![]() |
Engin Tunca
Acele Aşk
Daha dün gördüm seni düşümde, aşık oldum. Uyandım, yoktun. Uyumak istedim tekrar, Olmadı. Hepsi bu kadarmış demek. Eh, mutluluklar dilerim sana, düşümde gördüğüm, gördüğümü sandığım, seni sandığım sana… |
Acelen Ne
Nereye hey ömrüm, nereye böyle? Sevmeden, gülmeden nereye böyle? Yıllar sana düşman, nedendir söyle? Yaşamadan, görmeden nereye böyle? Gördüm, saçlarına hep aklar dolmuş Bir zamanlar gülen gözlerin solmuş Gençliğin mazide bir hayal olmuş Baharı terk edip, nereye böyle? |
Acep Nerdedir
Yalan dolan ile geçen ömrümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Bir tatlı kelâmdır tüten gözümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Bilirim, garibin kimsesi olmaz Evvel dost diyenler, arayıp sormaz Hatırın sormaya kapıyı çalmaz Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Yürekte kanayan derttir, hasrettir Gönlü bir virane, Engin gariptir Bir gelse, bir gülse, ol ki cennettir Arıyor gözlerim, acep nerdedir? |
Ah Etmem
Sevmiştim yıllarca tüm insanları Yaradan sevgimin temel taşları Dolunca kalbime aşkın gözyaşı İsyan etti gönlüm vefasızlığa. Her şeyin temeli sevgi demiştim Dağları çölleri sevgiyle aştım Bir gün ben de yüce aşk’la tanıştım İsyan etti gönlüm vefasızlığa. Vefasızlık benim kaderim dedim İnatla sevgiyi aradım durdum Karşılık bulmadım, yine de sevdim İsyan etti gönlüm vefasızlığa. Dünyadan ayrılma vakti gelirse Kahrolurum artık sevemem diye Bilirim kaderim bu tekerleme Ah etmem giderim, vefasızlara... |
Ah O
Denizi ısıtan güneşten sıcak, Ellerin, ellerin, ah o ellerin. Öylesine dost ki, kalbim duracak, Yüreğin, yüreğin, ah o yüreğin. Gönlüme baharlar, yazlar getirdi, Gözlerin, gözlerin, ah o gözlerin. Hiç yaşamamışken aşkı getirdi, Özlerin, özlerin, ah o özlerin. Mutluluk rüzgarı esiyor senden, Dalga, dalga coştum tatlı dilinden, Bir dokundum yandım, her bir telinden, Saçların, saçların, ah o saçların. |
Aklım Ermedi
Bir terazi bulamadım Dünya işini tartmaya Yol aradım, bulamadım Cümle derdinden çıkmaya Kah sevindim, kah üzüldüm Türlü diyarda görüldüm Tozlu yollarda yürüdüm Bir tek baki dost bulmaya Bir kararda duramadım Daldan dala konamadım Daha Engin olamadım Sevda yükünü çekmeye. |
Al Aşkını
Çok geç anladım, o yalan aşkını Sayende oldum bir sevda şaşkını Bana yaptığına layık değildim Küstürdün gönlümü, gel al aşkını Kimbilir daha ne canlar yaktın sen Perişan kalbimin sebebisin sen Görünme gözüme, hatırasın sen Küstürdün gönlümü, gel al aşkını Senin için ne hayaller kurmuştum Rüyaymış hep, boş yere avunmuşum Karıştı gerçeğim, hayalim, düşüm Küstürdün gönlümü, gel al aşkını Gün gelir de Engin için ağlarsın Kenar köşelerde arar sorarsın Kanmam gözyaşına, bilsem pişmansın Küstürdün gönlümü, gel al aşkını. |
Al Beni
Bana sevgiliyi çok gören tanrım O güzel gülleri sen yaratmadın mı? Hep cefa çektiren, canımı yakan Güldeki dikeni sen yaratmadın mı? Bana insanlığı sen öğretmiştin Güzeli sevmekten korkma demiştin Dünyada gönlünce yaşa demiştin Bunca çileleri sen yaratmadın mı? Bu isyanlarımdan utanıyorum Umudum tükendi saklamıyorum Yüzüm döndüm sana, yalvarıyorum Al beni, ölümü sen yaratmadın mı? |
Alacağın Olsun
Sevdaya saldın başımı Bembeyaz ettin saçımı Akıttın hep gözyaşımı Alacağın olsun gönül Bir gün olsun güldürmedin Yaralarım sağ etmedin Haneme gün doğdurmadın Alacağın olsun gönül Hasret koydun dost yüzüne Düşürdün hep aşk közüne Bilmem bana garezin ne Alacağın olsun gönül |
Ali'ye Ağıt
Kaderin değildi yanıp ağlamak Seni ağlatan o zalim utansın Aklına gelmezdi toprağa koymak Evini yıkan o zalim utansın Hicret ettin Diyarbekir ilinden Geldin Bingöllere oğul peşinden Zor uyandın Çeltik suyu düşünden Konya ekmeğini yiyen utansın Zümrüt gözleriyle bakardı Ali’n Vefalı, hatırlı güzeldi gelin Biricik torundu, bahçende gülün Elinden alan o zalim utansın Analar ağlıyor, Engin susmuyor Ağlama demeye dili varmıyor Aç gözlü hayına engel olmuyor Oyu çalıp giden vekil utansın |
Anısı Var
Çiçekler solsa da anısı vardır Savrulup bir yana atılmamalı Bir ömür yaşanmış mutluluk vardır Savrulup bir yana atılmamalı Onları aşk ile büyüten bilir Yıllandıkça sevdaya kıymet gelir Her dalı, yaprağı ayrı bir şiir Savrulup bir yana atılmamalı Kokusu olmadan yaşanır mı hiç? Gülün hasretine dayanmak çok güç Sonradan üzülüp ağlamak mı, geç Savrulup bir yana atılmamalı. |
Anlamadın ki
Gözümdeki yaşa hep gülüp geçtin, Aşkın damlasıydı, bilemedin ki. Sevgilim dedikçe hep uzaklaştın, Gönlümün sesiydi, duyamadın ki. Gönülden baksaydın, anlardın beni, Şu hain dünyada kollardın beni, Sevgi denizinde boğardın beni, Deli sevdaydı bu, anlamadın ki... |
Anlatabilsem
Seni ben sevmese miydim? Sevgilim demese miydim? Gülünce gülmese miydim? Mutluluk yasak mı bana? Sevdanın rüzgarıydın sen, Estin de gönlüme girdin. Anlatılmaz duyguydun sen, Aşkınla içim erittin. Gönlümü küstürse miydim? Gözümü bağlasa mıydım? Her gece ağlasa mıydım? Mutluluk yasak mı bana? Sevdanın rüzgarıydın sen, Estin de gönlüme girdin. Anlatılmaz duyguydun sen, Aşkınla içim erittin. |
Aradığım
Nakış, nakış ilmek, ilmek ördüğüm Uğruna bir ömür yakıp geçtiğim Türkü, türkü tellerime döktüğüm Bir tatlı bakıştır aradığım, dost. Kim görmüş ki acep, benim güldüğüm? Hayat değil, bir azaptır sürdüğüm Yine de umudu anlatır sözüm Bir içten gülücük aradığım, dost Eremedim ben bu işin sırrına, Söyleyemem derdimi cananıma Ola ilaç sinemdeki yarama Bir aşk fısıltısı aradığım, dost. Engin deyip geçmeyin, garip kulum Sevda sellerinde boğulmuş canım Boynumu vursalar akmaz hiç kanım Bir gönül busesi aradığım, dost. |
Arzu-hal
Aşkın ile yandığımı Bilemedin sen güzel dost Gözlerine daldığımı Göremedin sen güzel dost Güzelliğin senin olsun Gönlün bana yar güzel dost Gönül bahçen gülle dolsun Yağmasın hiç kar güzel dost Bir gün belki sen de beni Bileceksin ey güzel dost Engin için gözyaşını Sileceksin ey güzel dost. |
Aşk Çiçeği
Sonu hicran olmasa Gözyaşıyla dolmasa Hain eller olmasa Aşk çiçeği ne güzel Gönüllere takınca Başlara tac olunca Bir açıp bir solunca Aşk çiçeği ne güzel Çölde açar bakınca Solar, hasret yakınca Yar saçına takınca Aşk çiçeği ne güzel Anısı yas olmasa Ömrü çabuk dolmasa Koklayınca solmasa Aşk çiçeği ne güzel |
Aşk Dersen, Aşk
Hiç görmedim ki, ama bilirim gözlerinin rengini, eladır, yeşildir, mavidir, çakırdır… Vallahi görmedim, ama bilirim saçlarının rengini, sarıdır, siyahtır, kızıldır, açık kestane… Üsteleme dost, inan hiç görmedim, ama bilirim sıcaklığını, ellerinin yumuşaklığını, sevdalı bakışını… Hiç görmedim, düşümde bile. Ama anlatabiliyorum işte onu sana, belki de sen görürsün, kim bilir? İşte o benim sevdiğim, sevgilim… |
Aşk Türküsü
Gerçek sevgi çilelidir Katmer katmer hasretlidir Aşk denilen işte budur Dağları bile eritir Parelendi şu yüreğim Göz göz oldu ah ciğerim Başa gelmiş ne eylerim İçimde yağlar eritir Aşkın dünyalara değer Can verilir sana güzel Can verilir sana güzel Beni dünyadan geçirir |
Aşkname
Yalan desem taş olurum Uçar gider kuş olurum Bak, gör işte yazıyorum Güzel seni seviyorum Kara sevda, gizlenmez ki Hasretliğin çekilmez ki Başka türlü söylenmez ki Güzel seni seviyorum Gönül sözü, riya olmaz Sensiz derdim deva bulmaz Yanımda olmazsan olmaz Güzel seni seviyorum. |
Aşkname-2
Seviyorsan karalama Sitemlerin sıralama Sözlerinle yaralama Sevgi dolsun silahların Gurbet elde yalnızlık zor Hasretliğin içimde kor Her düşünü hayıra yor Aşka doysun rüyaların Gelemezsem sen gel bana Bekliyorum yana, yana Dileğimdir gülüm sana Beni sarsın hep kolların |
Ayna
Dalmışım, uzaklarda, yakınlardayım. Yalanlarda, gerçeklerde. Bekliyorum, gelecek O sevgili. Kim? Hangisi? Nerede şimdi? Ne zaman? Bilmiyorum. Çaaaay… Ver bakalım. Kaç şekerli? İki, üç, dört? Tatlı, bal gibi. Tıpkı, O’nun gibi. O, varmı ki? Yok mu? Bilmiyorum. Boyacıııııııı… Boyıyalım abi, ayna gibi olmazsa bedava. Boya bakalım, ne göreceğim? Aynada. Gerçeği mi, düşü mü? Yine gözlerime dadanmış biliyorum, hüznün resmini mi? Boya, o’nu görürüm, ne çıkarsa bahtıma. Razıyım, alıştım sensizliğe. Kimsizliğe?… İşte öyle. Tazeliyim mi beyim? İstemem, kandırdın beni acıyla. Hoş, alışkınım ben acıya da, doğruyu söylesen be birader. Merak etmiştim tatlıyı, özlemiştim. Yıktın hayallerimi. Bak, harbi ol, dört şeker at, öyle ver, demli çayını… Pardon; Sandalyeyi alabilir miyim? Üzgünüm; O gelecek. Kim?… Mesela yani. Al babam al, senin O’n geldi değil mi? O’n var senin? İyi iyi, lafı mı olur? Sen mutlu ol, siz mutlu olun, siz patlatın, kahkahaları, sizin olsun… Ben; Gözlerime dadanmış hüzünle Dalmışım, bekliyorum, Gelecek mi? Bilmiyorum. O. Çaylaaaaaar…. Tatlı mı? Kaç şekerli? Kaç para? Sonu? Başı? Yok mu? Var mı? Boşver… Boyacııııı…. |
Aynı Minval Üzere
Kararım karar, Artık yazmayacağım Desem, Gönül koyar dostlarım, biliyorum E ben de durama yazmadan, Çalmadan, söylemeden. Gel gör ki; Neş’e, mutluluk yazmak istiyorum Dertlerine dert eklenip, hüzünlenmesin canlar Yitmesin umutlar, sönmesin ışıklar istiyorum Ama, Bakıyorum kalemimden dökülen hecelere, Mızrabımın vurduğu tellere, Parmaklarımın gezindiği perdelere, Hep aynı yerdeler, söz dinlemiyorlar Uslanmıyorlar işte, ne edeyim. Kusuruna bakmayın siz onların, Gariplik işte, Gün yüzü görmüşlükleri mi var?.. Ne dersem diyeyim, Yazacam yine, yazacam amma, Yine aynı minval üzere, Yine selam dostlara, Kızmazsınız değil mi?... Ha, ola ki gün gelir sesim çıkmaz olur, Kurur mürekkebi kalemimin, Öksüz kalır duvarda sazım, O zaman, Bilin ki, Gelmiş geçmiş, Hiçe karışmıştır garip Engin… Unutulur mu? Kim bilir?... |
Ayrılmayalım
Yağmurla geldin sen, güneşim oldun Kalbimi çaldın sen, tek eşim oldun Seninle kaybolan benliğim buldum Bitmesin bu dostluk, ayrılmayalım Gönlümde solmuştu, hazan gülleri Aşılmaz sanırdım, sevda yolları Seni buldum aştım, karlı dağları Bitmesin bu dostluk, ayrılmayalım Yağmurları artık çok seviyorum Her damlada seni hatırlıyorum Sırılsıklam olsam, üşümüyorum Bitmesin bu dostluk, ayrılmayalım |
Bebeğim
Dinlemek isterdim ömür boyu Öykülerini Dizlerine yatıp Gözlerim kapalı. Bir başka anlam kazanırdı Ezgiler Dudaklarımda Sen yanımdayken, Ve eşlik ederdi Ezgiler eşliğinde anlattığın Öykülere rüzgar Usulca... Ve... Muzipçe karıştırırdı Aşk masalını Öykülerin arasına Aşkımızın masalını. Uyumak isterdim ömür boyu Kollarında yatıp Uyutmak isterdim seni ömür boyu Kollarımda yatırıp Ninniler söylerdim sana, Bebeğim.. |
Belki Gelirsin
Aya yoldaş olup, yıldızlara eş Hasret yüreğimle özlerim seni Gündüz hayalimsin, *******i düş Kırık umutlarla beklerim seni Umudun yolları bitmez, tükenmez Aşığın özlemi dinmez, durulmaz Sabır olmayınca yare varılmaz Gözümde yaşlarla beklerim seni Vuslata ermeden benliğim ölmez Dünya benim olsa, hiç yüzüm gülmez Belki de gelmezsin, hiç belli olmaz Yine de yıllarca beklerim seni. |
Ben Ölürüm
İşte böyle dost, Kavruk türkülerin Kurşunlanmış sevdaların Hasret gönüllerin adamıyım ben. Bazen adam gibi adam, Bazen de delidolu, asi, Ama hep gülen. Kar altından fışkıran çiçek gibidir Gülücüklerim. Tek dostlar ağlamasın, Üzülmesin, karda boranda... Bilmesin kimse, Kavruk türkülerimi, Delik deşik sevdalarımı, Hasretliğimi, Bende kalsın. Ben üzülürüm, Ben ölürüm, Siz gülün dostlar, Siz çok yaşayın emi… |
Bende Kalan
Günler, aylar geçti Yıllar biri birini devirdi Ben, bir başka ben oldum Savruldum durdum Bir o yana, bir bu yana Bir lokma ekmek peşinde Bir yırtık urba içinde Unuttum kim olduğumu Nerden gelip, nereye gittiğimi Unuttum insanlığımı Düşe kalka geçti, Kırk küsur yıl. Yoruldum. Unuttum, ağlamayı bile Gülmek bir yana. Duygusuz, içi boş bir adam oldum. Anlamsız aydınlık, karanlık Gece, gündüz. Unuttum, yıldızları Unuttum, mehtabı Gözüm görse de havsalam almıyor. Gençmişim bir vakitler Ateş gibi, delikanlı Diyorlar… Bilmiyorlar; Kırılmışım, darılmışım Anlamıyorlar; Ezilmişim, horlanmışım Görmüyorlar, tükenmişim... Neyse, neyse Hikaye işte, masal, masal Rivayet hepsi. Tek bir şey var hatırladığım, Yıllar önce Umarsızca Sırtını dönüp Gidişin… |
Beni de
Görmedim dünyanın tek akçesini Felek zengin etmiş, gamla kederle Tattım hep sevdanın acı hazzını Felek zengin etmiş, yakmış hasretle Kabahat gönlümün zenginliğinde Yoksa, değil senin güzelliğinde Soldu gülüm, seni yitirdiğimde Felek zengin etmiş, almış seni de Yine de mutluyum, her şeye inat Biliyorum sever, beni kainat Vur, öldür Engini, kör kuyuya at Felek zengin etmiş, bilmiş beni de |
Bilemedim
Gurbet elde hayli zaman Gezdim durdum, halim yaman Nedir bu feryat, bu figan? Neler olmuş, bilemedim Nazlı yardan haber verin Nere gitmiş, göremedim Evim, barkım viran olmuş Neler olmuş, bilemedim Deli’yim dağlar gezerim Sararmış bağlar gazelim Şaşarım, akıl sorarım Neler olmuş, bilemedim |
Bilmiyorum
Bilmiyorum neredeyim? Cennet mi, cehennemde mi? Gurbette mi, sılada mı? Kurtar beni bölünmekten, Kurtar beni bu canımdan, Ya rabbim. Kara kara gözlerde mi? Sevgi dolu sözlerde mi? Hep sonbahar güzlerde mi? Kurtar beni bölünmekten, Kurtar beni bu canımdan, Ya rabbim. Bilmiyorum neredeyim? Seven gülün kalbinde mi? Dost sandığım ellerde mi? Kurtar beni bölünmekten, Kurtar beni bu canımdan, Ya rabbim. |
Bilsen
Esir olmak gözlerine Hayran olmak özlerine Hele tatlı sözlerine Ne güzel olurdu,bilsen Hayal kurmak dizlerinde Ya ısınmak ellerinde Yitip gitmek saçlarında Ne güzel olurdu,bilsen Diyeceğim,hayat bu ya Dolu dolu bir hikaye Düşler gerçek olsaydı ya Ne güzel olurdu,bilsen |
Bir Haber Var mı
Bayram gelecekmiş diyorlar, hele Yıkılan evlerden bir haber var mı? Şeker yenecekmiş diyorlar, hele Zehrolan aşlardan bir haber var mı? Kıştır, *******i ayaz estirir Çadırda bebeyi buza kestirir Mevla bu bayramı kime getirir? Cümle garibandan bir haber var mı? Ağa sofrasında kuş sütü eksik Beyin bahçesinde kuzuyu kestik Düzce’ de garibin suyunu kestik İzmit’ den, Bolu’ dan bir haber var mı? Sormalı, var mıdır bir tas çorbası Üşür mü, var mıdır sırtta urbası Viran etti felek, olmaz olası Bingöl’ de okuldan bir haber var mı? |
Bir Sevda ki
Bir sevda ki, görülmemiş Böylesi hiç yaşanmamış Aşk ateşi hiç sönmüyor Kalpler sanki hep boş kalmış Gülen gözler öyle sıcak Saran kollar hep sımsıcak İltifatlar kucak kucak Kalpler sanki hep boş kalmış… |
Bir Tek Sen mi Kaldın
Üzülmek isterse insan Bahanesi çoktur, inan Bir tek sen mi kaldın canan Aşkın ateşiyle yanan Bir hüzündür, gelir geçer Belki biraz yakar geçer İnan, göz yaşına değmez Bir gün olur, bu da geçer Sevmeyi dilerse insan Seveceği çoktur, inan Bir tek sen mi kaldın canan Sevda ateşiyle yanan Bir hüzündür, gelir geçer Belki biraz yakar geçer İnan, göz yaşına değmez Bir gün olur, bu da geçer Gülmeyi dilerse insan Güldürecek çoktur, inan Bir tek biz mi kaldık canan Hasret ateşiyle yanan Bir hüzündür, gelir geçer Belki biraz yakar geçer İnan, göz yaşına değmez Bir gün olur, bu da geçer.... |
Bir Umut
Bekledim yıllar boyu, beni sevmeni, aslında beni sevdiğini söylemeni. Her zaman gül yüzlüsün, bilirim, inkar edemem. Bir de, bana içten gülümsemeni bekledim. Gönlün benimle, bilirim, inkar edemem. Bir de, bunu bana içten söylemeni bekledim. Bekledim, bekleyeceğim, kaybetmedim, kaybetmeyeceğim umudumu. Ömrüm oldukça, yıllar geçse de hep aynı, hiç eksilmeyen sevgim ile bekleyeceğim. Sevgilim… |
Biteviye
Bir başımayım, gece çökmüş üstüme bütün hüznüyle. Saat kaç kim bilir? bilmiyorum... Türküler dinliyorum içinde dolu dolu sevdalar, bir de ayrılıklar. Şiirler okuyorum deli yüreklerin feryatları dökülmüş beyitlere. Bir nefes çekiyorum cıgaramdan savruluyor dumanı bir deli rüzgara tutsak kendi başına, sorup danışmadan deli gönlüm gibi... |
Bizi Anlatıyor
Kırlarda çiçekler, bir de ikimiz Aşkı anlatıyor, parlayan güneş Arılar, böcekler bir de ikimiz Aşkı anlatıyor, parlayan güneş Çağlayan şelale seninle güzel Seni anlatıyor, suların sesi Gökyüzü, bulutlar seninle güzel Seni anlatıyor, yağmurun sesi Nasıl da haşmetli koca çınarlar Bizi anlatıyor, rüzgarın sesi Sararmış olsa da kimi yapraklar Bizi anlatıyor, gazelin sesi |
Bol Gelirli Şiir
Şair aklı, gider gelir ne gelirse başına, sevdadan gelir yaz geçer, kış gelir kış gelende kar gelir her düşünde nazlı yar gelir kış geçer bahar gelir, yaz gelir gül açar, bülbül gelir peşi sıra mısra gelir, saz gelir iki beyit, bir muamma yüzünden bir düşmüştür ki, sorma mahpus damı ar gelir de, zor gelir bir o duvara, bir bu duvara gider, gelir avlu cana dar gelir ara sıra gök yüzüne kuş gelir bulut gelir, yağmur gelir kimi gün görüşmeye mor menekşe gelir bekler durur, yar gelirse gelir gelir, gelir illa ki gelir cana yeter, dili isyana gelir söyler, söyler az gelir bunca sözün üstüne hep falaka gelir demir kapı arkasında kelepçeyle yat gelir uslanmaz da uslanmaz aklı gider, gelir gider, gelir gider, gelir… |
Boş Ver
Yaşadın mı sen hiç hasreti? Yanındayken sevdiğin. Kan ağladı mı yüreğin? Dokununca sevdiğine. Akıttın mı göz yaşını içine? Ağlarken *******i, duymasın diye sevdiğin. Yıllar yılı cefa çekip, Vefasızlığı vefa ile karşıladın mı? Teselliyi aşkının meyvelerinde aradın mı? Söyle dost, Sazın, sözün, kalemin aşkına söyle, Bir umut, bir umut diye bekledin mi onlarca yıl? …………. Anladım, Bakışından anladım, Boş ver sen, Bilemezsin, Bilemezsin ne hallerdeyim, ne yangınlardayım Ağrıtmayayım başını, Üzmeyeyim seni de boş yere, Haydi, kal sağlıcakla, Görüşmek umudu ile, Mutluluklar içinde…. |
Bu Şehir
Savruldum gurbete, geldim buraya İlaç bulacaktım ben bu yaraya Bir adem yokmuş ki derdim sora ya Kenar köşelerde içen doluymuş. Sevgiyi aradım, karanlıklarda Islandım, üşüdüm dar sokaklarda Mekansız dolaştım, ıssız parklarda Bu şehrin gülleri diken doluymuş Anladım, terk etmek gerek bu şehri Yoksa kararacak gözümün feri Bilirim zalimdir, ağası beyi Ezilmiş, horlanmış garip doluymuş |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:21 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.