Hicret
Kederi saçlarından sürükleyip
Getirip çöle atan kahır
Lezzetsiz bir üzüm tanesine
Bin asma feda eden aptallık
Geriye dönüş yok zamanın iplerinden
Arkaya bakanların gözpınarlarından
Su içer şeytanın çocukları
Tozlar sisler sıcaklık
Sallantılı bulantılı bir hicret olsada
Geride hurma bahçeleri kalsada
Gider gidecek olan gideceği yere
Arkasına bakmadan bir yol
Bir yola düşmenin ferahlığıyla
Dostun dizinde uyumakmı
Sevgiliyi dizlerinde uyutmakmı
Yolcuların yılanlardan çaldığı esinti
Kanatları ağlara bulanan kuşlara
Öpücükler sunmalı öyleyse
Çok durmamalı
Yola çıkmalı o zaman...
24 Ocak 2007
Şükrü Özmen
|