Gözlerin diyorum yar, görmedim diyorum. Kapalı mıydı hala? Karanlık mıydı "ben"? Bilemedim yar, bilemedim...
Bilsen ne afakanlar kusuyorum *******ime... Her sabah hiçbir şey olmuyorsun! Akşam olsan çekeceğim yorgunluğuma ve dalacağım uykusuzluğa. Heyhat! Susuyorsun yar, susuyorsun... Ve ben hep uyanığım zamansız ölümlere. Hep ben yar...
Bilsen, durmanın yoruculuğunda öğütmek hayatı, intizar dişlilerinde kırmak mavi gülücükleri, ne dayanılmaz, ne dayanılmaz yar... Teğet geçmek yangınlara. Gözlerinde intihara eğreti durmak. Kendimi bende bulmak. Mavilerle de olsa ağlayamamak ne zor yar...
Şimdi söyle yar, nerede o gül ektiğimiz yangınlar? Çöl bitirdiğimiz yağmurlar? Ve kana kana içmeler susuzluğu? Nerede beni dar edişin vakitlere? Fezaya fırlatışın suskularımı? Kaypak yollarda hayatı durduğum. Saatli bombamı en saatsizliğime kurduğum. Senli düşlerimi hep bana yorduğum. Sensizlik ateşlerimi Sibirya'ya sürdüğüm ve kendime yandığım o "düşkavuran" nöbetlerine özgür zamanlar. Nerde yar! Oysa yaşamak vardı gayr-ı resmi ortaklığın sürgün ortağı olarak şu ölümü! Yüzde kırk dokuz hisselerle yanmak göğün erişilmezliğine. Her adımda biraz daha geri gitmek. Her intiharda yeniden dirilmek
|