmadı. Hendekler kazdırdım sular akmadı Çok yuva bekledim cücük çıkmadı Boş yuva beklemiş yoz kuşa döndüm Pir Sultan abdalım bu dünya fani Baştan başa kim sürdü bu devranı Yarin bir çift sözü üşüttü beni Yüce dağ başında donmuşa döndüm Pir Sultan Abdal |
Ben De Şu Dünyaya Geldim Giderim
Ben de şu dünyaya geldim giderim Kalsın benim davam divana kalsın Muhammed Ali'dir benim vekilim Kalsın benim davam divana kalsın Yorulan yorulsun ben yorulmazam Derviş makamından ben ayrılmazam Dünya kadısından ben sorulmazam Kalsın benim davam divana kalsın Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı O da kulu gibi zulüm ede mi Orda söyletirler bir bir adamı Kalsın benim davam divana kalsın Mümin müslim düşürür de cem olur Anda sınık yaralara em olur Kara taş erir de safi mum olur Kalsın benim davam divana kalsın Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır Gitti adil beyler kalan avamdır Muhammed divanı ulu divandır Kalsın benim davam divana kalsın Pir Sultan Abdal |
Benden Selam Söyle O Güzel Şaha
Benden selam söyle o güzel şaha Kurduğu yollara gitmiyor talip Herkes kendisine bir yol sürüyor Mürşit buyruğunu tutmuyor talip İçeri girilen ikrar hak diyor Dışarı çıkılan ikrar yok diyor Senden gayrı bana mürşit çok diyor Verdiği ikrardan dönüyor talip Yolum uğrar ise söylerim sözün Varsın doğru yola gitmesin talip Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen Günahı boynuna tutmasın talip Pir Sultan Abdal'ım ben bir biçare Boynunu de eğip durmuyor dara Gönüle de düştü bir sınık yara İnliye inliye geliyor talip Pir Sultan Abdal |
Bin Cefalar Etsen Almam Üstüme
Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum Pir Sultan Abdal |
Bir Çocuk Da Anasından Doğunca
Bir çocuk da anasından doğunca Bedenini pişirmeye tuz ister Üryan büryan ortalıkta kalınca Setirini örtünmeye bez ister Konla sudan gelir anın gıdası Nasibini veren Barı Huda'sı Beşiklere beler onun anası Akşam sabah emzirmeye yüz ister Bir yaşında ürüm ürüm ürünür İkisinde sürüm sürüm sürünür Üç yaşında adım adım yürünür Dört yaşında söylemeye söz ister Beş yaşında dili civan sevişir Altısında uşağınan döğüşür Yedisinde dişlerini değişir Sekizinde her gediğin düz ister Dokuzunda olur bir tosun maya Onunda da benzer kaşları yaya Onbirinde başı girer sevdaya Onbeşinde ala gözlü kız ister Yirmisinde akıl baştan savrulur Otuzunda vursa dağa devrilir Kırk yaşında akıl başa çevrilir Ellisinde avın olmış baz ister Altmışında iner bir merdivenden Yetmişinde binse düşer duvardan Sekseninde su getirmez pınardan Doksanında döşeğini düz ister Pir Sultan Abdal bu söz hepimize Tonus girinceye belki de yaza Yüz yaşında ölümünü gözede Zemheriyi çıkarmaya yaz ister Pir Sultan Abdal |
Bir Gece Muhammet
Bir gece Muhammet evde yatarken Üç melek geldi de nida getirdi Selman'ın şeklinde bir oğlan girdi Ne güzel izzetle sala getirdi Muhammet oğlana yerini verdi Geçti oğlan seccadeye oturdu Cebrail oğlandan nişan istedi Zühre yıldızını alna getirdi Bu oğlanın Ali olduğun bildiler Aman mürvet deyü dara durdular Özlerinden hayli sitem sordular Cebrail Cennet'ten elma getirdi Getirip elmayı terceman verdi Şah eline alıp dört pare kıldı Bir paresin Şah'ım nuş edip kandı Üçünü melekler Hakk'a götürdü Bak Bari Taala hoş nazar kıldı Yed'iklim çar köşe Ali'ye verdi Biri Düldül biri Zülfikar oldu Fatma da Kanber'i ana götürdü Pir Sultan'ım eydür gitti gelenler Arayrp özünde gevher bulanlar Muhammet Ali'yle arşa duranlar Cümle melekleri ceme götürdü Pir Sultan Abdal |
Bir Güzelin Aşığıyım
Bir güzelin aşığıyım erenler Onun için taşa tutar el beni Gündüz hayalimde gece düşümde Kumdan kuma savuruyor yel beni Al gül olsam al gerdana takılsam Kemer olsam ince bele sarılsam Köle olsam pazarlarda satılsam Yarim deyi al sinene sar beni Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur Hezaran sinemde yaralar çoktur Benim senden özge sevdiğim yoktur İnanmazsan git Allah'a sor beni Pir Sultan Abdal |
Bir Kişi Özünde İkilik Olsa
Bir kişi özünde ikilik olsa Hakk'ın didarını görmez billahi Hor bakarsa evliyanın yoluna Eli bir gerçeğe ermez billahi Cihanı seyahat edip gezerse Doksan bin kelamı okur yazarsa Bir mümin yezide kuşak çözerse Derdine dermanı bulmaz billahi Eli ile komadığın alırsa Yalan söyler Hakk'a asi olursa Tövbe etmez günah gümrah olursa Cehennem oduna yanar billahi Bir mümin yezide kızını verse Anası babası ilayık görse Yüz bin kere başı secdeye varsa Hak da günahından geçmez billahi Bir mümin yezidin yüzüne baksa Gayet gökçek olsa şol meyli aksa Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa Arsız meydanında kalır billahi Pir Sultan'ım der ki Hakk'ın emrini Koyuverse bir kişi avradını Mümin olan bilir bunun dadını Yedi başlı hınzır olur billahi Pir Sultan Abdal |
Bir Nefescik Söyliyeyim
Bir nefescik söyliyeyim Dinlemezsen neyliyeyim Aşk deryasın boylayayım Ummana dalmağa geldim Ban Hak ile oldum aşna Gönlümüzde yoktur nesne Pervaneyim ateşine Oduna yanmağa geldim Aşk harmanında savruldum Hem elendim hem yuğruldum Kazana girdim kavruldum Meydana yetmeğe geldim Ben Hakk'ın edna kuluyum Kem damarlardan beriyim Ayn-ı cemin bülbülüyüm Meydana ötmeğe geldim Pir Sultan'ım der gözümde Hiç hata yoktur sözümde Eksiklik kendi özümde Darına durmağa geldim Pir Sultan Abdal |
Bir Seferim Vardır
Bir seferim vardır Urum üstüne Yüce dağ başında eri gözlerim Al elimi kaldır kırklar yediler Bir himmeti keskin piri gözlerim Bismillah dedim de girdim helale Gözüm açıp baktım bir hub cemale Sıdk ile çağırdım ceddim celale Eriş Hızır Nebi carı gözlerim Kuduretten yanar şem'a ışığı Mevla'm Hak diyenin üğrür beşiği Din serveri Muhammed'in eşiği Halil'e yapılan şarı gözlerim Keskin Zülfikar'la Ali gazada Umarım inayet ede bize de Bağdat'ta Mansur'un canı cezada Kemendim boynumda darı gözlerim Pir Sultan Abdal'ım sır Ali sırrı Sırat'ı geçenin Cennet'tir yeri Veyselkara Hint'ten Yemen'den beri Muhammet Ali'de nuru gözlerim Pir Sultan Abdal |
Bir Sen İç
Güzel şahtan bana bir dolu geldi Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Kavlim sultan Kızıl Veli'den geldi Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Payım gelir erenlerin payından On İki İmam nesli Ali soyundan Selman'ın içtiği üzüm suyundan Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Beline kuşanmış nurdan bir kemer Aşkın dolusunu içenler kanar Herkes sevdiğine bir dolu sunar Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Pir Sultan'ım hamı hası seçerim Hak okurum aşk kitabın açarım Yar elinden ağu gelse içerim Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver Pir Sultan Abdal |
Biri Sabır Biri Şükür Bir Dua
Muhammed'in üç beni var yüzünde Biri sabır biri şükür bir dua Kudret ile yanar anın çırağı Biri sabır biri şükür bir dua Şükür imiş her işleri bitiren Mümin kulu rahmetine yetiren Sabır imiş şu dünyayı götüren Biri sabır biri şükür bir dua Sabır imiş şu dünyanın temeli Verdiği nasibe şükür demeli İsteyen kullara hayır ameli Biri sabır biri şükür bir dua Sabr edelim gönül ne gelir elden Sabırlı kulunu sevmez mi sultan Yusuf'u kurtardı kuyudan gölden Biri sabır biri şükür bir dua Pir Sultan Abdal'ım gönlüme giren Suçluyu suçsuzu bakmadan gören İsteyen kulların muradın veren Biri sabır biri şükür bir dua Pir Sultan Abdal |
Biz Muhammet Ali Diyenlerdeniz
Ey yezit bizlerde kıl ü kal olmaz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Tarikat ehline mezhep sorulmaz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Eğnimize kırmızılar giyeriz Halimizce her manadan duyarız İmam Cafer mezhebine uyarız Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Her kimin çerağın yoksa Hak yakar Mümin olanları katara çeker Aslımız on iki imama çıkar Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Muhammet Ali'dir kırkların başı Anı sevmeyenin nic'olur işi Atalım yezide laneti taşı Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Biz tüccar değiliz alıp satmayız Erkandır yolumuz yoldan sapmayız Karnımız geniştir biz kin tutmayız Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Baharda açılır gonca gülümüz Ol dergaha doğru gider yolumuz On iki imamı okur dilimiz Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Pir Sultan'ım eyder erenler gani Evveli Muhammet ahiri Ali Anlardan öğrendik erkanı yolu Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz Pir Sultan Abdal |
Bizden Selam Olsun Sofu Canlara
Bizden selam olsun sofu canlara Vücudun şehrini yuyanlar gelsin Yedi kat göklerin yedi kat yerin Kudret binasını kuranlar gelsin Sofu dedikleri bir kolay iştir Erenlerin gördüğü bir engin düstür Eti yok kanı yok bir uçar kuştur O kuşsun adını bılenler gelsın Pırim sorarsan Ali`dir Ali Altından çakılmış Düldül`ün nalı Kim sürdğ kuyuda kırk arşın yolu Bu yolun erkanın bılenler gelsin Pir Sultan`ım eydür özüm didarda Saklayalım Hakk katında nazarda Çıkmadı can kazılmadık mezarda O canın namazın kılanlar gelsin Pir Sultan Abdal |
Bize De Banaz'da Pir Sultan Derler
Bize de Banaz'da Pir Sultan derler Bizi de kem kişi bellemesinler Paşa hademine tembih eylesin Kolum çekip elim bağlamasınlar Hüseyin Gazi Sultan binsin atına Dayanılmaz çarh-ı felek zatına Bizden selâm söylen ev külfetine Çıkıp ele karşı ağlamasınlar Ala gözlüm zülfün kelep eylesin Döksün mah yüzüne nikap eylesin Ali Baba Hak'tan dilek dilesin Bizi dâr dibinde eğlemesinler Ali Baba eğer söze uyarsa Emir Hüdâ'nındır, beyler kıyarsa Ala gözlü yavrularım duyarsa Alı çözüp kara bağlamasınlar Surum işlemedi, kaddim büküldü Beyaz vücudumun bendi söküldü Önüm sıra kırklar, pirler çekildi Daha beyler bizi dillemesinler Pir Sultan Abdal'ım coşkun akarım Akar akar dost yoluna bakarım Pirim aldım seyrangâha çıkarım Daha Yıldız Dağı'n yaylamasınlar Pir Sultan Abdal |
Bize De Banaz'da Pir Sultan Derler
Bize de Banaz'da Pir Sultan derler Bizi de kem kişi bellemesinler Paşa hademine tembih eylesin Kolum çekip elim bağlamasınlar Hüseyin Gazi Sultan binsin atına Dayanılmaz çarh-ı felek zatına Bizden selâm söylen ev külfetine Çıkıp ele karşı ağlamasınlar Ala gözlüm zülfün kelep eylesin Döksün mah yüzüne nikap eylesin Ali Baba Hak'tan dilek dilesin Bizi dâr dibinde eğlemesinler Ali Baba eğer söze uyarsa Emir Hüdâ'nındır, beyler kıyarsa Ala gözlü yavrularım duyarsa Alı çözüp kara bağlamasınlar Surum işlemedi, kaddim büküldü Beyaz vücudumun bendi söküldü Önüm sıra kırklar, pirler çekildi Daha beyler bizi dillemesinler Pir Sultan Abdal'ım coşkun akarım Akar akar dost yoluna bakarım Pirim aldım seyrangâha çıkarım Daha Yıldız Dağı'n yaylamasınlar Pir Sultan Abdal |
Bizim İçtiğimiz Dolu
Bizim içtiğimiz dolu Doluların dolusudur Ela gözlü mestaneler Şah Ali'nin kuzusudur Ol Şahtan gelen gaziler Gönül mürşidin arzular Bu gün de bayramdır bize Her gün de bayramdır bize Hak bize nasibin verdi Lokmanların hasın verdi Yezid'e cevr-ü cefasın Mümine safasın verdi Alçacık yemiş dalı Altında yeşil halı Ver muradımı benim Ya Muhammet ya Ali Yezitler aralandı ya Müminler sıralandı ya On iki imam, Şah Ali Bu yolda paralandı ya Kırmızı geyen gelsin Yezid'i kıran gelsin On sekiz bin alemin Nasibin veren gelsin Pir Sultan'ım der gaziler Yazıldı nurdan yazılar Durdu analı kuzular Mürşit de pirin arzular Pir Sultan Abdal |
Boz Atlı Hızır
Bir yavru yolladım gurbet ellere Emaneti sana boz atlı Hızır Seni bekçilerler nice ellere Emaneti sana boz atlı Hızır Nice günler gördüm bahtı karalı Nice günler gördüm dertli çareli Bir yavru yolladım yürek yaralı Emaneti sana boz atlı Hızır Hak'tan bize bizden halka zulüm yok İmanım var vadesize ölüm yok Senden başka kanadım yok kolum yok Emaneti sana boz atlı Hızır Pir Sultan Abdal’ım böyle m'olacak Beklerim yolların yavrum gelecek Analı babalı murad alacak Emaneti sana boz atlı Hızır Pir Sultan Abdal |
Bu Dünyanın Evvelini Sorarsan
Bu dünyanın evvelini sorarsan Allah bir Muhammet Ali'dir Ali Sen bu yolun sahibini ararsan Allah bir Muhammet Ali'dir Ali Tahtını terketti İbrahim Edhem Süleyman Nebi'ye verildi hatem Her kulun alnına yazıldı sitem Kişinin çektiği yoludur yolu Erenler öldürür yoldan şaşanı İhlas ile kaldırırlar düşeni Tarikatta her kişinin nişanı Erenler katında bellidir belli Erenler elinden dolu içildi Ol saatte kıl-ü kalden geçildi Firdevs-i alada güller açıldı Cennet-i alanın gülüdür gülü Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı Yenemedi kendin engine saldı Hak-i payınıza yüz süre geldi Erenlerin kemter kuludur kulu Pir Sultan Abdal |
Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
Bu yıl bu dağların karı erimez Eser bâd-ı sabâ yel bozuk bozuk Türkmen kalkıp yaylasına yürümez Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk Kızılırmak gibi çağladım aktım El vurdum göğsümün bendini yıktım Gül yüzlü cerenin bağına çıktım Girdim bahçesine gül bozuk bozuk Elim tutmaz güllerini dermeye Dilim tutmaz hasta hâlin sormaya Dört cevabın mânasını vermeye Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk Pir Sultan'ım yaratıldım kul diye Zalim paşa elinden mi öl diye Dostum beni ısmarlamış gel diye Gideceğim amma yol bozuk bozuk Pir Sultan Abdal |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:41 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.