Yalanmış...
bırakma beni ne olur.
savunmasız,
kimsesiz,
ecelle başbaşa.
sen yoksan,
ellerimi tutmuyorsan,
bir ince dal parçasıyım,
her rüzgarda savrulup dağılan.
sonbaharda düşen son yaprağım,
gelip geçenlerin hiç acımadan ezdiği.
oysa,
yağmurlarda ıslanmaktı yüreğimin niyeti.
belki boğulmak,
belki de ölümü hiç hissetmemekti.
sen yokken,
üstüme gelirdi dört tane sebebi gözyaşım nemli duvar.
ve her gece ölmeden önce,
seni çizdiğim apaydınlık bir mezar.
ölümle karışık yaşamışlık,
ne kadar uğraşsada ömrümü avutmazdı.
gördüğüm rüyalar da avutmazdı beni,
ve akıl dolusu hasretin vuslata hiç erişmezdi.
anladım ki seveceksen,
deli olmaktı en iyisi.
dinle aklımın yittiği,
şimdi seni seven bir deli.
ve inanmayacaksın,
yalanmış her gün bayram dedikleri.
Ali Yeşil
|