..Kutlu Doğum...
Rebiülevvelin onikisi, pazartesi
Kainat sarayının en anlamlı gecesi
Şafağın bağrı kor,cisim ateşi sönmüştür
Güneşe ışık veren cemal nur görünmüştür
Doğum sokağı kutlu, umutlu beklenenden
Cihanın canı doğan en muhterem anneden
Yüzü nurdan kadınlar zaman ve mekan dışı
Yüzyıllardan gelirler tarihin aklı şaşı
Firavun’un eşi Asiye başucu bekler
İmran kızı Meryem, hur-i in, nice melekler
En büyük yolcu için müjde sancısı ve ter
Susayan Amine mi, cihan ondan da beter
Bir bardak su verdiler ve “içiniz “ dediler
Etrafında sevgiden pervane kesildiler
Sütten ak, kardan soğuk, içimi baldan tatlı
Bir su; idrake yetkin değildir insan aklı
Nur mahşeri süsledi, sardı, o gece arşı
Şereflendirdi mahlukatı, sabaha karşı
Abdurrahman bin Avf(s.a.v) ’ın annesi Şiffa
El verdi peygamberimize bu dünyada ilk defa
Ay gibi cehresiyle mübarek zuhur etti
Ne büyük tecellidir kainatı diriltti
Her taraf nur rahmeti, Alem muazzam ihya
Pak ol ihsan deryasında ey günahkar dünya
Bir öksüz ki, alem onun öksüzüdür
Onsuz can dembeste ve yer, gök, yıldız ölüdür
Karanlık ufuklarda “ a’taynak “ bir nurdur O
Nice alemlerin sultanına sultandır O
“Allah yardımcın olsun “ dedi meçhulden bir ses
Dünyayı gördü gözü, nazar etti ve nefes
Gayya çukurlarında dolaşır küfür pisi
Kayzerler ve kisralar cehennem meşalesi
Nefesinden sonsuz misk kokusu yayılırdı
Gören gözler ilahi cezbeden bayılırdı
İpekten yumuşaktı,manzur münevver cildi
Muazzez vücudu da güçlü, orta haldeydi
Sevimli nezih cismi beyaz ve nuraniydi
Tebessüm, latif bir pembelik, onun rengiydi
Berrak göğsü ve mühürlü mübarek omuzu
Taşır güvercin yumurtası gibi rumuzu
Parlak alnı geniş, hilal kaşları uzunca
Avlar ceylan ruhu ala gözleri vurunca
Yaratılmış olanların eşsiz güzeliydi
Gülümsedikçe sanki yerler gökler gülerdi
Ey alemin önderi, Ey şefaat güneşi
Çırpınan insanlığa cömertlik, kerem eli
Ey herkesin yükünü çeken, Ey merhamet eden
Ey günahkarların sığınağı. Ey sevilen
Ey iltifat ve lütuf sağınağı, Ey Seven
Ey alemin tabibi, derman, şifa bahşeden
Sayısız eksiğimizle iltica kapımız
Varlığıyla aklın toz olduğu Sultanımız
Seni anmaktan aciz, anlamaktan da uzak
Varlık seni taklitte, sensiz var oluş tuzak
Milyonlarca senedir beklenen gelip geçerde
Hala mı madde, hala mı ruh çare olur derde
Eğer senin deryandan bir damla alabilsek
Buhranlar nasıl biter, denesek, görebilsek
Omzumda günahtan dağlar var Resulullah
Şefaatinin hedefine yöneldik Resulullah
İnananlar dertli, yaralı kalpler kan ağlar
Layık değiliz, lakin mümin ümidimiz var
ERTUĞRUL ŞAKAR
Ertuğrul Şakar
|