Şifreli Demokrasi
bir ülke daha diyorlar, dünyanın kaçıncı harikası
tam girecekken demokratik yarışa, şifresini unutur
hak, hukuk, eşitlik derken, terazisi bozulur adaletin
haklarını bekleye dursun çocuklar, kadınlar, insanlar
ve hatta hayvanlar, ayağa kalkmışken doğa
özürlülerine de yollar açılmışken, öyle bir yaşam ki
dedikleri kadar da varmış, şifreli olunca her bir şeyi
arada kalsa da bir kişi, rengi, dili, dini her neyse de
özgürce ifade edecekti kendini, kendinden emin ise
hak, hukuk, adalet içinde, yuvarlanmasaydı tepe taklak
ve gelmeseydi göze o yuvarlanma sahnesi ile birlikte
bir ülke daha diyorlar girecekken demokratik yaşama...
şifresini çözenleri demokrasi adına tıkmasalardı ya zindana
kan çıkmayacaktı belki atar damarından insanın
kimbilirdi ki, belkide komşumuz, ya da başkasıydı
en uygar ülke olurdu ya bu topraklar, kaç zaman dilimi
bir kaç aslanı doyurmak zorunda kalmasaydı bunca insan
yoksa nereden bulacaklardı ki önüne atmak için
her bir aslana ortalama kırk kilo kadar taze camus etini...
camusu bulmak da zor iş ya bu topraklarda
kim girmek isterdi ki durup dururken bir camusun yerine
mesele de bu ya... aslanları doyurmak mı asıl mesele
kim bakardı ki camusun haline, camus olmasaydı o da
kartal olsaydı mesala, ya da bir serçe...
(k.4.)
Ercan Cengiz
|