Bir özet...
Unutamadım.Belkide unutulmuşluğun acısını atamadım ama Her güne yeni bir umutla başlamaktan vazgeçmiş değilim.Satırlarımda,sözlerimde onu ansam bile o umursamaz,o önemsemez bilirim.Kim suçlu kim haklı bunu kavgasınıda hiç yapmadım.Ama bir burukluk kaldı içimde.Yaşayamadığım günlerimin özleminde.En çokta onun gözünde bir insan olarak bile bir değerim olmadığını bilmenin burukluğu.Hiç değilse benim hala şu anda hissettiğim gibi onunda bir zamanlar hissetiği yalan değildi.Bununla avunuyorum bazen.Bu rüya olan dünyada ne yalan,nede yalanlarla kalan.Yoruldum.Köşeme çekildim ve çömeldim.Bekliyorum.Kim bilmiyorum ama umutla bekliyorum...
Bundan uzun seneler önce ben 5 yaşımdayken başladı aşk hikayem.Annem çocukken bırakacak kimse olmadığı için benide yanında götürürdü gittiği yerlere.Çok hareketli bir çocukmuşum sürekli kaybolurmuşum.Evin içindeyken bile kaybolduğum olurmuş.Yani dışarı filan çıkarmışım.İşte o yüzdende annem beni kimseye bırakmak istemezmiş.Annem beni aldı ve misafirliğe gittiğimizi söyledi.ORada yaramazzlık yapmamam için bana sürekli tembih etti.Yolda giderken bile.5 katlı bir eve gelmiştik.Hemen yanında basket sahası vardı.Bahçeli bir evdi.Daha doğrusu bahçeli bir apartman.Eve ilk girdiğimde tek dikkatimi çeken oydu.Üzerinde yeşil fitilli bir mini etek onu süsleyen bir çeket vardı.Mini eteğin altında beyaz çoraplar,Cekerin içinde ise beyaz değişik bir gipürlü gömlek vardı.Gözleri yemyeşildi.Çok tatlı bir gülüşü vardı.Ben girdiğim gibi bana bakar gülüyor ve yüzündeki gamzeler ona daha sıçak bir güzellik katıyordu.Birde burnu çok tatlı idi.Sarıya dönük kumral saçları omuzundan beline kadar uzanıyordu.İşte ben onu ilk orada gördüm.İlk görüşte aşkı ilk orada tanıdım.Ve bu ilkin bir son olacağını bilmeden...
2-3 yıl böyle devam etti.Hep annemlerin onlara gideceği günü 4 gözle beklerdim.Bu 3 üncü senenin sonunda nedendir bilimez onlara artık gitmiyorduk.Ben artık ilk okul 2 deydim zaten.Oraya buraya götürelemiyecek kadarda büyümüştüm.Yıllar böyle bir birini kovaladı.Bir tuana diye bir kıza ilgi duydum yaz tailinde o kadar.Oda sadece bir ilgiydi.Ben orta okul 1. sınıftayken bizimkiler onlara ailece yemeğe gideceğimizi söylemişlerdi.Tabi ben sevinçten havalara uçmuştum.Saçımı bile taramıştım.Bu bir devrimdi.Şu yaşımda bile neredeyse hiç saçımı taramam.Ya jöleyi sürer çıkarır şekil vermeden yada şapka takarım.Onlara gidiyorduk çok sevinçliydim.Çokta heyacanlı.İkimizde büyümüştük artık acaba nasıl olmuştu.Bana özgü olan eski güzelliğini taşıyormuydu hala.Arabada; onların şehrin karşısındaki dağın eteklerinde olan evlerine giderken aklımda hep o vardı.Sonunda kapı açıldı ve ailece bizi kaşıladılar.Bir yemek yedik ve ben hemen melisle muhabbet etmeye başladım.Gerçi çocukca bir muhabbetti.Oturma odasına gittik oradada eğlendik.Kısacası onla birlikte çok güzel bir gece geçrdik.Sonunda gitme vaktimiz gelmişti.Ben giderken bana bakıp gülmüştü.O çocukluğundaki sağ yanağındaki gamzessi hale duruyordu.O bir elveda olan gülüşü hiç unutmadım.
Aradan gine yıllar geçti.Ben hiç bir kıza bakmıyordum yada pek ilgilenmiyordum.Orta okul sonda sırf bir kızla çıkmak nasıl bir şey diye öğlesine bir kızla çıkmıştım.Lise yılları çok güzeldi.Tabi 2 sene çok güzeldi.Hele o ilk seneyi ömrüm boyunca unutamam.Çok güzel bir ortamımız vardı.Gır gır şamata.O yıllarda bile bana sürekli bir kız ayarlayıp duruyolardı ama ben o kızların yanında genellikle bir put gibi duruyordum.Çünkü istemiyordumHep arkadaş zorlamasıyla oluyordu.Gerçi aklımda o olduğu için böyleydi.Lise ikide de daha bir popüler olmuştum.Kızların kız arkadaşları bana sürekli birlerini ayarlamaya çalışıyorlardı.Sırf başım şişmesin diye çıkıyodum onlarla.Bazılarında ise belki severim diye.Şöyle komik bir durumda vardı lisede.Benim lakabım Sapıkcandı ama bu sırf konuşmam yüzündendi.Sırf küfürlü konuşarak kız erkek ayırt etmeden herkesi G.t ederdim ve makara ortamı oluşurdu.Zaten beni bu kadar popüler yapan iki şey vardı.1. tip 2. espirilerim.Bana hep soruyolardı sen hiç semedinmi aşık olamdınmı diye.Bende espirili bir şekilde zaten aşkığım deliler gibi seviorum diyordum.Peki biz neden göremiyoruz diye sorduklarınmdada "İlk önce ben göreyimde sonra siz görürsünüz" diyordum.Nerede diye sorduklarında ise "Hem karşıki dağlarda hemde kalbimde" diyordum.En sonunda dayanamadım.Tam zamanını hatılamıyorum ama Lise 1-2 zamanlarında.Hatırlamamamın nedenide lise yıllarım çok karışık geçti.Çok dolu yaşadım.Herneyse o zamanlarda en sonunda ablama durumu söyledim.Onu çok sevdiğimi ve bu yüzden hiç bir kıza ister istemez ilgi duyamadığımı.Ablam çok şaşırmıştı.Çünkü onla kedi köpek gibiydik ve ben kızlarla hiç ilgilenmiyen bir insandım.İşim gücüm P.çlik makara falan filandı.birde ablamla çok fena kavga etmiştik ve o kavganın arkasına bunu söyleyince biraz yüzü gülümsedi.Çok sevindi.Ablamla ablası nadiren görüşüyorlardı.Ablam biraz düşünde ve onun ablasına söylemeye kara verdi.Buluşucaktık hep beraber ve birbirimizi görecektik.Ablam sağolsun.Belki o olmasa bu bile olmayacaktı.Her neyse ablam telefonu adlı,durumu anlatı ve bir hafta sonrasına görüşmek üzere kappatıı.Bana oldu deyince sevinçten havalara uçmuştum ama her zamanki gibi duygularımı belli etmemiştim.Sadece yüzümde ufak bir gülümseme vardı.Sadece bir gülümseme ile içimde kopan büyük sevincimi ifade edebildim.Arkadaş eve geldi kavga var gel dedi.Gittim.Hiç heycanlanmadanDayak atarken dayak yedim ama umurmda bile değildi.Hala mutluydum çünkü 1 Hafta sonra onla yani Melisle görüşecektim.İyiki suratımda yediğim darbelerden fazla iz kalmıyordu.Kalanlarda kısa sürede geçiyordu.Sonunda hayal kura kura beklediğim gün geldi.O zamanlar daha yeni yeni saçıma jöle sürmeye başlamıştım.O gün daha bir özenli idim.Üstüme başıma dikkat etmiştim.Ablam benim özene bözene hazırlanmama ikide bir bakıp gülüyordu.Çünkü hiç alışmamıştı.Garip geliyordu normal olarak.Annemede garip geliyordu.Nereye gidiceksiniz diye soruğ durdu.Bende en sonunda cevap verdim"Birbirleriyle sürekli kavga eden abla kardeş toplantısına gidecez.".Bunu dedikten sonra annem bir daha bir şey sormadı.Sonunda bir dondurmacı ve hemde kafe olan bir yerde görüştük.Biraz sosyetik bir yerdi.Gene her zamanki gibi çok güzeldi.Heyecandan konuşamamıştım bile.Şimdi kekeledim filan diye düşüneceksiniz ama kekelemedim.Naber nasılsın,ne yapıyosun,Hala o okuldamısın dedim tıkandım.Çok kötü bir durumdu sonra ablamın sayesinde açıldım ama yanlış yerden.Kendimden bahsetmeye başladım.Başından geçen komik olaylardan.Onu güldürebiliyordum ve oda gülüyordu.Yanlış yerden başladım demekle bunu diğer buluşmlarımızdada sürekli yaptığım için yanlış oldu.Gün çok güzel geçti ve ayrıldık tabi ben onun numarasını aldım ve haftayada görüşmek için randevu.Tekrar buluştuğumuzda ise günün sonunda ona çıkma teklif ettim.ODa zaten çıkıyo gibi değilmiyizdedi.Bende resmiyete vursun dedim ve 2-3 gün sonra kabul ediyorum diye bir cevap geldi.Onun kuzeni ile bazı sabahlar birlikte okula giderdik.Oda çok güzel bir kızdı.Hatta baya güzel bir kızdı.Ben melise her gün aşk mesajları gönderiyordum.Arasırada onun bilmediği şarkı sözleri.Bazende onun kuzenini arayıp sorular soruyordum.Bir kere ağzımdan çok yanlış bir soru kaçmıştı.O soruyu sorduğuma hala pişmanım.Her neyse.Bir buçuk ay melisle çıktık.(Şu çıkma teklifinden ve çıkmaktan nefret diyorum.Daha doğrusu bir bilikteliğe çıkmak denilmesinden)Çok güzel bir sabatı.Gerçekten o sabahın anlatamıyacağım ayrı bir güzelliği vardı.O sabah Melsin kuzeni beni uyandırmıştı.Bana söyliyecekleri varmış.MErakla onu kapısının önünde beklemiştim.Sonunda gelmişti.Hadi yürüyelim demişti.Ben ne diyecek diye bekliyordum.Bana naber nasılsın bu gün sınavın yada sözlün varmı gibi sorular soruyordu.Bende cevap veriyordum.En sonunda "sen bana bir şey söyliyecektin okulana gelmeden söylesen" dedim.Yüzünde değişik bir gülümseme vardı.Çantasından telfonunu çıkarttı "MElis söylememi istemişti ama ben sana onun mesajını okutayım"dedi.Bende telfonu aldım ve mesajını okdum.Tam hatırlamıyorum ama mesajta şöyle yazıyordu "Ondan ilk başta hoşlandım.aşık olacağımı düşündüm ama olmadım.Ona arkadaş kalmak istediğimi söylermisin.".MEsajı okuduğumda Şok olmuştum.Kuzenin suratına baktım gülümsüyordu.KAfam karışmıştı.Bana " eeee ne diyeceksin"dedi.Bende "onu arkadaş olarak göremem"dedim.ODa "tamam ben ona söylerim"dedi.KAfam cidden çok karışmıştı.Yolda yürüyordum ama yolda yürüdüğümün fakında değildim.Bu kadar kısa sürede bağlanmak?1.5 ayda daha 4 kez bulaşabilmiştik.Neden böyle bir şey söylemişti anlamamıştım.MEsaj attım cevap gelmedi yada ben öyle hatırlıyorum.Bilmiyorum?Sadece sonraki mesajlarıma olumsuz cevap veriyordu.Bu konu hakkında görüşmek istedim binllerce kez.Coğuna cevap vermedi bile.Birden bire neden böyle olmuştu anlamamıştım.Sonra bu mesajlar hüzün kokmaya, acı, feryat ve bitmeyen bir haykırışa dönüştü.Ona sürekli yanlışım varsa beni affet gibilerinden mesajlar yolluyordum.Ama cevap gelirse bile olumsuz cevaplar geliyordu.En sonunda onun kuzeni ile konuştum.Bunun nedeni nedir biliyormusun diye.Benden neden ayrıldı ve neden konuşmuyo diye.Oda"Sen çok havalardaymışsın.Sürekli kendinden bahsetip duruyormuşsun ve sürekli onu onun sevmediği yerlere götürüyormuşsun."dedi.Karışıcak kafa kalmamıştı bende.Çok soralardan ise başka bir şey öğrendim.MElisin kuzeni benim dediğim "Onu arkadaş olarak göremem"lafını ona değişik bir şekilde iletmiş vede oda yanlış anlamış.Ben onu arkadaş olarak göremem derken onu hep sevecem demek istemiştim o ise birdaha onla konuşmayacam şeklinde iletmiş.Al birde burdan yak...
Bir gün okuldayım mesajlarıma devam ediyorum.Ayrıldığımızdan ne kadar gün geçmiş bilmiyorum bile.MEsajlarıma cevap vermeye başladı.Araya tenefüs girdi.Tuvalette gittim falan filan.Geldiğimde ise ister istemez cacola mesaı diye iğrenç bir mesajın melise gittiğini fark ettim.(çok büyüktü.Elimde tutamıyordum.Yacaşça aşağı yukarı salladım.Fışkırmaya başaldı.Ben büyük bir zevkle ağzıma dayadım.Hayatın gerçek tadı CoCa Cola)O günden beri cola ve onun gibi şeyler içimiyorum.Bana bir mesaj atmıştı ne kadar iğrençsin senden tiksiniyorum içerkli idi.Bende hemen cevap yazdım.Sürekli mesajlaştık en sonunda.Seni gerçekten çok seviyorum dedim ona.Hiç unutmuyorum şöyle bir cevap geldi "Sen yalancısın.Düzenbazın tekisin".Şalterlerim atmıştı.Yalancı kelimesinden nefret ederdim.Yemin etmiştim bir daha yalan söylemiyecem diye çünkü geçmişte bundan çok çekmiştik.Onu uyardım" ben bu kelime yüzünden Almanyadaki kuzenimle 2 sene konuşmadım lütfen bana bu lafı kullanma.Yalan söylemem ye Yeminliyim! ".ODa bundan yaralandı tabi" yalancısın sen yalancı!hiç bir sözüne inanmıyorum!".Buna benzer bir laf söylemişti ama gerçekten çok sinirlendiğim için ne dediğin tam olarak hatırlamıyorum.Bende hemen karşılık verdim"Seni seviyorum.Hayatıma son verirsem yalan söylemediğimi isapatlamış olurmuyum "dedim.ODa "Sen yalancısın.Erkek bile değilsin.Yapamazsınki güldürme beni haha".Telefonu elimde parçaladım.Bir kaç kesik oluştu.Bu arada telefonu elimde sıkarak parçaladım.Takoz bir motorolaydı.Yanımdaki sra arkadaşım bunu fak etti.Kızdı.Kötü bir mesajlaşmaydı boş ver gibilerinden beni avutuyordu.Yüzümdeki gülümsemeyi görüncede gene gdalga geçiyosun benimle galiba gibilerinden konuştu.İyi ve saf bir kızdı.Sinirden güldüğümü anlamış değildi.Gözümden gelen bir kaç damla yaşı sildim ve arkadaşın telefonu aldım.Tek bir mesaj attım "Sen sorumlusun" diye.Okuldan çıkmıştık.O zaman buz hokeyi ile ilgileniyordum.Oradan bir arkadaşla bizim eve doğru gidiyorduk.Bu arkadaş ayryettende okuldandı.Bana bu gün ne yapacan diye sorduğunda espiriyle karışık ama gülerek "Ne yapayım.Can sıkıntısından bir şeyi ispat etmek istedim.O yüzden eve gidince intahar etmeyi düşünüyorum.Senin daha iyi bir fikrin varsa onu yapalım."dedim.Arkadaş güldü "Bu gün gerçekten çok önemli bir işin varmış.Ben seni işinden alı koymak istemem."gibilerinden bir şeyler dedi.Bize gittik biraz yemek yedik.Ben biraz daha espiri yaptım intahar üzerine.Bubir ara ciddimisin gibilerinden oldu.Sonra giderken böyle bir şey yapmamam için bana söz verdirtti.Verdiğim sözü tuttuğumu bildiği için söz verdirtti.Ama bir söz tutmamışız ne olacaktıki?O gittikten sonra ilaç kutusunda ne kadar ANTİBİYOTİK varsa içtim ve üstüne evdeki dolapta ne kadar içki varsa onlarıda içtim.Bir üre sonra başım Dönmeye başlamıştı.Yere düştüm.Gözlşerim kararıyordu.Miğdem bulanıyor ama kusamıyordum.Başım felaket ağrıyordu.Kısa bir süre sonra damarlarımdan akan kanı bile acıyla hissetmeye başlamıştım.Ayağa kalkamıyordum.Çok acı çekiyordum.Mutafağa gitmeye çalışıyordum.Aklımda mutfaktan bir bıçak alıp bileklerimi yada boğazımı kesmek vardı.Çünkü bu ölüm fazla bir işkenceye dönüşmüştü.Artık bir an önce ölmek istiyordum.En son aklıma gelen şey onu seven bu kalbe bir bıçak sokmaktı.Gözlerim tamamen kapandı...
Gözlerimi açtığımda ağzımda bir boru.Kolumda Sarı bir serum.Diğer kolumda bir makineye bağlı bir boru.Borunun içindede kan.Biraz etrafıma baktıktan sonra tekrar acıdan bayıldım.Gözlerimi tekrar açtığımda perdeler kapanmıştı ve hava aydınlanmak üzereydi.Hemşireye seslendim.Artık ağzımda bir boru yoktu bu iyiydi.Hemşire gelince ilk önce ölümüyüm canlımıyım diye sordum.Evet cevabını aldıktan sonra bir cep telefonu iistedim.Oda yanında telefon var ara istediğin yeri dedi.Ben ısrar ettim cep telefonu istedim.Cep telefonunu elime alınca zar zor bir mesaj attım "İntahar ettim ama istemedem kurtulmuşum.Başarısız olup ispatlayamadığım için üzgünüm.En yakın zamanda ispatlyacam".İçeri başka bir arkadaşım geldi.Neden yaptın diye sordu.Kısa bir ceevap verdim.Bu kısa cevap onun anlamsına yetmişti.Ben konuştuktan sonra ikimizde sustuk.Yataktan kalmakla birlikte suratıma yumruk yememde bir oldu.Bir şey demedim.Zor zar nasıl kurtuldum diye sordum.Oda "Sizin kapınıza geldim zili çaldım açan olmadı.Senin bu saatlerde eve gldiğini biliyordum.İçerdende televizyon sesi geliyordu.Tekrar tekrar çaldım ama ses gelmedi.Banyodasın diye düşündüm.Anahtarıda kapının üstünde unutmuşsun.İçeri girdim ve soluma baktığımda yerde seni gördüm.Yanında bir sürü içki vardı.Alkol komasına girdiğini sandım ilk başta ama mutfağa soğuk su almak için gittiğimde ilaç kutularının etrafta ve boş olduğunu gördüm.Senide heme hastahaneye götrdüm.Daha şimdi ailene haber vermek aklıma geldi.Onlara bir şey söylemedim ama öğreneceklerdir".Hastaneden o günün öğle vaktinde taburcu oldum.Benimle arkadaş rüşvet verdiği için tam 3 doktor uğraşmıştı.Resmen ölümden dönmüşüm.Öyle demişlerdi.Vucudumun içndeki bütün sıvıyımı değiştirmişler öyle bir şey yapmışlar...
Mesajlarıma devam ettim ve birden kestim.Kestiğimde ise kışın ortasında antlayaya gitmiştim.Ailemle birlikte gitmiştim.Yılbaşı ile bayram tatili birleştirilmişti.Beni kurtaran arkadaştan telfon geldi.MElisin erkek arkadaşı ve melisin kuzeninin erkek arkadaşı beni arıyolarmış dövmek için.Tatilim mahvolmuştu.Evime döndüğümde ise erkek arkadaşlarının gözüne gözüküyordum ama bana bir şey yapmıyorlardı.En sonudna dayanamadım.Okulda başlamıştı.Bir sabah erken çıktım Kuzeninin erkek arkadaşıda kuzeni ile aynı liseye gittiği için onu yaklamaya çıkmıştım.Başka bir arkadaşta aynı niyetle evden erken çıkmıştı.Onla karşılaştım ve bu saatte ne işin var deyince anlamıştım aynı niyetle erken çıktığımızı.O ilk gün hiç bir şey olmadı.Çocuğu gördük ama bize bile bakmadı.Kız arkadaşı yani melisin kuzeni ile buluşmuştu ve okulları aynı olduğu için birlikte yürüdüler.Ertesi sabah ben daha erken çıktım.Bir eczanede gazete okuyordum kapı dibinde gelmesini bekliyordum.Sonunda yolun başında gözükmüştü geliyordu.Eczaneye 10 metre kala durdu ve beklemeye başladı.Normal kız arkadaşı alacakmış meğersen bilmiyorum.Yani sevgilisi değil.Biraz bekledikten sonra arkadaşı ile birlikte eczanenin önünden geçiyorlardı.Bunlar aşırı metalciydi ve bende tamda gazatede satanistlerle ilgli bir haber okuyordum.Bunlar tam önümden çekerken yüksek sesle "Ya bu tüm satanistlerin kafasını kesmeli.Bak bir kız çocuğunu kurban etmişler.Oro.pu çocuğu bunlar hepsi Oro.pu bunların."Dedim ve çocuk hiç bir şey demdi ama yanındaki kız dayanamadı döndü arkasını "sen ne diyosun ya" dedi.Bende gayet sakin bir şekilde "Kusurabakma sen Oros.pumusunda alınıyosun"dedim.Çocuk tam ne var lan diyecekken "Ne"diyip elini kaldırmasıyla birlikte bir tane yumruk attım."Hadi ne söyliyecen söylesene.Arıyodunuz ben idövmek için hadi bekliyorum."dedim.Oda beni tuttu ve tekme filan atmaya çalıştı.Onu tek elimle çektim.(Bu arada çocuk benden 2 yaş büyük)Geri çekiyormuş gibi yaptım kafamı arka tarafıma döndürdüm.Aslında gerildim ve onu kendime çekerek hayatımdaki ilk kafamı atmış oldum.Ağzı burnudarma dağın olmuştu.Çok sinirliydim kndimi kaybetmiştim.2 adım attım ve bir tanede tekme indirdim.Kız aramıza girdi yapma diye.Bende sakin bir şekilde "Lütfen sen araya girme.Onla bizim aramızda.Olayları bilmiyorsun "dedim.Çocuk o anda küfür etti ve bende seri bir şekilde kıza dokunmadan yanındann geçip hedefime Havada iki tane tekme geçirdim.(Nası yaptığımı bende bilmiyorum?).3 metre geriye uçtu resmen.Yere düştü.Yerde bunu tekmelemeye başladım deliler gibi tekmeliyordum.Bir süre sonra arabayı tekmelediğimi fark ettim.O kadar sinirlenmiştimki kendimi kaybetmiştim.Çocuğu arabanın altına sokmuşum farkında değilim.Arabanın kapsı resmen içe çöküp delinmişti.İlk başta arabanın altına girdiğini farkına varamadım.Arabanın altına baktım.NEreye gitti dermişcesine.ORada gördüm onu ve tutup çıkardım.Üstünü sildim.Kimsenin oyununa alet olma dedim.Bir tane daha vuracaktımki.Eczanede duran İ. Abi beni tuttu ve geri çekti.Yeter dedi.O andada kıçıma bir sakinleştirici yaptı.Küdür etmiştim biraz sessiz sesiz.Bu 10 sn içerisinde kızın annesi aşağıya indi.Beni tuttu ve iki tane tokat çaktı.Boğazımı tırmaladı.İ. abi aramıza girmişti.KAdın o arada "Sen okullu çocukları yollarından alı koymaya utanmıyomusun " dedi.Bende heme cevap verdim "Benim üstümdeki ne?Hapisene uniformasımı.Çocuk dediğin kıllı herifde benden 2 yaş büyük teyze" dedim.Sonra kadın baygınlık geçirdi.Bende okuluma kaçtım.Hoca ne oldu diye sorduğundada anlattım.Günün alay konusu olmuştum.Bunu bir övgü şeklinde anlattıysam okuyanlardan şimdiden özrü dilerim.
Böylece bende daha çok nefret etmiş oldu.
Birkaç ufak tefek şey daha yaşandı ama ben İntahar sözümü tutmadım.Yapıpta dönmekte bir ispattır sonuçta.Bu olaylardan bir sene sonra icq da konuşmaya başladık bir arkadaş sayesinde ama beni 4 kere ektiği için posta koydum gibi bir şey oldu.Zaten oda çok meraklıydı bana.
Şimdi ise unutmadım demek için her sene 19 mayısta ona doğum günü mesajı atıyorum.Bu seneki doğum günü hariç.Telefonunu bulamadım.İyiki varsın diyorum.İyiki varsında senin sayende biraz olgunlaştım.ACıyı,hüznü,aşkı en güzel şekilde tattım. İnsanların içinde bir hayalet olarak sahte gülücükler vermeyi tattım ve Öğrendim...
Her şey mükkemmel olsa ve beni sonsuza kadar seveceğini bilsem bile onla bir daha birlkte olmam.Zaten böyle bir şeyde olamaz.Benim hatalrım çoktu.Ama ben hiç bir insanı ölüme sürükleyecek kadar büyük bir hata yapmadım ama bilirimki özü iyidir.Bilirimki başkalarının etkisinde kalmıştır.Şimdi ise niçin yaşadığımı biliyorum.Allah bizi bu hayat denen sınavdan geçiriyo ve bizde bu sınavı aşkıyla yokluğuyla varlığıyla acısıyla tatlısıyla doğrusuyla yanlışıyla en iyi notla geçmemiz lazım.Ama hayatta bir amacın varmı derseniz yok.Niçin yaşıyo derseniz İlk nedeni Allah öyle emrettiği için.Benim için intahar büyük bir deneyim oldu.Eğer aklında bunu geçirenler varsa lütfen yapmasınlar.Benim gibi köşesine çekilip beklesinler.Hayatın bizi nereye götüreceği hiç belli olmaz.Belki beklemek ya aramak yada çabalamak gerekiyor.Sadece aşk değil...
BU YAZDIKLARIMI BAŞTAN SONA KADAR OKUYAN HERKESE SAYGILARIMI VE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNRARIM!!!
Bir zamanlar olan bir şey için Bojo ve yirmisekizzz özürlerimi kabul edin.
