Tek Mesajı Görüntüle
Old 10-14-2006, 03:45 PM   #4
temürmelik
Daimi Üye
 
temürmelik Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Jun 2006
Konum: -->izmir<--
Mesajlar: 438
Teşekkür Etme: 15
Thanked 182 Times in 79 Posts
Üye No: 15241
İtibar Gücü: 1611
Rep Puanı : 9399
Rep Derecesi : temürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond reputetemürmelik has a reputation beyond repute
Cinsiyet :
Varsayılan

Hayrola, derdin nedir?”


Bandırma’da yaşayan Hak dostlarından “Ağlayan Dede”nin huzuruna bir köylü gelip dert yandı bir gün:
- Çok sıkıntıdayım efendim.
Mübarek sordu merakla:
- Hayrola, nedir derdin?
- Sormayın, dedi. Bir zamanlar birinden borç para almıştım. Ancak bugüne kadar ödeyemedim. Şimdi de ödeyemiyor, bu borç yükünün altında eziliyorum. Gidecek hiç kimsem de yoktur.
Büyük veli üzülmüştü. Sordu hemen:
- Borcun ne kadar?
- Çok hocam.
- Çok da ne kadar?
- Onbin dirhem.
Mübarek, biraz düşünüp,
- Üzülme, buyurdu.Bir şeyler yapar, inşallah hallederiz.

“Gerçekten mi?”
Adam duyduklarına inanamadı.
- Gerçekten mi?
- İnşallah kardeşim. Allah büyüktür.
Gariban çok sevinmişti.
- Allah sizden razı olsun. Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Buyurdu ki:
- Sen şimdi git, yarın aynı saatte yine gel. Sultanın adamları o saatte burada olacaklar. Ben sohbet ederken, yanıma yaklaş ve bu kadar parayı iste benden.
Adamcağız;
- Peki efendim, dedi. Elini öpüp ayrıldı huzurundan. Ertesi gün dergaha geldiğinde, mübarek zat sohbet ediyor, kalabalık bir cemaat nefes almadan dinliyordu kendisini. İçeri girip doğruca bu zatın önüne gitti ve kulağına eğilip kendisinden onbin dirhem istedi. Sonra geri çekilip edeple oturdu bir kenarda.
Onun bu hareketi, sultanın adamlarının dikkatini çekti tabii.

“Çok merak ettik!”
Sohbet sonunda sormadan edemediler:
- Eee, merak ettik hocam.
Mübarek, bilmiyormuş gibi sordu:
- Neyi merak ettiniz?
- O adam sizden bir şey istedi galiba.
- Haa o mu? buyurdu.Evet evet. Zavallının borcu varmış birine. Ancak ödeyemiyormuş. Kimsesi de yokmuş garibin. Çaresiz gelip benden istedi.
Hemen sordular:
- Ne kadarmış borcu?
- Maalesef biraz fazlaca.
- Olsun efendim, ne kadarmış?
- Onbin dirhem.
Sultanın adamları o kimseyi çağırıp verdiler bu kadar parayı kendisine. Köylü sevinç içinde çıkıp gitti. Borcunu ödeyip dua etti o parayı verene.
Tabii unutmadı bu büyük veliyi de.
__________________









temürmelik çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla