![]() |
Alper Kürük
Ab -ı Hayatımsın Atam
10 Kasımla başlayacak benim her yılım Ağlayacağım,ağlayacağım güler gibi, 10 Kasım dökülürken ağzımdan Titreyecek dudaklarım tiril tiril Sanki MUSTAFA KEMAL der gibi. Okşasın diye saçlarımı Terkedeceğim rüzgârlara, Hür eser bu toprakta yeller MUSTAFA KEMAL eser gibi. Yaşlı kirpiklerim arasından gözlerim Dalar ölüm karanlığına Seçer birini ölümsüzler içinden MUSTAFA KEMAL'i seçer gibi. Sessizliğe açılmış kulaklarım Süzer sessizlikten tek ses Bitmeyen bir âhenkle duyarım MUSTAFA KEMAL'i duyar gibi. Koklarım,koklarım hür havayı Bir canlılık dolar ciğerlerime MUSTAFA KEMAL dolar gibi. MUSTAFA KEMAL emrediyor başımda Emrediyor büyük kumandan Ben dimdik duracağım yanı başında Ölmeyen nefer gibi. Yılda bir gündür 10 Kasım Üzüntü orduları için sefer gibi, Eyvah! gitti elden başbuğ Düştü başlarımız önümüze Düştü fethedilmiş kaleler gibi. 10 Kasımla başlayacak benim her yılım Ağlayacağım,ağlayacağım güler gibi, Noel Baba,benim bu yılbaşlarımda Beni sevindirmek istersen İstemem ben oyuncak filan Onları çocuklara at bacalarından Bana tek MUSTAFA KEMAL'imi ver Ben MUSTAFA KEMAL'imi isterim Yaşamağı ister gibi. Ab -ı hayatımsın Ata'm İçerim fikirlerini tekrar tekrar içerim Ben sana kanamam,ben sana doyamam... Alper Kürük |
Acı Biber
Hayatı hiçe saydım Boşa saydım hayatı, Aşk hayatın tadıymış Bunu önce anlasaydım. Ayrılık aşkın zehri Aşkın biberiymiş ayrılık, Felek,hiç yanmazdım Biber sürmene ağzıma Eğer çocukcasına Aşk için ağlasaydım. Bense güldüm... Ayrılığı bilmeyişime gülmüşüm demek... Ben gençtim Felek Sen çocuk yerine koydun beni Biber sürdün ağzıma. Kendimden geçtim Her şeyden geçtim ben Tek aşktan geçemedim. Dilim yanık Dilim parça parça o biberden Zehri geçmese de dilimden Aşkım tek Yekvücuduz aşk içinde o ve ben. Alper Kürük |
Acı Gönül Bestesi
Bir acı duyduğunuz gün olursa Ki insan oldukça acı duyacaksınız O geceyi unutamayacaksınız. Dinleyin geceyi içten Karanlık sizlere birşeyler söyleyecek Dikkat kesilsin kulaklarınız. Dinleyin,dinleyin durmadan Bir inilti duyacaksıız Karanlıklardan süzüle süzüle gelen. Dinleyin sabrınız tükenmesin Dişinizi sıkın birazcık daha Bu duyduğunuz inilti Bir ölecek hastanın iniltisi değil. Bu,ne de bir insan sesi Belki bu inildeyen bence Acı bir gönül bestesi... Artık bize düşen tek şey Yatağa girip erkence Yıldızlara göz yaşını göstermeksizin Ağlamak karanlığa doğru. Ben ağlasam da yıldız yıldız gülen gök Yine hepimzin, Yine hepimizin. Alper Kürük |
Acıkmayayım Mı?
Sözümü dinleyen yok Beni söz edense pek çok, Gözüm düşmana tok Dosta acıkmayayım mı? Günah hep benim eserim Sevap düşmanlarımınmış, Cehennemmiş benim yerim Cennete acıkmayayım mı? Çirkin yaraşırmış bana Sevgi belâymış insana, Verin o belâyı bana Aşka acıkmayayım mı? Her şeyciğe karnım toksa Dünyada bana yâr yoksa, Bir sen varsın ey güzel kız Ben sana acıkmayayım mı? |
Aç Ve Muhteris
Açım diyorsun Kuru ekmek ye diyorum Tutmaz diyorsun. Peynir-ekmek ye diyorum Yetmez diyorsun. Tabak tabak ye diyorum Bitmez diyorsun. Açım diyorsun Doymam diyorsun. Evi ye diyorum Doymam diyorsun. Mahalleyi ye diyorum Doymam diyorsun. Semti ye diyorum Doymam diyorsun. İstanbul'u ye... Doymam... Türkiye'yi ye... Doymam... Avrupayı ye... Doymam... Dünyayı ye... Doymam... Evreni ye diyorum Doymam diyorsun. İyisi mi başını ye Kurtulursun... Alper Kürük |
Açıl Açılabildiğine
Hatırla birkaç mevsim öncesini Bir öpücük vermekten kaçınmıştın Şu dikenimsi sakallarım biraz büyümüş diye. Toz kondurmazdın kendine hiç Meğer yalanmış söylediklerin Niye övündün bunca an niye? 'Yaza bayılırım...'derdin Ki seveceğin mevsimi bilmemişsin sen Kışı sevmeliydin çünkü Vücudunu örten elbiselerin Yalanlarını onaylıyordu. Sözlerine kanıp Diyecek birşey bulamıyordum ben. Sevgili yazın geldi Çiçekçesine açıldın sen de Açıklığından utandı çiçekler Mecbur oldu kapanmaya Çünkü onlar edepsizce açılmazlar. Senin gibi kırıştırsaydı köşede,bucakta Gül,olurdu bülbüle çoktan yâr. Hatırla bir öpücük vermemiştin Güya sakallarım biraz büyümüş diye. Komadın hâlâ elden nazı Sen sev yine her yazı Açıl açılabildiğine... Alper Kürük |
Açılır Belki...
Bana gönlün kapalı kale olmuş geçilmez... Burçlarından alaylı seyrediyorsun beni... Ne yaptımsa çâre yok sevgiden vazgeçilmez Açılır umuduyla gözetliyorum seni... Ne kaleler yıkıldı sevginin toplarıyla... Burçlarda dalgalandı utkular sancak sancak... Ne kâlpler var delindi sevdanın oklarıyla Bu cenkten seven kâlpler de yaralı çıkacak... Alper Kürük |
Açılmış
Bahar,çiçekleri açmış Çiçekler de gönülleri. Yazla gökyüzü açılmış Bulutlar kaçışmış Kışlı ruhların semasına. Hayatın zevkinden bir an Bir nefes tatlı,ılık rüzgârlarından Sisli hülyaları silmiş. Taze bir hava doldurmuş ciğerleri Kokularla,sıcakla İnsanı bir hoş eden Sarhoş eden bir hava... Plajlarda renk renk Cins cins kızlarla,kadınlarla İyi,kötü ihtiraslar taşmış... Kıyıdan,insandan bıkan Sadelik,sessizlik arayan insan Mevsim bu mevsim diyerek Çekmiş altına bir yelken Ufka açılmış. Herşey açılmış dururken Bir kenarda yalnızca ben Ezerken dertlerimle ruhumu, Bir kerecik gönlüm benden Açılıvermiş...çok mu? Alper Kürük |
Açlık Sınırı...
Atlı arabaların, faytonların peşinde Yollarda at tersleri kalıyor geçişinde... Üşüşür ters başına aç karınlı serçeler Açlığa nîmet olur terste kalmış taneler... Tek ümit ters gözlemek ise aç karınlara Aç karınlar ne kadar güvenir yarınlara... Alper Kürük |
Adak
Adaklar adanır Evliya Dedelere Umutlar kadar çok adaklar, Kumaş parçaları,ipler bağlanır Türbe penceresindeki demirlere. Mumlar dikilir şamdanlara Gerçekleştikçe ümitler, Yapılır âyinler,okunur mevlidler Sevindirilir ruhlar, Adanır yine taze adaklar... Alper Kürük |
Adem'in İtirafı
Yasaklanmış o meyva kabarttı iştahımı Şeytana uyup yaptım kaçamak siftahımı, Gücendirdim bir kere yaratan Alah'ımı Şimdi gökler kapsamaz çıkardığım âhımı. Cennetinden dünyana atılmışım bu yüzden Affın için yıllarca sana tevbe ederken Farkına varmamışım. kaçırıvermişim gözden Güzelllikleri gördüm Havva ile yeniden. Dünyada da Cennetten köşeler varmış meğer Görür güzellikleri insan isterse eğer, Sevgilerden doğuyor bence bütün sevgiler Fâni olsa da dünya yaşamaya da değer... |
Ağacın Derdi
Ben kuru bir daldım İnce uzun öylesine, O,üstümde yemyeşil Yemyeşil bir yapraktı. Onunla beraberken Gören göz hayran seyrederdi bizi Kuşlar bile sık sık Ziyaret ederdi ikimizi. Rahatımız yoktu hiç Göz bizde,gönül bizde,kuş bizde Yalnız yaşamak Sessiz yaşamak istiyorduk İkimiz de. Mevsimler dahi kıskandı Bu bağlılığımızı İyi-kötü geçirdik neyse Bahar balayımızı. Yaz ateş püskürüyordu Bizim sevişmemize, Zaten sevgili yaprağımı Kavuran da o oldu. Şimdi o güz yellerini düşünüyorum Nefretle,içim içime sığmayarak, Fitne dolu gözler artık Bende değil. Anladım,hepsi ondaymış Ki nazar değdirdiler ona. Ben yine kuru dalım Fırtınalı günlerde Yellerle ağlarım. Sesimi duyarsınız insanlar Ama beni anlamazsınız. Gitti benim yaprağım Gitti yeşil yaprağım... Alper Kürük |
Ağaç
Güz mevsimi Ümitlerin yaprak yaprak Sararıp döküldüğü mevsim. İnce hastalıklıların Ortadan kesip el-ayak Yaprak yaprak döküldüğü mevsim. El kaldırmış,avuç açmış Ağaç Allah'a karşı Bütün çektiği âminler Doldurup Arşı Yağıyor baharda kucağına... Son buluyor artık Bir kışlık çile. Dallarda tomurcuklanan ümitler Dönüyor teker teker Kâh çiçeğe,kâh yeşile... Alper Kürük |
Ağaçlar Ve İnsanlar
Kıskanıyorum sizi ağaçlar Rahatlığınızdan ötürü, Aldırdığınız yok hiçbir şeye. Başınızda kavak yelleri eser bazan İki inler durursunuz, Ya bir dalınız kırılır Ya da birkaç yaprağınız dökülür Ümidinizi kesmezsiniz yeşermekten. Kesseler birkaç yerinizden Aşılandım der geçiştirirsiniz, Kısacası memnunsunuz hâlinizden. Biz insanlar öyle değiliz Kılı kırk yararız biz insanlar. Başımızda kavak yelleri esse Fırtına kesiliriz. Hem bizim aşılar sizinkilere benzemez Biz; verem,tifo,çiçek,kuduz...aşısı oluruz Ama tesir etmez aşı bize Yine ölür,yine delirir,yine kudururuz Aç kalacak olsak Birbirimizi yeriz Kendi kendimizi yeriz düşünceden. Toprağımızla beslendiğinden Bir huyun da bize çekmiş olsa gerek Belki bu huy: yeşermektir,yeşermek... Alper Kürük |
Ağaçtım Bir Zamanlar...
Yapraklar ve çiçekler verdim dal dal Dallarımda meyvalar verdim bal bal... Sevgililer suda gezinsin diye Sert göğsümden onlara verdim sandal. Gölge verdim altımda oturacak, Dalımda kuruldu ipten salıncak, Çizilen kâlple aşk bilinsin diye Gövdem,bağrım oyuldu bıçak bıçak... Kuşlar dallarımda flört ettiler Yuva kurup yavrular büyüttüler, Gözle görüp içine sinsin diye Yuvadan uçurmadan eğittiler... İhtiyarlık şimdi beni de buldu Yaprağım,çiçeğim,kuşlar kayboldu... Kuru boş yer işgâl etmesin diye Gövdem parça parça yakacak oldu... Alper Kürük |
Ağaçtır Deyip Geçme...
Şu dünyada dikili bir ağacın olsun gel Ağaçla bütünleşen toprak şanslı ve güzel. Estikçe,salladıkıça yaprağı çoşar rüzgâr Sanki seslerden sarhoş olmuş büyük bestekâr... O yapraklardan çıkar o en güzel besteler Makamlar binbir çeşit,ne usûller var neler? Kuşlar o şarkılarla hep aşkı fısıldaşır Kelebekler çiçekten çiçeğe sevgi taşır. Yaptı da o ağaçtan NUH NEBİ gemisini Kurtararak yarattı 'Tufan Efsanesi'ni. Emirnâmesinde der KANUNİ:'Keserim baş Kim ki bir ağaç kese,ola o ağaç da yaş...' Ormanı NERON gibi yakıp bakmak ne demek? Ömründe kalsa son gün olsun iş ağaç dikmek. Öneriyor bak bunu Yüce PEYGAMBER'imiz Ağaç dikmekle olur CENNET 'te de yerimiz. Küçümseme ağacı olsa da dünya malın Ağaç ile yapılır t a b u t u n ve de s a l ı n... Alper Kürük |
Ağıt
Sen nesin? Belki güzel bir bestesin Duyan kulak değil Gönlümdü seni. Sen beni Öylesine bıraktın ki yalnız Bir tatlı ses duyarım içimden Nedir bu? Kendi kendime sorarım Anlayamam. Sen beste olsaydın Gönlümün telleri susar mıydı hiç? Tirtir titrerdi aşkının Hafif,ürpertici rüzgârından. Sen bir ağıtsın Şu ölen gönlüme yakılmış. Ama ne bana acıyan Ne seni çığıran var. Yanık yanık inle sen ben yandım Bana yan,kendine yan... Alper Kürük |
Ağlamak
Havada kara yağmur bulutları Kafamda kara düşünceler, Yel gelir dağıtır bulutları Mavi yüzü güler göğün, Ne olur esse başımda Düşüncelerimi dağıtacak teselli rüzgârı. İçim açılsa benim Gözüm gün görse gün... Soğukluk girmesin araya Bulut ağlar,gök ağlar Yağmur yağmur. Hasret,dert,aşk Ah! bir de şu düşünceler... Her neyse... Dokunsalar ben de ağlarım Nerdeyse... |
Ağlayamıyorum...
Ağlamak istiyorum Ağlamak istiyorum tatlı tatlı İçimi çeke çeke ağlamak istiyorum. Ah bu gözlerim Nereden gördü seni? Ağlamak istiyorum Yaşların gözlerimdeki o güzel O sevimli hayâlini Sileceğinden korkuyorum. Erkek ağlar mı hiç? Diyeceklerinden korkuyorum... O kadar ağlamak istiyorum O kadar istiyorum Ağlayamıyorum... Alper Kürük |
Ağlayan Asma
Vaktiyle bir asma vardı Küçücük kulübenin önünde. Yeşildi,körpeydi önce... Koruğunu mahalle çocukları çalardı. Salkım salkım üzümlerini yiyen Evdeki lâf anlamazlardı. Her sene gittikçe azaldı Yiyecekleri üzüm, Birgün geldi vermez oldu Artık bir yaprakcık bile... Ana bir taraftan üzgün Eksik oldu sofradan Nefis yaprak sarması, Vermediğinden şimdiye dek Taze yaprağa para Baba üzgün öte yandan. Kestiler orasından,burasından... Geçerken bir sabah baktım Kesik yerlerinde su damlacıkları vardı Sandım asma ağladı... Alper Kürük |
Ağlayan kadın Gözü...
Gözler var pırıltılı,kimi ürkek,korkulu Elâ,yeşil,mavili,karası,tümü sulu... Kimi göz var kamaşır bakamaz güneşine, Kimi gözün rastlanır ceylanda bir eşine... Susuzu ferahlatan,kiri temizleyen su Gözlerde inci inci damla olmuş doğrusu... İşte o incileri dizmiş de kirpiğine Bir göz var ki ağlıyor vefasız sevdiğine... Alper Kürük |
Ağlayanlar
Damla damla vişne kanı Tuzlu tuzlu yaşlı gözler, Duymazlar ki sustursunlar İçin için ağlayanı. Aşk günleri demet demet Anılarda ıslanmış, Geçen her gün tüter elbet Burcu burcu burunda. Sarı sarı yeşil yaprak Solgun solgun pembe beniz, Kara kara kara toprak Meğer biz de sendeniz. Bizi bize bağlayanı Bizim için ağlayanı Ağlatmasın Tanrı'm gayrı... Alper Kürük |
Ah Bir Güneş Olsaydım...
Ah bir güneş olsaydım Tüm sıcaklığımı verirdim sana, Eritirdim saçlarındaki karları Gençlik hep senin olacaktı anlasana. Ah bir güneş olsaydım Kuruturdum göz yaşlarını, Gülmek senin için olacaktı Ne olur bir kez gülsene. Ah bir güneş olsaydım *******i de doğardım senin için, Aydınlıklar hep senin olacaktı Yanı başındayım beni görsene. Ah bir güneş olsaydım Sana verecektim tüm ışıklarımı, Gözlerin olacaktı ışıl ışıl Saçlarınsa sarı mı sarı... Aşkının beni yakan ateşi Yetseydi güneş olmam için, Senin ateşinle seni ısıtırdım Ah bir güneş olsaydım. Ah bir güneş olsaydım Ben bu güneş gibi duramazdım yerimde Dertleşmeğe giderdim yıldızlara. Bu güneşin bir amacı yok Benim amacım sen olurdun Ve etrafında senin Garip garip dolanır dururdum. Ah bir güneş olsaydım Şimdi canlı için hayat kaynağı olan güneş O zaman senin uğruna feda edecekti her şeyi Ölü soğukluğu ortasında. Bak korkma güneş filan değilim Ne olur bir an olsun bana aç kollarını Seni sevmekten başka elimden ne gelir? Ne de bir farkım var âşıklar arasında. Alper Kürük |
Ah Güzel İstanbul Ah...
İstanbul gençliğimdeki İstanbul değil... İstanbul'u dinlerdi Orhan Veli gözleri kapalı... Ben de İstanbul'u dinledim Ama gözlerim faltaşı gibi açık Dört bir yanda kapkaççıları var Olmalıyım uyanık. İstanbul'u dinledim Dinleyip de inim inim inledim... İstanbul'un ortası sinema değil artık O,o zamanlarmış meğer, Şimdi İstanbul'un ortasında gökdelenler Ayağı yerde,başı göğe erer Belki de göğü bile deler de geçer... Bulundu Ozon'u delen fâiller... Ayasofya,Sultan Ahmet,Süleymaniye Ve diğer câmiler ve de minareler, Galata,Beyazıt Kuleleri, Hisarlar ve daha nice kusursuz yükselenler Kurtuldu suçluluktan Hepsi mâsum şimdi hepsi... Gerçek suçlu gökdelenlerle doluyor Yedi Tepesi... Nerde? Hani? İstanbul'un taşı-toprağı altın? Sonu bu mu olacaktı medeniyetteki saltanatın? Orhan Veli garipliğini isterdi annesi duymasın. Oysa ben çaresizliğimi,yoksulluğumu Değil anneme Cümle âleme Duyurmak,anlatmak istiyorum Duyuramıyorum,anlatamıyorum... Benim gençliğimde Beyoğlu'nda gezer Güzelleri,gözleri süzer, Paraları ezer... Şimdi de Beyoğlu'nda Pejmürde,sefil gezer Elinde ekmek arası kokoreç yer Karınca ezmez,insan ezer... Benim gençliğimde Boğaz'da Balıkçı salt misina olta ile balık tutardı O misina yarık yarık parmaklarını yarardı Zira evde ekmek bekleyenleri vardı... İşi bittiğinde kimi gün üzgün kimi gün neş'eyle Oltasını sarardı... Şimdi Boğaz'ın iki yakasında Amatör motorlu kamışlar Zevk için umudun peşinden Suya dalar dalar çıkar. Bir kemer yetmedi Takıldı güzelin incecik beline ikinci kemer 'Boğaziçi' ve 'Fatih' isimli köprüler... Dünyası,kimyası farklı iki yakası Yine de bir araya gelemediler... Boğaz'dan akan su dün ve bu gün aynı akar Gece eğlencelerinde safahat ayyuka çıkar... İstanbul, ah güzel İstanbul! Gönlünce yaşanacak şehir Olsun da yine İstanbul olsun... Yapaylarıyla çirkin, Varoşlarıyla yoksul... Yine de doğasıyla,doğalıyla güzel Yine de Haliç'iyle,Boğaz'ıyla güzel... Eh! varsın bu kadarcık da kusuru olsun... Alper Kürük |
Ah Şu Kadınlar...
Güvenilmez oldu kadınlara... Gündüz yüz vermezlerken Hiçbir anlaşma olmadan Girerler kendiliğinden *******i rüyalara... |
Ak Ve Kara
Teneşirde yıkanınca Tenimiz pâk, Kefenin rengi ak Kar soğukluğunca. İçimiz kara günahtan Mezar karanlk içimizden, Mezarın içinde biz Mezar içimizde bizim. Mezar kara,içimiz kara İnsanoğlu bu Gözünü karadan sakınsa Girer miydi mezara? Alper Kürük |
Akıl Kadere Pusula
Kader,emek vermemek Kader,aklı engellemek Olaylar olduğunda aczini söylemek Kurtuluşsa: 'Kaderim buymuş...' demek. Kader yok değil kader var İnsan seçeneğiyle kaderini yapar... Bir yere gelir ki yol ikilem İster kötüye isterse iyi yola sapar. Nasıl bilebilsin diyeceksin İyinin,kötünün hangisi olduğunu, Zorda hayır,kolayda şer bulduğunu Yaşayanlardan öğreneceksin, Yaşadıklarından öğreneceksin... Allah sana boş yere vermemiş ki aklı Senin en büyük hizmetkârın Onu kuş tüyü yatağında uyutursan Sen de uyursun hem bu gün hem de yarın... Sonuçta ne olacak kârın Yaşarsın işte öylesine yaşarsın, Kaderine ağlar,kaderine yanarsın... Alper Kürük |
Akıl Mı Kalır Gençte?
Bir görüp gönlümü vermek istedim sana Sen gönlümü koyup aklımı alıp gittin. Söyle sanki iyi mi ettin? Gönül dağıta dağıta Gönlüm yine de bende kaldı Oysaki başımda kalmayan şey Her güzelle gidiveren aklımdı. Akıl yaşta değil başta derler, Gelip görsünler gencin hâlini Bu çağda,bu yaşta Akıl mı kalır hiç? Akıl güzelliklerde Ya yeşil gözde Ya kara kaşta. Gencim,akıl aramayın bende... Alper Kürük |
Akis
Suda oynayan akisin gibi Gönlümde dalgalandı aşkın, Su bulandı görünmez dibi Gönlümse şaşkın... Akislerin aksi gerçek Hayâller gerçekle kol kola, Göz bunlardan birini seçecek Gönlüme hayrola... Çalkalandıkça aşk gelir özümden Can sevgiyle coşmuş,taşkın, Hayâlin düşmez gözümden Gönül sana alışkın... Alper Kürük |
Aklını Kullan
Safahatin er geç sonu sefillik, Resmiyetin sonu ise sivillik, Bir gün başa dert olur bu sivrilik Gider baştan akıl,gelir delilik... Bir pusula ancak dört yön gösterir Akıl pusulası tek yönü verir İbresi hep doğrulara yönelir, Seçmek senin,başka elden ne gelir? Gel aklını kullan,olmasın ziyan, Durduk yerde niçin bu telaş,isyan? Şükret Allah'ına kalmadın yayan Çıplak ayaktır pabucu anlayan... Alper Kürük |
Akrep
Ateş sarmış dört yanımı Duman gözlerime perde Hayatı göremiyorum net. Ben hayattan geçmişim Hayat benden Bir vefasız için Bir vefasız için evet. Düşüncelerimin karmakarışık ağında Hayalî bir örümcek Hareketsiz ve donuk. Bu gidişle ateşten Kurtuluş yok pek. Kıvranıp duruyorum ümitsiz Diyorlar ne olacak hâli... Kendi kendimi ben Zehrimle,derdimle öldüreceğim Akrebin kuyruğu misâli... Alper Kürük |
Akrostiş - 2 - (Eşime)
(D) ileğim oldu benim (İ) stemem başka bir yâr. (L) âyık olmak isterim (E) lim tuttuğu kadar (K) albim attığı kadar... Alper Kürük |
Akrostiş - 5 -
(Sevdiğim bir ailenin biricik cici kızları için....) (D) eniz bir başka güzel,onda başka hayat var (E) ngin sularını bak hudutluyor ufuklar (N) ehirler denizlere kavuşmaya can atar (İ) z bıraksan kumsalda kaldırıyor dalgalar (Z) annedersin ki seni takip eden biri var... C) anların en lezizi o güzelim balıklar (A) ğlarda çırpınırken, balıkçıda umutlar (N) eş'eye dönüşüyor,sevinir eş çocuklar... Alper Kürük |
Akrostiş - 3 - (Kızıma)
(P) ınar,ismin gibi sen tertemiz bir kaynaksın (I) lımlısın,sevecen ve oldukça berrâksın. (N) âmın,ünün dünyaya yayılıp dâim olsun, (A) dını işittikçe kalbimiz gurur duysun, (R) âbbim seni korusun,tuttuğun altın olsun... Alper Kürük |
Akrostiş - 7 (Bülent Ecevit)
( SAYIN BÜLENT ECEVİT'İN AZİZ HATIRASINA... (B) uyruk Yüce ALLAH'tan tek yol bu HAK'ka giden (Ü) mit oldun Halk için kurmaya hakça düzen... (L) aik TÜRKİYE'mizin lâyıkıdır bu değer (E) bediyyen sürecek uymayanlar kaybeder! (N) ice kara günlere iki ışıktı doğan (T) ÜRKLER'e Güneş ATA, Ay ise KARAOĞLAN... (E) CEVİT umudumuz,AK GÜNLER hedefimiz (C) ümle âlem bilsin ki karayı ak ederiz... (E) r-geç sabah olacak uzun sürmez bu kâbus (V) aktaki güneş doğar ne sis kalır ne de pus... (İ) şte AK GÜNLER için uçan AK GÜVERCİNSİN (T) ANRI' dan dûam:rahmet...en güzel CENNET versin... Alper Kürük |
Akrostiş -4 - (Damadıma)
(T) ûfan birleşmesidir yer ve gök sularının (U) lu efsanesidir Tanrı Kitaplarının. (F) ırtınalar esse de senin ruhun sütliman (A) dı 'Pınar' teknenin,limanına sığınan. (N) ûh'un Gemisi'nde de yoksa sen miydin kaptan? Alper Kürük |
Akrostiş -6 (Yaşar Nuri Öztürk)
(Y) aptıkların din için,ALLAH rızası için (A) LLAH ile kulunun bire-birliği için. (Ş) EMS 'i oldun sen nice nice MEVLANA'ların (A) lacaksın hakkını hem bu gün hem de yarın. (R) AB 'bim sana en güzel ödülünü verecek (N) URİ ismin nûrsuza nûr neymiş bildirecek... (U) ğruna verdiğin bu uğraşın gerçek CİHAT (R) uhun özgürlüğüne dinler ulvî nasihat. (İ) badet özgürcedir,zorla ruh sürüklemez (Ö) zgür olmayanlara din vecibe yüklemez. (Z) ahmetin karşılığı muhakkak ki nimettir (T) ANRI 'm cümleye versin en güzel ganimettir. (Ü) lkeler ilkelerle yönetilir,yücelir (R) AB 'bim ilkelerini din yoluyla gönderir (K) UR'AN söyler, Hazretî MUHAMMED yol gösterir... Alper Kürük |
Akrostişim -1-
(A) dım gibi gönlüm de hem yiğittir hem de er (L) âkin şimdi çok insan yiğide vermez değer. (P) araya önem verir çok şeyi onla ölçer (E) line fırsat geçse hem hor görür, hem ezer (R) âbbime şükrolsun ki mert sever,nâmert üzer... |
Akşamda Baykuşlarla
Bir idi bin oldu şimdi gam Gün görmez oldu gözüm, Neden tez yandı ışıklar? Ne çabuk oldu akşam? Baykuşları mı dinleyeceğim hep Viranelerde virane gönülle? Gözüm karanlıktan başka şey Görmeyecek mi gayri? Düşüncelerim hep böyle kara mı olacak? Böyle mi geçecek ne olacağı bilinmez hayat Sen ayrı,ben ayrı? Sönsün,istemem uzak ışıklar Gerçekleşmeyen son arzular misâli, Kopun,bırakın beni hayata bağlayan bağlar Gömülüp gideyim karanlığa Bakmayın gidince arkamdan benim Baksanız da göremezsiniz ya... Ama baykuş seslerini siz de duyarsınız Sizin de arzularınızı besler uzak ışıklar, Duyunuz,duyunuz ey âşıklar Korkmayınız baykuş seslerinden, Seviniz karanlığı Ki karanlık her şeyi paklar. Gelsin akşam,gelsin yine akşam Ben karanlığa alıştım alışalı Zevk olur oldu bana şimdi tasam. Alper Kürük |
Alfabenin Her Harfinde Onu Bulursun...
Kim bunca sayılan,sevilen Onlardan birisin lâkin Değilsin yalnızca sen... K' dan N' ye kadar kadın... Alfabenin her harfinde o var O yüzden Harfler burcu burcu sevgi kokar... Anadır A' sında Z harfinde son bulmaz YUSUF'un ZÜLEYHA'sında... Daha ne isimler...ne isimler? Kendinden geçmişcesine harfler Onları muhabbetle söyler... B' de Bânû, C' de Canan, Ç' de Çiçek D' de DİLEK... E' de Ece, F' de herkesin 'FAHRİYE ABLA'sı... G' de Gönül ve yarası... H' de Hâyâl, I ' da Işılay, İ ' de İclâl, J' de Jale, K' da Keriman, L' de Lâle, M' de DA VİNCİ' den ' MONA LİSA'... N' de Nisâ, O' da Oya, Ö' de Ömür, P' de PINAR... R' de Ruhsar, S' de Sevda, Ş'de Şeyda, T' de Türkân, U' da Umman, Ü' de Ümran, V' de Vicdan, Y' de Yelda... İsimler giysiler gibi yakışır ona Güzellikleri yarıştırarak yaşar... Yönelip geçmişe uzanırsan İlk kaynağında karşına İlk kadın çıkar... İlk yaratılan, İlk sevieln,ilk sayılan... İşte o 'HAVVA ANA' n... |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:25 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.