kar yağıyor bu şehire!.. ve sen yoksun...
Senden ayrılalı kaç yıl oldu,
kaç asır geçti, kaç yaz, kaç kış, kaç gün, kaç ay..?
Saymadım;
Sen giderken ardında bir dağbaşı yalnızlığı bıraktın bana.
Bir çöl ıssızlığı,
yokluğun kimsesizliğim oldu,
yokluğun kederim, söyle şimdi ben nereye giderim…
Yağmurlar bu şehre kızgın artık, yağmıyor sokaklara…
Şimdi kar içinde bedenim, buza döndü dünya...
Sen gittin kar yağıyor bu kente!
Gökyüzü yere dökülüyor sanki,
bembeyaz bir gülücükle, nazla...
Bir eski hi
|