Melek Fısıltısı
Yer kabuklarını sıyırdığım bir düşte,
Fısıltı söylemlerinde gecenin,
Düşümün meleği eğildi.
ve 'duy' dedi
-hırsız...
Bir çocuk o daha
Oyunları var oynayacak
Büyür elbet ancak
Önce oyunları oynanacak...
yüreğimin titremesi hayra mı alâmet
yoksa düş meleğimin sessizliğine mi?
Denizmişim..
'O' ise gölet;
Hoyrat dalgalarımın içinde
Balıklara yuva olacak kadar merhametli ben' e
Erişme derdinde sancılı bir durgunluktan ibaret…
yazık ki yazık...
Bilseydim;
Fırtınayı keser, dağları dizerdim göz ufkuma.
Ardında kalışını umursamadan
Açılırdım diğer yakama...
Bilseydim;
Yol açmazdım nehirlerle varlığına.
Tek başına sislenmeni izler,
Bırakırdım bir bulutla baş başa...
Gecemin düş meleği...
Derin bir uykuya daldı, uyanmayacak
Fısıltıları birer fırtına şimdi kalbimde
Şiddeti;
Fırtına diye bildiklerimi unutturacak...
Denizsem, akıntıma alıp götürebilirim acılarımı...
Onca biriktirdiğim gözyaşı bile olsa
Sürükleyebilirim tüm anılarımı.
Ne fırtınalara göz yumar benliğim!
Düşümden ve meleğimden sonra,
O fırtınaları ancak
Gemilerimi batırmak için izlerim!
2007
Gülay Yıldız
|