her bakışın yarına bıraktığı avanslarını bir
kerede alışıdır
ağlama
hep çok geçlerin içine at içine o masum gözleri
eski bir plak yapıp yüreğini geçmişin türküsü ile yak yüreğini..
olmadımı zula vaktin
yenikmi düşeceksin
siyahın en karasındamı bırakacaksın,tomurcukları
ve talanların vedaların
kara tırnaklarına yapışıp sökme vaktin gelmedimi
beyazlarının sofra vakti gelmedimi..
gelmedimi dağ çiçeklerinin kokusu
kekik kokusu
bak çiğdemler yeşilini bıraktı
titreyerek bana baktığın
ellerimi tuttuğun ürkek ceylan zamanlara
mahsere zamanlarına sakladığım sevdam
ağlama
suyun damla damla esaretinde çıkma vakti
kuşatmaları
yarma vakti..
ben geldim düşlerine
gel artık giy artık
beyaz düşlerimizi
siyahlarının üstüne baksın
soysuz gözler
olmasın artık düşlerinde kör bıcak sancıları. ..
gözlerindeki beni özledim
iklimim yağmura dönük
ve gözlerinden başayıp gökkusakları renklerinde bitirdiğim hayattadır ancak
mutluluğum
seviyorum seni
düşlerimin yamalarında gezinişim ve yok oluşum senin yokluğuna
bilirim hayat sana yedirmiştir
ay ışığında en kalleş pusularını
sindirmiştir kendini
gözyaşları ile sölediğin matem türkülerine .
cana can değmez bilirim ekmeğinde
somununda yeşil soğanında bırakmıştır nankörlüğünü
fakirliğim yokluğunda başlar
artık hayatın sana kendini eskitemediği zamandayım
yüreğinde yalın ayak yürüdüğüm kadınım...
|