|
ÇaKaL Üye
Üyelik Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,791
Teşekkür Etme: 0
Thanked 88 Times in 15 Posts
Üye No: 26295
İtibar Gücü: 2607
Rep Puanı : 76884
Cinsiyet :
|
Aynı şeklde, hadîsler hakkında da müslimânlar tereddüde düşürülecek. Kur’âna yapılması plânlanan, terceme, tenkîd ve tahrîfin, hadîslere de uygulanması gereklidir.
Hakîkaten, okuduğum (İslâmı nasıl yıkabiliriz) ismli bu kitâb, çok mükemmel idi. İleride yapacağım çalışmalar için, emsâlsiz bir rehber idi. Sekretere kitâbı iâde edip, memnûniyyetimi ifâde etdiğimde, bana, (Bilmiş ol ki, bu meydânda, sen yalnız değilsin. Yapdığın işi yapan pekçok adamlarımız var. Bu işi yapmak için, şimdiye kadar nâzırlığımız beşbinden fazla adam vazîfelendirmiş bulunmakdadır. Nâzırlık bu sayıyı yüzbine çıkarmağı düşünüyor. Bu sayıya ulaşdığımız zemân, müslimânların hepsine hâkim olacak ve bütün İslâm memleketlerini ele geçirmiş olacağız) dedi.
Dahâ sonra, sekreter şunları söyledi: (Sana şunu müjdelerim ki, nezâretimizin bu programı gerçekleşdirmesi için, en fazla, bir asrlık bir zemâna ihtiyâc vardır. Biz o günleri görmesek bile, muhakkak çocuklarımız görecekdir. Şu darbımesel ne kadar da güzeldir, (Başkasının ekdiğini yidim. Öyleyse, ben de başkaları için ekiyorum). İngilizler, bunu yapdığı zemân, bütün hıristiyan âlemini memnûn etmiş ve onları oniki asrlık felâketden kurtarmış olacakdır).
Sekreter sözlerine şöyle devâm etdi: (Asrlarca devâm eden (Ehl-i salîb) muhârebeleri [Haçlı seferleri], hiçbir fâide sağlayamamışdır. Kezâ, Moğollar [Cengiz orduları] da, İslâmın köklerini kazımak için birşey yapmış sayılmaz. Çünki onların yapdığı iş, ânî, plânsızdı. Düşmanlıklarını ortaya koyacak, askerî işler yapıyorlardı. Bunun için, çok çabuk yoruldular. Fekat şimdi, hükûmetimizin değerli idârecileri, İslâmı çok ince bir plân ve uzun bir sabrla içden yıkmak için çalışıyorlar. Askerî güc kullanmamız da lâzımdır. Fekat bu iş, son merhalede, ya’nî İslâmı yiyip bitirdikden ve her tarafından balyozlayıp, bir dahâ toparlanamaz, bizimle savaşamaz hâle geldikden sonra gelir).
Sekreter sözlerini şöyle bitirdi: (İstanbuldaki büyüklerimiz, çok akllı ve zekî imişler, ki bizim plânımızın aynını uygulamışlar. Ne yapmışlar: Muhammedîlerin arasına sokulup, onların çocukları için, medreseler açmışlar. Kiliseler inşâ etmişler. Onların arasında, içkiyi, kumarı, fıskı, fesâdı [ve futbol kulüplerine parçalanmalarını] çok güzel bir şeklde yaymayı başarmışlar. İslâm gençliğini, dinleri hakkında şübheye düşürmeğe, kendi hükûmetleri ile aralarına münâkaşa ve muhâlefet sokmağa, her tarafda fitneyi yaygınlaşdırmağa, âmirlerin, müdîrlerin, devlet adamlarının evlerini hıristiyan kadınları ile doldurarak, ahlâklarını bozmağa çalışmışlardır. Biz de, bu şeklde hareket ederek, onların kuvvetlerini kıracağız, dinleri ile olan irtibâtlarını sarsacağız, ahlâklarını ifsâd edeceğiz. Birlik ve berâberliklerini yok edeceğiz. Sonra, ânî bir harb başlatıp, İslâmın köklerini kazıyacağız[1].
Birinci sırrın tadını tatdıkdan sonra, ikinci sırrı da öğrenmek için, can atıyordum. Nihâyet bir gün sekreter, söz verdiği ikinci sırrı da açıkladı. İkinci sır, bir asrlık bir zemân içinde İslâmı yokedip unutdurmak gâyesi ile, nâzırlıkda bu iş için çalışan yüksek rütbeli ingilizlere mahsûs hâzırlanmış, elli sahîfelik bir plân mecmûası idi. Bu plânlar ondört maddede toplanmışdı. Müslimânların eline geçme tehlükesine karşı, tedbîr olarak, bu plânları çok gizli tutuyorduk. O plânlar şunlardır:
1- Buhârâyı, Tacikistânı, Ermenistânı, Horâsân ve etrâfını istilâ etmek için, rus çârı ile çok iyi bir ittifâk ve yardım anlaşması kurmamızdır. Yine, Rusya ile hudûdu olan Türk topraklarını da istîlâ etmek için, ruslarla bir anlaşma yapmamız lâzımdır.
2- İslâm âlemini, hem içerden, hem de dışarıdan yıkmak için, Fransa ve Rusya ile, işbirliği yapmamız lâzımdır.
3- Türk-Îrân hükûmetleri arasına çok şiddetli fitne ve ihtilâflar sokup, her iki tarafda milliyetçilik ve kavmiyyet fikrlerini kuvvetlendirmemiz lâzımdır. Ayrıca, birbirine komşu bütün müslimân kabîle ve milletlerin arasına ve müslimân memleketler arasına fitne ve düşmanlık sokmamız lâzımdır. Gayb olmuş olanları dâhil, bütün bozuk mezhebleri ihyâ edip, canlı tutmak ve birbirine düşürmek lâzımdır.
4- İslâm memleketlerinden ba’zı parçaları gayr-ı müslimlerin eline vermek lâzımdır. Meselâ: Medîneyi yehûdîlere, İskenderiyeyi hıristiyanlara, İmâreyi sâibeye, Kermanşâhı Alîyi ilahlaşdıran nusayrîlere, Mûsulu yezîdîlere, Îrân körfezini hindûlara, Trablusu dürzîlere, Karsı ermenilere ve alevîlere, Maskatı hâricîlere vermek lâzımdır. Sonra, bunları, para, silâh ve gerekli bilgilerle takviye etmek îcâb eder ki, bunlar İslâmın vücûdunda birer diken olsunlar. İslâm iyice yıkılıp gayb oluncaya kadar, bunların yerlerini genişletmek lâzımdır.
5- Müslimân Osmânlı ve Îrân hükûmetlerini, mümkin mertebe, birbirleriyle hiç anlaşamayan ufak mahallî devletlere bölmeyi plânlamak lâzımdır. Hindistânın şimdiki hâli gibi. Zîrâ, şöyle bir nazariyye vardır: (Parçala, hükm edersin) ve (Parçala, mahv edersin).
6- İslâmın bünyesinde, tahrîf edilmiş din ve mezhebler ihdâs etmek lâzımdır ve îcâd edeceğimiz bu dinlerin her birisinin bir memleketin insanlarının hevâ ve hevesine uygun olması için, çok ince bir plân yapmalıyız. Şî’anın memleketinde dört din îcâd edeceğiz: 1- Hazret-i Hüseyni ilahlaşdıran bir din, 2- Ca’fer-i Sâdıkı ilahlaşdıran bir din, 3- Mehdîyi ilahlaşdıran bir din, 4- Alî Rızâyı ilahlaşdıran bir din. Birincisi Kerbelâya, ikincisi İsfahâna, üçüncüsü Samarrâya, dördüncüsü de Horâsâna muvâfıkdır. Aynı zemânda sünnîlerin de, mevcûd dört mezheblerini, birbirinden ayrı dört bağımsız din hâline getirmeliyiz. Bunu yapdıkdan sonra, Necdde yeni bir İslâm fırkası kurup, aralarında kanlı çekişmeler ihdâs edeceğiz. Dört mezhebin kitâblarını imhâ edeceğiz ki, bu fırkalardan herbiri, sâdece kendilerini müslimân kabûl edip, diğerlerini, öldürülmesi lâzım olan kâfirler bilsinler.
7- Zinâ, livâta, ya’nî homoseksüellik, içki ve kumar ile, müslimânların arasına fitne ve fesâd tohumları saçılacak. Bunun için, bu memleketlerde yaşayan gayr-ı müslimler kullanılacaklardır. Onlardan bu gâyeyi gerçekleşdirmek için, muazzam bir ordu teşkil etmemiz lâzımdır.
8- İslâm memleketlerinde fâsid liderler, zâlim kumandanlar yetişdirmeğe, bunları hükûmetin başına geçirerek, islâmiyyete uymağı yasaklıyan kânûnlar çıkarmağa a’zamî ehemmiyyet vermek lâzımdır. Onları kullanıp, nâzırlığın yap dediğini yapacak, yapma dediğini yapmayacak duruma getirmeliyiz. Onların vâsıtası ile müslimânlara ve İslâm memleketlerine isteklerimizi kânûn zoru ile cebr ederek yapdırmalıyız. İslâmiyyete uymağı suç, ibâdet yapmağı gericilik hâline getirmeliyiz. Müslimân memleketlerdeki hükûmet adamlarını, mümkin olduğu kadar aslı gayr-i müslimlerden seçdirmeliyiz. Bunu yapmak için, ba’zı ajanlarımızı sûreten müslimân, din adamı şekline sokup, isteklerimizi icrâ etmek için, yüksek makamlara getirmeliyiz[1].
9- Mümkin mertebe arabînin öğretilmesine mâni’ olacaksınız. Arabînin hâricindeki dilleri, meselâ: Fârisîyi, Kürtçeyi ve Peştucayı yayacaksınız. Arab memleketlerinde, ecnebî lisânları, ihyâ edecek ve Kur’ân ile Sünnetin lisânı olan fasîh arabîyi yok etmek için, mahallî lehçeleri neşr edeceksiniz!
10- Devlet adamlarının etrâfına adamlarımızı yerleşdirip, onların vâsıtası ile, nâzırlığımızın arzûlarını tatbîk etmek için, onları bu devlet adamlarının müsteşârları hâline getirmeliyiz. Bu işin en kolay yolu, köle ticâretidir: Köle ve câriye olarak göndereceğimiz câsûsları, evvelâ lâyıkı ile yetişdireceğiz. Sonra, müslimân devlet adamlarının yakınlarına, meselâ onların çocuklarına, hanımlarına ve onların indinde hâtırı sayılır insanlara satmalıyız. Satdığımız bu köleler, tedrîcî olarak, devlet adamlarına yaklaşacaklardır. Onların anneleri ve mürebbiyeleri olup, bileziğin bileği ihâta etdiği gibi, onlar da, müslimân devlet adamlarını ihâta edeceklerdir.
11- Misyonerliğin sâhasını genişletip, her sınıf ve mesleğe bilhâssa doktor, mühendis, muhasebeci v.s. gibi mesleklere sokmalıyız. İslâm memleketlerinde kilise, mekteb, hastahâne, kütübhâne ve hayr cemiyyetleri ismi altında propaganda, neşriyyât merkezleri açmalı ve bunları, İslâm memleketlerinin dört bir bucağına yaymalıyız. Milyonlarca hıristiyan kitâblarını meccânen dağıtmalıyız. İslâm târîhinin yanında, hıristiyan târîhini, devletler hukûkunu da neşr etmeliyiz. Kilise ve manastırlara râhib ve râhibe ismi altında câsûslarımızı yerleşdirmeliyiz. Bunları vâsıta olarak kullanıp, hıristiyan hareketlere rehberlik yapmalarını te’mîn etmeliyiz. Müslimânların her hareket ve fikrlerini öğrenip bize aktarmalarını te’mîn etmeliyiz. İslâm târîhini bozup, tahrîf edecek ve müslimânların ahvâl ve dinlerini iyice öğrendikden sonra, onların bütün kitâblarını imhâ edecek, islâm ilmlerini yok edecek, profesör, ilm adamı, araşdırmacı gibi ismler altında, bir hıristiyan ordusu kurmalıyız.
12- Kız, erkek, bütün İslâm gençliğinin kafasını karışdırıp, İslâmiyyet hakkında şübhe ve tereddüde düşmelerini te’mîn etmeliyiz. Mekteb, kitâb, mecmû’a [spor kulübleri, sinema filmleri, televizyon] ve bu iş için yetişdirilmiş elemanlarımızın vâsıtası ile, onların ahlâklarını sıfıra indirmeliyiz. Yehûdî, hıristiyan ve bütün gayr-i müslim gençleri, onları avlamak için, birer tuzak olarak yetişdirmek için, gizli cem’iyyetler açmalıyız!
13- Dâhilî harb ve ayaklanmaları teşvîk etmeli ve kendi aralarında ve gayr-i müslimler ile dâimâ mücâdele hâlinde olmalarını te’mîn etmeliyiz ki, kuvvetleri zâil olsun, terakkîleri imkânsız olsun. Fikrî tâkatları, mâlî kaynakları yok olsun. Genç ve faâl olanları ortadan kalksın. Sulh ve huzûr, yerini ihtilâle bıraksın.
14- İktisâdları tahrîb edilecek, gelir kaynakları ve zirâat sâhaları bozdurulacak, su bendleri yıkdırılacak, nehrler kurutulacak, insanlar nemâz kılmakdan, çalışmakdan nefret etdirilecek ve tembellik yaygınlaşdırılacakdır. Tembeller için, oyun yerleri açılacak. Uyuşturucu madde, içki, yaygın bir hâle getirilecekdir.
[Yukarıda saydığımız maddeler, çok güzel bir şeklde harîta, resim ve şekllerle açıklanmışdır. Bu ondört maddenin yardımı ile koca Osmânlı Devletini yıkdılar. Yeni kurdukları devletlerin idâresini, İskoç masonlarının ellerine verdiler. Bunlar da, (Müstemlekeler nezâreti)nin bu ondört maddesini anayasa yaparak, islâmiyyete saldırmağa devâm ediyorlar.]
Bana bu muhteşem vesîkanın bir kopyasını verdiği için, sekretere teşekkür etdim.
Londrada bir ay dahâ kaldıkdan sonra, tekrâr Necdli Muhammed ile görüşmek üzere, Irâka gitmek için nâzırlıkdan emr aldım. Sefere çıkarken, sekreter bana: (Necdli Muhammed hakkında bir ihmâlkârlık yapmayasın! Câsûslarımızın gönderdikleri raporlardan anlaşıldığı vech ile, Necdli Muhammed, plânlarımızı gerçekleşdirmek için, çok münâsib bir ahmakdır.
Necdli Muhammed ile açık konuş! İsfahânda ajanlarımız, onunla açıkça konuşmuş, o da, isteklerimizi bir şart ile kabûl etmişdir. Onun şartı şudur: Fikr ve görüşlerini açıklayınca, kendisine saldırması muhakkak olan, devlet adamlarından ve âlimlerden kendini korumak için, kâfî derecede mal ve silâhla takviye edilmesi, memleketinde kendisine küçük de olsa, bir beylik kurulmasıdır. Nâzırlık da, bu şartları kabûl etmişdir) dedi.
Bu haberin verdiği sevinçle, az dahâ uçacakdım. O zemân, sekretere bu husûsda, ne yapmam îcâb etdiğini sordum. Cevâbında, (Necdli Muhammedin tatbîk etmesi için, nâzırlık ince bir plân hâzırlamışdır, şöyle ki:
1- Bütün müslimânları, tekfîr edip, onları öldürmenin, mallarını ellerinden almanın, nâmûslarına tecâvüzün, erkeklerini köle, hanımlarını câriye yapıp, köle pazarlarında satmanın halâl olduğunu söyleyecek.
2- Mümkinse, Kâ’benin bir put olduğu için, yıkılmasının lâzım olduğunu belirtecek[1]. Hac ibâdetini ortadan kaldırmak için, kabîleleri hâcılara saldırtıp, mallarını ellerinden almağa ve onları öldürmeğe teşvîk edecek.
__________________
CaKaLBot Banlanmış ve üyeliği iptal edilmiş üyelerin mesajlarını tek nickte toplayan bir bottur.
|