www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Benden Size Şiirler (https://www.cakal.net/showthread.php?t=65408)

DAREDEVİL 04-21-2007 12:52 AM

Benden Size Şiirler
 
Kırdın mı incittin mi birilerini?

Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.

Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?

Yeniden düşünmeliyim

Dostluklarımı, ilişkilerimi

Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mi kaldı

Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?

Borçlarımı ödedim mi?

Doğru seçtim mi soruların fiillerini?

Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi?



Geri verdim mi aldıklarımı: Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?

Yokladım mi duygularımı

Hala sevebiliyor muyum insanları?

Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları

Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan



Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım

Mevsim sonu dostlarım, işporta mali ayrılıklar

Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zumlalar

Gece telefonları, issiz konuşmalar

Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler

Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey

O kadar çok anlattım ki

Kendime kaldım anlatmaktan...



Bunaldım kendisiyle boğuşmasını

Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan

Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,

Ofset duyarlılıklardan

Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum 'içtenliğin' yada 'dünya görüsünün' kirletmediği

Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum

Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları vitrin camlarına yansıyan yüzlerde



Bilmiyorum kalmış midir adresini yüzlerinde taşıyan insanlar

Hala bir umut var midir?

Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde

Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz

Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar

Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken

Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız

Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim senin ve benim, yani bizim için...

Murathan Mungan

DAREDEVİL 04-21-2007 12:53 AM

Neredesin ey şevketli Sultanım Abdulhamid Han?..

Feryadım varır mı bariğahına
Ölüm uykusundan bir lahza uyan
Şu nankör milletin bak günahına
Tarihler ismini andığı zaman,

Sana hak verecek ey koca Sultan
Biz idik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi Padişahına
Divane sen değil meğer bizmişiz

Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz
Sade deli değil biz edepsizmişiz
Tükürdük atalar kıblegahına
Sonra cinsi bozuk ahlakı fena
Bir sürü türedi girdi meydana
Nereden çıktı bunca veled-i zina
Yuh olsun hem onların ervahına
Bunlar halkı didik didik dittiler
Katliama kadar sürüp gittiler
Saçak öpmeyenler secde ettiler
Tükürün onların pis külâhına

Sen hafiyelere güvendin ancak
Bunlar her tarafa kurdu salıncak
Eli yüzü kanlı bir sürü alçak
Kement attı dehrin mehrul mahine

Milliyet davası fıska büründü
Ridai diyanet yerde süründü
Türkün ruhu zorla asi göründü
Hem peygamberine hem Allah’ına

O itler nedense bana saldırmazdı
Belâlı idi başım kimse almadı
Seyirden başka işte kalmadı
Gurbet ellerin bu seyyahına

Çok kimseye şimdi vatan mezardır
Herkesin beladan nasibi vardır
Selametle eren pek bahtiyardır
Bu yeni yeldanın şen sabahına

Haddi yok açlıkla derde girenin
Sehpayı kazaya boyun verenin
Lanetle anılan cebabirenin
Bu rahmet okuttu en küstahına

Bugün varsa yoksa mim kemal
Şöhretine oldular fuzulî dellal…
Alem-i manadan bakta ibret al !!!
Uğursuz talihin şu kemrahına

Tahriklere yeltenip tacı tahtına
Sınadı bu millet karabahtını
Denedi sillenin mermi-sethini
Rahmeyle sultanım dilsiz ahına

Şair: Ali Rıza Tevfik, İttihat ve Terakki Cemiyeti Lideri…

DAREDEVİL 04-21-2007 12:53 AM

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?

Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

Sevmek için güzele mi bakmalı?

Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?

Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?

Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

Solması için gülü dalından mı koparmalı?

Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?

Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?



Victor Hugo

DAREDEVİL 04-21-2007 12:54 AM

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne...

' O olmazsa yasayamam.' demeyeceksin.

Demeyeceksin işte..

Yasarsın çünkü.

öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki..

çok sevmeyeceksin mesela..O daha az severse kırılırsın...Ve genellikle o daha az sever seni, senin onu sevdiğinden..

çok sevmezsen çok acımazsın..

çok sahiplenmeyince çok ait de olmazsın hem...

çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...

Hatta elini, ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin..Senin değillermiş gibi davranacaksın..

Hem hiçbir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın..Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

çok eşyan olmayacak mesela evinde..Paldır küldür yürüyebileceksin..

ille de bir şeyi sahipleneceksen,
çatıların, gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak..' O benim ' diyeceksin..

Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..

Mesela gökkuşağı senin olacak.

ille de bir şeylere ait olmak istiyorsan, renklere ait olacaksın..Mesela turuncuya ya da pembeye..

Ya da cennete ait olacaksın..çok sahiplenmeden..çok ait olmadan yaşayacaksın...

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi hem de hep senin kalacakmış gibi hayat...

ilişik yaşayacaksın...Ucundan tutarak....


Can YÜCEL

Nǿ ŦΞДЯ™ 04-21-2007 12:55 AM

Teşekkürler Paylaşım İçin..

DAREDEVİL 04-21-2007 12:55 AM

Yavrum'a

Ey benim adını,
Ey benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim,
Ey benim öpüp; yüzünü kaşını,
gözlerinin yaşını
Dudaklarımla silmediğim yavrum!
Belki o kadar tatlı ki gözlerin
Rüyasız uykulara benziyor.
Belki ılık, serin, baharda sulara benziyor.
Belki yıldızsız ******* gibi kara,
Belki cevapsız bilmeceler gibi derin
Benziyor ufuksuz ufuklara!
Ellerin avucumda, adın dilimin ucunda.
Oğlum Demir, hayır belki kızım Svetlana.
Ne yazık, ne yazık ki sana
bir defacık olsun bakamadım.
Gözlerine su gibi, uyku gibi akamadım...
Ey benim adını
Ey benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim,
Ey benim öpüp yüzünü kaşını,
gözlerinin yaşını,
Dudaklarımla silmediğim Yavrum....

Nazım Hikmet Ran

DAREDEVİL 04-21-2007 12:56 AM

Bana aldanmayın!
Yüzüm bir maskedir,
Sizi aldatmasın.
Binlerce maskem var,
Çıkarmaya korktuğum,

Ve
Hiçbiri ben değilim...
Olmadığımı göstermek
İkinci doğam oldu.

"Kendinden emin biri" dersiniz,
Sanki; güllük gülistanlık
Benim için herşey...
Adım güven belirtir,

Ve
Oyunumun adı;
"Ağırbaşlılık" tır.
İçimde ve dışımda denizler sakin,
Her şeyin kumandanı ben...
Kimseye gereksinme duymayan
Ben...
Fakat, inanmayın bana,
Lütfen!

Herşey dışta, düzgün ve cilalı
Hiç yıpranmayan, her zaman saklayan
O maske!
Altta ne güven ne de rahatlık...
Altta,
Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan
Gerçek ben!

Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla.
Kimsenin bilmesini istemem...
Zayıf taraflarımı düşündükçe
Titrer ve sararırım...
Ya başkaları görürse iç dünyamı...
Gerçek ben ve yalnızlığımı!
İşte;
Maskelerimi onun için takarım...

Onun için, arkalarına saklanacak
Maskeler yaratırım...
Onlar;
Gösterişte kullanabileceğim
Parlatılmış yüzlerim.
Beni korur, bakan gözlerden.

Beni olduğum gibi kabul edecek,
Sevecek
Bakışları bulamazsam,
Solacak kuruyacak gerçek ben...

Ve
Ben bunu biliyorum.
Beni kendi maskelerimden kurtaracak,
Kurduğum hapishaneden kaçıracak
Diktiğim engellerden aşıracak,
Beni seven,
Beni anlayan
Bakışlar olacak.

Bana,
"Sen değerlisin" diyecek,
"Maskesizken daha bir insansın"
"Daha yakın, daha bir dostsun"
Diyecek bir bakışa
Beni gören bir bakışa
Muhtacım...

Benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!
Uyarırım seni dost!
Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
Sana kendini kolayca açamayacaktır.
Bütün gücümle tutunacağım maskelerime
Ne kadar sokulursan yakınıma,
O denli şiddetli geri iteceğim seni.

Kim olduğumu merak ediyor musun?
Hiç merak etme.
Ben, çevrendeki
Her erkek ve kadınım.
Maske takan her insanım.

Charles C. Finn
Çeviri: Doğan Cüceloğlu

DAREDEVİL 04-21-2007 12:57 AM

Atatürk'ten son mektup

Siz beni halâ anlayamadınız .
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.
Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha,
uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların..
Mustafa Kemâl'i anlamak gözboyamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...
Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil

M. Kemal ATATÜRK

DAREDEVİL 04-21-2007 12:58 AM

HAZİRAN'DA ÖLMEK ZOR.......



işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak


sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur


çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri


asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi


asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!


sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?


asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!»

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu ******* niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?


«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara


nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?


yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın


gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!




Hasan Hüseyin

DAREDEVİL 04-21-2007 12:59 AM

SEVGİ

Çiçekler, meyveler gibi...
Yaz, sonbahar ya da kış.
Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır.
Coşkular, tutkular hep baharı simgeler.
Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da
bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular.
Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı...
Ilık bir rüzgâr da olabilir, savurup götüren bir fırtına da.
Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de...
Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar.
Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu.
Yakınsa da bıkmaz.
Ya yüreğinde saklar sımsıkı
ya da kaçırır parmaklarının arasından...
Çünkü özgürdür sevgi.
Tutsak edilmeyi sevmez.
Neden ille de ilkbahar rüzgârları?...
Oysa hemen ardından yaz gelir.
Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır.
Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi...
Buğday güneşsiz olgunlaşamaz.
Ve sevgi, ekmek gibi,
su gibi gerçeğidir insanın...
Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi.
Anılarınızda neler var?
Neler kaldı kocaman yazdan?
Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı?
Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu?
Hani yaz yağmurları gibi geçiveren...
Olsun...
Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek.
Yaşamının baharında olan da,
Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan.
Olsun varsın.
Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi,
bırakın yağsın gönlünce...
Sevebilen bir yüreğiniz varsa,
sevgiye saygınız da varsa eğer,
dört mevsim bahar ve yazdır sizin için.
Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok!
Sevgi kaynağınız ısıtır sizi...

Suna TANALTAY

DAREDEVİL 04-21-2007 01:00 AM

Ve Şimdide
BEST OF ERHAN GÜLERYÜZ - ŞİİRLERİNDEN DERLEDİĞİM TOP 30'um;)


Acındırma Şiiri

Sağda, solda izlerin var.
Zor oluyor bazen uyanmak.
'Zaman en iyi ilaç' derdi babam.
Toparlanmaya çalışıyorum.
Kendime yeni uğraşlar buldum;
şiir,
resim,
tiyatro,
sinema.
Seni yazıp,
seni boyuyorum.
Seni oynayıp,
seninle uyuyorum.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:01 AM

Anlatsalar Gülerdim

Dolanıp sokaklarda, arıyordum kendimi.
Tılsımın ne bilmedim, bana sen öğrettin sevmeyi.
Acılardan geçerken ne hissederse insan.
En fazla öyle bildim, ağlamaklı gülmeyi.

En uzak derinlikler dizlerimi geçmezmiş.
Anlatsalar gülerdim.
Aynı denizden yine geçsem,
yine aynı yolu seçerdim.

En uzak yıldızlar, gözlerinden geçermiş.
Anlatsalar gülerdim.
Bir daha gelsem bu dünyaya,
ben yine seni isterdim.

Her şeyim sensin,
her şeyim seni sevmemden geçer benim.





Bekçi

Sen doğrularını alıp gittiğinde
bir sönük soba gibi sırıttı hayatım.
Sorgularını alıp gittiğinde
cevaplar yarım kaldı.
Ben de isterdim alıp başımı gitmek.
İlk kaçan kurtuldu bu savaş yerinden.
Şimdi saatlere bakamayan bir bekçiyim.
Hiçbir şeyi beklerken...
Belki de
gerçek bir kahkaha için
sinirlerim bozulmalı artık.
Hiçbir deli, delirmekten korkmaz.
Öyle değil mi?






Ben Sevgiliydim

Oda leş gibiydi.
Yerde bir minder.
Kesik alkol kokuyordu
yattığımız yer.

Kolunu boynuma sarmış,
bebek gibiydin.
Çekindim uyandırmaktan.
Ben sevgiliydim.
Yüzünü seyrederken
bir melek geldi.
Ölümü anlattı bana
belli deliydi.
Onbeş yılın korkusu
o sabah bitti.
Nefesini kokladım,
büyü gibiydi.

Ben o sabahtan sonra
ölümden hiç korkmadım.
Sen yanımda uyurken
irkilip uyanmadım.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:02 AM

Bilirler

Çok bıkarsan hayattan
bir mezarlığa git.
Ölüler iyi bilir,
yaşamak güzeldir.

Bir Çok Şey Tükendi

Yasladım sırtımı
Gürpınar çayırına.
Yükledim hayalleri
yıldızlara.

Bir çok şey tükendi
zamanın elinde.
Sana ne kaldı anlat şimdi?
Bana ne kaldı sorma.

Akan yılların pınarında
hüzünlü gözlerim.
Çocukluğumdan kalma
bir güzel gün özlemim.

Bu Kadar mı Büyüksün Aşk!

İçimi kemiriyor, bir uyurken mutluyum.
Yalan da olsa, bir umut bırakmıştım
acil durumlar için minicik bir avuntu.
Belkide beni sevmişti gerçekten.
Hassiktir çekecek zaman değil.
En tutarlı olan ben olmalıyım.
Çünkü bütün suç sadece ve sadece benim.

Ne geçmiş ne gelecek,
şu an bile hiç yok gibi.
Bu kadar mı büyüksün ey aşk!
Gerçekten bu kadar mı güçlüsün!
Her şeyin üstünde,
her acının önüne geçecek kadar mı?

Elveda

Gidiyorum
elveda.
Unuttuğum bir şey varsa
sende kalsın.

Ben, unutamayacaklarımı,
ister istemez
yanımda götürüyorum.

Eylül Akşamı

Bu eylül akşamında
O güzel deli gözlerini
Görebilmek için
Canımı verirdim
Nerdesin nerdesin
Nerdesin nerde

İçim dışım ızdırap
Bir çıkış yolu bilmiyorum
Bana dönmen için
Canımı verirdim
Nerdesin nerdesin
Nerdesin nerde

Her akşam fırtına kar yağmur
Gezdiğimiz yerlerde
Her akşam uğruna ağlıyorum
Sen hiç bilmesen bile
Ruhumdan ayrılığını koparıp
Unutmak istiyorum seni
Unutamıyorum.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:02 AM

Fesleğen

rüzgarla gelen
ilkbahar gibi gözlerin
bıktım geceden
her zaman güzeldi düşlerim
niyetim sensin gel
fesleğen kokulu yarimsin
çarem sensin gel
alnıma yazılı çaremsin
sevmedim yalanı
sevemem ben
aldatmam seni
el gibi
anladım aşkı gözlerinden
oldum ben de sen gibi
aşkıma saygı
bekliyorum senden
bir acı türkü
dinliyorum yelden







Geri Dön

Bırakıp gittiğin günden beri
Gözüme bir yudum uyku girmedi
Dolaşıp hatıralar içinde
Aradım bir çıkış gücüm yetmedi

Ağlamak ister bazen ruhun, yapamazsın
Bir bulut gibi yaşamazsın
Hep o eskiler, eski kırık dökük günler
Hatıralardan kaçamazsın

Geri dön ne olur beni al buralardan
Geri dön ne olur bitsin bu keder
Yanıyor yüreğimdeki hatıralardan
Yanıyor sensiz *******






Gittiğin Yağmurla Gel

Geldiğin vapurla hasretim döner,
Geldiğin yağmurla yangınım söner,

Ağrıma gidiyor sensiz geçen günler,
Yüreğime kazınmış O güzel gözler,

Gittiğin yağmurla gel,
Küskünüm yağmurlara,
Gittiğin yağmurla gel,
Böylesi daha güzel,

Bugünlerde içim sıkıldıkça düşüyorum yollara,
Bugünlerde seni düşünüyorum sık sık, neden?
Bugünlerde pek konuşmuyorum ben kimseyle,
Ortaköy'ü bilirsin. aynı kahvedeyim çok zamandır,
Herkes aynı, herşey aynı,
Bir tek, bir tek sen yoksun...







Gözbebeğim

Her şiirde gözlerin
Her nefeste hasretin var
Her durak senden önce
Her saat sana çalar

Kalbimin en güzel yerindesin
Sen benim herşeyimsin
Ayırmasın bizi hiçbir şey
Sevgilim birtanemsin

Her mevsim kalbimde kır çiçeğim benim
Dualarım sana göz bebeğim benim
Ölsem de vazgeçmem tek dileğim benim
Sen benimsin ben de senin
Sonsuza kadar yemin ederim








Gül Kokulu Yarimdin

Dün gece yine seni düşünüp
Ağladın eski günlere
Bütün gece tüttün gözümde
Dalmışım hayallere

Ne güzel günlerdi ah bir başkaydı seninle
İzlerimiz kalmış mıdır gezdiğimiz yerlerde
Bir gülüş bırakmıştık o sıcak bahçelerde
Arasam bulurmuyum muhtacım bu günlerde

Sen benim sevglimdin
Sen benim herşeyimdin
Sen benim boynu bükük
Gül kokulu yarimdin







Hepsi Bu

Sormadım hiç kimseye
''şimdi nerededir? '' diye.
İsmini söyletmedim
dost sohbetlerinde.

Kızmadım, kızamadım.
Suçlu bendim belki de.
Sadece seni çok, çok sevdim.
Hepsi bu.





Hırsızın Suç Ortakları

Cep kesmeyi
abimden,
iskambili
dedemden
öğrendim ben.


Darbukayı
amcamdan,
göbek atmayı
anamdan
öğrendim.

Jilet atmayı
babamdan,
küfretmeyi
halamdan
öğrendim ben.

Kavga etmeyi
sokaktan,
sopa yemeyi
çavuştan
öğrendim.

Yalanı insanlardan
öğrendim ben,
dolanı insanlardan.

Parayı açlıktan
öğrendim ben,
tokluğu hırsızlıktan.










Işıkları Söndürdüm

Işıkları söndürdüm,
perdeleri indirdim.
Uzandım karanlığa,
bu gece odamda
senden başka kimse yoktu.

Gitarımı elime aldım,
sana bir şarkı yazdım.
Ben kendimi senle anlattım.
Bu gece odamda
bizden başka kimse yoktu.

Bu şarkı
dillere dolansın diye
yazılmış bir şarkı değil.,

bu sevda
üşenmeden ağaçlara
kazınmış bir sevda değil.

Gööözlerinde yaaaş
olsuuun istemezdim.
Sööözlerin telaaaş olmasa
bu kadar bekletmezdim.




İki Soru Arttı

Yağmuru severim, bir de denizi...
Kışın titremeyi, yazın terlemeyi...
Menemen severim ilkbahar kokar.
Çok filmler seyrettim,
kitaplar okudum.

En utandığım şey şiirlerimdi.
Korktuğu başına gelirmiş insanın.

Sana gelene kadar epey didindim hayatta.
Bilseydim başlangıcın sende olduğunu,
daha çabuk geçerdim günlük acılardan,
daha az takıntılarım olurdu.
Belki güvenebilirdim insanlara.

Yorulup düştüğüm her yeri ezberledim.
Tekrar düşmemek için.
Ama! ...
Hep yeni tümsekler buldum
ve bulduğum her cevaptan
iki soru arttı bana.







İstanbul 7 Milyon

Yedi milyondan,
yedi tepe.
Adları neydi yedilerin?
Sen yalancısın İstanbul.
Yedi tepen,
Yedi milyon yalancı.







Kara Böceğim

Dudaklarından öpmeye kıyamadım
Gülyanaklım sevdiceğim
Kaşına gözüne bakmaya doyamadım
Karaböceğim kır çiçeğim

Bir rüya gibi herşey bir masal gibi
Bitmesin ne olur aşkın
Ölene kadar terketme beni
Geçtiğin yollar gül çiçek açsın
Güzelliğin dillerde tüm dünyayı dolaşsın

Karaböceğim ay tanem birtanem
Bir eşin yok dünyada
Karaböceğim ay tanem birtanem
Nem kaldı ki senden başka

DAREDEVİL 04-21-2007 01:03 AM

Mevsimlerden Sonbahardayım

Mevsimlerden sonbahardayım...
Resimde sararmış yapraklar,kurumuş dallar,yılgın bir rüzgar
Ve ne yapacağını bilmeyen bir çocuk var.
Aslında sana söylemek istediğim çok şey vardı:
Mesela keşke bu kadar çok sevdirmeseydin kendini
Neyin bedelini ödediğimi bilmiyorum
Herşeye rağmen sana da kızmıyorum,kızamıyorum
Acım durulduğunda bir şarkı söylerim belki
Belki o zaman anlarsın.
Bunca hüzün bizde iyi durmadı
Ve bu ayrılık bu aşka hiç yakışmadı








Muavinin Hayali

Kızmadım.
Canın sağolsun.
Allah mesut etsin.
Bir gün
karanfilli bir taksi görürsen,
camında ismin olan...
Yaşlanmış bir çocuğun ekmeği...
Dersin ki:
'Bir zamanlar
beni gerçekten çook sevmişti.'






Özür Dilerim

O güldüğüm basit
aşk şarkıları
Özür dilerim sizden
çok özür dilerim
Bu acıyı anlatacak
kelime yokmuş meğer
O yüzden hep aynıymış
cümleler.
''Ayrılık ölümden beter''







Sana Birikiyorum

Artık çıkmıyorum İstiklal'e.
Sabah Fatma Hanım uyandırıyor.
Helva, ekmek, çay...
Bana onlar bakıyor.

Odanın hali perişan,
ben perişan.
Kimse yok işime karışan.

Ara sıra balkona çıkıyorum.
Fesleğenler kuruduğunda Ocaktı.
Ben baharı bekliyorum.

Ne olduğunu bilmediğim
bir umudum var hala
Gözüm şişelere takılıyor,
becerebilseydim ne ala.

Bu günlerde böyleyim ben,
yas denen şiirdeyim.
Bir köşede gülüşün var,
sırtımda kanlı bıçağın.

Hiçbir zaman duymayacağın,
duysan da anlayamayacağın
bir çığlıkta
sana birikiyorum...











Son Şiir

Yazılar bitince
denizi seyret biraz.
Sözler bitince
anlatamadıklarına üzülme.
Yorgunsan konuşma istersen.
Saat kaç olursa olsun,
ben gözlerini dinliyor olacağım...











Sezen Söylüyordu

bütün gece sus pus oturduk çıt çımıyordu
bütün gece sus pus oturduk sezen söylyordu
gözlerin ayrılık dedi gözyaşların yalan
o güzel günler geldi geçti sakın ağlama ardından

son defa elveda diye diye içimden
kal demni bekledim, kal demeni bekledim

yanlış gözlere aglıyorum
bomboş hayallere sığınıyorum
eski resimlere bakamıyorum
lanet ettim sevdaya






Sen Beni Terk Et

Ben seni değil,
sen beni terk et.
Bana hasretlik bırak.
Bir eylül akşamında,
eş,dost muhabbetinde
bir pişmanlığım olsun.
İki kelam aşk bırak.





Yağmura Yürüyorum

Evden çıktığımda akşam oluyordu
İçimde bir yara hala kanıyordu
Gözüm dalıp dalıp o günlere gidiyordu
Elim kolum bağlı her yanım titriyordu

Tam bu akşam böyle seni düşünürken
Çisil çisil bir yağmur başladı, şaka gibi
Ağlasam kimse anlamaz yüzüm gözüm sırılsıklam
Ruhumu söndürsün yağmur, yanıyorum Allahım

Yağmura yağmura yürüyorum
İnadına inadına
Yağmura yağmura yürüyorum
İnadına inadına






Sen

Ne ******* ne gündüzler gördüm
En vazgeçilmez yeminlerden döndüm
Görmedim senin gibi sevmedim hiçkimseyi
Yapayalnızım şimdi unuttum gülmeyi.........

Sen
Vaktinden çok sonra gelen
Sevdalı bir yağmur gibisin
Çisil çisil gözlerimden......

Sen
Çıldırmış şairlerin
Titreyen mısralarında
Bahsettiği o perisin

Pencereler önünde çürürken
Senden kalan çiçekler
Hayalin gözlerimin önünde
Bize ağlıyorum.......

Pencereler önünde çürürken
O güzelim yıllarım
Hayalin gözlerimin önünde
Bize ağlıyorum...

Güneş doğduğunda başka bir şehrin sabahında olacağım
Her insanın bir öyküsü vardır ya
Benimki de böyle işte.....
Bu sabah pencereden bak
Bu koca şehri sana bıraktım
Başka bir şehrin sabahından
Başka bir dilde
Elveda....

DAREDEVİL 04-21-2007 01:04 AM

ATİLLA İLHAN DAN ŞİİRLER (en güzelleri )....

özlem
Yasamak yasadikca mutlu
olmak degil
Yasadikca insanlardan
nefret etmekmis
Megersim sevmek aci cekmekmis
Olesiye sevmek
Umutsuzca yasamak gibiymis
Zamansiz gulmek denizdeki
yosunlari bile yok edrmis
Istemezsiniz sevmezsiniz
yosunlari ama
Zamani gelince denizde
yosunlari ozlermis
Atilla iLHAN



BELA CICEGI
alsancak gari`na devrildiler
gece garin saati bela cicegi
hicbir seyin farkinda degildiler
kalles bir titreme aldi erkegi
elleri yirtilmisti kelepceliydiler
cantasini karisi tasiyordu

hic kimse tanimiyordu kimdiler
gece garin saati bela cicegi
ucuncu mevki bir vagona bindiler
anlasildi erkegin gidecegi
bir seyden vazgecmis gibiydiler
bir turlu karisina bakamiyordu

ayakustu birer bafra ictiler
gece garin saati bela cicegi
simdiden bir yalnizlik icindeydiler
karanlik gelmisi gelecegi
birdenbire sapsari kesildiler
vagonlar usul usul kimildiyordu
Atilla iLHAN

DAREDEVİL 04-21-2007 01:05 AM

ELDE VAR HUZUN
soylesir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gulusurduk
pir pir yaldizlanirdi kanatlari kahkaha kuslarinin
ne meseller soylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar degisti
ayrilik girdi araya
hicrana dustuk bugun
ah nerde gencligimiz
sahilde savruluslari basibos dalgalarin
yeri gogu cinlatan tumturakli gazeller
elde var huzun

o sehrayin fakat cikar mi akildan
carkifeleklerin renk renk geceye dagilmasi
sirilsiklam asik incesaz
kadehlerin mehtaba kaldirilmasi
adeta dugun
hayat zamanda iz birakmaz
bir bosluga dusersin bir bosluktan
birikip yeniden sicramak icin
elde var huzun
Atilla iLHAN

DAREDEVİL 04-21-2007 01:06 AM

NASIL BIR SEVDAYSA
Ay cok mu gecikti nerdeyse cikar
Sen yalnizligima varir varmaz
Az sonra yagmuru durduracaklar
Ruzgari degistirdim
Ustura agzi poyraz
Yok canim yildizlari unutmadik
Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
Kenari yaldizli mavi bir karanlik
Sutlu ciplakligini ortecek kadar
Senin icin oldugu asla bilinmeyecek
Yapraklarini birden dokecek dutlar
Safak sokerken sekiz on kadar simsek
Balkonda islemeli mustesna bulutlar
Ayak bastigin an sehir de degisebilir
Yoksa Moskova mi
Belki Berlin belki Dakar
Belki 30`lardan mehtap yorgunlugu Izmir
Korfez`de serefine donatilmis vapurlar
Nerede ne zaman kac kere yasadik
Nasil bir sevdaysa eskitememis yillar
Bitirdigimiz herseye yeniden basladik
Dudaklarimizda birbirimizden misralar
Atilla iLHAN



ÜCÜNCÜ SAHSIN SIIRI

gözlerin gözlerime degince
felaketim olurdu aglardim
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdigin vardi duyardim
cöp gibi bir oglan ipince
hayirsizin biriydi fikrimce
ne vakit karsimda görsem
öldürecegimden korkardim
felaketim olurdu aglardim

ne vakit macka`dan gecsem
limanda hep gemiler olurdu
agaçlar kus gibi gülerdi
bir rüzgar aklimi alirdi
sessizce bir cigara yakardin
parmaklarimin ucunu yakardin
kipiklerini egerdin bakardin
üsürdüm icim ürperirdi
felaketim olurdu aglardim

aksamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardi
limandan bir gemi giderdi
sen kalkip ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalirdin
hayirsizin biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarina aldi mi
felaketim olurdu aglardim
Atilla iLHAN




SEN BENIM HICBIR SEYIMSIN
Sen benim hicbir seyimsin
Yazdiklarimdan cok daha az
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Luzumundan fazla beyaz
Sen benim hicbir seyimsin
Varligin yoklugun anlasilmaz

Galiba eski liman uzerindesin
Nasil karanligima bir yildiz olmak
Dudaklarinla cama cizdigin
En fazla sonbahar otellerinde
Universiteli bir kiz uykusu bulmak
Yalnizligi olduresiye cirkin
Sabaha karsi olduresiye korkak
Kulagi cabucak telefon zillerinde

Sen benim hicbir seyimsin
Hicbir sevismek yasamisligim
Henuz bos bir roman sahifesinde
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Ne cok cigliklarin silemedigi
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hicbir seyimsin
Yabanci bir sarki gibi yarim
Yagmurlu bir agac gibi islak
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasinda cagirdigim
Cocukluk sesinle aglayarak
Sen benim hicbir seyimsin
Atilla iLHAN




BOYLE BIR SEVMEK
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gercek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari icimi urpertir
sanki gokyuzunde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir.
Atilla iLHAN




AYRILIK SEVDAYA DAHIL

Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar
Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ
Atilla iLHAN






ADIMLA NASIL BERABERSEM

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

Atilla iLHAN

DAREDEVİL 04-21-2007 01:23 PM

SÖYLEMEYE ZAMANI OLMAYANLARA ...

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
Yüreğini elime koyduğunda anladım...

''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak.
Sana ''git'' dediğimde anladım...

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek.
"Git" dediklerinde, gittiğimde anladım...

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak.
Gerçekten pişman olduğumda anladım...

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş.
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım...

Sevgi emekmiş.
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

CAN YÜCEL

DAREDEVİL 04-21-2007 01:24 PM

Elvedalarım Dönüşüm Oldu


Günlerin esareti ile bir gün daha bitiyor…
Ne zaman başlamıştı, paslaşmalar ile tanışma faslı?
Günlerin acele etmeden, günü zor terk ettiği günlerdi.
Uzun sohbetlerin anısı büyüktü.
Arkadaşlık mıydı? Tanışıklık mı?
Yıllar öncesine dayanan geç kalınmış zamanların birlikteliği miydi? ..
Sözlerle dokunuşları içinde barındıran,
çocukluğa kadar uzanan masumiyetti ya da.
Birlikteliği kutsal kılan da buydu.
Artık suretler yoktu, yüzler belirgin değildi.
Mezar sessizliğinde olan ruhlar, ölmüşte dirilmek üzereydi.
Yavaş yavaş canlanıyordu duygular.

Hiç kimse bilmiyordu ki böyle derin yaralar bırakacağını.
Dostlukların oluştuğu mecliste neler konuşulurdu?
Kimler neler söylerdi, ne muammalar yaşanırdı.?
Et üzerine yapılan sohbetlerden kimsenin haberi yoktu.
Olmayacaktı…
Zaman boyadı paylaşımları siyaha azar azar.
Belirsizliklere terk edildi duygular.
Derken bir kaos yaşandı.
Bir gül uğruna kurtlar kapıştı, gül kimin elinde kalacaktı.
Bir savaştı bu.
Diller, sözler, gıybet susmadı ve bir sürü pazarlıklar yapıldı.
İhanetler başroldeydi yine. Ve maskeler oynuyordu oyunu.
Dağların üzerinde yapılan savaşta kim kazandı.
Gören olmadı, sesler duyuldu sadece…

Gülün hiçbir şeyden haberi yoktu. O hep mağrurdu..
“Dürüstlük kazanır bu harpte” diyordu, savaşçı ruhu.
Direniyordu an be an.
Bu yüzden o da bilemedi savaşı kim kazandı.

Gül, öylesine yücelttiği duygu yumağı sevgi, sevda,
aşk ile örtüşmeyen duygu seline sahipti.
Sonucu ahirete tehirli sevdası ile dünyalar üzeri kurduğu bir düşün içindeydi.
Yok yok, düş ötesi şeffaf duygulardaydı, duyguluydu…
O hala bin yıl öncesinin atmosferinde soluk alıp veriyordu..
Dönen dolaplardan habersiz,
Semazenlerin teslimiyetinde döne döne içiyordu özlemleri vuslat hayalleriyle…

ONU kimseler anlamadı. Anlayamadı….
Gül kendi dünyasına döndü.
Her şey, yaşananlar, istikbal derin manalı, imana dayalı idi.
Gül bulmuştu kendi gerçeğini.
Hayatını yeniden düzenledi.
Ceviz kabuğu kadar küçük olsa da barındığı dünya;
onlar ceviz ağacı kadar büyülttü büyüteçleriyle, miyoplardı çünkü…
Belki de cücelerdi devler dünyasında.
Bilgileri kadar idrak güçleri vardı.

Anlayamadılar, anlayanlar içinde….

Kargülü vazgeçti bu dünyadan.
Soğuk parke taşlarına bıraktı gülüşlerini, Yetim Asumanlar gibi.
Koca bir Uludağ Göknarının eteklerinde sığındı kendi dağlarına.
Kurt yalnızlığında açmak için çiçeklerini karlar altında….
Herkese Elveda diyordu sisler arasında..
E L V E D A.

Sevim Yakıcı

DAREDEVİL 04-21-2007 01:25 PM

Akdeniz Yarasiyor Sana

Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk havladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği
Hayatta yattık dün gece
Üstümüzde meltem
Kekik kokuyor ellerim hala
Senle yatmadım sanki
Dağları dolaştım
Ben senden öğrendim deniz yazmayı
Elimden düşmüyor mavi kalem
Bir tirandil çıkar gibi sefere
Okula gidiyor öğretmenim
Ben de ardından açılıyorum
Bir poyraz çizip deftere
Bir ada var sırf ebabil
Dönüyor dönüyor başımda
Senle yaşadığım günler
Gümüş bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine
Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
Gözlerim kamaşınca senden
Ölüm belki sularından kaçırdığım
O loş suda yıkanmaktır
Durdukça yosundan yeşil
Kulaç attıkça mavi
Ben düzde sanırdım yıkıntım
Örenim alkolik asarım
Mutun doruğundaymışım meğer
Senle çıkınca anladım
Eski Yunan atları var hani
Yeleleri bükümlü
Gün inerken de öyle
Ağaçtan izdüşümleriyle
Yürüyor Balan tepeleri
Yürüyor bölük bölük can
Toplu bir güzelliğe doğru
Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize

Can YÜCEL

DAREDEVİL 04-21-2007 01:26 PM

GÜZEL BİRŞEY DE
Hadi bana güzel birşey söyle
Söylediğinde,masalların içindeki ,
Gerçekler dökülsün ortaya,
Sen konuştuğunda,
Yerle gök, yer değiştirsin.
İçimdeki mevsimlerle.
Fışkırsın sular çoşkuyla
İnsanlar dönüp baksın,kendi yaşamına
Söylediğinde herkes sussun,
Çocuklar bile ağlamasın
Ömür beşiklerinde.
*
Hadi bana güzel birşey söyle...
Duyunca, melekler onu, ah etsin
Ad,Semud kavminden,gölgeler kalmasın
Gizli,bilinenden hoşnut olsun.
Yayılsın sırlar yeryüzü genişliğine
Her susuz kuyudan hazineler çıksın
Her yaratılmış gelsin dile.
Şükretsinler Adem'e
*

Hadi bana güzel birşey söyle.
Kimselerin duymadığı.bilmediği, düşünemediği
Anlamını anlıyamadığı kelimeler,
Yürek levhasına yazılsın incilerle,cevherlerle
Harfler;sabrı, terazide tartsın,
Sahtesinin,kibirle göğüslere takılıp...
Canlısının ezildiği şeyleri dile getir.
mesela ;seni seviyorum de.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:27 PM

YİNE!!!
Yine insanların maskeleri düştü.
Kustular içlerindekileri,
Birine bile erişemedim tutmak için,
Kirlendim çok, temizliyemedim üstümü.
Beyaz sanmışlardı oysa kendilerini....
Böyle kusmak için zehirlerini karşıya
karadan da kara olmalı yürekleri.
Sevgi asılı kaldı karanlık kelimelere.
Kimse aşkı ,bedduayla tutamaz bir arada.
Hakiki yüzler göründü lanet okuyan seslerden
Seviyorum kelimeleri dökülemez.

Küfür saçılan dillerden
kurtuldu artık gönül düşerken uçuruma
Uzanamam artık,geri çekilecek iplere
Ve yağlanmış , gevşek ellere.
Korkuyorum...
Kelimeler öldürdü,gömdü umutları,
Deniz çekildi içimden,kaldı kumları
Yalvarırım soyunmayın insanlıktan.
Tek başına yaşanan aşklardan!!!
Ne olur kalmayın çırılçıplak.
Sizin yerinize ben üşüyorum.
İnsanlığımdan utanıyorum..
Korkuyorum....
Korkuyorum...

DAREDEVİL 04-21-2007 01:29 PM

BAKSAM
Nereme baksan;özlem dolu.
ellerini uzattığın yer kor ateş
Başımda sevdanın yelleri
İçimde binbir savaş
Duyguların var olduğu.
Rüzgarın kanatlandığı
Kuytu köşelerde gizlendiği
Ölüm gerçeğinin odağında ki yaşam
Bir var oluş yanılgısı.
Tenin suyla uyumu, sanki ateşle ben
Birbiriyle yarışan!..
Ömür bir fantezi insana.
Sonradan takılmış bir nişan


HAKSIZDIK
evet haksızlıktı
çok haksızlıktı
ama o haksızlığı kendimize biz yaptık
ipek dokuların altını araştırmadık
kalpden nasıl ses çıkıyor bilemedik
Çok yorulduk
Bir düdük sesiyle yerimize mıhlandık
önümüzdeki engeli aşmadan
düdüğü öttürenin niyetini bilmeden
dünyanın yaşına aldırmedık
yaşamın deneyini pırıltılara verdik
biz yaptık
ne yaptıysak kendimize
kıydık gitti, değerlerimize
Çaresizliğin yılgınlığın adını, kine çevirdik,
Sonrada; bir ışık göremez oduk .
baştan yoktu bildiklerimiz
gece kuşlarına imrenip
karanlıklara gitti
ümitlerimiz!!!
Haksızdık,hakkı yakalayıp,
Dizginliyemedik...

DAREDEVİL 04-21-2007 01:29 PM

Görmeseydi Gözlerim keşke seni
Hissetmeseydi yüreğim sevgini
Bilmesem inan seninde sevdiğini,
Affederdim belki sensiz geçen günleri

Bırak gönlüm bırak
Herkes kendi yolunda bak
Bilirim o şimdi ellerin olacak
Bana sadece acı dolu hatıralar kalacak.

Bakmam dediğim yolara,
Özlemem dediğim aşkına
Nasıl isyan etmeyim
Bize kaderin yaptıklarına.

Kendin ettin kendin buldun,
Seni seveni sen unuttun,
Bilmem şimdi çokmu mutlusun
Sen yalnızca kendini avutursun.

Sende unut unutabilirsen
Beni içinde hissetmeden
Karanlık bir gecede
Uyu uyuya bilirsen.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:30 PM

YASARKEN ÖLMEK
yasarken ölmek, ne demek biliyormusun
sende bu hisleri tadiyormusun
bir zamanlar çok sevdigini hatirliyor musun
simdi aradigin sicakligi buldun mutlu musun?

insanlar yalnizken çok çabuk tükenir
tanrim, bütün bunlarin sebebi nedir
yalnizlik sana mahsus gazabin yücedir
hiç beklemeden bir araya gelmek mucizedir

affedilecek bir sürü günahimiz vardir biliyorum
yine de herseyimle sana siginiyorum
yasarken ölmek izdirabini artik istemiyorum
yine aksam oldu, yine karanlik, ben yine yasiyorum.

belki tan agiracak uyanacaksin, bitik
bütün sevdiklerin, bütün güzellikler yitik
iste yasarken öldün, bütün benligin silik
her seyi unutacaksin, bu da baska bencillik...
.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:31 PM

HAYELERIM



Cebimde hayal kirikliklarim,
Gönlümde,Istediklerim.
Bavulumda da ilerdeki ,
Yasamim.
Gözlerimde umutlar var.
Kalbimde de ulasilmaz,
Sevgiler.
Ne ceplerimi bosaltabildim
Atabildim yerlere...
Nede bir geziye çikabildim...
Bavulumla!!!
Bir tek hayallerimi,
Buldum .
Gözlerinde.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:32 PM

Seni Seviyorum,Cünkü her sabah kalktigimda yasamak icin tek neden,sen varsin

Fakat seni sevmek icin binlerce nedenim var

Seni Seviyorum,cünkü bu siyah beyaz dunyada tek renk sensin,Bir ressamin fircasindan cikmis gibi ama alalade bir renk degil,Gökkusaginin her tonunu gölgede birakan bir renk.

Seni Seviyorum,cünkü bu soguk günde icimi isitan bir esinti gibisin,Hafiften esiyorsun,iliklerime isleyerek,Sonrada kaybolup gidiyorsun,daha nereden geldigini anlayamadan..

Seni Seviyorum, cünkü seni sevmekden baska bir sey gelmiyor icimden,O kadar dogal ki bu duygu ruhumun derinliklerinde,Sanki dogdugumdan beri var sadece ortaya cikmak icin seni bekliyor....

Seni Seviyorum,cünkü Sensiz bir yasami düsünemiyorum artik,Sensiz bu kuru dunyada yasamaktansa,ölümün soguk nefesini öpmeyi,Bir daha seni hic görmekdense hayata arkami dönmeyi tercih ederim...

Seni Seviyorum,cünkü ne zaman bir ask siiri duysam,Misralardan sen akiyorsun ne zaman eski bir sarki gelse kulagima,Gitar telleri arasindan süzülen notalar,seni getiriyor bana...

Seni Seviorum,cünkü sen hep benimlesin,Gözümü kapatmam yeterli seni görmem icin,hissetmek icin ömrümün yarisini vermeye hazirim



Seni Seviyorum,cünkü gözlerinin icindeki binlerce yildiz,Gecenin karanligini delip geciyor,Bana bakarken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi hissediyorum..

Seni Seviyorum,cünkü benligim sana aitmsen onu burusturup cöpe de atabilirsin,Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin,Tanrim ! O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum.

Seni Seviyorum,cünkü sen sensin,Ama sen beni ben oldugum icin seviyor musun?? onu kim bilir..

Seni Seviyorum,cünkü Seni sevmeyi seviyorum,Seni koklamayi seviyorum,sana dokunmayi seviyorum,sana dokunmayi seviyorum..

Seni Seviyorum,cünkü saclarin ellerimin arasindan kayip gider iken,Dünyadaki cenneti bulmus gibiyim,Bir an elimden tutuyorum o cenneti,Bir an sonra belki de tamamen ellerimden kayip gitmis olcak..


Seni Seviyorum,cünkü icimde bir umut var,Bu siir belki basucuna koyarsin,Kim bilir belki sende bana sevgini anlatan bir siir yazarsin...


Seni Seviyorum,cünkü ölene kadar yok olana kadar seninle olsam,Bu herhalde bir ceza gibi gelir,Daha cok senle olmadigim icin..

Seni Seviyorum,cünkü senin tarafindan sevilme fikri bile,Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar güzel ve asil..



Seni Seviyorum,cünkü senin gülümsemen günesin dogusu gibi,Insana herseyi unutturuyor,Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor,

Seni Seviyorum,cünkü bu kadar nedenden sonra bile,Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim

DAREDEVİL 04-21-2007 01:33 PM

SEVMEK
Sevmek...Delicesine, deliler gibi sevmek!
Kuş uçar gibi sevmek, gök gürler gibi sevmek.
Bir çocuk inancıyla inanarak, kanarak
Ve bir günahkar fani azabıyla yanarak,

Hep onu arayarak baharda, yazda, kışta;
Nihayet "büyük sırra" ulaşmak bir bakışta.

O bakışta okumak aşkın büyük adını,
Hep o büyük bakışta bulmak var olmanın tadını.

Sevmek: Hasta anneyi, altın başlı yavruyu,
Baharı, yıldızları, göğü, güneşi, suyu...

Yürekten kopan ince bir ahı, sever gibi,
Sevmek...Toprağı sever, Allah'ı sever gibi!

DAREDEVİL 04-21-2007 01:34 PM

G-E-C-E-L-E-R-de
G-e-c-e-l-e-r-ce sevistik umursuzca
Sahitti bütün sessizlikler
kirdik zincirleri kölelik den.
Açtik kapilari
Kapandi yürekdeki delikler.
Vucutlarimiz bulustu çekildi birbirine
Kenetlendi eller, bir dua sanki..
Kokladik aski,
Sevgiyi içtik kadehlerde..
Bir rüya bir masal yasiyormus gibi..
Kalp çarpti çoskuyla
Yagmur ritmiyle
Esti yeller, getirdi sevgi müjdesi.
Yapraklar kavruldu kor nefeslerden.
Toprak emdi ask dan düsen terleri
Dokunduk tenlerdeki sicakliga
Uçtuk cennet kuslari gibi
Bir an koptuk dünyadan
.Ruhlar saha kalkti,
Bin yillik yollari asti.
Daglarin doruguna çiktik.
Sevdik.
Sevildik
Sevistik

DAREDEVİL 04-21-2007 01:36 PM

Unutuldun



Ne ellerim anıyor ellerini
Nede gözlerim;
Sabahlara kadar seviştiğim o pınar gözlerini
Kayboldun sen artık
Derin vadilerin yer aldığı çatlak çatlak gönlümde
Yoksun
Hiçsin
Eskiden dudaklarının titremesiyle çağırdığım adın
Hiç bir şey ifade etmiyor bu gün
Sen buna layıksın
Unutulmalısın
Unutulacaksın
Unutuldun - mu
Acaba

DAREDEVİL 04-21-2007 01:47 PM

Çırılçıplak

bir şiirdim akardım
pervasız ırmak gibi
bir çift göz değince
dağıldım tesbih gibi
..dörtlüklere,
....dizelere,
.......sözcüklere,
...........hecelere,
Şimdi
.....bir yalnız harfim
............çırılçıplak.

DAREDEVİL 04-21-2007 01:48 PM

Yoruldum

Gittigin günkü gibi içimde yanan ates

Ne yoklugun kar etti ne hayir var zamandan

Hazin bir ask masali gibi batarken günes

En son gemide kalkti yikilmis bu limandan

Yoruldum anilari birer birer yakmaktan

Yoruldum resimlere hasretinle bakmaktan

Yoruldu gözyaslarim her saniye akmaktan

Ne gidende hayir var ne de yalniz kalandan

Ibret olur mu bilmem alem anlar mi beni

Bilirim aglayislar geri getirmez seni

Nasil tasir yüregim yorulmus bu bedeni

Yoruldum yoklugunun sebebini sorandan

DAREDEVİL 04-21-2007 01:49 PM

Öyle Bir Ask Ki Bu.

Gitsende Aglayacagim,

Kalsanda Aglayacagim....

Öyle Bir Sevda Ki Bu Sevda,

Solsam Da Aglayacagim,

Acsam Da Aglayacagim..

Öyle Bir Sevgi Ki Bu Sevgi,

Bitse De Aglayacagim,

SÜrse De Aglayacagim...

Ve,

GÖzyaslarim Her Akisinda Seni Hatirlayacagim......

brave83 06-18-2007 08:02 PM

Teşekkürler hepsi çok güzel şiirler :)


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:36 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.