.İNSAN İÇİNE GiRMEK
Behlül Dânâ'yla sık sık
Görüşen Harun Reşit
Bir ara özlem duyar
Onu göremeyince
Adamını gönderip
Sarayına çağırtır.
Reddedemez, emirdir.
Huzuruna gelince
'Eren, sohbetten neden
Mahrum bıraktın, bizi? '
Diye sorar, yavaştan.
Bir hacet için Eren
Kalkar gider de gelmez!
Bekler hazır bulunan
Cümle erkân, merakla
Bir türlü gelmek bilmez
Nedendir ki? Ne hakla! ? ..
Bir adam gönderir, der:
'Git bak, orda ne eder! ? ..
Galiba, eren bize
Bir şey anlatmak ister.'
Adam bakar ki eren
Kubura eğilmiş de
Necasetle konuşur
Yavaşça, mıdır mıdır...
Kendisini içeri
Davet edince adam
Eren kalkar ve gelir.
Harun Reşit merakla:
_”Ne yapıyordun, orda? ”
_”Necasetle konuştum.”
_”Ne söyledin, onlara? ”
_'Siz, vaktinde neydiniz? ”
_”Ne dediler, o zaman?
_'Baklavaydık, börektik...
Çeşit çeşit yemektik.”
_'Neden böyle oldunuz?
_'İNSAN İÇİNE GİRDİK! ..'
İşte ‘Meczup’ denilen
Behlül Dânâ’mız; neden
İnzivâda yaşamış?
‘Onur’, ne gelir, elden?
Onur Bilge
|