![]() |
öZLeDiM SeNi
öZLeDiM SeNi
Özledim seni... Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir Beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olmasak bile Benimle olduğunu bilmenin Bunca zaman içimi nasıl ısıttığını Yeni yeni anlyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp Mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları Akşamları her işi bir kenara koyup Seninle başbaşa konuşmaları özlüyorum... oynaşmalarımızı Yürüyüşlerimizi Sevimli haşarılarını Çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; Ve ne kadar yumuşak, Bir çift kısık gözle kendini Ellerimin okşayışına bırakırken. Gitmeni asla istemediğim halde Buna mecbur olduğunu görmek Ve sana bunları söyleyemeden ^^Git Artık^^ demek. Beni ne kadar çabuk unutursan; o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa Demek,sana ne de zor.. Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda Bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden.. Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek... |
söyle ey sevgili!
seni benim kadar seven oldu mu? siyah gözlerine bakınca seni sevdiğini anlatan oldu mu? dolaşırken ıssız *******de sensizliğin sessizliğinde kahrolan oldu mu? her güne hasretinle başlayap seni sensizlikte yaşayan oldu mu? kalbindeki sevgisini, yaşamını yalnızca sana adayan oldu mu? ellerini tutunca, boynuna sarılınca senin sıcaklığını sevgini yüreğinde hisseden oldu mu? hayatın çilesini feleğin silesini seninle unutan oldu mu? en ufak bir seste,en ufak bir tıkırtıda sen geleceksin diye kalbi fırlarcasına çarpan oldu mu? kalbindeki tahtın en güzel köşesinde bir daha kalkmamak üzere,evet bir daha kalkmamak üzere seni oturtan oldu mu? üzüntüsüne, mutluluğuna ve sevgisine senin resmini çizen oldu mu? seninle ağlayıp seninle gülen dertlerine ortak olan oldu mu? arkadaşın, dostun, sırdaşın seniseni benim kadar seven oldu mu? uykusuz akşamın sabaha varmayan *******ini senin hayalinle süsleyen oldu mu? ya uçurumun kenarında bir çiçek olsanda hayatı uğruna seni kalbinde saklamak için koparmak isteyen oldu mu? yapa yalnız karanlık odasında senin sevginle aydınlanan oldu mu? dertlerin kederlerin içinde çırpınırken senin sevginle ayakta duran oldu mu? kalbi kırık hisleri buruk olsaya senin sevgine muhtaç olan oldu mu? şimdi,şimdi gözlerime bakta söyle ve kalbinin sesini dinle seni benim gibi ölümüne seven oldu mu? |
İkimizin Masalı
Sen bir çiçek olsaydın sevda çöllerinde ömrümce yaş dökerdim kurumayasın diye seni yalnız güneşin aklığı güllerin sıcaklığı ile beslerdim ve mehtabın büyüsü ile süslerdim yapraklarını her sabah kızıllığında yeniden koklamak için sen bir defter olsaydın, ben kalem olurdum seni yazardım gece gündüz şiirlere, romanlara, dağlara, bulutlara, rüzgarlara elimin ulaştığı, gözümün gördüğü heryere seni yazardım dilime destan, yüreğime mühür kazardım bir ömür seninle yaşamak, seninle yaşlanmak için sen bir ceren olsaydın avcıların önünde sevgimi siper ederdim vurulmayasın diye yaralarını rüzgarın diliyle okşar güllerin eliyle sarardım ve seni dağların moruyla gizler pınarların diliyle seslerdim kem gözlerden, katı yüreklerden korumak için sen bir çoban olsaydın sürüler peşinde kalbimde taşırdım hep yorulmayasın diye ve kavalını rüzgarın nefesi ile üfler çağlayanların sesiyle dinlerdim her gece ayışığında duygularını okşamak için sen bir kardelen olsaydın dağların eteğinde ben yaprak olurdum rüzgarda titreyen dört bir yana kokular saçar dururdum her dem aşkın ile sarhoş olmak için sen bir dal olsaydın, ben toprak olurdum sen bir göl olsaydın, ben ırmak olurdum kalbine akardım gece gündüz senden uzak kaldığımda ağlar dururdum sen güneş olsaydın, ben dünya olurdum dönerdim ekseninde durmadan her sabah, her akşam yeniden buluşmak için ve saçlarını gökyüzünün mavisi ile yıkardım her dem güzelliğinden sarhoş olmak için |
SeN SEn sEn
Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden Dağ başı yalnızlığı ölümden beter Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gel yeter... Huzur ellerinin güzelliğidir Gözlerin karşımda mutluluk denizi Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter... Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter... Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm Bende sabır,sende naz... Gündüzünden vazgeçtim, düşlerimde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter... Duymasada hiç kimse Şair gönlümün,sende karar kıldığını Ve içimin şerha,şerha yarıldığını Sen bilsen yeter... Birgün duysan bittiğimi tükendiğimi Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek Eğilsen yeter... |
Beni benden,Bensiz Ölüme Gidişin Aldı..
Titreyen bir ben yaşlılıktan, Ağlayan gözlerim sensizlikten, Ve isyankar duygularım kaldı özlemekten. Yılların eskitemediği, Başkalarının hissedemediği, Gitmenin bile bitiremediği aşkını yaşıyorum hala.. Taaa ilk günkü gibi. Bizden kalan tek resmimize bakıyorum saatlerdir. Canımın sıkıntısına, yüzümde oluşan tebessüm, Yüzümde oluşan tebessüme, Gözlerimden akan yaşlar karışıyor tane tane. Nedeni sadece bana bakan gözlerin değil, Gözlerime bakan gözlerinle verdiğin özlemin, Gözlerime bakan gözlerinle verdiğin sözlerin, Söylesene hepsimi yalandı, hani nerde hislerin ? Bak işte! Ne sen, ne gözlerin, nede verdiğin sözlerin kaldı, Seni benden halimi görmez gözlerin aldı, Seni benden kendini bilmez bir nisan gecesi çaldı, Beni soracak olursan bitanem; Beni benden, bensiz ölüme gidişin aldı. Ama sanma ki bu kalp dünyada kaldı, Ve sanma ki bu sevgi ellere vardı. Sevgim ve herşeyim, gözyaşlarımla beraber; Birgün kavuşmak üzere, Senin ardından, toprağa daldı. |
Bilirmisin gelmeyeni beklemeyi
Beklesem ararmisin beni Duymak istermisin sesimi Bilirmisin dokunmadan sevmeyi Yapabilir misin gelmeyeni beklemeyi Uzaktan seyretmeyi aci ama güzel Gölgeleri izlemeyi Ben seni böyle sevdim Parklarda duraklarda bekledim Bile bile gelmeyecegini Sen konusmadan dinledim seni Gizlice aldim elime ellerini Ruhlarimiz gizlice bulusurken *******i bir yerlerde Ben gölgeleri izledim Bakislarini gülüslerini çaldim senden Sen hiç farketmedin Koynumda uyuttum Hayallerini düzenledim Umutlarini yeserttim Ama sen hiç bilmedin Sen baska hayatlarda Ben seni ben gibi sevdim |
Oysa ben...Hep içimde Sakladım SeNi !!!
Sessiz bir geceydi ... Ağlıyordum ... Korkuyordum ... Gece kötüydü ,,, yaşattığı da, anlatmaya çalıştığı da. Bitmesimiydi doğru olan ? Sen ile ben biz değil miydik ? Sana bizi anlatabilmişmiydim ? ... Hayır, anlatamadım. İnanmadın. Tuttum gözyaşlarımı yanında hep. Utandım. Hep güçlü bil istedim beni. ... Seni sevmek kolay mıydı ? Yoksa , beni sevmek mi zor ? Gittin ... Yarım bıraktın Yarsız bıraktın beni Yalnız değill ıssız bıraktın benii ... Hep susmak oldu en iyi yaptığım. Yine susuyorum. Bu defa, benim söylediklerime ağlıyorum. Belki hak etmediklerine ... Belki ,,, belki seviyor olma ihtimaline ... ... Hep .. hem içimde hem bana en uzak olmak zorunda mısın ? her defasında bırakmak zorundamısın ısıttığın ellerimi ? her ayrılıkta ,,, beni hep geri dönüşüne inandırmak zorunda mısın ? oysa ben ... hep içimde sakladım senii !!! ... Görüyormusun ? Yine düşlüyorum, yine geri dönmeni umud ediyorum. Hep bekliyorum, hep geliyorsunn ... Sonra hayatımı alt üst edip çekip gidiyorsun ... Sen , Yine Yarım bıraktın Yarsız bıraktın beni Yalnız değill ıssız bıraktın benii ... Her defasında doyamadım sana ... Bakamadım dilediğimce ... Şöyle içimdenn sımsıkıı sarılamadımm ... Koklayamadımm , kokunu alamadım yanıma ... Mesafeler değildi seni ve beni engelleyen . Sen ve ben , biz olamamıştık bir türlü gerçekten. Anlatamamıştık bizi ... Yine döneceksin, biliyorum . Hissedebiliyorum . Son hoşçakalın diğerine çok benziyordu sevdiğim kadın. Beni seviyorsun ... Seni seviyorum ... Ne olur , Beni, Yarım bırakma Yarsız bırakma Issız bırakma ... |
Bu GüN GünLerdeN SeN .!.
bugün günlerden sen, ve saat tam seni vuruyor yine! ah senn! her çaldığın şiirimde akrep biraz daha yaklaştı yelkovanına... sen kaçmayı tercih ettin... zaman zamanlığını sergilemekten vazgeçmiyor... bak! saat yine senn! ama aklında bulunsun! bir dahakine saatin vurduğu değil ertelediğim kendimin ihtilali olacaksın sen |
Sen
Saatler yine seni vuruyor Gecenin en dip yerinde Düşünmekteyim, Kimse anlamasın, Kimse görmesin diye Seni seviyorum Yüreğimin en ulaşılmaz, en çocuk En masum yerinde seni öpüyorum Bazen nefret ediyorum senden Ama en nefret ettiğim anlarda Daha bir farklı seviyorum seni Bir ananın , Yavrusunu sevdiği gibi Okşuyorum yüzünü, ellerini İşte ozaman yaşadığımı anlıyorum Sen zamansın , Yanındayken herşey avuçlarında Sen aşksın , Sen hüzünsün SEN,ARTIK BENSİN... |
ben en çok *******in adını seviyorum
ilk defa acı çekerek özlüyorum seni, ve de *******e öyle isyanım ki... ne zaman gece olsa bir burukluk çöküyor içime lanetler yağdırıyorum gecenin zehir zemberek karanlığına.. Sonra susuyorum ve seni düşünüyorum, aklıma önce o gülüşün düşüyor, acı bir tebessüm beliriyor yüzümde çok sürmüyor gecenin katran karası karanlığı bozuyor. Seni kaybettiğim geceyi hatırlıyorum, kahroluyorum. Oysa ne hayallerimiz vardı hatırlasana.... Bir anlık öfke bir anlık sinir ve gecenin ürpertici karanlığı.. Bunlar hazırlamıştı ayrılığımızı. İsyanım da azalıyor lanetlerim de, çünkü sabahın ilk ışıkları vuruyor ağlayan gözlerime....[/ |
BİTEN SEVDANIN ARDINDAN...
Bir sevdamız vardı sevdalım... Adına Sevda diyeceğimiz, Günahsız bir de bebek.. Bu sevda bizimdi sevdalım... Bir sevdamız vardı sevdalım.. Uğrunda aylarca gözyaşı döktüğümüz. Ve bin yıl dökmek için Her şeye vardık sevdalım.. Bir sevdamız vardı sevdalım, Can diye sardığımız bir canımız.. Bana can derdin ya, O can şimdiyok sevdalım.. İşte... Bir sevdaydı bu sevdalım.. Tüm hesapların mahşere kaldıgı, Bizi bin defa yakacak, O deli sevda Bizimdi sevdalım.... Artık yok! Olmayacak artık! Biten bitti, giden gitti.. Ardında gözlerim yaşlı kaldı.. Artık sevdam yok, neyleyim bu hayatı.. |
Ben Hiç Gidemedim ki
Sen sadece bi ömrün varlığından haberdarken ben her kalp atışını seni düşünen bi ömür yapmışım Ben sevilmeyi beklememişim ki, ben sadece seni sevmeyi sevmişim Umudumun zekati kadar umut beklemişim sadece,bana dair Hiç olmamışki çektiğim acının dile dökülen ifadeleri, bir bebeğin ağlaması kadar inandırıcı Senin için ihtimaller dostum düşünceler sevgilim olmuş B€N DAHA S€Nİ S€VM€Yİ HAK€TM€Mİ$İM Kİ... |
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN
Her şey sende gizli Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerin uzağı gördüğü kadar genç Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin Yaşadıklarını kar sayma Yaşadığın kadar yakınsın sonuna Ne kadar yaşarsan yaşa Sevdiğin kadardır ömrün Gülebildiğin kadar mutlusun üzülme Bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi Sevdiğin kadar sevileceksin Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin Bunu da öğren; SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN… |
imkansızım
imkansızımdın benim ulaşılmazımdın gecede ki en parlak yıldızımdın gidişini anlamadım gözlerindeki yaşlara dokunamadım son bir kez daha sarılamadım sana tek bakışın mıydı bunları söyleten bana tek sözün müydü sana bukadar bağlanmış mıydım sana mı çizmiştim tüm yollarımı hayatımın başında seninlemi sonlandırmıştım yaşamı mı çaresizliğin çaresizliğim unutacaksın belki beni şiirlerine üç noktayla devam edeceksin ben ilk şiirime son noktamı koyacağım seninle,senin gözlerinle gitsen bile hayatımdan almasamda kokunu hissetmesem de varlığını sen benim hep imkansızım olacaksın hep ulaşılmazım kalacaksın hiç bir şey söylemeden öylece bakışın var ya sessizce gidişin var ya uykusuzluğumun tek sebebi sahipsiz seslere kanıyorum karanlıkta arıyorum gözlerini ama tek gördüğüm karanlık sen yoksun |
A..Ş...k...
AŞk Firtina Gİbİ İnsani Bİr SaĞa Bİr Sola Savuruyor... Kİmse Kİmseyle Oynamiyor AŞk KİŞİlerle Oynuyor.. AŞk OyuncaĞi Oluyor İnsanlar... AŞk,ne Kadarda Basİt SÖylemesİ... Kolaymidir YÜrekden Sevmesİ... Aman Aman AŞk Mi Adini Duyunca KaÇin Kİ YapiŞtimi Birakmaz Yakanizi.... |
An! G!d!$
Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum. Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye, İçli o denli güzel söylediğin ‘elbet bir gün buluşacağız’ diye başladığın şarkına Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren, Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan. Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren. Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla. Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda, Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar, Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor. |
BeNi NeReDe..?
beni nereye koyuyorsun böyle? neresinde yaşıyorum yüreğinin? var mıyım senin için, *******inin masalsı düşü ben miyim yoksa kendin misin?... beni sığdırabiliyor musun içine? hangi yana baksam tünel; sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu hani içinin aynasıdır ya sevdiğin, benim aynamda karanlık aksetmekte... öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de. beni nerede yaşatıyorsun söyle? cennetin miyim senin, amber kokulu bahçelerinde gezindiğin? yoksa kaybolduğun kör kuyun mu, dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin? artık anlamsız geliyor tüm sorular yanıtlarını bir gün verecek olsan bile ben de bir şeyler buram buram, ben de çok şey ılık ılık, ben de sen acıtarak, kanayarak eksiliyor... ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda aitsizliğim çaresiz çoğalıyor... ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi sen bende herşeysin belki ama ben sende yitiyorum için için... beni nerelerde arıyorsun öyle? yüreğine sor bir de mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin... |
BeN Seni Sensiz Sevdim
Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakışların vardı Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydın, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yıldızlar vardı, Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı, Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim... Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama; Ben seni sensiz sevdim... Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, Hani kıyamet koptuğunda... Ben seni sensiz sevdim... Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!! |
AYRILIK MI BU GİDİŞ
Hep gözlerini sakladın benden. Sen kaçtın ben yoruldum. Kanat açtın denizlere. İzlerini aradım her adımımda. Işıklarda yansıdın yüreğime. Kelimelerde yelken açtın, Tanımadan bilmeden görmeden, Çocuksu coşkularıma. Bilmek hakkımsa bilmeliyim. Bu bir heyecansa dinmeliyim. Örselenmişse gerçekler, Yalnızlık limanındaki,tek tekne bensem Gafil ömrümü sürüklenmeden yaşamalıyım.. Bir kemanın sesidir yüreğimdeki. Bir türkünün destanıdır yazdığım. Bir dağ çiçeğidir yalnızlığım, Ulaşılması güç, kokusu muhteşem olan.. Yinede, Bilmek hakkımsa bilmeliyim. Yokluğunun izinden gitmekse hissetmeliyim. Karanlıksa önüm aydınlığı çağırmalıyım. Ayrılıksa gözyaşlarıyla çağlamalıyım. Ama diz çökmeden ve sana görünmeden |
Sana.....
Sana çiçekler getirsem en bakir dağlardan .. Güller getirsem kan rengi Uykusuz *******de işlenmiş özlemler getirsem. Ve bir akşam çıkagelsem gün batarken .. Yorgun kollarımda hasret Yüreğimde seni. ... Bilirim daha gelmeden beni .. Haber verecekler geldiğimi Ve işte o zaman .. Ne sen bir kelime söyleyebileceksin .. Ne de ben anlatabileceğim neler çektiğimi .. .. Sana iki uzun saat sunsam gece nöbetlerimden .. İki çileli saat senin bilmediğin .. Sonra her saniye hesap verdiğim acılarım .. Bir kara taş gibi karşına diksem .. Ve barut kokan ellerimle bir akşam .. ANİDEN ÇIKAGELSEM........................, |
Sevmeyi bilmeyen ne anlasın
Gül yüzlerde solmuş güller açmaz oldu söyle Niçin garip aşıklar düşmüş sefil yüreklerde Sevda bağlarında bülbül feryat eder güle Aşık şem a yanar sevmeyi bilmeyene Kaç aşık bir maşuk uğruna düştü çöllere Umut besledi benim gibi kuru bir gülde Aşık olanın derdi vuslat bulmaktır sevgiliye Naz eder sevmeyi bilmeyen merhametsiz zalimce Kim var benim gibi derde düş olup aşka yanan Bir hayale uğrunda koşan varmı benim gibi yorulmadan Aşk ehlinden olup ölümü bekleyen aşkı tatmadan Varmıdır benim gibi Firavun yürekliye aşk ilan eden Zaman nedir sevmeyi bilmeyene aşk hikayedir Çile dost olur şem a yanan aşığa şerbettir Zehir aşık olan için bir tebessüm ilk bahardır Sevmeyi bilmeyen ne anlasın aşk sevgi nedir |
Aşk İki Kişiliktir
Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır ******* boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir |
Seni Seviyordum
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte... Güldüğü zaman yukarıya bakardı; Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı... Ne güzeldiler sen bilmiyordun... BEN SENİ SEVİYORDUM... Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu, çoğalıyordu Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun, Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun, Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk, Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller... Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun... Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına Derken bir gün uzaktan gördüm seni... Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı Kalbimi acıttı her zaman ki gibi... Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi... |
-Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim-
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler' Gökte gece yelinin söylediği türküler Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar Ve o benimle değil, yıldızlıdır ******* Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere Bakışlar sanki onu bana getirecekler Böyle *******deydi ağaçlar beyaz olur Artık ne ben öyleyim ne de eski ******* Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler Budur bana verdiği acıların en sonu Sondur bu onun için yazacağım dizeler |
BEN HASRETİNDEN ÖLÜNCE
Ayak izlerin kaldı sen giderken kapımda *******i düşlerimde gördüm Başımı yastığa koyduğumda Sanki hayalin dolaşır körpencereli odamda Yalnızlık sardı yüreğimi sende çekip gidince Anılar yakamı bırakmaz Hayalin gözlerime düşünce Onunla mutlumu olacaksın BEN HASRETİNDEN ÖLÜNCE... |
~~DAYAN YÜREĞİM~~
Her gidişin Elbet dönüşü var Sonuna kadar sabret Dayan yıkmasın seni Bu yalan dünya Sakın kapılıp gitme O fırtınalara Ne fırtınalar atlattık birlikte Ne sevda denizleri gördük Rüzgarlar savurdu Bizi hep bir yerlere Hiç yerimizde kalamadık Dayan yüreğim.. Bir gün bitecek bu hasret İşte o zaman hayat yeniden başlayacak Dayan yüreğim Seni seveni bulacaksın Hep fazlasını verdin Bu sefer karşılıklı olacak Hep parçalandın biliyorum ama Bu sefer adı AsK olacak.. |
GEL BİR GECE
Taşarken gönül ırmağım hüzün çöllerinde, Katıp önüne ölümsüz sevdaları gel bir gece... Savrul önce, isimsiz, sahipsiz bozkırlarda, Sonra süzülüp enginlerden, rüyalarıma gel bir gece... Ellerim kanlı, bileklerimi bulamışım sevdana, İlmek yapıp hasretini, dolarsam boynuma, Bir meltem gibi esip gel gittiğin topraklara, Bir tutam çiçeği çok görme bana, mezarıma gel bir gece... Yağmur yağarken yurdumun heybetli dağlarına, Selam durmuşken Anadolu aya ve yıldıza, Yediveren gülleri gibi bir hülyalı baharla, Sürüp göğsüne vatan kokusunu, allanıp pullanıp gel bir gece... |
ÇaGıR YÜREĞ!M!
Unutmadım, unutamadım seni,o öldüren sevgini, Vazgeçmedim senden umudu kesmedim gözlerinden, Bekledim doğan güneşle, belki o getirir diye seni, Karanlıkta yıldızlara sordum, yoksa onlar mı getirirdi sevdiğimi. Durmadım,yılmadım kalbimden, kalbine duyurana kadar sevgimi, Bitiremedim, nefret etsem bile bu yok eden özlemi, Canımı yoluna verdim, yıkılmamak için savaştım, ah bir görsen beni, Ben seni sevdim, ben sana kaldım, yeter artık çağır şu yüreğimi. Elimden gelen sadece büyük bir haykırış, Umutsuz belki, bir ihtimal bile olmasa da bu yakarış, Neden bir tanem, neden, gelsen şimdi biter her acı yine kalplerde barış, Sevgiye senin ki, hadi bir kalp bağışla bana, sanadır bu yalvarış. Görmüyor musun bitiyorum sensiz, eriyorum bir mum gibi, Hadi ateş ol tekrar yak beni, hatırla hor görme geçen günleri, Boş kalmasın anılar kalmasın yaşanmışlığıyla, koparma içimden, Bitsin bu ayrılık, ellerimi tut yine sen değil misin ki yaşamamın tek sebebi. Koş tekrar benimle aynı hayallere, sımsıkı tut bırakma benim gibi, Ben seni tutarken kaybetmemek için, yakala hadi attım sana kalbimi, Gördün mü ışığı geleceği gösteriyor şimdi, ayrılmayan ikimizi, bitmeyecek sevgimizi, En güzel duyguların başladığı, senin bana gelen en saf halini. Anladın mı seni seven bir kalp var yeryüzünde, seni arayan, Buldun mu şimdi aradığını, yalnızlığın hain kollarında, Verdin mi kararını, uyandıracak mısın beni bu kötü rüyadan, Açacak mısın kollarını, yeniden ısıtacak mısın benimle varlığımı, yine her an. |
Seni Beklerken !...
Unutmadım ki gözlerinin rengini. Yıllar yılı kalbimde saklı birisi. Hüzünle tararken ufku engini; Yorgun düşerdi, gözlerimin iris'i ******* ayazı benle bölüşürdü. Sensiz kalan bu beden titrer üşürdü. Şakaklarıma çoktan aklar düşürdü. Özlemin o dinmeyen yakıcı hissi. Sensiz kalan gönlüme, bin acı verdi. Ayrılık bedenime, zamansız erdi. Rüyalarımda bile seni gizlerdi: Yüzünü perdelerdi, düşlerin sisi. ******* boyu adın düşerken dile, Kollarına alırdı amansız çile... Aslı saçıyla yanan kerem'i bile: Yakmamıştı kimseyi senin gibisi. Sayamadım, belki bin, belki binelli. Hasret günleri... yıkacak beni belli. Her gözyaşımda bana verdi teselli: ''-belki de gelir! '' dedi. umut perisi... Çektiğim çile aşkın bir özverisi. Ayrılık daha öte...ölüm berisi. Ne ağıtlar yakıldı? destan serisi. Seni beklerken aşkım... yalan gerisi... |
Bir Ayrılış Hikayesi
Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beşyüz yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: -Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana... Ve artık biliyorum: Toprağın Yüzü güneşli bir ana gibi En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini... Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olanın parmaklarına başımı kurtarmam kâbil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak... Sen yürümelisin, beni bırakarak... Kadın sustu. SARILDILAR Bir kitap düştü yere... Kapandı bir pencere... AYRILDILAR... |
Bir Gün Anlarsın
Uykuların kaçar *******i Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz Ama yorgun Ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın |
Acılara Tutunmak
Acı çekmek özgürlükse Özgürüz ikimizde O yuvasız çalıkuşu Bense kafeste kanarya O dolaşmış daldan dala Savurmuş yüreğini Ben bölmüşüm yüreğimi Başkaldıran dizelere Aramakmış oysa sevmek Özlemekmiş oysa sevmek Bulup bulup yitirmekmiş Düşsel bir oyuncağı Yalanmış hepsi yalan Yalanmıs hepsi yalan Sevmek diye bir şey varmış Sevmek diye bir şey yokmuş Acı çektim günlerce Acı çektim susarak Şu kısacık konuklukta Deprem kargaşasında Yaşadım bir kaç bin yıl Acılara tutunarak Acı çekmek özgürlükse Özgürüz ikimizde Acılardan arta kalan İşte bu bakışlarmış Buğu diye gözlerinde Gün batımı bulutlarmış. |
"Ben gideyim" Diyor Hüznün
Şiir gibisin; sımsıcak ve biraz buruk Hazlar ve elemler var sende Geldiğinde "ben gideyim" diyor hüznün, Gülemiyorum Giderken,seni görebilmenin sevinciyle Ağlayamıyorum Alt-üst bile değil Karmakarışık ediyorsun beni Yaz gününde,kar yağdırıyorsun gönlüme Serinliğe sevinemeden donuyor,buz gibi Kışın varlığın ateşliyor; "ısınmak" gelirken aklıma yanıyorum, Kül oluyorum Çöz de git,darmadağın gönlüm Sessizliğim aldatıcı Biliyorum; fırtına başlayacak gidişinle ... |
Güller Ellerinde GüzeL
uzaktan seyrediyorum seni sevdayı sarıp sarmaladığın o ellerindeki güllerle.. ürkeksin ve bir o kadar sevecen sağ elinde tenin kadar beyaz, saf gülleri sol elinde ise yapraklarında geçmişin bir kaç damlası kalmış olan kırmızı güller sımsıkı tutuyorsun bazen tüm gülleri sol elinde tümleştiriyor bazen de yine yerlerine koyuyorsun garip bir heyecanın var farkında olmadığın biliyorum sen sevmekten korkuyorsun yüreğimdeki sevdamı anladım ki göremiyorsun her iki gül de benim için değerlidir geçmişin ve geleceğin gibi çünkü o gülleri sevdiğim sen sen tutuyorsun bana bir tek dikeni de yeter bilmiyorsun.. |
BEN mahkum,SEN gardiyan
Bazı gerçekler vardır değişmeyen, Toprağa dek insanın şahsına münhasır olup, Ancak onunla birlikte mezara giren. Ten gibi, ruh gibi, can gibi, birde SEN! gibi... Sen, benim en aydınlık karanlığım. Sen benim en yakın ırağım. Sen benim, ben kadar gerçeğim, tekim, Vazgeçilmezim... Ne olur hep yanımda kal, gitme bir yere. Sonsuza dek yüreğimde olman, Beynimde, ruhumda dolaşman yetmez bana. Sen, senliğinle hep ama hep yanımda ol ne olur. Her ayrılık son olsun, her ayrılık ders olsun ikimize. Sen ki, yana yakıla hasretini çektiğim, Sen ki, özleminle günler, ******* eskittiğim, Sen ki, adına "KADERİM" dediğim... Kösebaşlarının eşkiya karanlıkları, Çıkmaz sokakların çıkmaz sonları korkutmaz beni. Ben sensizlikten korkarım ancak. Ben sensizliğin karanlık uçurumlarında Paramparça olmaktan... Gözlerine mahkum, afsız, infazsız bir müebbet... Karanlık ve soğuk zindanlarında yüreğinin, Ebediyete kadar kalmak olsun cezam. Ben mahkum, sen gardiyan. |
Aracısız Sevdim
dokunamam günü geçmiş küflü mektuplarına nasıl cümleler kurduğunu iyi bilirim çiçeksiz bir ilkbaharın utanmışlığını sevgisiz bir çiçeğin bitkisel yaşamını iyi bilirim sevgimi çiçeklerle anlatamam aracısız sevebilir misin sevmişliğimi? yüreğimde bensiz olabilir misin? aşk şiirleri yazamam senin için ismini kazıyamam ağaçlara fakülte çıkışları yolunu bekleyemem kaçamak bakışlar atamam kapalı pencerene hiç aracısız sevdim seni.. olur da belki sen de okuyorsundur yokluğumda dökülen bu satırları korkma çevir sayfalarını sandığın kadar acı değildir şiirlerim yalana borcum yok her an anlatabilirim seni vefasız değilim, vefasız sevgilim *******ime çamur atıp durma bu kadar nankör olma hiç aracısız sevdim seni hangi sabahlar bekledim bilir misin, hangi sabahlar? yakamda soldu kendiliğinden bir kırmızı gül posta güvercinim öldü avuçlarımda olsaydı kulakları çınlardı uçurtmamın seni gökyüzünde dolaştırdığı saatleri anlatırdı yine de hiç aracı yapmadım hiçbir şeyi.. hemen heveslenme aldığım bilete yirmidört trenine binemeyebilirim sana ulaşmak için koca treni meşgul edemem, onu aracı yapamam.. affet beni sevgilim beni anla bu mektubu sana yollayamam.. |
Öyle ZOR ki ! ! !
Gidiyorum! Ama bu sefer Yollara serptim sevdamı. Kaybolursam iz sür, Gel bul beni. Bırakma uzaklarda, Unutma, boşverme... Umutlarım sana emanet Onlara dikkat et. Yokluğumda sımsıkı sarıl hayata Ve beni bekle. Sen bekle ki ben gelebileyim... Sen bekle ki ben hayatı daha çok seveyim... Hayallerle avunmak, kendimi kandırmak... Öyle zor ki yokluğuna bahaneler bulmak. Kibrit kutularından evler yapıp Bacalarında duman aramak... Öyle zor... Öyle zor ki... |
HazaN ve HüzüN
Veda eder ağaçlar yapraklarına bu mevsim. Sevdalar inadına daha koyulur. Ve doğanın hırkası sarıdır artık. Renklerin armonisi yaşanır ardı sıra. Yeşil kırmızıya, kırmızı sarıya bırakır yerini gün be gün. Hazin bir yitişin ilk çağrısı mıdır sonbahar yoksa, Yeniden oluşum kozası mı? Ölü toprağı serpilmiş şehirlerin Yalnızlığında uyanılır *******in sabahına. Kelebek bakışlarında hayal edilir okyanuslar... Bir bir yüzüne kapanmıştır kapılar kalabalığın. Kordon Boyundaki bank dost arar dertleşecek. Deniz üstü sohbetler özlenir olmuştur. Çilingir sofrasının kahkahaları yankılanır balıkçı iskelesinde. Ağaçlar yavaşça bırakır yaprağını yere, Asi çiçekler bekleşir toprağın eşiğinde. Sayfa arasındaki gül yaprağıncadır hülyalar. Maviye, yeşile mersiyeler yazılır çatlamış dudaklarca. Ellerinde topaçları yaz çocukları, Kaçışır her biri bir köşeye. Camdaki buğuya çizilince sıkıntıların resmi, Son sıcağı da çekilince bedenden Yazın, Eylül kuşlarına yüklendiyse menevişler Artık hazana akmaktadır zaman. Güneş, Kaf Dağının ardındadır umarsız. Ve bir seyyahın zulasında bir dahaki dönüşe götürülür umutlar. Beklemekse eğer yazgımız, Hazanın sonunda elbet bahar olacak. |
Kanayan Yara..
Merhaba yüreğimin kırık yarısı, Yine söz geçiremedim Kanayan şu yarama, Dur, Bırak, Bırak çek git diyemedim işte. Diyemedim deli gönlüme... Solmaya yüz tuttu aldığım tüm güller, Bir şu kanayan yaram kaldı ruhumda, Bir de sensiz sabahladığım tozlu kaldırımlar... Şimdi ne sen varsın, Nede her zaman sırtımı dayadığım Tozlu kaldırımlarım... Yine mavi ayazların orta yerinde; Yapayalnız, çaresiz kaldım... Gözlerim de sustu Haykırmıyor artık gidenlerin ardından... Gidiyorum buralardan, Bu sefer bende bilmiyorum pusulamı... Hıçkırıklarla dolu gitarım, Bir ben, Birde kanayan şu yaramla Gidiyorum meçhule. Kim karşılar, Kim ağırlar bilmiyorum. Ama gidiyorum işte... Yaram durmaz yine kanar. Belki yine zaptedemem deli gönlümü, Yook!... Artık yazmaz ellerim... Ağaç yapraklarında yüreğim artık, Günü gelince solar gider usulca... Gök yüzünde gözlerim artık, Her yerde, her zaman görür seni... Güvercin yüreğinde dillerim çaresiz, Susar gider... Söylenecek tek cümle kaldı yürek satırımda. Ne güle güle derim, Ne de hoşça kal... Bir cümle sadece... ......................................... Kaybolur çığlıkların asrında. Ne sen duyarsın, Ne de alem... |
Alışamadım Yokluğuna
Merhaba yağmur bakışlım; Gözleri çiselim. Gören var mı gözlerindeki süsü? Benim gibi silen var mı gözlerini? Mutlu musun oralarda?... Biliyor musun? Her kötü olduğunda Titrerdi yüreğimin köşesi, Titrer ve incinirdi anlamazdın!... Şimdi nasılsın diye sormuyorum Çok iyi biliyorum ki iyisin Kötü olsan hissederdim, Titrerdi yüreğimin bir köşesi... Beni merak ediyorsan, Yüreğime yağan onca yağmurdan, Hayallerime çöken depremlerden sonra Nasılım bilmiyorum... Titriyor mu yüreğinin bir köşesi? Canın acıyor mu hani? Canım diyip uyanıyor musun uykundan? Susuyorsun! Tamam! Anladım boş ver... Buralarda iyice ısınmaya başladı zaten, Caddeler kalabalıklaştı biliyor musun? En kalabalık caddede bile Senden eser yok, Öyle kaybettirmişsin ki kendini!... Ellerinle beslediğin Güvercinler bile tanımıyor artık seni... Bir ben hala unutamıyorum seni, Bir ben gizlice el sallıyorum Gelip geçen Mavi Trenlere Ve hala umutlanıyorum biliyor musun? Belki arasın, Belki gelirsin diye, Ve belki seversin diye... Buralarda zaman Zaman!?... Hiç geçmeyecek gibi, Kolumdaki saat Hala bırakıp gittiğin yerde, Akrep de yelkovan da Alışamadı bırakıp gidişine. Kader Mavi Tren'in Mavi ayazında üşümeyi *******e günaydın demeyi Reva görmüş diyorum , Bazen kendi kendime... Her zaman Bir şeyler eksik olacakmış gibi, Her an bir damla yaş Kayıp gidecekmiş gibi geliyor... Ne tuhaf ! Kaldırımlar bile alıştı bu halime; Yorgun, Kaybetmiş, Ağlamaklı Biraz da avare halime.... Alıştılar şu gidişine biliyor musun? Kuşlar bile alıştı yetimliğime... Bir ben kahretsin Bir ben alışamadım yokluğuna... |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:49 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.