Suskun
sakıncalı bir suskunluk içindeydik o akşam
bu kadar susacak ne konuşmuştuk ki
yada ne paylaşmıştık ki
aynı havayı teneffüs ederken,
böyle karşı karşıya, ayrı koltuklarda.
gözlerinin yüreğime akması müebbetindi aslında.
bir mahkumun yüreğinde hapsalmakmıydı
yoksa aslolan dava.
gözlerim asıl nüshalarını gönderiyordu sana
suskun kartpostallarımın.
yüreğim fotokopilerini saklıyordu
atardamarımın kanlı yolunda.
kanlı canlı bir suskunluk içindeydik o akşam.
bir bakışla başlarken yan koltuklarda herşey;
bir bakışla bitiyordu bizde,
karşı karşıya, ayrı ayrı yaşam.
sustuğumuzun yarısını konuşabilseydik;
farzetki hiçbir şeyden
farzetki topraktan taştan.
hiç değilse sigaranı unutmazdın o suskun telaştan.
senden ya kırgınlığım bu oldu ya
dakika geçmeden dönüp sigaranı aldın.
ama ben saatlerce o koltukta
öylece kaldım...
İrfan Bakırcı
__________________
Buraya Kadarmış ..
|