KENDİNİ VURAN SOKAKLAR
kara gecenin içinde kara dost uzağında
uzun kaldın gecede sızlar usul usul dargın
belada gece ortasında susuz yangın tarafında kaldım
affın olmayacak paslı çivilerin yeri hala paramparça
adına bir kan bağı koymıuşlar hep yakın hem uzak
adına bir dost pususu bir kardeş pususu bir can kurşunu dedim
bastım bağrıma iyileşmez taraflarını
yaşamakla ölüm arasında kaldım sende
karar vermek zorluğunda
canım yanıyor canım
bu kez denizlerin kudurmasını beklemedim
gitmende bu kez toplamadım düşen parçalarımı
bu kez kalleş tarafından öpemedim
üst üste fışkıran öfkelerimi topladım inatla arkandan
kendime gömüldüm bakarken sana el sallarken
her adımında uçurum kenarlarında bekledim
gözlerim hep puşt pususu bekler oldu
ardında
bu kez kapım çalınmayacak sen adına dirhem dirhem azalsamda dost yüreklerinde
hani kör pencerelere ölüm bırakılır
hani karanfil kokulu slmlar gelir uzaktan
sofran sen kokar gözlerin dost kokar
olmadı
yakıştı ihanetlerin sana bu kez
kardeşçe oldu bu ihanetin
gözü yaşlı oldu bu kez
bu kez bedelini gözlerine bakarak ödedim izlerinin
eğilmeden bükülmeden
kaçakçısı olmadan yüreğinin
hani ben nasıl sana küseyim nasıl cana kana küsülür
şimdi demiyorum kardeşim
karaçiğerleri kararmış sana baktığım kentin
kendini vuran sokaklar gibi
ağlayanların gözyaşlarıda sağolsun
anahtar ile açılan kapılar gibi
yoktun yanlız karşılandım
yanlızlığı seviyorum kardeşim
göremedim okudum seni
yakıştı be kardeşim
karanlığın basmadan
hoşçakal kardeşim
|