Biz Üvey Çocuklarıydık Ülkenin
Karartılmış *******de
Siyah perdelerin ardından
Kaçamak birkaç bakıştı bizim sevdamız
Ne söyleyebilmiştik birbirimize
Ne de vazgeçebilmiştik
Biz ki üvey çocuklarıydık bu ülkenin
Hem sevip
Hem cefasını çekmiştik
Sefa sürmeyi bir an olsun aklımızın ucundan geçirmeden
Her ağacın gövdesine
Bizim adımız kazınmıştı
Her sokak ayak izlerimizden tanırdı bizi
Solgun yüzümüzden ve iç çekişimizden
Tanırdı bu şehir bizi
Biz ‘gönüllü sürgünleriydik’ yeryüzünün
Her türkü bizi anlatır biraz
Her şiir bizim yüreğimizde alevlenir
Her annenin yüreği gizlice kanar bizim için
Her baba yas tutar yiğit çocuklarının ardından.
Yasaklı *******de
Kaçamak buluşmalardı bizim sevdamız
Bizim için icat edilmişti sanki bütün acılar
Mutluluk; çok uzaklarda kurulmuş bir dağ köyü
Oysa demişti ki biri bana
Artık kimseler oturmuyor o köylerde
O köyler boşaltıldı (sevgisizlikten)
Öyle severdik ki herkesi ve her şeyi
Öyle kanardı ayaklarımız
Keskin bıçakların üzerinde gezerdik geceleyin
Zehir şiirler yazardık
Kahrederdik kirli yüzünü dünyanın
Biz ki üvey çocuklarıydık bu ülkenin
Kaçamak bir aşktı bizimkisi
Ne söyleyebilmiş
Ne de vazgeçebilmiştik…
|