Adalet Durağında İnecek Var
Yüreğimi tırmalayan bir sorgu cenderesindeyim.
Sanki karşıdevrim atağında tüm zigotlarım.
........zedelerin kamburundan........zâdeler yaratılıyor.
Ceberut, alanlarda dört nala kişniyor.
Eşkin yürüyüşte çarpık adımlar.
Duygularım kanıyor,
canım acıyor.
İhtilâli bir volkan içinde yanıyor bedenim.
Kar beyazı masumluğunda
dokunulsa, eriyecek çocuksu düşlerim.
Şarkılarım renksiz, kokusuz
şiirlerim isteksiz...
Çalıntı bir yılda sonbahar gaspı yaşıyorum.
Ayaklarıma Dolunay dolanıyor.
Sendeliyor, yürüyemiyorum.
Şavksız, ışık-sızım.
Başım dönüyor,
midem bulanıyor.
Kusmuk tadında bir tökezlemede *******im.
Yollar yabani,
yollar zebani kuşatmasında.
Fahri Hemşerilik İstasyonu'nda raydan çıktı grevlerim.
Lokavt sirenleri kıyamet habercisi çığlığında...
Eylül Sokağı'nda panik atak berduşlar
Devrik tümcelerle kaba-dayı naralar savuruyorlar.
Ayyaş nefeslerine yasaklı anasonlu kan bulaşmış.
Biliyorum, akbaba pozlarında leş arayışında cüceler.
Mezarlık sessizliği sinmiş logarsız çıkmaz sokaklara.
Faili belli güvercinim can çekişiyor, peron lâl!
Mevsim derin bir uykuda.
Mevsim tanıksız kuşatmalarda.
On iki'den vurulan kücük burjuva sereserpe yerlerde.
Durdurun demokrasiyi,
Adalet Dur-ağı'nda inecek var!
Resul Üstün
__________________
'' Efsaneler Olmez , Shekil Degistirir ''
|